Medya: Ergin
Yazardan;
İki Hafta Önce
Enis Atalay, ağır adımlarla kalabalık erkek grubunu aşarak bahis için bağrışan adamlara ters bir bakış atarken önünü ilikleyerek yanına gelen takım elbiseli, yüzünde çizikler ve gözlerinde sinsi bakışlarla önce Enis'e ardından arkasındaki korumaya baktı.
"Hoşgeldiniz Enis Bey, locanız üst katta beni takip edin lütfen" dediğinde Enis umursamazca başını sallayıp adamın kalabalığı yararak ona yol açmasını izleyerek onu takip etti.
Merdivenlerden üst kata ulaştığında demir trabzanların hemen önüne kurulu masasında kırmızı renkli kadife koltuğa ulaştı. Ceketini çıkarttığında yanında gelen koruması ceketi alarak koluna astı.
Enis'in aşağı kattaki kalabalığa tiksintiyle bakışını izleyerek konuşmaya başladı.
"Bugünkü dövüşe bizim eski çocuklardan biri katılacak. Bir iki kere hapse girip çıkmış, daha öncede buraya gelip gidiyor, üstünden çok bahis kazandı, istediğiniz kriterlere de uyuyor. İsterseniz önce bir onun maharetlerini izleyin, bu bahisi de kazanacağına adım gibi eminim."
Enis masasına getirilen viskisini dudaklarına götürüp büyük bir yudum alıp masaya geri koydu.
"Görelim bakalım bu kadar övdüğünüz elamanı."
Aşağıdaki bağrışma dövüşçüler kafese yaklaştığında artınca Enis tüm dikkatini kafese giren iki adama çevirdi. Yanındaki adam eliyle sol taraftakini gösterdi.
"İşte size bahsettiğim eleman. Ergin Kösedağ."
Enis adamın bahsettiği kişiye gözlerini kısarak bakarak dudaklarını yukarı doğru kıvırdı.
Uzun boylu ve sakallı yüzünde hiç bir ifade okunmayan fakat öz güvenli enerjisini etrafına yayar gibi ağır adımlarla yerine geçen, geniş omuzlu adama baktı. Üstündeki bornozu çıkardığında sırtında gördüğü derin kesik izleriyle kaşlarını yukarı kaldırdı.
Yanında duran adam onun memnun bakışlarını yakaladığında dudaklarını yaladı. Ergin için iyi bir ücret talep ederek şansını zorlayabileceğini biliyordu.
İki dövüşçünün de hazır olmasıyla Enis bacak bacak üstüne atıp arkasına yaslandı.
Ortalarındaki hakem dövüşü başlattığında Ergin gardını alarak karşısındaki rakibinin hamlesini bekledi. Her zaman ki gibi önce onu yormak için hamlelerini savuşturarak sadece savunmada kalacaktı. Ardından rakibinin yorulduğuna emin olduğunda atağa geçecekti.
Karşısındaki adam ilk hamlesini yapıp üst bacağına tekme attığında yana dönerek vuruşu savurdu, ardından hızla gelen sol yumruğu ise dirseğiyle savuşturarak kenara çekilip kafesin diğer tarafına geçti.
Rabinin tekrar gardını almasını beklerken adamın beklemeden karnına savurduğu tekmeyle sağa kayıp diğer bacağının boşluğuna tekme atarak dizlerinin üstüne düşmesini sağlayıp çenesine güçlü bir yumruk attı.
Yere düşen adamın ayağa kalkmasını beklemek için kenara çekilirken hakem adamın durumuna bakmak için eğildi. Rakibi ayağa kalkıp kafasını iki yana sallayarak hakeme iyi olduğunu belli edip tekrar Ergin'in karşısına geçti.
Dövüşü büyük bir merak ve hırsla izleyen Enis viskisinden büyük bir yudum alıp koltuğuna iyice yerleşti.
Ergin dikkatini çekmeyi başarmıştı.
Maç hızla devam ederken Ergin rakibinin yorulduğuna kanaat getirdiğinde atağa geçip sağ ve sol yumruklarını ard arda rakibinin yüzüne ve karın boşluğuna vurarak sersemleyen adama son darbesi için kendi etrafında tam tur dönüp kafasına sağlam bir tekme attı.
Adam önce dizlerinin üstüne çöküp ardından yere yıkılınca hakem durumuna baktı ve saymaya başladı.
"7, 8, 9, 10" dediğinde ayağa kalkmayan adamla Ergin'in bileğini tutup havaya kaldırarak zaferini ilan etti.
Bağırışlar eşliğinde kazandıkları bahisleri kutlayanlarla beraber Ergin kafesten çıkıp iç taraftaki soyunma odalarına doğru yürüdü.
Fazla darbe almamasına rağmen elmacık kemiğindeki morluğa dokunduğunda sızıyla birlikte "Hay sikeyim, nasıl saklayacağım şimdi bunu" derken soyunma odasına dövüşün organizatörü girdi.
"Yine isminin hakkını verdin koçum" derken elini Ergin'in omzuna atıp pat patladı.
Ergin elindeki sargıyı çıkarırken "Eyvallah abi, payımı alıp gideyim ben. Kardeşim görmeden önce şu suratımın haline baktırmam lazım" dedi.
Adam oflayarak burun kıvırıp "Hemen nereye be koçum, seninle tanıştırmak istediğim bir adam var. Ünlü bir gece kulübünün sahibi, elaman arıyor koruma olarak. Senin maçını izlemeye buralara kadar geldi. Önce onunla bir tanış."
Ergin kaşlarını çatarak ceketini giydi. "Ne işi abi, benim gece kulüplerinde işim olmaz. Arada maça gelip paramı alıp gidiyorum. Girmem ben öyle yerlere."
Adam son kozunu oynamak için Ergin'in sırtını sıvazladı. "Oğlum ne zamana kadar buralarda dövüşerek sürüneceksin. Senin için düzenli bir iş buldum işte. Burada kazandığından kat be kat kazanacaksın. Kardeşlerinin okul masraflarını düşün, ev kirası, yeme içme derken.. Buradan aldığın para yeter mi sanıyorsun? Hemen kestirip atma, adamla bir konuş önce."
Ergin daraldığı için sıkkın bir nefes vererek" İyi bakalım abi bir konuşalım, neymiş bu iş, ne kadar verecekmiş" deyip adamı takip ederek soyunma odasından çıktı.
Etraftaki insanlar yavaş yavaş dağılırken önde adam arkada Ergin üst kattaki balkona çıktılar. Enis gelen adamı gördüğünde arkasına yaslanıp iyice gerinirken sırıtarak Ergin'e baktı. Yine istediğini elde etmişti.
Mekanın sahibi Ergin'i göstererek "İşte efendim yirmi sekizinci maçın galibi" diye gülümserken Ergin elini uzatan adamla el sıkıştı.
"Hoşgeldiniz.."
"Enis Atalay" diyerek kendini tanıttı.
Ergin bir kez daha "Hoşgeldiniz Enis Bey" dediğinde saygısızlık yapmamak için söylediği bey kelimesine yüzünü buruşturdu.
Bu sırada diğer adam elamanlarına iki koltuk getirmelerini emretmişti. İkisi de koltuklara oturduğunda Enis konuşmaya başladı.
"Maçını izledim. Gayet çevik ve güçlüsün. Kulübümde senin gibi elemanlara çok ihtiyacım oluyor. Kenan Bey seni tavsiye ettiğinde gelip yakından görmek istedim."
Ergin dudaklarını ıslatıp başını sallayarak "Eyvallah" dedi.
Enis onun mahalle ağzı konuşmasına göz devirmemek için zorlanırken direkt konuya girdi.
"Bir gay kulübü işletiyordum. Konsept olarak tüm dansçılarım çıplak. Ama tabi ki gecenin konusuna uygun olarak kostüm giyiyorlar. Mekanıma gelen müşterilerin onları rahatsız etmemesi için onları koruyacak ve işini dikkatle yapacak kişilere ihtiyacım oluyor haliyle."
Ergin dinlediğini belirtmek için göz kontağını kesmezken karşısındaki koyu kahve saçlı, kumral tenli adamın yüzünü incelemeyi düşünmeden kahverengi gözlerine odaklandı.
"Haftalık beş bin alacaksın. Burada ne kadar kazanıyorsun bilemiyorum ama düzenli bir maaş bence çok daha iyi. Kenan Bey biraz bahsetti, sanırım iki kardeşine bakmak zorundaymışsın. Bunun senin içinde bulunmaz bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Tabi sende kabul edersen mekanımda çalışmanı isterim."
Ergin yanındaki adama bakarak alt dudağını dişlerken adam kabul etmesi için hızla başını salladı. Kendine çok fazla düşünme fırsatı veremezdi. Çünkü fiyat burada aldığından daha iyiydi ve sıklıkla maça çıkamıyordu. Kardeşi gerçeği öğrendikten sonra çok ağlamıştı.
Derin bir nefes vererek "Kabul ediyorum" dediğinde Enis yine kazanmanın gururuyla gülümseyerek ayağa kalkıp kartını uzattı.
"O halde anlaştık. Yarın karttaki adrese gel."
Ergin uzattığı kartı aldıktan sonra başıyla onaylayıp yanındaki adama döndü.
"Abi bende çıkayım artık geç oldu."
Adam genişçe gülümseyerek "Tabi oğlum sen çık. Çocuklara söyle bugünün payını versinler" diyerek Ergin'in sırtını sıvazladı.
Ergin ikisine de selam verip merdivenlerden inip iç tarafa geçerken Enis korumasına işaret etti. Koruması ceketinin iç cebindeki zarfı çıkarıp sehpaya koydu.
"Aferin güzel işti."
Adam sırıtarak zarfı alarak açıp içindeki paralara baktı.
"Bizde yamuk olmaz Enis Bey."
Enis tiksinerek göz devirip merdivenlere doğru yürüyüp arkasında paraları sayan işgüzar adamı bırakıp aşağı indi.
Mekandan çıktıktan sonra arkasından gelen korumasının arabanın kapısını açmasıyla arabaya bindi. Koruma ön koltuğa geçtiğinde şoförü dikiz aynasına bakarak nereye gideceği emrini bekledi.
"Eve gidelim. Yeteri kadar midem bulandı."
Şoför hızla başını sallayıp "Emredersiniz efendim" diyerek arabayı çalıştırdı.
Filmli camlardan dışarı izleyen Enis'in dudakları keyifle kıvrılırken Ergin'in hırçın siyah gözleri aklına gelmişti.
Gençler ben bu hikayeyi düzenleyip yeniden yayınladım ve geldiğimi bildirmek üzere bölümü atıyoreeee 🤭🤭🤭
Yavaş yavaş ilerleyip tüm sırları ortaya dökeceğiz. 🤣🤣🤣 Bol kaosa ve gizeme hazır olun ✌️✌️✌️