2 gün sonra;
"C'homill." Yorgun gözlerimi kucağımda mızmızlanan Jennie'ye zorlukla doğrultmuştum. Neden kucağımda olduğunu bilmiyordum ama artık bazı şeyleri garipsemiyordum. Kıpırdanarak eliyle omzuma baskı yaptığında bir şey söylemek istediğini anlamıştım ki hızlıca neden elimde olduğunu bile anlamadığım kumandayı koltuğun üzerine fırlatıp yüzünü kendime çevirdim.
"Uyumadın mı sen? Ne bu gözlerin!" Kaşlarımı çatarak gözlerine bakarken eliyle gözlerini ovalayıp üzerimde doğrulup kucağıma oturdu. "Uyudum.." Kucağımda ki Jennie'ye doğrulup yakınlaşmamızı sağladım, yanakları yavaşça kızarıyordu. Bozulmuşçasına devirdiğim gözlerime, kaşlarını kaldırarak baktığında sinirle yutkundum, uyumamıştı. Kucağımdan yana ittiğim de serçe parmağımı minik elleriyle kavramıştı. Sustuğu her saniye sinirlenmeye başlıyordum. En sonunda onu üzmek istemediğim için yüzümde bi' gülümseme oluşturdum. "Krem alacaktım sadece, göz altların mor kalırsa işimiz zor olur."
"Of... Of. Ah acıyor ya!" Bir elimle dizimin üzerine koyduğum ellerini tutarken, göz etrafına hafif baskılarla sürdüğüm krem canını acıtıyordu. "Jennie, dokunmuyorum bile." Kenetlediğim parmaklarımı sıktığında iç çektim. "Jisoo unnieni çağırayım mı Jennie? Hm, o daha iyi yapar?" Jisoo hemşireydi, aslında tıplık bi' durum yoktu ama Jennie'nin sebepsizce canı acıyordu ve sanırım benim acemi davranışlarım acısını ikiye katlıyordu. Cevap vermesine izin vermeden kremi elim de dağıttım ve telefonu alarak numarayı tuşladım. "Jisoo unnie?... Evet, evet... Tamam sonra döversin... sonra kesersin evet... söz veriyorum deney şeyin falan işte o bahsettiğin şeyden olacağım. hmm, istediğin her deneyi yapacaksın?.. Evet.. Tamam gel."
"Jendeuk, ne oldu ki Jendeuk?" Mızmızlanarak koltuğa oturması ile alnımı ovuşturdum, iki çocuk bi' araya gelmiş resmen onlarla uğraşmamı istiyorlardı. Tamam jennie bebek piskuvisi gibi kokuyor ama Jisoo "unnie" neden muzlu süt kokuyordu bilmiyordum. "Muzlu sütle mi banyo yaptın unnie, yoksa herkese muzlu süt mü enjekte ettin." Elinde ki küçük pamukla Jennie'nin göz çevresini ovalarken ciddi duruşu içimi ürpertmişti. "Lisa, emin değilim ki." Kaşlarımı çatarak omzunu hafifçe tuttum. "Neye?" Bana dönerek gülümsedi. "Muzlu süt enjekte edip etmediğime." Geri çekilerek bir elimle karnımı, diğer elimle omzumu tuttum, önceki hafta bana ve Jennie'ye, Jisoo tetanoz aşısı yapmıştı. "Bana muzlu süt mü enjekte ettin, Tanrım şimdi ben de mi süt kokacağım?''
Kaşlarını hafif çatarak sırıttı ve işaret parmağını havaya kaldırdı. "Banana-Woman" dedi düzeltmek istermiş gibi. Garip konuşmadan sonra cevap vermeyerek Jennie'ye döndüm. Kıkırdıyor, ama diğer eli ile Jisoo'nun gömleğini sıkıyordu. Jisoo ona eğilerek diğer eli ile kolunu cimcikledi. "Jendeuk, bunları hep Lisa'nın dikkatini çekmek için yapıyorsun Jendeuk." Jennie kaşlarını kaldırıp Jisoo'nun gömleğini çekiştirdiğinde gülümseyerek mutfağa ilerledim. Bi' kaç atıştırmalık hazırlayarak içeri geldiğimde Jennie'nin sesi çıkmıyordu.
Elimde ki tepsiyi masaya bırakarak ona döndüm. 'ben sana göstereceğim' bakışı attığımda yutkunarak önüne dönmüştü, Jisoo unnie pamuğu çantasına koyarak masaya uçtuğunda gülümsemiştim. Çocuksuydu, benden 2, Jennie'den 4 yaş büyük olmasına rağmen yaşına göre oldukça sevimliydi. Masadaki çikolataları ağzına sıkıştırırken bi' dikişte içtiği çikolatalı süte baktım. En sonunda nefes nefese kendini koltuğa attığında dişlerini diliyle çıklatırkenJennie'nin dediği şeyle gülmeye başladım.
"Sen benim çikolatalarımı ne hakla yersin?" Jisoo, karnını tutarak yanaklarını şişirdiğin de gülerek koltuğa oturdum. "Jendeuk, Jendeuk... Göz altı morluklarına kremi ben değil de Lisa yaysaydı kör olabilirdin." Kolumla yüzümü gizleyerek kafamı sağa yatırdığımda mırıldanarak 'abartma.." demiştim.
"Şimdi uyu Jendeuk, sen de uyuttuğundan emin ol Limariocuk." Göz kırparak çantasını eline aldığında gülümseyerek evden çıkışına yardım ettim. Beni deney faresi yapmadığı için dua ederken kapıyı tam kapatacağım sırada kapı arasına ayağını koymasıyla bi' ayağına bir de ona bakarak dişlerimi sıkıştırmıştım. Öldürücü bakışlar attığında kapıdan görünen yarım yüzü zaten tırsmama sebep oluyordu şimdi de böyle bakması ile içeriye bağırarak; "Jennieee-yhaaa Jisoo unnie'ne bir şey olmuş!." diyerek koşasım vardı. Sonra ona baktığımda tatlı sesini korkunç yapmaya çalışmasına karşın gülmemek için dudaklarımı dişledim. "Lalisa, deney farem olacaksın Lalisa, ilk muzlu sütü sonra ise çikolatalı sütü enjekte edeceğim sana Lalisa." Gülümsediğin de kapıyı kapatarak kapıya yaslandım. Jisoo unnie beni korkutuyordu...