"Yakışıklı çocuk, esas kızın yanına yaklaşır."diyerek Aleyna'nın yanına oturduğumda solgunca gülümseyerek bana doğru döndü. Karşımdaki manzara karşısında kaşlarım kendiliğinden çatılırken boğazımdaki yumru kendini belli ediyordu.
Aleyna, kufeya çiçeğimle eş zamanlı olarak soluyordu.
Kaşlarımı çattığımı gören Aleyna hafifçe kıkırdadı ve elini yorgunca kaldırıp kaşlarımın ortasına koyup düzeltiyormuş gibi yaptı. Kaşlarım Aleyna emir verircesine eski haline geri dönerken bakışlarım yumuşamıştı bile.
"Ve esas kız, yakışıklı çocuğun kızmasına izin vermez." dediğinde kendi kendine kıkırdadı. Ona tebessüm ederken gözüm bizi izleyen Büşra'ya kaydı. Büşra gülümseyerek bizi izlerken bana göz kırpmıştı. Tebessümüm genişlediğinde ise bir aydır konuştuğum kıza baktım ve hafifçe iç çektim.
Çiçek kız bana baktığında "İlaçlar Giray, çiçeklere zehirdir ilaçlar." diye mırıldandı. Dediği şeyle anında hafifçe yeeimden doğruldum ve " Ne demek oluyor bu?" diye sordum.
Aleyna hafifçe kıkırdadı ve "Sakin ol, dolabında bir ilaç gördüm. Solan çiçeğine yakın koymuşsu. İlaçlar çiçeklere zararlıdır Giray." diyerek açıklama yaptı.
Derin bir nefes verdiğimde ise "Fark etmedim ama haklısın. Ayrıca benim çiçeğim daha solmadı, neden solmuş diyorsun?" diye sordum yalancı bir kızgınlıkla. Aleyna ellerini teslim olmuş gibi havaya kaldırdığında "Tamam bir şey demedim ama yakında o olacak! İyi bak çiçeğine." dedi.
Elimi silah şeklinde tutup Aleyna'yı göğsünden vuruyormuş gibi yaptım. Aleyna acıyla göğsünü tutuyormuş gibi yaparken "Esas kız yakışıklı çocuk tarafından vuruldu!" diyordu.
Ona gülerken o da sesli bir şekilde kahkaha attı ve küçük oyunumuzu sonlandırdı. Gülüşüm yerini tebessüme bırakırken Aleyna hâlâ kahkaha atıyordu. "Güzel." diye mırıldandığımda gülüşünü azalttı ve "Nedir güzel olan?" diye sordu.
Gülümsedim ve "Gülüşün diyorum, çok güzel." dedim parlak gözlerine bakarak. Gözleri ışıltısını korurken hafifçe gülümsedi ve "Esas kızın kalbi hızlanıyor, yapma." dedi kızaran yanaklarıyla.
Karşımdaki tatlı görüntü içimi ısıtırken yanaklarıma vuran ısı kendini yeterince belli ediyordu. Çalan zil sesi beni kendime getirirken hafifçe ayaklandım ve yerime doğru ilerledim.
En arka sırada yerimi alırken Büşra'nın dalgın bir şekilde önündeki sıraya düşünceli bir şekilde baktığını gördüm. Ağzımı açıp ne olduğunu soracakken bakışlarını sırasından Aleyna'ya çevirdiğini gördüm. Düşünceli bir şekilde ona bakarken derin bir nefes aldı ve tekrar önüne döndü.
Hafif yana doğru eğildim ve Büşra'ya bakıp "Ne oldu?" diye sordum. Daha hoca gelmediği için rahatça konuşabiliyorduk. Büşra dalgınca bana baktı ve "Ha?" diye sordu kaba bir şekilde. Tepkisine kıkırdadım ve "Dalgın görünüyorsun Büşra, ne oldu?" diye sordum.
Büşra beni geçiştirircesine "Bir şey yok Giray." dediğinde kaşlarımı çattım ve anlatmak istemediğini düşünerek daha fazla üstelemedim. Zaten sınıfa giren hocayla da yerime sinmek zorunda kaldım.
Anında bize arkasını dönüp taktadan bir şeyler açarken kulaklığımı tek kulağıma takıp kısık sesle bir şarkı açtım. Melodiye odaklandığım sırada önümdeki deftere kısa bir bakış attım ve fazla boş durduğuna kanaat getirdim.
Buraya bir çiçek ve cennet çok yakışırdı.
Kalemi elime aldığım sırada elim kendiliğinden deftere gitti ve ne karalayacağını biliyormuşçasına hareket etmeye başladı.
Çiçek gülüşlü bir kız çiziyordum, defterimde solmayacaktı.
Çizdiğim saçlarına ise kufeya çiçeğimi koyacaktım. Cennet kokusuna sahip olan kızın saçına cennet çiçeğini yerleştirip kokusunu verecektim.
Gerçi Aleyna'nın kokusu tüm kufeya çiçeklerini geçerdi ama olsun. Cennetler bir arada olmalıydı.
**********************************
Aleyna oturduğu koltukta sıkıntıyla bir nefes verdiğinde karşısında oturan genç ona biraz kızıyordu. "Aleyna, bu kadar almayacağını söylemiştim sana. Yapma bunu artık."
Aleyna yutkunup başını olumlu anlamda salladığında "Kerem, dayanamıyorum artık. Fazla geliyorlar." dediğinde ise genç alayla güldü ve "Fazla gelmesi sence de normal değil mi? İki tane dediğim halde dört tane aldın Aleyna. Dört!" diyerek sesini yükseltti
Aleyna'nın zayıf bedeni gitgide küçülürken "Özür dilerim." diye mırıldandı. Genç çocuk saçlarını karıştırırken Aleyna'ya döndü ve "Dileme, sadece dediğimi yap. Aleyna, eriyorsun resmen." dedi sıkıntıyla.
Aleyna, çiçeği yine gülüşüne yerleştirip gülümserken "Göğsümdeki his gitmiyor Kerem, söküp atmak istiyorum onu." diye mırıldandı karşısındaki gencin ona kızacağını bilmesine rağmen.
Bildiği gibi oldu da, hisleri yine yanıltmadı Aleyna'yı. Genç ona kızarken "Bir daha böyle şeyleri duymak istemiyorum, senin iyi olman için uğraşıyorum fakat sen bana hiç yardımcı olmuyorsun! Bunlar tek taraflı olamaz. Beş ay oldu başlayalı fakat sen günden güne kötüleşiyorsun, nereye kadar böyle ilerleyecek? Artık çekidüzen vermemiz lazım." diyordu.
Aleyna yutkunarak başını olumlu anlamda sallarken saate baktı ve gülümseyerek" Gitme vaktim geldi sanırım." dedi. Karşısında oturan genç iç çektiğinde" Haftaya yine görüşelim Aleyna, unutma; seni seviyorum." diye mırıldandı.
Aleyna her şeye rağmen güzelce gülümsedi ve" Ben de seni seviyorum Kerem! Bak duygulandırıyorsun beni." diye mırıldandı sahte gözyaşlarını silerek.
Karşısındaki oğlan "Esas kız ağlıyor." dediğinde Aleyna samimi bir kahkaha attı ve güzel enerjisini devam ettirdi." Görüşürüz Kerem!" diyerek oyunu bitirdiğinde ise karşısındaki genç ona" Görüşürüz çiçek kız." diyerek karşılık vermişti.
Aleyna gülümseyen yüzüyle kendini iyi hissediyordu. Bulunduğu odadan çıkıp kendini dışarı attığında ise kapının arkasında dikilen Kerem ellerini ağzının üstüne kapatmış bir şekilde dolu gözlerini saklamaya çalışıyordu.
Derin bir nefes aldı ve titreyen elleriyle odaya girerek genç sevgilisine bakıp "Bana neden o'nun Aleyna olduğunu söylemedin?" diye sordu.
Gencin ise karşısındaki sevgilisini görmeyi beklemediği açıktı, geriye kalan tek şey ise olanları anlatmaktı.
************************************
Oturduğu yerde göğsünün aniden sıkıştığını hissetti Giray. Kaşları çatıldığında bu anlamsız hissi takmamak istedi ama göğsüne saplanan bu acı gözden gelinemeyecek kadar yoğun hissettiriyordu.
Derin bir nefes aldığında biten çizimin saç kısmına çiçeği yapıştırdı Giray.
Cennet kız, güzel gülümsemesiyle kalbini kapladığı gibi defterini kaplıyordu şimdi de.
Gülümseyerek çizmiş olduğu yüze bakarken göğsü daha fazla acıyla sıkıştı. Ne olduğunu anlamazken yandığını hissetti fakat sebebini bilmiyordu bile.
Bakışlarını tekrardan deftere çevirdiğinde gülümseyen yüz ve ışıldayan gözler hâlâ defterde yerini koruyordu, çiçeği de yer edinmişti başında.
"Aleyna." diye mırıldandı Giray derin bir nefes vererek. "Yakan şey cennet değil cehennemdir. Öyleyse beni neden cennet yakıyormuş gibi hissediyorum?"
Kendi kendine gülerken "Haberim yok, yaktın beni." diye homurdandı sanki çiçek gülüşlü kız karşısındaymış gibi.
Oturduğu yerden kalktı ve resmi çantasına yerleştirdi. Yarın bu güzel çizimi sahibine verecekti. Olması gereken yerde olacaktı.
Göğsündeki hissi umursamadan yatağına yerleşti ve yanı başındaki ışığı kapatarak uykuya daldı.
Aleyna Sayar ise nefes nefese; sanki bıgün uyarı yememiş gibi şişeyi kafasına dikip dört parçayı suyla yuttu.
Ardından beş aydır yaşamamış olduğu büyük bir huzurla gülümseyerek şarkı dinlemeden gözünü kapatıp uykuya daldı.
Uzun zaman sonra huzurlu bir uykuya dalmıştı