İçeriğe geç

Cenazede tanıştım

Bölüm 24 · 2 dk okuma

Cenazede tanıştım

Bölüm 24

Yemin gecesi

Gün batımı, Boğaz’ın üstünü altın rengine boyarken, hayatımın en huzurlu anlarından birinde olduğumu fark ettim. Şimdiye kadar yaşadığımız her şey – ölümle yüzleşmeler, gizemler, korkular, kaçışlar ve kabullenişler – hepsi bizi buraya, bu ana taşıdı.Sarıyer’de, eski bir köşkün bahçesine kurulmuş sandalye sıraları, zarif fenerlerle süslenmişti. Hafif bir rüzgar çiçekleri titretiyor, deniz kokusu çam ağaçlarıyla karışıyordu. Arda uzaktan bana bakıyordu; yüzünde sadece bana ait bir gülümseme, gözlerinde bana ait bir huzur vardı.İçimden geçen tek kelimeydi: “Gerçek.”Yıllardır kalabalıklar içinde bile yalnız hissetmişken, şimdi onunla birlikteyken, sanki her şey anlam kazanmıştı.İlk gelenler Jasper ve Thalia oldu. Thalia’nın saçları hâlâ elektrik mavisiydi, ama bu sefer onu saran o sert kabuk yerini yumuşak, davetkâr bir neşeye bırakmıştı. Lucian ise takımıyla bile hafif asi görünüyordu, ama bana göz kırptığında hâlâ o aynı Lucian’dı.Calder, köşede durmuş, sessizce olanları izliyordu. Onun gelişi beni şaşırtmıştı ama içimde hiçbir öfke kalmamıştı. Arda'nın yanında beni yalnız bırakmayacağını biliyordu. Belki bu, onun affedişiydi.Paul, gözlüklerinin ardından her zamanki gibi her şeyi izliyor, not defterine bir şeyler karalıyordu. Yanında Mia vardı, yeni hayatına alışmış ama hâlâ sessizliğinde kendine ait bir dünya taşıyordu.Sonra içeri Zeynep’in annesi girdi. Gözleri doluydu ama dudaklarında gülümseme vardı. “Babam olsa ne gurur duyardı,” dedi bana sarılırken. İçim titredi. Gözyaşlarımı saklamadım. Artık onlardan utanmıyordum.Arda yanıma geldi. Elimi tuttu. Tüm kalabalık sustuğunda gözlerinin içine baktım.Hiç ezberlenmemiş bir metin gibi ama kalpten gelen sözlerle fısıldadı:"Zeynep, seni ilk gördüğümde bile bildim. Yanlış cenazede başladık ama sen doğru kişiydin. Her gözyaşımda, her gülüşümde, sen vardın. Hayat ne olursa olsun, hep seni seçtim. Bugün burada, seni sonsuza kadar seçmek istiyorum."Titreyerek cevap verdim:"Arda, sen bana hem soruları hem cevapları verdin. Kaybolduğumda yön oldun. En karanlık gecemde bile ışığın oldun. Seni seviyorum. Bugün değil, her gün seni seçeceğim."Alkışlar, sarılmalar, gözyaşları...Ve sonra... dans başladı.Boğaz'ın kıyısında, yıldızların altında, Arda'nın kollarında dönerken, bir zamanlar Karacaahmet'te başlayan hikayemizin ne kadar olağanüstü olduğunu düşündüm. Ölümle başlayan bu yol, yaşamın ta kendisine, aşka, dostluğa, affa ve yeni bir başlangıca evrildi.Ve artık biliyordum...Bazı hikâyeler, yanlış yerlerde başlasa bile, doğru kalplerde biterdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.