İçeriğe geç

Cenazede tanıştım

Bölüm 22 · 2 dk okuma

Cenazede tanıştım

Bölüm 22

Karanlığın derinliklerinde

Karanlık, İstanbul’un geceye çökmesiyle birlikte derinleşmişti. Her şeyin sessizleştiği, sokakların terkedilmiş olduğu bir an vardı; ne rüzgar, ne de araba sesleri. Sanki dünya bir an için nefesini tutmuştu. Ama biz, Arda’yla, bu sessizliğin içinde kaybolmak yerine, tüm karanlıkların üzerine yürüyorduk.Arda, gecenin derinliklerine doğru sürüklüyordu beni. Bir an önce Calder’a ulaşmalıyız, diye söylendi. Elira’nın söyledikleri kafamızda dönüp duruyordu. Calder bir adım daha yaklaşmıştı. Ve onunla birlikte, silahları, adamları ve karanlık planları da. Ama Elira’nın söyledikleri, içimi daha da karıştırıyordu. “Bir ritüel… Kanla mühürlenmiş bir sözleşme…” Ne demekti bu? Ne yapmaya çalışıyordu Calder?Haliç’in terkedilmiş alanlarında, bir başka binada daha buluşmak üzereydik. Geceyi geçirecek, plan yapacaktık. Arda yanımda sessizdi ama bir huzursuzluk vardı gözlerinde. O kadar çok şey birikti ki, artık bir patlamaya hazır hale gelmişti. Sözleri kesik kesikti, ama sanki her bir kelimesi bana bir korkuyu fısıldıyordu.“Zeynep, burada olmamalıyız,” dedi Arda, yavaşça. “Bu kadar ileri gitmemeliydik. Bu işin sonu… bilmiyorum.”“Biliyorum,” dedim. “Ama artık geri dönmemiz mümkün değil. Birlikte yürümek zorundayız.”O an, fark ettiğim şey, belki de hayatımda bir noktada, artık geçmişin gölgesinden çıkmak ve kendi yolumuzu çizmek zorunda olduğumuzdu. Ne olursa olsun, bu geceyi birlikte geçirecektik.Bina karanlıktı. İleriye doğru birkaç adım attık ve Arda hemen sağa dönerek, ellerini cebine soktu. Aniden bir patlama sesi duyuldu. Cam kırılma sesiyle birlikte, ortam bir anda gerginleşti. Silah sesleri, uzaklardan gelmeye başladı.“Bizi buldular,” dedi Arda ve hızla beni arkasına aldı.Geriye doğru çekildik, ama bir an için kafam karıştı. O an Arda'nın gözlerinde bir şeyler görüyordum. Bir şeyin değiştiği, belki de çok geç kaldığımızı düşündüğü bir şey. Yavaşça geri adım attık, ama bir grup adam karşımıza çıktı.Lucian ve Thalia’dan başka kimseyi tanımıyordum. Silahlar ellerindeydi, ama aralarındaki tansiyon başka bir şey anlatıyordu. Thalia, Lucian’ı bekliyordu. O da, bir zamanlar bizden gizlediği karanlık sırlarını taşırken, artık aramızda neler olup bittiğini anlamış gibiydi.Lucian’ı izlerken, gözlerinin içinde bir şeylerin kaybolmuş olduğunu fark ettim. Thalia da, soğukkanlı bakışlarını bana çevirmişti. Ama ne olursa olsun, karanlıkta kalmayacaklarını biliyordum.Lucian, hafifçe gülümsedi. “Sanırım bu gece kalamayacağız. Ama Calder’ı bir kez daha uyarabiliriz, Zeynep.”“Geri adım atmak yok,” dedi Arda, kararlı bir şekilde. “Bu işin sonu geldi, Lucian.”Yavaşça bir adım attık, ama aramızda aniden bir patlama daha oldu. Silahlar ateşlendi, ortam aniden çok daha tehlikeli bir hâl aldı. Bir kaç saniye içinde her şey kaosa dönüştü. O an, arkamda Arda’yı ve yanımda Elira’yı gördüm. Fakat her şeyin bir noktada çözüme ulaşacağını düşündüm. Ama bu gece, beklediğimizden çok daha korkutucu olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.