İçeriğe geç

Cenazede tanıştım

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Cenazede tanıştım

Bölüm 21

Sessizlikten gelenler

Kalbim hâlâ Jasper’ın bakışlarının ağırlığını taşıyordu. O gün Karacaahmet’teki o tanıdık çay ocağından ayrıldıktan sonra Arda'nın sessizliği beni endişelendirmişti. Normalde düşünceli olurdu, evet, ama bu sefer başka bir şey vardı. İçinde bir fırtına dönüyordu sanki. Gözleri uzaklara dalıyordu, ama çenesinde bir kararlılık seziliyordu. Bir şey biliyordu, ama henüz paylaşmaya hazır değildi.Yolda tek kelime etmedik. Ta ki Arda durup bir duvara yaslanana kadar.“Thalia oradaydı,” dedi. “Sen de gördün, değil mi?”Başımı salladım. Mavi saçları kısa ama unutulmaz bir an olarak kalmıştı gözümde. O soğuk bakışlar... O eski tanıdıklık... Evet, görmüştüm.“Bu iyiye işaret mi sence?” diye sordum.“Hayır,” dedi. “Ama kaçınılmaz. Artık bazı yüzleşmeler zamanı geldi.”O geceyi Arda’nın evinde geçirdim. Birbirimize yaslanmıştık. Sessizliğin içinde güvende hissettik kendimizi. Ama uyku bana uğramadı. Camdan dışarı bakarken İstanbul’un karanlığında bir şeylerin kıpırdadığını hissediyordum. Sanki karanlık, artık sadece geceye ait değildi. Bize doğru yaklaşıyordu.Sabah telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara. Ama ses tanıdıktı.“Zeynep,” dedi fısıltılı bir ses. “Seninle yüz yüze konuşmam gerek. Elira tehlikede.”Kalbim sıkıştı. O ismi duymak, geçmişin kapılarını bir anda açtı. Kayıp sandığım, bir daha görmeyeceğime inandığım bir bölüm ansızın geri dönmüştü. Kimsin sen?” diye sordum, ama cevabı zaten tahmin etmiştim.“Ben Jasper,” dedi. “Ama bu kez dostum. Seni korumak için.”Konumu attı. Haliç kıyısında terk edilmiş bir sanayi binasıydı. Arda’ya söylemeden gitmeyi planladım, ama kalbim her adımda onun eksikliğini haykırıyordu.Merdivenleri ağır adımlarla çıktım. Her basamakta yankılanan ayak seslerim, içimdeki korkuyla yarışıyordu. Jasper oradaydı. Elira da. Ama yalnız değillerdi.Calder’ın adamlarından biri, sonradan adını öğrendiğim Silas, onların üstüne çökmek üzereydi. Jasper bana gözleriyle bir işaret verdi. Sessizce Elira’nın bağlı olduğu sandalyeye yaklaştım. Bilekleri kan içindeydi ama hâlâ ayaktaydı, gözleri açıktı.“Elira,” diye fısıldadım.“Zeynep,” dedi zorla. “Calder... bir ritüel hazırlığında. Kanla mühürlenecek bir sözleşme. Eğer tamamlanırsa... artık hiçbirimiz özgür değiliz.”Tam o sırada Silas dönüp beni gördü. Koştu.Jasper önüne atladı. İkisi yere yuvarlandı. Yumruk sesleri, metal çarpışmaları yankılandı. O an her şey bulanıktı ama bir şey çok netti: İlk kez ben harekete geçiyordum. Artık sadece tanık değildim.Elira’yı çekip dışarı sürükledim. Jasper’ın yüzü kan içindeydi ama başıyla "gidin" der gibi işaret etti. Sokakta soğuk hava ciğerlerimi yaktı, ama yaşadığımızı hissettiriyordu. Arkamızda bıraktığımız kargaşa hâlâ kulaklarımda uğulduyordu.Ertesi gün Arda’ya her şeyi anlattım. Beni dinledi. Sadece dinledi. Öfke yoktu gözlerinde, ama hayal kırıklığını görmemek mümkün değildi.“Sana yardım etmek istiyorum,” dedi sonunda. “Ama bunu birlikte yapmalıyız. Artık sır yok, Zeynep.”Elira koltukta dinlenirken, Arda’yla mutfakta baş başa oturduk. Birbirimize uzun uzun baktık. Sessizliğin içinde her şey söylenmişti. Artık bu hikâye yalnızca Arda ve benim değil; Jasper, Elira, Thalia, Lucian ve Calder’ın da olduğu büyük bir ağın ortasındaydık.Ve fırtına yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.