İçeriğe geç

CatLix / HyunLix

Bölüm 7 · 6 dk okuma

CatLix / HyunLix

Bölüm 7

🐾

İyi okumalar 🦋

_______

Hyunjin, kolunun havaya kalktığını hissediyordu ama derin uykunun pençelerinde olduğu için ona rüyaymış gibi geliyordu.

Kollarının arasına giren sıcak bedeni sorgulamadan kabul etmiş ve sıkıca sarılmıştı. Burnuna dolan bebeksi koku ise onu gerçekliğe bağlayan tek bağdı.

Felix Hyunjin'in boynuna sürtünerek başını koyacak rahat yer ararken artık büyüğünü uyandırdığından habersizdi.

Sonunda başını tamamen Hyunjin'in boynuna gömmüş gövdesini Hyunjin'in kollarının arasına yerleştirmiş bacaklarını da onun bacaklarına dolamıştı.

Artık yeri saatlerce uyuyacak kadar rahat ve güvenilirdi. Gözlerini de kapatmış ve alçılı kolunu biraz daha Hyunjin'in beline attıktan sonra uykuya teslim olmuştu.

Yarı uyanık olan büyük beden kulağına dolan mırıltı sesi ile tamamen uyanmış birkaç kez gözlerini kırpıştırdıktan sonra tamamen açmıştı gözlerini.

Kulağına dolan tatlı mırıltı sesi onu tekrar uyumaya zorluyordu. Başını dikkatli bir şekilde kaldırdığında kolları arasına yerleşmiş kedi gibi mırıldayarak uyuyan Felix'i görünce gözleri kaybolana kadar gülümsedi.

O çok tatlıydı ve Hyunjin kalbinin bu tatlılığa daha fazla dayanamayacağından korkuyordu. Resmen kedi gibi kendisini onun kolları arasına sokuşturmuş, yerini rahat ettikten sonra da mışıl mışıl uyumuştu.

Büyük olan sarışının saçlarına onu uyandırmayacak kadar hafif bir öpücük bırakmış ve gözlerini kapatarak tatlı mırıltılar eşliğinde uykusuna devam etmişti

Hava tam aydınlanmış değildi, biraz daha, alarmı çalana kadar uyuyabilirdi. Gerçi böyle günlerce bile uyurdu...

Ama zaman acımasızdı. Sanki gözlerini kapattıktan iki dakika sonra çalmıştı alarm.

Hyunjin zorlukla da olsa açmıştı gözlerini, rahatsız edici alarm sesi yüzünden ve hemen kapatmış ve telefonunu yatağın kenarına bırakmıştı.

O kıpırdadığı için, ona koala gibi sarılan küçüğü de kıpırdanmış, biraz daha sokulmuştu Hyunjin'in boynuna. Orada nefes alabildiğinden bile şüpheliydi Hyunjin.

Büyük olan dikkatli bir şekilde önce alçılı kolu sonra da Felix'in vücudunu uzaklaştırmış ve onu uyandırmamak için yavaşça kalkmıştı yataktan.

Felix ise uyanmak yerine mırıldanarak yastığı kolunun arasına almış, Hyunjin kokan yastığa sıkıca sarılarak uykusuna devam etmişti.

Hyunjin mutfağa indiğinde buzdolabının kapısının açık olduğunu görmüştü. Kaç saattir böyle açık bir şekilde duruyordu bilmiyordu ama ötmeyi bile bırakmıştı dolap.

Hemen dolabın kapağını kapatmış ve kendi kendine gülmeye başlamıştı. Anlaşılan yine birisi gece gece mutfağı karıştırmış sonra da hiçbir şey yapmamış gibi gelip ona sarılarak uyumuştu.

En kısa sürede Felix ile ev eşyalarını tanıştırmalı, yiyeceklerin yerini göstermeliydi.

Dolaptan soğuk sandviç yapmak için birkaç malzeme çıkarmış ve tezgahın üzerine bırakmıştı. Normalde kahvaltı yapan birisi değildi. Günü kahve ile açardı ama Felix'in aç olacağını bildiği için ikisine de sandviç yapma kararı almıştı.

Dolapta portakal olduğunu da hatırlayınca mutlu bir şekilde gülümsemişti. Hemen çıkarmış ve ikiye bölerek makine yardımı ile taze sıkılmış portakal suyu yapmıştı.

Özenle doğradığı sandviç malzemelerini, ekmeğin arasına dizmiş ve tabaklara yerleştirdikten sonra portakal suyunu almak için arkasına dönmüştü.

Arkasına döndüğü anda sarı saçları uçuşmuş Felix'i görünce irkilmişti. Biraz fazla korktuğu için elindeki sandviçleri düşürmek üzereydi neyse ki hemen toparlanmıştı.

H: "Felix ne zaman geldin?"

Felix sinirli bakışları ile alçılı kolunu Hyunjin'in önüne uzatmıştı.

F: "Çıkar"

Büyük olan tatlı bir şekilde kaşlarını çatan miniğine gülümsemiş ve elindeki tabakları tezgaha geri bırakmıştı.

H: "İyileşene kadar çıkaramayız"

Felix tekrar Hyunjin'in önünde duran kolunu sallamış ve onun bir şey yapmayacağını anladığında alçıyı kendisi çekiştirmeye başlamıştı.

F: "Bunun yüzünden uyuyamıyorum ve artık iyileştim"

Hyunjin, Felix'i durdurmuştu çünkü biraz daha alçıyı çekiştirmeye devam ederse canını yakmaktan başka bir şey yapmayacaktı.

H: "Tamam o zaman önce yemeğimizi yiyelim sonra da doktora gidelim. O karar verir iyileşip iyileşmediğine"

Küçük olan başını onaylar anlamda sallamıştı. İçinde yemek olduğu sürece her şeye evet derdi zaten.

Yiyecekleri masaya taşıdıktan sonra Felix heyecanlı bir şekilde sandalyeye geçmiş ve önünde duran sandviçe bakmıştı. İki elini de kullanabikseydi daha rahat yerdi..

Ama şu an bunu umursayacak değildi. Gece de acıkmıştı ve bir şey bulamadığı için aç uyumak zorunda kalmıştı. O yüzden çiğnemeden de yutabilirdi sorun değildi.

Tek eliyle sıkıca tuttuğu sandiviçi ağzına götürmüş ve kocaman bir ısırık almıştı. Ağzı o kadar doluydu ki nefes almakta da zorlanıyordu.

H: "Bundan iç"

Hyunjin gülümseyerek portakal suyunu Felix'e uzatmış ve elinin sandviç yüzünden dolu olduğunu görünce bardağı kaldırmış ve Felix'in dudaklarına doğru yaklaştırmıştı.

Felix ağzındakilerin birazını yuttuktan sonra bardağa doğru uzanmış ve portakal suyundan birkaç yudum almıştı.

Hyunjin istemsizce bakışlarını şekilli dudaklara düşürdüğünde dalıp gittiğinden haberi yoktu. Felix artık yeterince içmişti ama bardak hala ağzında duruyordu.

Küçük olan Hyunjin'in çekilmeyeceğini anlamış olacak ki kendisi geri çekilmiş ve hiçbir şey olmamış gibi sandviçinden kocaman bir ısırık daha almıştı.

O masum masum yemeğini yerken Hyunjin az önce yaptığı hareketi sorguluyordu. Böyle masum birine karşı kötü şeyler düşünmek onu üzmüştü.

...

İkili yemeklerini yedikten sonra üstlerini giyinmiş ve zaman kaybetmeden evden çıkmışlardı.

Hyunjin hemen Felix'i Minho'nun yanına götürecekti muayene için sonra da geç olmadan kliniğe gitmesi gerekiyordu.

Öncesinde Minho'yu arayarak ona Felix'i sadece muayene etmesini hiçbir soru sormamasını söylemişti.

Hala kuzenine doğru düzgün olanları anlatmamıştı. Daha kendisi olanları tam anlayamamışken başkasına nasıl anlatabilirdi ki.

Biraz zor olmuştu ama Minho'yu ikna etmişti. Minho ne kadar alçının bir ay kalması gerektiğini söylese de Felix bu konuda inatçıydı. Belki doktor söylerse bu inadı geçerdi.

Küçük olan ön koltukta oturmuş yolu izliyordu. Ama o kadar çok yemişti ki nefes almakta zorlanıyordu.

Gözlerini yoldan çekmiş ve tişörtünü kaldırarak göbeğine bakmıştı. Sanki bir kuzu yemiş gibi göbeği şişmişti. Hayatında ilk defa bu kadar çok ve iştahla yiyordu.

F: "Hyunjin bak göbeğim çıkmış"

Felix, ona taraf dönen Hyunjin'e parmağı ile minik göbüşünü göstermişti.

Büyük olan kahkahalara boğularak arabayı biraz yavaşlatmış ve tatlı göbüşü eliyle yavaşça pat patlamıştı.

H: "Çok zayıf olduğun için azıcık bile yersen göbüşün çıkıyor."

Felix, Hyunjin'den pat patlama aldığı için gururlu bir şekilde göbeğini kapatmış ve yolu izlemeye devam etmişti. Onun tatlılığına kimse dayanamazdı.

...

Minho bu sefer küçük sarı şeyi uyanık gördüğü için mutlu olmuştu. En son gördüğünde durumu kötü gibiydi ve şimdi daha sağlıklı gözüküyordu.

Hyunjin her ne kadar ona detayları anlatmasa da kuzenine güveniyordu... güvenmek istiyordu.

Felix rahat sandalyede yaylanarak oturmuş ayaklarını sallayarak etrafa bakıyordu.

Odaya ilk girişte iskelet ile karşılaşması onu birazcık korkutmuştu ama Hyunjin yanında olduğu için pek de uzun sürmemişti.

H: "Sen söylersen belki çekiştirmeyi burakır"

Felix konunun kendisi olduğunu anlayınca odada gezen gözlerini beyaz önlüklü adama çevirmişti. Beyaz önlüklü adam ise iri gözleriyle ona bakıyordu.

M: "Alçıyı çekiştirdi ve buna rağmen canı yanmadı mı?"

Hyunjin onaylayınca Minho sandalyesinden kalkmış ve dolapta duran alçı motorunu almış ve Felix'e yaklaşmıştı.

Küçük olan alçı motorundan korkmuş olacak ki endişeli gözleri ile Hyunjin'e bakıyordu.

M: "Merak etme bu sadece alçıyı çıkarmak için"

Sesli süren birkaç dakika sonunda Minho motoru çalıştırmayı durdurmuş ve kestiği alçıyı aralayarak dikkatli bir şekilde çıkarmıştı.

M: "Sakın kıpı-"

Minho tam ona kolunu kıpırdatmaması için uyarı yapacaktı ki Felix sandalyeden zıplayarak kalkmış ve iki kolunu da Hyunjin'in boynuna dolamıştı.

F: "Sonunda iki kolumla da sarılabileceğim"

Küçük olan tekrar ve yine herkesi şoka uğratmıştı ama anlaşılan iyileşme süresi insanlar kadar yavaş değildi.

Bu gerçek biraz Minho'yu delirtmiş olabilirdi ama Hyunjin'in bir açıklama yapması umuduyla sakince beklemeyi seçti.

_________

Ehe alçıdan kurtulduk 🙂

Bölüm sonu

12 yorum