İyi Okumalar 🦋
_________
"Adım Felix"
Felix biraz daha sokulmuştu Hyunjin'in boynuna. Her ne kadar büyüğünün üzgün olduğunu hissettiği için onunla konuşmaya çalışsa da konuşmayı gerçekten sevmiyordu.
Bu hayatta ona kim olduğunu, ne olduğunu, neden böyle olduğunu söyleyecek kimsesi yoktu. Ya da kaçtığı yetimhanede onu bu haliyle kabul edecek birileri.
O yüzden küçük olan bu hayatı seçmişti. Yıllarca kendisini kedi vücuduna hapsederek hem bünyesinin zayıf düşmesini sağlamıştı hem de kendi kişiliğini insanlıktan uzak tutmuştu.
Hyunjin ise kucağındaki küçüğüne sıkıca sarılıyordu. Temas sevmezdi. İnsanlara temas etmeyi, onlara yakın olmayı sevmezdi. Garip tarafı da buydu ki şimdi kendisi de yeni keşfediyordu sarılmanın ne kadar güzel bir duygu olduğunu.
Onun da hayatı Felix'in hayatından farklı değildi. Aslında farklıydı ama aynı ortak noktaları taşıyorlardı. Belki de kader bu yüzden onları bir araya getirmişti.
Felix'in sevgi görebileceği ailesi yoktu Hyunjin'in ise büyük bir ailesi vardı ama sevgi vermeyecek kadar da yok gibilerdi. Bu yüzden hayatına yalnız devam etmeyi seçmişti ya zaten.
Küçüklüğü boyunca annesinden veya babasından sevgi görmek için onları gururlandırmak için, onlardan övgü almak için çok çabalamıştı. Büyüdükçe de anlamıştı hepsinin boşa olduğunu.
Şimdi ise kendisine kimsenin sevgisine ihtiyacım yok diyordu, yalnız yaşıyordu ama sevgiye ne kadar çok muhtaç kaldığından habersizdi.
Kucağındaki küçük beden de aynı durumdaydı. Sevgiye, ilgiye muhtaç bir şekilde biri tarafından hayata döndürülmeyi bekliyordu.
Felix de biliyordu uzun süre böyle yaşayamayacağını. İnsan olarak daha fazla zaman geçirmesi gerekiyordu. Hayat şartları ise ona sırtını çoktan dönmüştü.
Kısaca şimdi birbirine sıkıca sarılan iki beden, ruhlarının ne kadar uyumlu olduğundan, birbirleri için yaratıldıklarından habersizlerdi. Zaman onlara aşık olmayı öğretecekti.
Bir tarafta sevgiye inanmayan ama aynı zamanda sevgiye muhtaç olan Hyunjin, diğer tarafta ise daha aşkın ne olduğunu bilmeyen Felix vardı.
Ve bu iki farklı bedene ve ruha sahip olan kişileri birleştirmek üzere burada olan bir yazar...
"Benim adım da Hyunjin"
Felix, Hyunjin'in boynuna gömdüğü başını kaldırmış ve gözlerinin içine bakmıştı kocaman gülümseyerek. Felix o kadar sıcak ve tatlı bir şekilde gülümsemişti ki Hyunjin de istemsiz olarak dudaklarını kıvırmıştı.
"Ben senin adını biliyorum ki zaten"
Büyük olan sarışınının ilk defa böyle uzun cümle kurmasına şaşırmıştı ama asıl şaşırması gereken daha önce adını biliyor olmasıydı.
Hyunjin büyük elini Felix'in yarı ıslak saçlarına daldırmış ve masaj yaparcasına okşamıştı. Şu kısa sürede bile küçüğünün nasıl temaslardan hoşlandığını çözmüştü.
"Nereden biliyorsun benim adımı?"
Küçük olan başındaki sıcak parmaklar yüzünden hemen uyuyabilirdi ama şu an konuşmak istiyordu. İlk defa konuşmaya devam etmek istiyordu.
Heyecanlı bir şekilde Hyunjin'in kucağında kıpırdanmış ve sağlam olan elini Hyunjin'in geniş omzuna yaslamıştı.
"Sen her sabah erkenden bahçedeki kedilere yemek veriyordun ben de uzaktan seni izliyordum. Hep hayvanlarla konuşuyordun. Sen çok gariptin diğer insanlar gibi değildin. Seni hiç insanlarla konuşurken görmemiştim hep hayvanlarla konuşuyordun. O yüzden senin evinin etrafında dolaşmak huzurluydu. Hep seni izlemek de güzeldi. Hem bazen seni takip edip iş yerine kadar geliyordum. Sonra sen işten çıktığında tekrar seninle eve dönüyordum. İşteyken de hayvanlarla konuşuyordu. Bir keresinde yanlışlıkla çok uyumuşum seni görememekten korktum ama evin önüne geldiğimde sen ağlıyordun. Ben de beni görmediğin için ağlıyorsun sanmıştım ama sen karınca yuvasına bastığın için ağlıyordun. Sonra ben de sana küstüm kenarda ağladım çünkü sen hep diğer kedileri okşuyordun hatta öpücükler veriyordun ama beni asla görmüyordun"
Hyunjin şaşkın şaşkın kucağında bıcır bıcır konuşan bebeği dinliyordu. Gerçekten bazen bebek gibi oluyordu bazen insan bazen de tamamen kedi gibi davranıyordu. Hyunjin artık ona ayak uyduramıyordu.
Ama her geçen saniye miniğinin farklı yönlerini keşfediyordu. Aslında Felix'in konuşkan birisi olduğunu az önce nefes bile almadan tatlı mimikleri ile her şeyi anlatırken anladı.
Temas sevdiğini zaten çoktan öğrenmişti ve daha bir çok yönünü keşfetmek için sabırsızlanıyordu.
"Seni nasıl farketmem"
Hyunjin tek eli ile yumuşak tutamları okşarken diğer eli ile de Felix'in ince belini okşamaya başlamıştı. Gerçekten Felix'i farketmemesi mümkün değildi. O tamamen farklı bir tür kediydi. Gördüğü ilk yerde ilgisini çekmeliydi.
Ama önemli olan küçük olanın ne kadar çok çabalamasıydı. O kendisini Hyunjin'e göstermek için küçük bedeniyle her şeyi, elinden geleni yapmıştı zaten.
"Bilmem ki hiç bana bakmıyordun bile. Oysaki ben diğer kedilerden daha tatlıydım"
Felix dudaklarını sonlara doğru büzdüğünde Hyunjin'in gözleri büzülmüş pembe dudaklara kaymıştı anlık olarak.
Küçük olan gerçekten kırgındı onun gibi tatlı çuvalı gibi yuvarlak bir kediyi nasıl göremezdi. Bir kere olsun bile sevemezdi ya.
Hyunjin iki elini de Felix'in beline sarmış ve biraz daha kucağına doğru çekerek vücutlarını daha çok yaklaştırmıştı.
İlk başta biraz tereddüt etse de şu an hiçbir şeyi sorgulamak istemiyordu. İlk önce küçük çillerle dolu yanaklara öpücükler kondurmuştu. Felix'in tepkisini ölçmek için yüzüne baktığında huzurla gözlerini kapattığını gördüğü an gülümsemişti büyük olan.
Sonrasında ise zaman kaybetmeden minicik olan buruna birkaç öpücük bırakmış, sarı tutamları geriye doğru iterek alnına yumuşak öpücükler bırakmıştı.
Hyunjin durmadan elinin içi kadar küçük olan tatlı surata öpücükler bırakıyordu. Felix ise belinde duran el, sıcacık kucak ve onu bayıltacak kadar şefkatli olan öpücükler karşısında uyumamak için zor direniyordu.
Acaba Hyunjin'den bunu her gün yapmasını isterse abartmış olur muydu ki?
"Gerçekten de sen daha tatlısın"
Büyük olan öpücüklerini durdurup küçüğünün huzurlu yüz ifadesine bakmıştı. Gerçekten de Felix farklıydı her anlamda farklıydı.
İşte o an Hyunjin anlamıştı. Sanki normal bir şeymiş gibi Felix ile kedi ve insan hali arasında yaşadığı anılar hakkında konuşmuştu garipsemeden.
Aslında garipsemesi gereken olay da buydu ya zaten. Hala bu olayları kabullenmiş değildi ama konu Felix olunca aklı başından uçup gidiyordu.
Felix ile ciddi konuşmalı, onun hakkında birçok şey öğrenmeliydi. Ve kolu iyileştikten sonra gitmeyeceğinden emin olmalıydı.
Uzun beden bir süredir her zaman olduğu gibi kendi kafasında kendisi ile konuşuyordu ki Felix'ten hala cevap gelmediğini farketti.
Bakışları kucağındaki miniğini bulduğunda hala gözlerinin kapalı olduğunu farketmişti.
"Felix?"
Felix'in havada duran başı aniden uykuda olmanın boşluğuna gelerek Hyunjin'in göğsüne düşmüştü. Aslında biraz sert çarpmıştı ama bırak uyanmayı aksine başını daha fazla bastırmıştı Hyunjin'in göğsüne derin uykuya dalmadan önce.
Hyunjin ise gülmemek için dudaklarını birbirine bastırmıştı. Felix'in bir farklı yönünü daha keşfetmişti... yumuşak öpücükler ve başının okşanması onu daha çabuk uyutuyordu.
Sabırsızlanıyordu, fazlasıyla sabırsızlanıyordu onlarca yüzlerce hatta binlerce farklı yönünü keşfetmek istiyordu kuçağında mışıl mışıl uyuyan miniğin.
Ellerini sıkıca küçük bedene sarmış ve yavaş bir şekilde kalkmıştı oturduğu koltuktan. Yürürken, merdivenlerden çıkarken odanın kapısını açarken hatta nefes bile alırken dikkatli davranıyor bebeğinin uykusunu bölmek istemiyordu.
Felix'in yatağına vardığında ise içten içe keşke daha yavaş yürüseydim demeden duramamıştı. Biraz daha kucağında masum masum uyuyan Felix'i izlemek istiyordu.
Biliyordu şu an onu yatağına bırakırsa kafasındaki sesler düşünceler onu rahat bırakmayacaktı.
Felix'in yanında olduğu her an sadece düşünceleri onun tatlılığıyla dolu oluyordu. Başka hiçbir kaygıya yer yoktu Felix'le olduğunda.
Ama bazı şeylerin de aniden olmasını istemiyordu. Belki zamanı geldiğinde aynı yatakta sarılarak uyurlardı ama biraz ağırdan almaları daha iyi olacaktı.
Felix her ne kadar aynı zamanda insan olsa da bebek masumiyetine sahipti...
İstemeden de olsa küçüğünü yatağa bırakmış ve artık tamamen kurumuş olan sarı saçlarının yastığa dağılmasına izin vermişti.
Son kez yanaklarına küçük öpücükler kondurmuş ve geceyi bitirmek adına odadan ayrılmıştı.
Hyunjin hep Felix'in farklı yönlerini keşfettiğini zannediyordu ama farkında değildi ki Felix de Hyunjin'in farklı yönlerini ortaya çıkarıyordu.
__________
Kitabı ilk yayınladığımda da slow update olacak demiştim. Her gün yb diye götünüzü yırtmayın yazık güzel götlerinize.






