İyi Okumalar 🦋
___________
F: "Sonra işte gözümü açtığımda sen uçurumun kenarında değildin"
Felix bir kez daha burnunu çektiğinde Hyunjin, morluğa sürdüğü kremin kapağını kapatmış ve elini yıkadıktan sonra küçüğünün saçlarına öpücük kondurmuştu.
Felix anında bacaklarını karşısında duran bedenin beline sarmış ve tezgahın üzerinde biraz öne doğru gelerek alnını Hyunjin'in göğsüne yaslamıştı.
H: "Geçti güzelim hepsi sadece rüyaydı"
Küçük beden burnunu çekerek başını daha çok bastırdı kaslı göğüse ve kollarını da büyüğünün boynuna sardı.
F: "Geçmedi işte uyandığımda da yoktun"
Hyunjin ona koala gibi sarılan miniğine kollarını dolamış ve tezgahın üzerinde duran bedeni kucağına alarak merdivenlere ilerlemişti.
H: "Tamam artık hep uyandığında yanında olacağım"
Felix kendisini güvenli kucakta biraz zıplatmış ve başını uzatarak kokulu boyuna gömmüştü suratını. Ağladığı için buz gibi burnu Hyunjin'in boynuna temas ettiğinde büyük olan kıkırdayarak gülümsedi.
H: "Çok tatlısın"
Hyunjin kendisini sırtüstü yatağa bıraktığında küçük beden de karnının üzerinde bacaklarını Hyunjin'in iki tarafından sarkıtmış oturuyordu.
Felix aldığı iltifatla, kötü rüyasını anında unutmuş, utangaç utangaç sırıtıyordu. Yanakları kızarmaya başladığında yüzünü saklamak adına vücudunu Hyunjin'in geniş bedeninin üzerine bıraktı ve göğsüne sokularak başını omzuna yasladı.
F: "Hani tatlı sağlıksızdı? Şimdi ben senin için sağlıksız mıyım?"
Büyük beden elini, üzerinde uzanan yarı zamanlı kedisinin vücuduna sarmış ve kahkahalara boğularak gülümsemişti.
Bu tatlılık kalbi için kesinlikle sağlıksızdı...
H: "Aksine sensizlik benim için çok sağlıksız"
Felix de aldığı güzel cevap sayesinde kıkır kıkır gülümsemiş ve biraz daha sokulmuştu kaslı bedene. Dakikalar sonrasında odada yankılanan küçük esneme sesleri ise Hyunjin'in kulağına melodi gibi doluyordu.
Göğsünde uyuyan küçüğü kendisini uykuya teslim edip, nefeslerini düzene soktuğunda Hyunjin yavaşça yan döndü ve Felix'i yatağa yatırarak yüzüne gelen saçlarını kulağının arkasına doğru taradı parmaklarıyla hafifçe.
Felix'in bedeni artık Hyunjin'in üzerinde olmasa da küçük eli hala sıkıca büyüğünün tişörtünü sıkıyordu. Hala Hyunjin'in gitmesinden korkuyordu...
Büyük beden gülümseyerek odadaki gece lambasını kapatarak ince bele sarılmış ve küçük bedeni kolları arasına çekerek uyumanın etkisiyle büzülen dudaklara minik bir öpücük bırakmıştı.
H: "Beni masumluğunla delirtiyorsun"
...
Felix heyecanlı bir şekilde son tabağı da masaya yerleştirmiş ve özenle dizdiği masaya gururla bakmıştı. Tamamen beğendiğinde ise mutlu bir şekilde ellerini birbirine çırptı.
Sabah uyandığında hala aklından çıkmayan rüyası yüzünden fazlasıyla mutsuzdu ama Hyunjin bugün Minho'nun eşi ile birlikte geleceğini ve onlar için akşama hazırlık yapacaklarını söylediğinde küçük beden mutlu olmuştu.
Minho hyungunu tanıyordu. Onun sayesinde kolu iyileşmişti ve eşi ile tanışmayı dört gözle bekliyordu.
Sabah uyanır uyanmaz birlikte kahvaltı yapmışlar, yürüyüşe çıkmışlar, ev alışverişi yaptıktan sonra eve gelip mutfağa atmışlardı kendilerini.
Güle, oynaya şarkılar eşliğinde güzel yemekler ve tatlı yapmışlardı birlikte Minho ve eşi için. Felix tüm gününü Hyunjin ile geçirdiği için çok mutluydu, her saniye sırıtası geliyordu.
Mutfakta yemek yaparken birbirlerine bıraktıkları kaçamak öpücükleri hatırladıkça dudakları daha çok kıvrılıyor, yanakları pespembe oluyordu.
H: "Tamamladın mı"
Hyunjin saçını kuruttuğu havlusunu omuzlarından alarak tekrar saçlarına sarmış ve Felix'in özenle dizdiği masaya bakmıştı.
H: "Gerçekten çok güzel olmuş"
Uzun beden aldığı iltifat sayesinde gözleri parlayan küçüğüne arkadan sarıldı ve tüm bedenini kolları arasına alarak başını boyun girintisine bastırdı.
H: "Çok güzel kokuyorsun"
Hyunjin, burnu Felix'in boynuna gömülü olduğu için sesi boğuk bir şekilde Felix'in kulaklarına dolmuştu ve küçük olan bu erotik sesin vücuduna verdiği titreşimler yüzünden öylece kala kalmıştı.
Dolgun dudakları, sıcak nefesi boynunda hissediyor olması yetmezmiş gibi bir de o boğuk ses kulaklarına en ahlaksız tonlara bürünerek doluyordu.
F: "Ş-şampuanın kokusu"
Hyunjin sanki mümkünmüş gibi ince vücutta duran ellerini daha da sıkılaştırmış ve Felix'e daha fazla kendisine doğru bastırmıştı.
H: "Hayır.. ben küçük kedimin kokusunu tanıyorum"
Sarışın olan vücudunda garip değişimler hissediyordu. Kasıkları ağrıyordu ve bu hislere yabancıydı. Sesli bir şekilde yutkundu ve titrek bir nefes verdi dudaklarının arasından.
Garip hissediyordu.. Hyunjin'in sesi içinde kelebeklerin oynaşmasına neden oluyordu. Onun kendi kokusunu tanıyor olduğunu bilmek küçük olanı fazlaca etkiliyordu.
İkili bir süre daha sarmaş dolaş birlikte durmuş, sonra zil sesi yüzünden ayrılmak zorunda kalmışlardı.
Hyunjin kapıya doğru ilerlediğinde Felix de onu küçük adımlarıyla arkasından takip ediyordu. Çok heyecanlıydı. Hem az önce yaşadığı hisler yüzünden hem de yeni birileriyle tanışacağı için.
Uzun beden çok beklemeden kapıyı açtı ve uzun süredir göremediği tatlı suratı gördüğünde kocaman gülümsedi.
H: "Ji"
Hyunjin kollarını açar açmaz Jisung kendisini Hyunjin'in kollarına attı ve sıkıca sarıldı.
J: "Saçların neden ılsak yoksa yanlış zamanda mı geldik~"
Jisung imalı imalı konuşarak Minho'nun koluna dirseğiyle vurduğunda Minho da gülümseyerek kuzeni ile selamlaştı.
M: "Felix nerede? Yoksa gerçekten yanlış bir zamanda mı geldik?"
Minho da eşinin şakasına ayak uydurduğunda ikisi de çirkef bir şekilde gülmüşlerdi. Bu ikili gerçekten birbirleri için yaratılmışlardı.
Felix kendisinden bahsedildiğini duyduğunda gergince başını eğerek Hyunjin'in arkasında saklanan bedenini gözler önüne serdi ve Jisung'un gülüşleri anında durdu.
Çok.. çok güzel bir bebekle bakışıyordu şu an..
J: "Tanrım o çok tatlı"
Jisung önünde dikilen Hyunjin'i kenara itti ve Felix'in tamamen gözükmesini sağladı. Küçük olan ise hala ellerini önünde birleştirmiş aldığı iltifat yüzünden kızarıyordu.
Jisung hızla öne doğru atladı ve Felix'e sıkıca sarıldı. Kendisi hafif kaslı ve daha uzundu ama Felix o kadar narin ve küçük kalmıştı ki kolları arasında. O fazlasıyla tatlıydı. İnsanın cebine koyup her yere taşıyası geliyordu.
J: "Minho bizim bebeğimiz olsun ya eve götürelim lütfen"
Felix Hyunjin'den ayrılma korkusuyla sevgilisine baktığında onun gülümsediğini görmüş ve korkulacak bir şey olmadığını anlayarak o da kollarını Jisung'a sarmıştı.
J: "Minho saçları da yumuşacık"
Jisung, sarıldığı bedeni kendisinden uzaklaştırdı ve yüzüne baktı. Tatlı çillerine, küçük dolgun dudaklarına, fındık kadar burnuna ve iri gözlerine. O çok güzel ve çok tatlıydı.
J: "Çilleri de var Tanrım çok güzel Hyunjin sana veremem onu"
Tombul yanaklı sitem ederek konuştuğunda Minho eşinin beline sarılarak yaramaz bebeğini kendi kolları arasına çekmişti.
M: "Kıskanıyorum ama sincabım"
Jisung hemen 32 diş sırıtarak Minho'nun dudaklarına öpücük bıraktı ve bu sefer kollarını kaslı eşinin bedenine sardı.
Onları izleyen Felix rahatlıkları karşısında şaşırmıştı. Hyunjin onu küçücük öpünce bile utanıyordu ama onlar utanmıyormuş gibilerdi.
Kaçamak bakışlarını sevgilisine çevirdiğimde onun hala kendisini izlediğini görmüş ve muzipçe gülümseyerek büyüğüne doğru adımlamıştı.
Hyunjin ise yarı zamanlı kedisini kolunun altına alarak yapış yapış olan ikiliye baktı.
H: "hadi gelin içeri Felix size mükemmel bir masa hazırladı"
Herkes hazır olduktan sonra masanın başına geçmiş ve hayran gözlerle masayı süzerek Felix'i övmüşlerdi. Gerçekten güzel ve şık bir masa hazırlamıştı. Özendiği çok belliydi.
J: "Mükemmel olmuş Felix bana da öğret"
M: "Sen önce yemek yapmayı öğren"
Minho'nun cevabı yüzünden Jisung elindeki çatal ile yanında oturan eşine taraf döndü ve çatalı ağır hareketlerle Minho'nun suratına doğru yaklaştırdı.
J: "Ne dedin aşkım duyamadım da"
M: "Sen daha güzelini yaparsın dedim bebeğim"
Felix ikiliyi fazlasıyla tatlı bulmuş olacak ki kıkır kıkır gülerek Hyunjin'in gözlerine baktı, aynı zamanda Hyunjin de gülerek ona bakıyordu.
İkisinin gözleri kesiştiğinde gülümsemeleri daha da büyümüştü..
İnsan güldüğü zaman hep en sevdiğine bakarmış
Felix ve Hyunjin, Minho ve Jisung gibi deli dolu değil de pamuklara sarılmalık bir ilişki yaşıyorlardı ve bundan kesinlikle pişman değillerdi.
İkisi de bu yeni başladıkları ilişkide birbirlerini incitmemek için çok çabalıyorlardı. Mutlu başlayan bu ilişkileri elbet zamanla zorluklara maruz kalacaktı ama..
... birlikte oldukları sürece bu zorlukları atlatmaları çok da zor olmayacaktı.
______________
Yanlışlıkla yb atmışım. 🙂🔪





