İyi Okumalar 🦋
___________
Hyunjin kirli bulaşıkları makineye dizerken, Felix arkadan ona sarılmış yanağını geniş sırta yaslamış gözlerini kapatarak uyumaya çalışıyordu.
Uzun beden her tezgaha uzanıp bulaşıkları aldığında ve makineye doğru eğildiğinde ona sarılan sarışın da onun hareketlerine ayak uyduruyor ama asla sarılmasını bozmuyordu.
Felix, Minho ve Jisung'la iyi anlaşmış, geceye kadar brilikte sohbet edip oyunlar oynamışlardı. Jisung'un ani duygu ve mimik değişimleri Felix'i fazlasıyla güldürüyor ve kendisini ona daha yakın hissetmesini sağlıyordu.
Güzel geçen saatlerin ardından Jisung ve Felix uyuklamaya başladığı için Minho eşini eve götürmüş, Hyunjin de Felix'e onu beklemeden uyumasını söylemişti ama küçük olan pijamalarını giyinmiş, yatakta uyumak yerine sevgilisinin sırtına sarılarak uyuklamayı seçmişti.
Hyunjin de bu temastan gayet memnundu ki tüm bulaşıkları yüzündeki sırıtma ile makineye dizmişti.
Sırtına yapışan bedeni mümkün olduğunca rahatsız etmemeye çalışarak makineyi kapatmış ve çeşmeye uzanarak elini yıkamış ve hemen havlu peçete ile kurulamıştı.
H: "Gel bakalım kucağıma"
Sonunda işleri bitiren Hyunjin beline dolanan kolları tutarak kendisinden uzaklaştırmış ve yarı zamanlı kedisini kendine doğru çekerek hala uyuklayan bedene sıkıca sarılmıştı.
Kolları ince bedeni sararken refleks olarak burnunu sarı tutamlara bastırmış ve bağımlısı olduğu tatlı kokuyu ciğerlerine doldurmuştu.
Ciğerini oksijenden daha değerli kokuyla doldurduktan sonra dudaklarını yumuşak tutamlara bastırdı ve küçük bir öpücük bıraktı. Beline usul usul tekrardan dolanan kolları hissettiğinde tekrar yerleşti yüzüne muzip gülümsemesi.
H: "Uyuklayan yavru kedim"
Uzun beden biraz daha başını eğerek çillerle dolu olan yanağa sesli bir öpücük bırakmış ve bu sefer ona sarılan kolların daha sıkılaşmasını sağlamıştı.
Usul, usul, varla yok arası olan küçük öpücükleri Felix'in yanağından boynuna doğru kaymış ve küçük olanın teninde ateş misali gezinmişti.
Hyunjin'in Felix'in teninden daha sıcak olan dudakları beyaz boyuna bu sefer daha sert ve sesli bir şekilde temas etmişti. Sarışın boynunu refleks olarak biraz daha kaldırarak sevgilisine alan açtığında Hyunjin bunu bekliyormuş gibi dudaklarını belirgin adem elmasına bastırdı ve orada duraklayarak bulunduğu yeri yakmayı seçti.
Felix, etkilenmenin verdiği uyarı ile yutkunurken, adem elması Hyunjin'in dudağı altında uçamktan bitap düşmüş serçe miasli titremişti.
F: "Hyunjin.."
Sarışının kolları, Hyunjin'in belinden uzaklaşarak, başı eğik olduğu için kolaylıkla onun boynuna dolanmış ve bulunduğu yere sıkıca tutunmuştu. Sarılmanın verdiği pozisyon ile sanki mümkünmüş gibi daha da bastırmıştı dolgun dudakları boynuna.
Uzun beden başını yavaşça kaldırdığında, Felix de parmak uçlarına uzanmıştı boynuna sarılı olduğu bedene yetişmek için.
H: "Uyuyalım mı gü-"
Hyunjin bakışlarını ona sıkıca sarılan bedene çıkardığında karşılaştığı tatlılıkla sözlerini yutuvermişti.
Felix, parlak, siyah gözlerini kırpıştırarak Hyunjin'e bakıyor, usul usul başını onun göğsüne yaslıyordu, en tatlısı da muhtemelen heyecanlanmanın verdiği etki ile kendini belli eden küçük, sarı tutamların arasından hafif belli olan sarı tüylü kulaklardı.
H: "Heyecanlandırdım mı güzelimi?"
Sarışın beden biraz daha kollarını sıkılaştırmış ve kendisini yukarı çekerek daha sıkı sarılmaya çalışmıştı Hyunjin'e. Uzun olan ise ona istediğini vermek adına kolları sarılı olan yarı zamanlı kedisini havalandırarak boynuna rahat sarılmasını sağlamıştı.
F: "Sen beni öptüğünde midemde bir şeyler beni qıdıklıyor"
Hyunjin kollarındaki küçüğü ile merdivenleri çıkarken gecenin sessizliğine hafif kıkırdama bıraktı ve iki tatlı kulağın arasına sesli bir öpücük bıraktı.
H: "Peki bu hoşuna gidiyor mu?"
Felix, başını onaylar anlamda sallarken yumuşak yanağının Hyunjin'in göğsüne sürtünmesine ve küçük kulaklarının da Hyunjin'in boynunu qıdıklamasına neden olmuştu.
Çok fazla tatlıydı.. Hyunjin ise bu tatlılık karşısında eriyip bitmekten yok olacaktı.
F: "Çok hoşuma gidiyor"
Felix, cümlesini bitirdiğinde sırtı yatakla buluşmuş ve uykulu olduğu için kolları sevgilisinin boynundan kayarak yatakta yanına düşmüştü.
H: "O zaman hep öpücüklere boğacağım seni"
Uzun beden pijamalarını giyinmek adına dolaba yaklaştığında Felix de huzurlu gülümseme ile yavaş yavaş gözlerini kapattı. Nedensizce çok yorgun hissediyordu..
Çok geçmeden Hyunjin de Felix'in yanında yerini aldı ve küçüğünü kolları arasına alarak sıkıca sarıldı. Kulakları hala belirgindi ve bu Hyunjin'in kaşlarının çatılmasına neden oldu. Normalde heyecanlandığı için kısa süreliğine vücudu değişim gösteriyordu.
Büyük beden, herhalde küçüğü uyuduğu için böyle olduğunu düşünerek tatlı surata öpücükler bırakmıştı.
Felix'in uyuduğunu zannederken aksine yarı zamanlı kedisi boncuk gözlerini kısık bir şekilde açarak onu öpen sevgilisini izliyordu.
Öpücükleri.. çok iyi hissettiriyordu, yarım kalan kalbini tamamlıyordu sanki. Hyunjin onu öperken, o da karşılık vermek, uykusuzluktan gözleri kapansa bile anı devam ettirmek istiyordu.
Felix derin bir nefes alarak normalden daha sıcak olan nefesini büyüğünün dudaklarına bıraktı ve deminden beri baktığı dolgun dudaklara doğru yaklaştı istekle.
Hyunjin gelecek hamleden haberdar bir şekilde cesaret vermek adına Felix'in sırtını büyük eli ile okşuyor, küçüğünün vücudunu daha da yakıyordu bilmeden.
Sonunda Felix heyecandan titreyen dudaklarını Hyunjin'in dudaklarına bastırdığında iç geçirdi ve sıcak dudakların kendi tenini biraz daha yakmasına izin verdi.
Sarışın olan belki de bununla yetinebilirdi ama Hyunjin ona karşı kendisini tutmakta, özellikle bu hamleyi Felix yapmışken kendisini tutmakta iyi değildi.
Dolgun dudaklarını kıpırdatarak kendi dudakları arasına yapboz gibi uyumlu olan dudakları alarak gecenin sessizliğine renk katacak bir şekilde emmeye başladı.
Felix de ona doğru eğilmiş, alt dudağını emen bedenin üst dudağının tadını çıkarıyordu. Kendisinin aksine hareketleri hızlı ve sert olduğu için Hyunjin'in üst dudağı her hamlede dudakları arasından kayıyor ve tekrar tutunmaya çalışıyordu dolgun dudaklara.
İşte bu küçük tatlı hareketler büyük olanı çıldırtmak üzereydi.
Sıkıca sarıldığı bedeni biraz daha kendisine doğru çekti ve sesli bir şekilde uzaklaştı tatlı kiraz dudaklardan.
İkisi de nefes nefese olduğu için sıcak nefesleri birbirlerinin dudağına çarpıyor, ortamı daha da alevlendiriyordu.
H: "Uyu küçüğüm"
Felix nefes nefese bir şekilde başını Hyunjin'in göğsüne yasladı ve kasıklarında hissetiği ağrıyı görmezden gelerek uyumaya çalıştı.
Hyunjin her ne kadar devam etmek istese de buna Felix'in ne gibi tepki vereceğini bilemiyordu.
Ömrünün yarısını kedi formunda, insanlıktan uzak bir şekilde geçirmiş birisinden böyle bir birlikteliği aniden beklemesi de doğru olmazdı zaten.
Öncesinde, doğru bir zamanda bunun hakkında Felix ile açık bir şekilde konuşmalı ve onun bilgisini ölçmeliydi.
Tabi bunlar olana kadar da zorla olsa da kendisini tutmalıydı. Daha ilerisine gitmek için yanıp tutuşuyor olsa bile..
Nefeslerini düzene sokarak kendisi de gözlerini kapattı ve göğsünde düzenli nefesler alan küçüğünün saçlarını okşayarak rahat bir uykuya daldı.
İkili de gecenin ilerleyen saatlerinde onlar için hazırlanan sürprizden habersiz bir şekilde uyumaya devam ediyorlardı.
Hyunjin, uykusuna soluksuzca tutulurken Felix için durum daha farklıydı. İlk defa hissettiği vücudundaki farklılıklar, hisler ve ağrılar ona derin uyku sunmamıştı.
Hayatın farklı yönlerini ilk defa tadacak olmanın habersizliği ile kasıklarındaki ağrı ve yüzünde hissettiği sıcaklık yüzünden gözlerini kırpıştırarak açtı ve alnını sıkıca sarıldığı göğüse bastırdı derin bir nefes alarak...
Hyunjin'in kokusu ona daha önce hiç böyle hissettirmemişti...
_______________
İlk olarak Felix kızgınlığa girdiyse çoktan 18 olmuş demektir.
İkinci olarak bu bölümden sonra tanıtım bölümünü tekrar okumanızı öneririm çünkü sonraki bölüm için oradaki bilgileri ezbere bilmeniz gerekecek.
Üçüncü olarak sonraki bölüm gelecek seneye gelir.
Piç yazar kaçar 🏃♀️










