İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 9

8. Bölüm

sabah kalktığımda mutfaktan sesler geliyordu. Yanıma baktığımda hayru yoktu, mutfaktaydı demekki. Ayaklanıp mutfağa gittiğimde kahvaltı hazırladığını gördüm. "Niye kaldırmadın beni, yardım ederdim sana."

"sana da günaydın nehir." Dedi imayla.

"günaydın günaydın."

"bir daha yorulma diye ben yapmak istedim kolun zaten kırık gerek yok yani ben yaparım. Zevkli zaten." Dedi.

"Ne zevkli? Kahvaltı hazırlamak mı?" kaşlarımı kaldırdım.

bana döndü ve dün izlediğimiz filmdeki adamın bakışının taklidini yaparak "hayır, sana ve kardeşine kahvaltı hazırlamak zevkli." Dedi be gülmeye başladı.

gülerek sağlam elimle omzuna vurdum. "Manyak!"

"hadi hadi cıvıma hemen! Git gökdenizi de kaldır sonra gelin yiyelim."

gökdenizin odasına gittim. "Gökdeniz hadi kalk! Okula geç kalacaksın."

"of yaa!" Diyerek uyandı.

"oflama, hadi! Hayru ablan kahvaltı hazırlamış."

"hayru abla kahvaltı mı hazırlamış!?" Sevinerek kalktı yataktan ve beni itikleyerek koşa koşa mutfağa gitti. Ben de onun peşinden mutfağa gittim.

"aşk olsun ama yani! Benim yaptığım kahvaltıları hiç mi sevmiyordun?" Dedim yalandan dudaklarımı büzerek.

hayru çaprazında oturan gökdenizin kulağına doğru eğilerek "kıskandı galiba," dedi gülmemeye çalışarak.

gökdeniz bana dönerek "abla üzülmedin değil mi?" Dedi.

çenesini tutarak "hayır bir tanem şaka yaptım sadece, hadi kahvaltını yap." Dedim gülümseyerek.

bir yandan yerken bir yandan da sohbet ediyorduk. "Sen işe gitmiyorsun değil mi? Bu halinle çalışamazsın çünkü."

"Müdürü aramam lazım. İzin verirse gitmem."

"başlarım müdüre şimdi, bu halinle çalışamazsın!" Dedi hayru sinirle.

"tamam hayru sakin ol. Halledeceğim."

derin nefes alıp verdi. "Gökdenizi ben bırakırım okuluna."

okulu eve çok yakındı zaten. "Teşekkür ederim."

hayru bana gülümserken gökdeniz de çatalını masaya bıraktı. "Oburluğun bittiyse kalk bakalım. Üstünü giyin hemen."

"ben obur değilim."

"o yüzden mi bu kadar çok yedin." Dedi çocukla çocuk olup.

"hepsini sen yedin ben çatalımı bile değdirmedim."

gerçekten de doğru söylüyordu. Çatalının ucunu bile değdirmemişti çoğunu hayru yemişti geri kalanını ise ben.

"aaa iftiraya bak hele!"

Gökdeniz "sensin iftiracı." Dedi sinirle ve mutfaktan çıkıp odasına gitti.

"şu çocukla niye uğraşıyorsun ya!" Dedim.

"çok tatlı kızıyor ama!" Dedi gülerek.

sabır çekerek masayı toplamaya başladım. Hayru da kalkıp bana yardım edecekti ki "sen git üstünü giyin ben hallederim." Dedim.

"tamam o zaman" diyerek odama gitti.

birbirimizde sık kaldığımız için dolabımızda da illaki birbirmizin kıyafetleri oluyordu.

bulaşıkları makineye koyup kapağını kapattım. Hayru da hazırlanmış olacak ki gökdenizin kapısını tıklattı. "Hazır mısın gökdeniz."

gökdeniz "evet" diyerek kapıyı açtı.

salona geldiklerinde "kitapların tam takır değil mi?" Diye sordum gökdenize. Olumlu anlamda başını sallayıp yanağımdan öptü beni.

"çok soru soruyor, sen buna her gün böyle mi katlanıyorsun?" Hayru gökdenize dönerek.

"hafta sonları hariç çünkü okul yok." dedi gülerek.

"O zaman artık hayru ablanda kalırsın, yeni ablan o olur." Dedim yalandan trip atarak.

"benim bir tane ablam var o da sensin abla." Diyerek bana sarıldı. bende ona sarıldım.

hayru kaşlarını çatarak "ben neyinim askerlik arkadaşın mı?" Dedi.

gökdeniz benden ayrılarak "askere gitmeme 9 yıl kaldığını bilmiyor galiba." Dedi gülerek.

"e o zaman okula da kendin gidersin." Diyerek kapıyı açtı hayru.

gökdeniz koşup hayrunun elini tutarak "birlikte gidelim lütfenn!" Dedi.

hayru, gökdenizin kulağını tutarak "düş önüme bakim şebek maymunu." Dedi. hep birlikte gülmeye başladık.

gökdeniz aniden bedenini hayrunun önüne atınca ne yaptığını anladığım için kahkaha atmaya başladım. "Ne yapıyorsun?" Dedi hayru.

"önüme düş dedin." Dedi.

"Hay senin esprine..." gözlerini kapatıp açtı. "neyse kalk bakim geç kalıcaz ikimizde." Ardından ayakkabılarını giymeye başladı.

gökdeniz yerden kalkarak "komikti değil mi?" Dedi ikimize bakarak. Ben başımı olumlu anlamda sallarken hayru ise "ya ne demezsin, bayıldım." Dedi.

birkaç dakika sonra çıktıklarında kapıyı kapatıp koltuğa yayılarak oturdum. Her yerim ağrıyordu. birkaç saniye sonra ben doğrulamadan gözlerim kapandı.

telefon sesiyle gözlerimi açtığımda pozisyonumdan dolayı her yerim ağrımaya başladı. Yanımda duran telefonu alıp ekranı çevirdim. Derya hoca arıyordu. Gökdenizin sınıf öğretmeni...

gözlerimi ovuşturarak telefonu açtım ve kulağıma götürdüm. "Alo nehir hanım?"

"buyrun derya hocam." Dedim.

"Bugün matematikte önemli bir konu işleyecektim ama gökdeniz gelmemiş, hasta mı acaba?"

ne!? Bir dakika nasıl yani!?

"ne? Yani nasıl gelmedi?" Dedim şaşırarak.

"yani yok sınıfta sizin bilginiz yok mu?" Diye sordu şaşırarak.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.