İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 10

9. Bölüm

"ne? Yani nasıl gelmedi?" Dedim şaşırarak.

"yani yok sınıfta sizin bilginiz yok mu?" Diye sordu şaşırarak.

"bir dakika ben size sonra döneceğim."

"tamamdır nehir hanım." Deyince telefonu kapattım.

hemen hayruyu aradım. "Hayru gökdeniz yanında mı?"

"sabah birlikte okula gittiğimizi hatırlıyorum." Dedi dalga geçerek.

"düzgün cevap ver."

"Okula bıraktım çocuğu. Bir şey mi oldu?" Dedi endişeyle.

"gökdeniz okula gitmemiş hayru!" ayağa kalkıp volta atmaya başladım.

"nasıl ya? Kendi ellerimle çocuğu okulun bahçesine bıraktım. Nereye gidebilir zaten, güvenlik var." Dedi.

"kapat hayru!" Sinirim ona değildi. Biliyordum o kendi elleriyle okula bırakmıştır onu, ama bu çocuk nereye gitmiş olabilirdi.

"nehir bak saçm-" telefonu yüzüne kapatıp hızla odama gittim. Üstümü giyinip anahtarı da alıp evden çıktım.

ilk işim okula gitmek olacaktı. Telefonuma peşpeşe bildirimler düşünce telefona baktım. Hayru mesaj atmıştı. Saçma bir şey yapmamamı ve dikkatli olmamı söylüyordu. Cevap yazmayıp okula koşar adımlarla yürüdüm.

Güvenlik beni görünce ayağa kalkıp yanıma geldi. "Okula giremezsiniz hanımefendi." Dedi fakat umursamayıp kapıyı ittirerek okulun bahçesine girdim.

okulun içine girip sol taraftaki öğretmenler odasına gireceğim sırada koridordan bana doğru gelen derya hocayı gördüm. Yanına gidip "gökdeniz burda değil mi?" Diye sordum bir umutla.

"maalesef." Dedi.

büyük bir hızla üst kata çıkmaya başladım. Derya hoca ise arkamdan bağırıyordu. Yasak falan bir şeyler zırvalıyordu.

ilk kattaki bütün sınıfların kapılarını açarak gökdenizi aradı gözlerim fakat yoktu. İkinci kata çıktığımda ise yine aynı şekilde bütün sınıflara baktım. Gökdenizin sınıfına girdiğimde ise her zaman oturduğu yerde yoktu. Arakdaşlarına sorduğumda ise bugün hiç gelmedi cevabını aldım. gözlerimden yaşlar akarken üçüncü kattaki sınıflara da baktım ama yoktu.

hızla zemin kata indiğimde derya hoca "nehir hanım yasak yukarı çıkmak." Dedi.

ters bakışlar atarak "aşağı indim zaten." Diyerek bahçeye çıktım. ders zili çalmıştı ve çocuklar koşturarak içeri giriyordu.

güvenlikle gözlerimiz kesiştiğinde göz yaşlarımı bir çırpıda silip yanına doğru yürüdüm.

"buraya giren çıkandan sen sorumlusun değil misin?"

"evet." Dedi.

"buraya yanancı biri geldi mi?"

"hayır." Dedi. "bakın burda durmanız yasak."

"yasaksa yasak lan!" Tek elimle yakasına yapışıp "kardeşim kayıp benim! Anlıyor musun beni!? Kardeşim yok!" Diyerek bağırdım.

"söyle kardeşim nerde!?"

"bilmiyorum hanımefendi!"

"bağırma lan bana!"

Tam ileri atılacakken biri beni ondan çekip aldı. Hayruydu...

güvenlk yakasını düzeltirken konuştu. "Lütfen arkadaşınızı çıkarır mısınız?"

"kes lan sen de! Anladık yasak!" Dedi hayru.

hayru beni kendine döndürüp yüzümü avuçlarının içine aldı. "Güzelim gel çıkalım, polise gidelim." Dedi ve derin nefes alıp verdiğimi farkedince "sakin ol, bulacağız gökdenizi." Dedi.

Beni göğsüne yaslayarak bahçeden çıkardı. Hayrunun arabasına doğru giderken "bir dakika birini aramam gerekiyor." Dedim.

şüpheyle baktı bana. "Gerçekten bir şey yapmayacağım."

arabasına binip beni beklemeye başladı. Biraz uzaklaşarak aklıma gelen kişiyi aradım. Haktan...

bir şey olursa beni ara demişti umarım yardım eder. En azından polisten hızlı bulacağını düşünüyordum.

evet polise ondan çok güveniyordum ama kardeşimin hızlı bulunması için polisin değil onun haberi olması gerekiyordu.

bir yanım ona güvenmezken diğer yanım 'saçmalama o sana çarptı ve kaçmak yerine sana yardım etti ve etmeye de devam edecek' dedi.

telefon açıldığında bir küfür savurdu. "Olmayan beynini sikeceğim artık! Ne var yine!" Diye bağırdı.

"haktan, benim." Dedim ağlarken.

"nehir? Sen... sen niye ağlıyorsun? Bir şey mi oldu?"

"yardım etmek istem-" sözümü kesti.

"söyle ne oldu?" Dedi.

"gökdeniz yani kardeşim kayboldu." Dedim daha çok ağlarken. "Hiçbir yerde yok. Yardım et lütfen"

"tamam ağlama sakin ol. Halledeceğim ben. Kardeşinin fotoğrafını gönderir misin bana?"

telefonu hoparlöre alıp gökdenizin gülümsediği bir fotoğrafı attım. "tamam sen şimdi eve git hallederim ben." Dedi.

"hayır bende geleceğim!" Diye çıkıştım.

"saçmalama nehir! Eve git ve bekle!"

"asıl sen saçmalamayı bırak! Benim kardeşim kayıp ve benim evde oturmamı bekleyemezsin!"

"nehir..." yine itiraz edecekti ki ben konuştum.

"Nerdesin? Yanına geleceğim" dedim kararlılıkla.

Oflayarak "evdeyim" dedi. Ardından mesaj geldi. Konum atmıştı.

"arkadaşımla gele-"

"güveniyorsan sıkıntı yok." Dedi.

"evet güveniyorum." Dedim hiç düşünmeden.

"tamamdır." Diyerek kapattı.

arabaya binip konumu gösterdim. "Buraya gitmemiz lazım."

"burası neresi?" Dedi.

"bana çarpan adamın evi." Dedim dan diye.

"Ne!?"

"sen sür, ben anlatacağım sana." Dediğimde arabayı çalıştırdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.