İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 4

3. Bölüm

korka korka indim arabadan ama kolumu yine bir yere çarptığım için inledim. "Dikkat etsene." Dedi anlayamadığım bir ifadeyle.

"çok önemseseydin beni hastaneye götürürdün." Dedim.

"Seni hiç arabamada bindirmeyebilirdim. Şükretmeyi bil. " Dedi.

birlikte eve doğru giderken birçok korumayla gözgöze geldim. Her yerim sızlıyordu ve topallayarak gidiyordum.

"bana tutun istersen." Dedi yanımdaki mahlukat.

ters ters bakarak "gerek yok, iyi böyle." Dedim.

"peki sen bilirsin." Dedi önüne dönerek.

"ben bileceğim tabi ki! Sen mi bilecektin!?"

"bişey demedim zaten!" Dedi sinirle.

"e yok deseydin bir de! Paşama bak sen, hem kaçırıyor hem de bişey diyecekmiş!"

derin bir of çekerek benden hızlı yürümeye başladı.

evden içeri girerken içeride iki adam daha olduğunu gördüm. Biri doktor olmalıydı.

bana yol vererek "buyurmaz mısınız hanımefendi?" Dedi.

sadece ters ters bakmakla yetindim.

benden önce o içeriye bir adım attı ve bana döndü. "Bak herhangi bir patlama gerçekleşmedi, gelebilirsin."

"beni kaçırıyorsun bir de dalga mı geçiyorsun!"

ayakta duran hafif sakallı ve kahverengi saçlı kişi konuştu. "Lan kız mı kaçırdın!?" Dedi bağırarak.

"kes sesini!" O kişiye bağırdı. Ardından bana döndü "sende geç içeriye doktor bir baksın koluna sonra gidersin." Dedi sinirle.

bir tık korkarak ikisininde olduğu yere gittim. Beni kaçırana dönerek "Sorun ne?" Dedi doktor olduğunu tahmin ettiğim kişi.

doktor olmadığından şüphe etsem dile getirirdim ama tam anlamıyla adamda doktor tipi vardı.

"ben size çok sorun sayardım da neyse. Sizin ilgilenebileceğiniz sorun, kolum." Dedim.

doktor bana dönerek göğsümde tuttuğum koluma baktı. Tam dokunacakken geri çekildim. "Çok ağrıyor dokunmayın. Uzaktan yapın ne yapacaksanız."

"ama böyle uzaktan muayene edemem hanımefendi." Dedi.

başımla onayladım. Eliyle fazla bastırmadan koluma dokundu. Bu süre içinde ise kendimi zor tutuyordum. Her an bağırabilirdim.

"ağrıyor diyorum anlamıyor musunuz!? Nasıl bir doktorsunuz? Canıma kastınız var galiba?"

elini çekti. "Nasıl oldu bu?"

yanımdaki mahlukat konuştu hemen. "Ne önemi var."

Ona döndüm. "Tabiki de var!" Dedikten sonra doktora döndüm. "bana çarptı!" Dedim. "Kolumu kırmış değil mi!?"

"oha haktan! Kızı kaçırdığın yetmezmiş gibi bir de kıza mı çarptın!?" Yok artık der gibi açtı gözlerini doktorun haricindeki kişi. Ardından bana döndü ve elini uzatarak "ben bu hıyarın besti gökhan'ım. Tanıştığıma memnun oldum." Dedi.

önce bana uzattığı ele baktım ardından yüzüne bakarak sadece gülümsedim. Yapmacık bir gülümseme...

tanımadığım birinin elini tutamazdım! içimden bir sesin 'ama tanımadığın birinin evine gelirsin öyle değil mi!?' Dediğini duydum.

haklıydı...

"ben de memnun oldum." Dedi söylediği şeyi tekrarlayarak ve elini geri çekti.

"ben sana memnun olduğumu söylemedim." Diyerek doktora döndüm. "Artık şu koluma bi çare bulun da gideyim ben."

"kolunuz büyük ihtimalle kırılmış çünkü en ufak dokunuşta bile ağrı yapıyor. Bu yüzden alçı gerek."

"Hastaneye götüreceksiniz beni değil mi?" Dedim bir umutla.

"maalesef. Ben yapacağım alçınızı." Dedi.

"ben güvenmiyorum size! Ya beni alçı niyetine yatırıp kolumu keserseniz! Zaten yarı sakatım bir şey de yapamam!"

"emin ol sen bunları diyene kadar böyle şeyler düşünmüyordum." Korkuyla adını yeni öğrendiğim haktana döndüm.

"hastaneye gitmek istiyorum niye sürekli engel oluyorsunuz!?"

"çünkü ben de sana güvenmiyorum. Ya hastanede bu adam bana çarptı dersen! Kim uğraşacak polislerle?" Dedi haktan mahlukatı.

"öyle oldu zaten. Yalan döyleyecek değilim."dedim gayet normal bir şeymiş gibi.

"otur şuraya!" Dedi eliyle koltuğu göstererek.

tabikide oturmadım. "Sen otur çok istiyorsan." Unursamadı beni

haktan doktora dönerek "ne zaman yapacaksın şu alçıyı?" Dedi.

"isterse şuan kliniğimde yapabilirim."

şüpheyle üçüne de baktım. "Beni hastaneye götürün artuk!"

haktan göz devirmeye çalışarak doktora döndü "çok istekli baksana." Dedi doktarak beni göstererek. "Hadi gidelim bi an önce."

elimi eşofmanımın cebine atmıştım ki telefonumun cebimde olduğunu farkettim.

"telefonunu bana ver." Dedi haktan.

"yok ki." Dedim masum olabildiğim kadar.

"bir kerede uzatma ya! Ver işte şu telefonu." Dedi.

"vermiyorum ya var mı bir diyeceğin!" Diyerek ona doğru bir adım attım.

"o telefon cebinden bir santim bi çıksın bak o zaman ne oluyor."

"kardeşim evde tek haber vermem lazım ona."

"ne diyeceksin kardeşine 'canım kardeşim bir abi bana çarptı kolum kırıldı sonra beni kaçırdı ama sakın korkma salar beni az sonra.' Falan mı?" Dedi ve ciddileşerek elini tekrar uzattı.

"arkadaşımı arayayım bari yanına gitsin, tek kalmasın."

oflayarak "tamam çabuk. Hoparlöre al" Dedi.

hayrunun numarasını buldum ve hemen aradım. Hayru ile biz karşılıklı oturuyorduk.

telefonu ikinci çalışta açınca rahatladım. "alo hayru,"

"efendim canikotoşkom!" Dedi sevinçle.

Evet dediği kelimeden dolayı hafif utanmış olabilirdim.

etrafımdakilere tek tek göz gezdirdim, gayet ciddiydiler biri hariç! Doktorun yanındaki gerizekalı gülüyordu! Onu görünce hem utandım hem de sinirlendim. haktan uzanıp koluna vurduğunda az da olsa gülmesi durmuştu. Göz devirip tekrar telefona döndüm.

"senden bir şey isteyecektim, müsait misin?"

"tabi tabi, söyle bakalım ne isteyeceksin."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.