İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 18 · 3 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 18

17. Bölüm

holdingden içeri girdiğimde sağ tarafta olan danışman kadına yöneldim. "Asistanlık için çağırmışlardı beni..."

kadın baştan ayağa süzdü beni ve gözü, kırık olan koluma takıldı. Tekrar bana döndü. "Evet sizi ben aradım buyrun..." diyerek önüme geçti. "Beni takip edin."

büyük bir alandan geçip asansöre bindiğimizde 5. Kata gelmiştik. Tekrar kadını takip ettiğimde bir odanın önünde durdu. Kapının sol üst kısmında 'karan dağhan' yazıyordu. Altında da ceo yazıyordu.

kadın kapıyı tıklattığında içerden "gel" sesini duyunca kapıyı açtı ve konuştu. "Karan bey, asistanlık için çağırdığınız kadın geldi."

adam bana bakıp memnuniyetle gülümsedi ve kadına döndü. "Tamam sen çıkabilirsin."

ben bu adamı bir yerde görmüştüm sanki? Yüzü tanıdık geliyordu...

kadın yanımdan geçerken adamda bana bakarak "gel içeriye. Kapıyı da kapat." Dedi.

içeri girip kapıyı kapatırken adama döndüm. "Beni asistanlık için çağırdıysanız ben o işi yapamam."

"niye? Çok güzelsin, yaparsın bence." Dedi sırıtarak.

"Asistanlığın güzel olmamla ne alakası var?" Dedim kaşlarımı çatarak.

"hiç öylesine demiştim..." diyerek geçiştirdi ve ciddileşti. "Asistanım olmanı istiyorum. Hem maaşında iyi olacak. Ayrıca çok bir işin olmayacak zaten, eminim ki tek kollada yaparsın zaten güveniyorum sana."

"numara mı nerden buldunuz?"

"Bugün şirketin az ilerisinde biriyle çarpıştın ya hani? O bendim işte. İş aradığını duydum, bende araştırıp numaranı buldum."

anladım anlamıyla başımı salladım. "Ben bir telefon görüşmesi yapabilir miyim?"

"tabii" diyerek dışarı çıkmama izin verdi.

koridora çıktığımda kimsenin olmadığını görünce burda konuşmaya karar verdim. Telefonumu çıkarıp hayruyu aradım. "Hayru..."

"canım şuan müsait değilim. Sonra arasam olur mu? Önemli bir şey varsa söyleyebilirsin." Dedi aceleyle.

"ha yok yok önemli değildi. Görüşürüz."

"tamam canım görüşürüz." Dedi ve kapattım telefonu. Kapıyı çalıp tekrar içeri girdim.

bu işe ihtiyacım vardı. Teklifi geri çeviremezdim. En azından denemiş olurdum eğer yapazsam çıkardım.

"tamam kabul ediyorum." Dediğimde sevinçten ayağa kalktı ve elini uzattı. Ben de elimi kaldırıp elini sıktım.

ellerimiz ayrılırken konuştu. "O zaman hayırlı olsun. Bugün veya yarın işe başlarsın o zaman."

gülümsedim. "Yarın saat kaçta burda olmam gerekiyor."

"10 gibi burda olsan yeter." Dedi.

"tamamdır." Diyerek kapıyı açtım.

"yarın geldiğinde imzalarsın belgeleri."

başımı sallayarak odadan çıktım ve kapıyı kapattım.

şirketten çıkıp eve doğru yürümeye başladım. Ev yakındı zaten. Telefonum çalınca hayrunun aradığını gördüm. "Efendim bir canım?"

"aramıştın ya beni, niye aradın? O an hastam vardı bakamadım telefona."

"önemli değil ya... eve gelince anlatırım." Dedikten sonra "tamamdır bende az sonra çıkacağım zaten. Evde görüşürüz."

"tamamdır görüşürüz." Diyerek telefonu kapattım.

haktandan

Telefondan haberleri açtığımda karşıma yıllarca üzerinde çalıştığım projem çıktı.

bu imkansızdı! Daha projemin son dokunuşlarını bile yapmamıştım, nasıl eyleme geçirirlerdi!?

sinirle haberin devamını okudum. 'Dağhan holdingin projesi çok güzel' yazıyordu.

nasıl yani!?

hızla gazeteci arkadaşım olan metini aradım. "Alo metin."

"Gördüm haktan gördüm..." dedi dertli dertli.

"gördüysen kaldırsana oğlum!" Diye çıkıştım.

"kaldırsam bile her yere yayılmıştır. Ben kaldırsam başka biri tekrar onu gündeme çıkarır."

sesli bir şekilde oflayıp telefonu kapattım. ardından çok güvendiğim korumamı aradım. "Kenan! Neler oluyor!?"

"abi, nasıl bilmiyorum ama projeyi çalmış pezevenkler. Ve sanki kendilerinmiş gibi şuan eyleme bile geçirmişler binanın temeli atılacakmış yarın. Kendiside orda olacakmış."

hay sikim!

"o zaman yarın bizde bir şeylerin temelini atmaya gidelim değil mi kenan?" Dedim imayla sırıtarak.

Kenan imayı anladığı gibi "tabi abi gidelim." Dedi.

telefonu kapattıktan sonra gökhan aradı beni. "Lan amın oğluna bak sen! Gördün değil mi haberi!?" Dedi sinirle bağırarak.

"gördüm gördüm..." dedim sadece.

"Pezevenk piç! Projeyi ona bırakmayı düşünmüyorsundur inşallah haktan! Nerdesin sen!? Şerefsizin yanına mı gidiyorsun yoksa? Bekle beni bende geliyorum!"

"lan oğlum bi dur! Bir yere gittiğim yok!"

şaşırmıştı. "Nasıl yani? Nerdesin sen?"

"şirketteyim." Dedim kısaca.

"niye?"

"salak mısın gökhan!? Geleceksen gel gelmeyeceksen kapat şu telefonu!"

"insan gibi soru sordum, bunda kızacak ne vardı? Kapat geliyorum." Dedi ve kapattı.

nehirden

hayru geldiğinde her şeyi anlatmıştım ona. O da, eğer çok istiyorsan çalış tabi gibi cevaplar verdi ve konu kapandı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.