İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 19 · 3 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 19

18. Bölüm

sabah alarmım çalmasıyla uyandım. Ben esnerken yanımda uyuyan hayruda artık uyanmıştı. Hayru yüzünü yıkayıp kahvaltı hazırlamaya giderken bende elimden geldiğince yatağı düzeltmeye başlamıştım.

kolum artık ağrımıyordu, iyileşiyordu galiba. Bir an önce alçıyı çıkartıp hayatıma iki kolla devam etmek istiyordum.

odayı hallettiğimde gökdenizin odasına girip gökdenizi uyandırdım. "Hadi kalk ablacığım."

gözlerini ovuşturarak kalktığında ben de hayrunun yanına mutfağa gittim. Patates kızartıyordu. Hatta kızarmıştı bile tabağa koyuyordu patatesleri. "Yardıma ihtiyacın var mı?"

bana bakıp "dolaptan peynirle zeytini çıkarır mısın?" Dedi.

dolabı açıp tabağın içinde olan peynir ve zeytini çıkarıp masanın üstüne koyduktan sonra üç tane de çatal bıraktım masaya. Hayruda ortaya patates kızartmasını koyunca her şey tamamlanmıştı.

gökdeniz de geldiğinde birlikte kahvaltımızı yaptık. Gökdeniz üstünü giyerken bizde hayruyla masayı topladık ve bulaşıkları makineye koyduk. İşimiz bittikten sonra üstümüzü giyinmek için odama gittik. Hayru üstünü giyince makyaj masasına oturdu ve kendi ürünlerinden kullandı.

benim öyle aman aman bir şeyim yoktu. Sadece kapatıcım ve birkaç gloss ve ruj vardı. Özel günlerde genellikle hayrudan kullanıyordum. Fondöten falan...

ikimizde hazırlandığımızda salona geldik ve gökdenizle birlikte üçümüz birlikte evden çıkmıştık.

"sizi ben bırakırım. Yürüme bir daha oraya kadar." Dedi beni düşünerek.

başımı sallayıp arabaya bindim. Gökdeniz de arkaya oturdu. "Abla sen şimdi asistan mı oldun? Hem de holdingde! Vay canına çok iyi!"

güldüm. "Yani evet biraz öyle oldu sanırım."

"biraz mı sence nehir?" Dediğinde birlikte gülerken gökdenizin okuluna gelmiştik.

"Bi öpücük ver bakalım ablaya." Dedi hayru yanağını arkaya doğru uzatarak.

gökdeniz de bana yaklaşıp yanağımı öptü. Hayru ona kaşları çatık bir şekilde bakarken gökdeniz "ne? Sen demedin mi?" Dedi.

"kendimden bahsetmiştim!" Dedi hayru sinirle.

"İyi de o benim ablam, sende öyle deyince..."

"ben neyinim. Okul arkadaşın mı? La havle yaa!"

"tamam ya ne ağladın gel öpeyip senide." Diyerek hayrunun da yanağından öptü.

ben gülerken onlarda başladı gülmeye. "Hadi in bakalım kereta" dedi hayru.

gökdeniz ikimize "görüşürüz" diyerek arabadan indi. Aynadan bahçeye girdiğini gördüğümüzde hayru gaza bastı. "Bu çocuk öldürüyor beni ya... nasıl bi şey bu. Hayranım valla."

"ben de ben de..."

"Halime teyze tatlı çocuk doğurmuş valla. Nurlar içinde uyusun."

"amin..." dediğimde şirketin önüne gelmiştik.

tam kapıyı açacakken hayrunun "dikkatli ol. Bir şey olursa hemen ara beni." Demesiyle ona döndüm.

"merak etme." Derken kapıyı açtım ve aşağıya indim. "Hadi görüşürüz."

"görüşürüz." Dediğinde kapıyı kapattım. Arabanın önünden geçerken ona baktığımda göz kırptı bana. Gülerek karşıdan karşıya geçtim ve şirkete giriş yaptım.

dün karanın bana verdiği kartı danışmana gösterek içeriye girdim. Ve ceo nun olduğu kata çıktım. kapıyı çaldığımda "gel" sesiyle birlikte içeri girdim.

"gel nehir." Diyerek oturmam için önündeki kolduğu gösterdi.

oturduğumda önündeki kağıtları bana doğru çevirdi. "Asistanlığa başlamak için bunları imzalaman gerekiyor."

kağıtları önüme çekip göz gezdirdim. Okumadan imzalamazdım hiçbir şeyi. Yani en azından bi göz gezdirirdim.

elime kalemi alıp imzalamam gereken yerleri imzalarken karan da bir şeyler anlatıyordu.

"benimle çoğu yere geleceksin hatta bugün bir projemin temeli atılacak, oraya birlikte gideceğiz." Dediğinde imzalamam gereken yerlerde bitmişti. Kalemi kalemliğe, kağıtlarıda önüne iteleyerek başımı salladım.

kağıda göz ucuyla bakıp devam etti. "Dosyalara genelde ben bakarım, asistanlarıma fazla dosya vermem. İstifa edersen de o ay çalıştığın günün parasını alırsın ama eğer ben seni kovarsam maaşının 5 katını sana veririm."

"anladım... bu arada benim herhangi bir asistanlık tecrübem yok. Şuan bir şey yapmam gerekiyor mu?"

"Öğlede gideceğimiz yer için bilgi edinmen lazım." Diyerek sol tarafta binlerce dosyanın içinden bir dosyayı bulup bana uzattı. Ayağa kalktım. "Bu dosya da orda olan projeyle ilgili, odana gidip bir incele."

dosyayı aldım. "Odam?"

"hemen odamın sağ tarafında." Dediğinde "müsaadenizle." Dedim. "Müsaade sizin." Dedi tebessümle.

kapıyı kapatıp odama gittim.

çok güzeldi burası. Evet yan odadan biraz daha küçüktü ki bu zaten gayet normaldi.

dosyayı masanın üzerine bırakıp kabanımı çıkardım ve askılıpa astım. Masaya oturup dosyayı incelemeye başladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.