Tabi ki, tüm bunları düşünürken, annesinin arkasından attığı o manidar ve hüzünlü bakıştan bihaberdi. Anneler, hissederdi... ——––—— Derin bir nefes alıp kendisine gelmeye çalıştı. Yavaşlayan titremelerinin eşliğinde büyük bir dikkatle ses çıkarmadan bardağı tezgahın üstüne bıraktı. Yüzüne klasikleşmiş olan gülümsemelerinden birisini takınırken çok daha iyi gözüküyordu işte şimdi. Su ısıtıcısına kaynaması için suyu koyup kahvaltılıkları hazırlamaya koyuldu hızlıca. Elleri mutfakta yıllarını geçirmiş profesyonel birisi gibi hızlıca çalışıyor, uzaktan neredeyse üç farklı eli varmış gibi bir görüntü oluşturuyordu. Mutfakla uğraşmayı severdi aslında Hilal. Abisi şehit olmadan önce çoğu zamanını mutfakta geçirir, her güne yeni bir tatlı yapar, abisini hiç mi hiç aç bırakmazdı. Öyle aşıktı o abisine. Öyle çok seviyordu ki onu, bunu kelimelere dökmek bir yazar için bile oldukça zordu. Küçükken kaybettiği babasının yerine koyuyordu onu. Dert ortağı, sırdaşı, arkadaşı... Hilal'in abisi onun için her şeydi! Zaten o yüzdendi bu kadar boşluğa düşüşü, kayboluşu... Neyse! Biz de dalmayalım düşüncelere Hilal gibi. Yoksa inanın bana, bir kere daldı mı insan o karanlığa, bir daha çıkması zordur tek başına... İçeriye gidip sofra bezini serdi önce yere. Sonra da sofrayı kurdu sobanın yanına. Kahvaltılıklar teker teker sofrada yerini alırken çay da demlenip gümbür gümbür yanan sobanın üstünde yerini almıştı bile. Tek eksik, menemendi! Bir kahvaltı sofrasının olmazsa olmazı, baş tacı, abisinin en sevdiği yemek olan menemen! Yüzünde ufacık, minnacık buruk bir tebessüm belirirken aslında gülümsediğinin bile farkında değildi Hilal. Kısa bir anlığına bile olsa çektiği acıları unutmuş, sanki abisi hâlâ daha yaşıyormuş da, bu sofrayı ve yaptığı menemeni görünce onunla tartışacakmış gibiydi. Gözleri kapıya kayar gibi olurken hemen çevirdi ve menemen yapmak için gerisin geri mutfağa gitti..
Bölüm 6
Canfeda_6
