İçeriğe geç

Canfeda

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Canfeda

Bölüm 5

Canfeda_5

Odasını şöyle bir üstünkörü topladıktan sonra içeri gitti, annesinin yanına. "Anne" dedi utana sıkıla. Gerçi, utanılacak ne vardı ki bunda? "Arkadaşım gelecekmiş, Deva. Simit felan da almış fırından." Annesinin bir anda parlayan gözlerine, onun dolan gözleri eşlik etti. "Tabi kızım, gelsin. Nicedir görmüyorduk onu hasret gideririz" Diye sevinerek söylenen annesini bile duymuyordu kulakları. Nasıl gözleri dolmasındı ki? Gözlerini kırpıştırarak gözyaşlarını geri göndermeye ve yüzüne bir gülümseme takınmaya zorladı kendisini. En azından, böyle bir anda dahi annesini üzmek istemiyordu. "Tamam o zaman ben çay suyunu koyuyorum" diyerek hızlıca kaçtı mutfağa. Sesi titremiş miydi, yoksa düz müydü? Kısık mıydı ya da yüksek miydi bunu bile bilmiyordu ya! Kendi sesini dahi duyamıyor, zaman geçtikçe annesinin sesini unutuyordu. 'Annemin o yumuşak sesini özledim' diye geçirdi içinden gözlerini kapatarak. Bu sessizlik... Bu koca sessizlik o kadar boğucuydu ki! Ne kadar çığlık atarsa atsın duyamamak! Kendi kalp atışlarını dahi hissedememek o kadar kötüydü ki... Bir ölü gibi hissediyordu... Hiç bir şeyi duyamadığı bu dünyada, kendisini bir ölü gibi hissediyordu. Elleri titremeye, nefes almakta zorlanmaya başladı bir anda. Titreyen elleriyle musluktan doldurduğu suyu dikledi kafasına. 'Şimdi olmaz. Şimdi kriz geçiremem. Şimdi olmaz...' Şimdi olmazdı işte. Odasında istediği kadar kendisine zarar verebilir, ağlayabilirdi ama, annesinin yanında olmazdı işte. Yeni yeni toparlanmaya başladığını gösterirken onlara, aslında hâlâ daha yıkık bir harabe olduğunu gösteremezdi. Tabi ki, tüm bunları düşünürken, annesinin arkasından attığı o manidar ve hüzünlü bakıştan bihaberdi. Anneler, hissederdi...

Bölüm sonu

7 yorum