İçeriğe geç

CAMIN ARDINDA

Bölüm 3 · 2 dk okuma

CAMIN ARDINDA

Bölüm 3

Yeni Yüz

Yağmur öğle saatlerine doğru durmuştu. Güneş bulutların arasından çıkmaya çalışıyor, okul bahçesinde biriken su birikintileri ışığı yavaş yavaş yansıtıyordu. Koridorlar her zamanki gibi kalabalıktı. Bir zilin bitirdiği ders, başka bir koşuşturmayı başlatıyordu.

Larin, elindeki edebiyat kitabını göğsüne bastırarak sınıfa doğru yürüyordu. Kalabalığın içinde kaybolmayı öğrenmişti. Kimsenin dikkatini çekmemek onun için artık bir alışkanlıktı. Sessiz yürür, sessiz konuşur, hatta bazen sessiz nefes aldığını düşünürdü.

Sınıfa girdiğinde Ece çoktan yerine oturmuştu.

"Buraya gel!" diye seslendi elini sallayarak.

Larin hafifçe gülümsedi ve yanına geçti.

"Bugün biraz daha iyi görünüyorsun."

"Öyle mi?"

"Evet. En azından suratında dünyanın yükü yok."

Larin istemsizce güldü.

"Abartıyorsun."

"Hiç de değil."

İkisi konuşurken sınıfın kapısı tekrar açıldı.

Önce müdür yardımcısı içeri girdi.

Arkasından daha önce kimsenin görmediği bir öğrenci...

Uzun boyluydu. Dağınık koyu kahverengi saçları alnına düşüyordu. Omzunda siyah bir çanta vardı. Üzerindeki okul forması yeni olduğu için diğerlerinden daha temiz görünüyordu. Sınıfa girdiğinde etrafına çekingen ama dikkatli gözlerle baktı.

"Arkadaşlar," dedi müdür yardımcısı. "Bu öğrencimiz bugün itibarıyla sınıfınıza katılıyor. Adı Kaan."

Sınıfta hafif bir uğultu yükseldi.

Arka sıralardan biri fısıldadı.

"Yakışıklıymış."

Başka biri kıkırdadı.

Kaan kısa bir gülümsemeyle sınıfa baktı.

Bakışları istemeden Larin'in üzerinde birkaç saniye durdu.

Larin gözlerini hemen kaçırdı.

Kalbinin neden hızlandığını anlamadı.

Müdür yardımcısı sınıfı süzdü.

"Boş yer..."

Tam konuşacakken Melis Öğretmen kapıdan içeri girdi.

"Günaydın çocuklar."

Kaan'a dönerek gülümsedi.

"Hoş geldin."

Sonra sınıfa baktı.

"Kaan, en arkadaki boş sıraya geçebilirsin."

Larin'in hemen yanındaki sıra...

Kaan çantasını alıp sessizce yürüdü.

Sıraya otururken nazikçe gülümsedi.

"Merhaba."

Larin birkaç saniye ne diyeceğini bilemedi.

"Merhaba."

O kadar.

İkisinin ilk konuşması yalnızca tek kelimeden ibaretti.

Fakat bazen en uzun hikâyeler, en kısa cümlelerle başlardı.

Ders başladıktan yaklaşık yirmi dakika sonra Melis Öğretmen öğrencileri ikili gruplara ayırdı.

"Bu hafta bir kitap incelemesi hazırlayacaksınız."

Sınıfta hareketlilik başladı.

Herkes arkadaşının yanına geçiyordu.

Melis Öğretmen listeye baktı.

"Larin ve Kaan."

Larin şaşkınlıkla başını kaldırdı.

Ece hemen dirseğiyle ona hafifçe vurdu.

"Şanslısın."

Larin utançla kızardı.

"Durma öyle."

"Deli misin?"

"Ne var? Çocuk gayet kibar."

Kaan masasına doğru dönerek gülümsedi.

"Sanırım bu hafta birlikte çalışacağız."

Larin başını salladı.

"Evet... sanırım."

Sınıfın ön sıralarında oturan Mina ise bu konuşmayı başından sonuna kadar izlemişti.

Dudaklarının kenarında beliren küçücük tebessümün anlamını henüz kimse bilmiyordu.

Bölüm sonu

1 yorum