İçeriğe geç

Cam Saray Ve Sokak Lambası

Bölüm 6 · 2 dk okuma

Cam Saray Ve Sokak Lambası

Bölüm 6

Yasak Bölge

Ertesi sabah Karahan Holding'in koridorları dedikodu fısıltılarıyla çalkalanıyordu. Dün geceki davette yaşananlar, magazin basınına bomba gibi düşmüştü. Aylin, odasında kahvesini yudumlarken dünkü öpücüğün dudaklarında bıraktığı sızıyı hâlâ hissediyordu. İçindeki mantıklı ses ona bunun bir hata olduğunu, bir tamirciyle asla bir geleceği olamayacağını söylüyordu. Ama kalbi, Kaan'ın adını her duyduğunda isyan ediyordu.

Kapı aniden sertçe açıldı. İçeri giren babası, holdingin yönetim kurulu başkanı rütbesiyle masaya bir gazete fırlattı.

"Bu rezillik ne, Aylin?!" diye kükredi adam. "Yanına taktığın o sokak serserisi yüzünden şirket hisseleri sabah açılışında değer kaybetti! Hakan’la olan evlilik anlaşmasını tehlikeye atamazsın!"

Aylin ayağa kalktı, çenesini dik tuttu. "Kaan bir serseri değil baba. Ve ben Hakan’la evlenmeyeceğim. Hayatımı sizin ticaret ortaklıklarınız için feda etmiyorum."

"O adam derhal bu şirketten ve senin hayatından gidecek!" dedi babası parmağını sallayarak. "Yoksa onu bu şehirde barındırmam. Şoförlük sözleşmesini feshettim."

Aylin duyduklarıyla sarsıldı. Babasının Kaan’a zarar vermesinden korkuyordu. Hemen telefonuna sarıldı ama Kaan’ın numarası cevap vermiyordu. İçindeki korku büyürken, üzerindeki şık döpiyesi bile değiştirmeden şirketten fırladı. Hedefi belliydi: Kaan'ın dünyası, sanayi sitesi.

Tamirhaneye vardığında hava kararmak üzereydi. Arabadan inip içeri girdiğinde Kaan’ı yine liftin altında, üzerinde sadece siyah bir atletle çalışırken buldu. Ama bu sefer yüzü asıktı, hatları sertleşmişti. Şirketten gelen fesih ihbarnamesi eline ulaşmıştı.

Aylin’i gördüğünde İngiliz anahtarını tezgaha fırlattı. "Neden geldin buraya?" diye sordu soğuk bir sesle. "Babanın adamları gelip kağıdı imzalattı. Borç silindi, şoförlük bitti. Cam sarayına geri dön, Karahan."

Aylin, Kaan’a doğru yürüdü. Gözleri dolmuştu. "Babamın ne kadar acımasız olduğunu biliyorsun, seni korumak istedim," dedi sesi titreyerek.

Kaan hızla yaklaşıp Aylin’in bileklerini kavradı. Onu tamirhanenin arkasındaki loş duvara doğru yasladı. Vücutları birbirine değdiğinde, o tanıdık çekim ikisini de esir aldı. Kaan üstten bir bakışla, "Beni o zengin babandan mı koruyacaksın?" dedi, sesi öfke ve arzuyla doluydu. "Ben sokaklarda büyüdüm, Aylin. Kimseden korkmam. Ama senden... Senin bana bu kadar yakın olup aslında kilometrelerce uzakta olmandan korkuyorum."

Aylin, bileklerini Kaan’ın güçlü ellerinden kurtarmadı. Aksine, göğsü Kaan’ın göğsüne değerken fısıldadı: "Ben uzaklaşmak istemiyorum, Kaan. Lütfen beni kendinden uzaklaştırma."

Kaan, Aylin'in bu çaresiz itirafıyla yumuşadı. Dudakları tam Aylin'in boynuna doğru kayarken, tamirhanenin dışından gelen ani bir fren sesiyle ikisi de irkildi. Siyah, lüks bir minibüsten inen takım elbiseli adamlar dükkanın girişini kapatmıştı. Tehlike, Kaan’ın ayaklarına kadar gelmişti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.