Keyifli okumalar.
Kalkmamıştı.Eve gideceğe kadar yanımda oturmuş tek bir kelime etmemişti.Dosyalarımı toplayacağa kadar ,gardımı çok yüksek bir seviyeden tutmuş, kendimi fazlasıyla yormuştum.
Vücudum ise uyku diğe bağırıyordu, bugünlük ona istediğini vericektim.Gece de uyuyamamıştım zaten,sabaha kadar dosyalarla uğraşmış, gözüme bir damla uyku girmemişti.Öyle yorgundum ki çıkışta taksi çağırmış eve gideceğe kadar da uyuya kalmıştım. Yürüyerek 20 dk da geldiğim yolu,10 dk da gelmiştim.Taksiden yorgunca indim ve parayı uzattım.Para üstünü bekleyemeyecek kadar yorgun olduğum için direk eve doğru adımladım.
Sonunda ulaştığım eve elimde anahtarla adımlarken,tam bahçeden girdiğim anda gördüğüm bedenle bütün yorgunluğum gitti.Yerini sinir ve öfke aldı.
"Alya uzun zaman oldu."
"Daha uzun olmasını isterdim."
En son aylar önce gördüğüm bedeni tekrar gördüğümde,bu sefer içimde sadece hayal kırıklığı belirdi.
"Hala bana inanmıyor musun,gördüklerin gerçek deği- "
Yalanlarını daha fazla duymaya dayanamadım ve konuştum.
"Kendi kafanda beni nasıl tanımladın bilmem ama ilk olarak ben senin o yalanlarına inanmam ha zaten sen beni kandırabilecek son kişi bile değilsin.
İkinci olarak en son konuştuğumuzda o yüzünü bir daha görürsem eskisi kadar iyi olmayacağını söylemiştim.Sözümün hala arkasındayım sen karşımda böyle hadsiz bir şekilde durmaya devam ettikçe, sözümün arkasında durmaktan asla çekinmem.O yüzden evimden defol git.
Nefes almadan sarf ettiğim kelimeler,onu afallatmış olsa gerek,kendini savunmaya geçti.
"Alya dinle,san-"
Cümlesini tamamlamasına izin vermeden tam elmacık kemiğine doğru sağ elimle bir yumruk attım.Beklemediği anda geldiği için neredeyse yere düşecekti fakat kendini son anda toparladı. Eliyle vurduğum tarafa tuttu ve alınganca yüzüme baktı.Bense sızlayan eklemlerime üzülmekle meşguldüm.
" Evimden git.Birdaha gözüme gözükürsen , seni içeriye atmaktan asla çekinmem,sen gibi bir pisliğe orası bile deymez ama idare edicez artık.
"Benim sadece yardıma ihtiyacım vardı.Bir suça karıştım ve yaka-"
" umrumda gibi mi görünüyor? git beni aldattığın kadından iste yardım.
Beni sana yardım edebilecek yakınlıkta birimi sanıyorsun hala?çok yazık,ben senin gibi karaktersiz değilim.Şimdi git."
Hayal kırıklığı ile başını salladı ve her zaman ki duygu sömürüsü tekniğini kullanmak amacıyla gözlerini doldurdu.O kalın kafalıydı ve bunu bana ihanet ettiği için bile çıkarabilirdiniz.Ben Alya'ydım.
Bana ihanet etmek en büyük hatası olurdu.Ama ona nazik bile davranmıştım,uzun yıllar yanımda sevdiğim diye gezdirdiğim hatrına.Şimdi ise o saçma sapan duygulardan eser yoktu, duygularımın katili ise tam karşımdaydı.Şuan tek istediğim onu kovmaktı.
Ama neyse ki,ben girişmeden bahçemden çıkıp gitti.
Sinirlenerek,ortalığı yakıp kavuracak halim olmadığı için elimdeki anahtarla eve girdim.
Anında karşıma çıkan ipek ile ürktüm.Anında kendime geldim ve her zaman ki bakışlarına maruz kaldım,biricik kız kardeşimin.
"Eve geleceğini bilmiyordum."
Yüzüme bir kaç saniye bile bakmadı ve yanımdan geçerek köşeye bıraktığı botlarını giymeye başladı.
"Hiç gelmemişim gibi davran o halde."
"Neden geldin?"
"Yani elbette istediğin zaman gelebilirsin,durduk yere hiç gelmiyorsun, sebebi vardır diye düşündüm.
Sesim kırgınlıkla çıkmıştı, hiç bir zaman beni ablası olarak görmemiş ve bunu söylemekten de çekinmemişti.Ben ise eve her geldiğinde küçük umutlar bağlar ama sonunda üzülen olurdum.
"Uzun zamandan beri gelmiyordum,uğrayayım dedim.
"İstersen beraber kahve içebiliriz?"
"Gerek yok,hevesim kaçtı zaten."
Biraz daha yanımda kalsın diye uğraşıyordum.Üzülmem yüzüme yansıyınca direk kendimi toparladım.
Kimseye zaaflarımı belli edemezdim, zaafım olan kişinin ta kendisi olsa bile.
"Bu akşam kalsaydın keşke."
Hızlı haraketleri karşısında duruldum.Bana daha fazla katlanmak istemiyordu.Montunu astığı yerden aldı çantasını da omzuna takar takmaz eli kapı koluna gitmişti ki son anda durdu.
"Ablam olmaya çalışma,bir anlamı yok.Kendini buna mecbur hissetme.
"Kendimi buna mecbur hissetmiyorum."
Söylemek istediğim onlarca şey olmasına rağmen,içlerinden inkar eden bir tanesini seçtim.Eğer çok fazla konuşursam,onunla konuşma fırsatını yakaladığım nadir anımıda kaybedebilirdim,veya onu kırabilir.
"Sen benim kardeşimsin."
O ne kadar inkar etsede,o benim kardeşimdi,herkesten sakındığım
biriciğim, tek zaafım.
Söylediğime karşılık omzunun sarsılmasıyla, güldüğünü anladım ve bunun beni ne kadar yıktığının bilmemesinin, mutluluğunu yaşadım.
İlk kez bana sırtı dönük olduğu için mutlu oldum,mutsuzluğumu görmediği için.
Çantasından kombini gibi siyah bir şapka çıkardı, sanki oda kalmak için bahane arıyordu ama içindeki duvarları kırmama izin verecek kadar,bana katlanamazdı ki.
"Ben öyle düşünmüyorum."
Hızlıca kapıdan çıkıp gitti.Bende ayağım da botlarımla öylece kapıya bakakaldım.Oturup ağlamayacaktım, böyle şeylerin işe yaramayacağını öğreneli çok oluyordu.
Evde daha fazla durmak istemediğim için botlarımında hala ayağımda olmasını fırsat bilerek ceketimi almak için askılığa ilerledim.Askılıkta olan ipeğin montunu görünce bir süre gözlerimin dolmasına izin verdim ve kapıya yaslanıp bir kaç dakika
ağladım.Sonrasında bir şey olmamış gibi ayağa kalktım, az önce ağlayan ben değilmişim gibi kapıdan çıktım.Boş sokaklarda yürümeye başladım.Yakınlarda ki markete girerek kırmızı şarap aldım.Karşılaştığım ilk parka girerek ağaç altında olan banka oturdum ve düşünmeye başladım.
İpek kız kardeşim.Aynı zamanda kız kardeşim olmaya en uzak kişi
Gözlerinin tamamen yeşil olması dışında,koyu sarı saçları ve gün ışığında daha da beyazlayan bir teni vardı.Benden yalnızca 2 yaş küçüktü ,her ne kadar inkar etsede kişiliği bana benziyordu.Belki de benden bu yüzden hoşlanmıyordu.
O kendiyle yüzleşmekten hep kaçmıştı,benim ise ondan farkım ben hep kendimle yüzleşmiştim.Ama o bunu ısrarla istemiyordu.Bir gün kendiyle yüzleşince beni de benimsiyecekti.O gün için yaşıyordum.
Babam biz daha küçükken ölmüştü,İpeğin 1 benim 3 yasında olduğum zamanlar.Hayliylede ipek babamızı bilmiyordu.Aradan çok uzun zaman geçmeden annem başka bir adamla evlenmişti.İlk zamanlar güzel olsa da hiç benimseyememiştim onu,İpek ise o adama "baba"diyordu.
Aradan geçen 8 sene sonra annemi kaybetmiştik çok zor durumdu benim için.İpek için de zor olsada küçük olduğu için anlamıyordu,o adamda onu kandırmaya çalışıyordu sanki annemin katili benmişim gibi.O adam her akşam annemi döver,odadan çıktığında annemin yanına giderdim.Oda annemi ben ağlatmışım gibi kapıdan İpeğe izletirdi.Belki de bu yüzden beni ablası olarak görmüyordu.
Ben o adamın ofisinde ayak işlerini yapardım akşama kadar.İpek ise arada gelir oyun oynardı.Ona her yaklaştığımda, ipeğin baba dediği adam bana ceza verirdi.Ben ise akıllanmaz hep ipeğe yakın olmaya çalışırdım.Onu benden tamamen uzaklaştırana kadar.
O çok güzeldi bir kere şuan hala güzel olsada küçükken karşı konulmaz bir güzelliği vardı.Ben ise sıradan kahverengi saçlara ve gözlere sahip olan sıradan bir çocuktum.
O adam hayatım boyunca beni hafife almıştı.14 yaşında daha çocukken kaçmıştım yanından, hayatın tüm zorluklarını o yaşta deneyimlemiştim
yaşıtlarım gibi eğlenmem gerekirken.
Her akşam yaptığı gibi, odasında oturmuş,kahvesini yudumluyordu.
Son yudumunu içmesini ve kendinden geçmesini bekledim. Her zaman olduğu gibi masasının arkasın da ondan gelcek bir komut bekliyordum.Ama canıma tak etmişti hiç düşünmeden masasının üstünde duran objeyi kafasına geçirdim.
Korkutucu olan ise kalbim bile hızlanmadı,Ellerim bile terlemedi.Bu adam beni o kadar korkutucu birine çevirmişti.
Kafasından akan bir kaç damla kanın, üstüme gelmemesi için geride durdum.Sonrası ise çok kolaydı.çekip gitmiştim.Odasındaki paralarıda almayı unutmamıştım.On dört yaşımda,cılız bir bedenle o evi terk etmiştim.
O adamın ölümüyle ise yeni bir hayat başlamıştı ikimiz için ,tabi zamanla benden uzaklaşması da.Ben her zaman ikimiz için çabalamış ona en iyi şekilde bakmaya çalışmıştım.Düşünüyorum da bir zamanlar beni ablası olarak görüyordu.O adam yaşıyorken bana "abla" diye seslenebiliyordu.İçinden gelerek söylediğide bariz belliydi.Şuan abla diye seslenmesini geçtim beni yakını olarak bile görmüyordu.
Geçen yıl taşınmıştı yanımdan,o adam öldükten sonra bir çok mahkeme olmuş,sahip olduğu tüm mal varlığı ikimize paylaştırılmıştı.İpek o parayı harcayabildiği ilk zamanda yanımdan taşınmış,kendine ev kiralamıştı.18 yaşında kendi başına hayata adım atmıştı benim 14 yaşımda yaptığım gibi, yanımdan ayrılmış olsa da onunla gurur duymuştum.Bazen yanlızlıktan korkardı ama ev arkadaşı bulabileceği fikrini ise ona hiç bir zaman sunmamıştım.o zamanlar bana gelirdi çünkü.
Dakikalar geçti,gece yarısı oldu ama ben tatmin olmadım.Manzarayı da izlemekten sıkılınca ayağa kalktım.
Yanımdan tanımadığım onlarca insan geçiyordu ve ben onlara dik dik bakmaktan çekinmiyordum.
Fakat baktığım insanlar arasından bu sefer bana dik dik bakan birini görünce birden o kişiye dikkat kesildim.Bir süre adını hatırlamaya çalıştım, aklıma gemeyince kafamda onu kodladığım şekilde çağırmaya karar verdim.
"Heyy ,yamuk kravat, buraya bak.
Buradayım!"
~Sarhoş bir Alya nasıl olabilir diğer bölümde görücez.
~Yamuk kravat lakabı nasıl?
Buna özel bölüm gelsin mi?

Kuzey