~Arkadaşlar,ilk kurgumla karşınızdayım.Bu yüzden bu kitabın yeri bende çok ayrı.Keyifle yazdığım bir kitap umarım sizlerde beğenirsiniz.
En güzel şekilde giydim gömleğimi üzerindeki çizgileri inceledim.Hiç bir aksaklık olmadığına emin olduktan sonra yakalarımı siyah ince kemerimi gömleğimin düğmelerini ve son olarak da botlarımın fermuarını çektikten sonra hazır olduğumu anladım.
İşkolik olan kişiliğim dosyalarımı son kez kontrol etmeden,evden çıkmama izin vermedi.
Artık hayatımın bir parçası olan dosyaları da aldığıma kanaat getirir getirmez kapattım çantamı ve kabanımı giyer giymez omzuma geçirdim askılarını.
Emniyet müdürlüğüne arabamla 15 dakikada vardım.Her zaman ki saatinde gelmiştim yine.
Derin bir nefes alarak her zamanki yüz ifademe büründüm bir oyun karakterini tasarlıyormuş gibi
Keyifli ama gülümsemeyen insanların korktuğu sert yüz ifadesi
Hiç oyalanmadan arada gözlerime temes eden insanlarda dahil herkesin gözünün içine baktıktan sonra bana bakmadıkları bir anda hata aradım,benim yarattığım her hangi bir hata ama rastlamadım.Ustalıkla kazanmıştım davamı.
Büroya girdiğimden beri gururla bana bakan bir kaç kişi daha gördüğümde böbürlendim içten içe.
Büroda bana kaçamak bakışlar atan, ifadesini fark edilmemek adına daha az incelemek zorunda kaldığım kişi döndüğüm koridorda birden karşıma çıkınca, kişiliğim sağolsun yüzüne bakmadan direk kravatına baktığım için , her zaman yanlış taktığı kravatından tanıdım onu.Eskiden oyuncu olma hayaliyle öğrendiğim bir refleksle çarpışma yarattım . Bana oldum olası farklı bakan iş arkadaşıma daha farklı mı davransam karar veremesemde aynı düşünce de devam ettim.
Omzum göğsune deyince etrafa bir göz gezdirdim, buraya dikkat kesilen kimse olmadığına emin oldum.
Sahte bir refleksle ceketini tutuyormuş gibi yaptıktan sonra utanmış gibi çektim ellerimi üstünden hepsi bir rolden ibareti nasıl olsa
Ellerimi çektiğim anda sesim içime kaçmış gibi bir kaç özür mırıldantıktan sonra 1-2 saliselik bakışlarımı yüzünde gezdirdim.Hızlıca ofisime gidecekken kolumdan çekip beni durdurmasıyla bu sefer gerçekten rahatsız oldum.Temastan nefret ederdim
benn! Hızlıca kolumu kendime çekerek bir kaç adım geri gittim.
" Ben özür dilerim önüme,bakmıyordum"
Dediklerine şaşırmış gibi yaparak hızlıca kırışan gömleğimi düzelttim ve "sorun değil bende bakmıyordum"dedim.yalandı başım eğik olsada gayette önüme bakıyordum ve çarpışacağımızı baştan anlayarak ona göre hazırlamıştım kendimi.
Umursamıyor muş gibi başını salladı ve ben masumca önüme dönmek zorunda kaldım.O hızlıca kafeye gitmeye başlamıştı bile sanırsam her sabah aldığı o acı kahveden alıcak ve pür dikkat incelediği o dosyalara bakarken kahvesini yavaşça yudumlayacaktı.Düşündüğüm bu şeylerle gün içinde onu izlediğimi farketmiş oldum acilen bunu bırakmalıydım.Benim hayatımda aşk yok iş vardı. İnsanları incelersem de bu yararım için olur zevklerini öğrenir onları en iyi şekilde vurardım.sanki bir keskin nişancı gibi "Head Shot"
Ofisime girdiğim de bir kaç göz gezdirmemle geçen haftaki dosya ve evrakların masamın üzeride olmadığını fakat yeni konulduğuna emin olduğum birkaç dosya ve fotoğraf gördüm.Zihnimi biraz meşgul ettikten sonra kabanımı çıkardım ve odamın kenarında duran askılığa astım, sandalyeme oturduktan sonra biraz manzarayı inceledim.Bana huzur veren şeyleri düşündüm. Çantamdan ajandamı çıkarttıktan sonra onunla ilgili birkaç şey yazdım sonuçta bir gün işime yarayabilirdi.Ben onun hakkında düşünürken odasına girdiğini gördüm.
Yamuk kravat, odasına her zamankinden bir kaç dakika daha geç girdi.Herzaman ki kahvesini masasına bıraktı ve direk önündeki dosyaları incelemeye başladı.Kahvesinden bir yudum aldığında ise yüzümü buruşturdum onu nasıl içiyordu ya. Sıcaklamış olsa gerek ceketini çıkartmak için ayağa kalktı tam o sıra göz göze geldik, hafifçe gülümsedim o da aynı şekilde karşılık vererek yerine oturdu .
Ve asıl işim olan bölüme geçtim.Bu yeni dava nedensizce içimi huzursuz ediyordu. Yine duygusal günümdeyim diyerekten dosyayı incelemeye başladım. Gördüğüm fotoğraflar kanımı dondurdu eli ve bir çok yeri kesilen bir adam vardı. Davayı biraz daha inceledikten sonra bir şey farkettim cesedin sırtına bıçakla yazılmış bir tarih 04/07/2019 bunun olayla bir ilgisi olmalıydı.O yüzden katilin önceden işlediği bir cinayet veya suç olup olmadığını öğrenmek için birlikte çalıştiğımız emniyet müdürlüğünü aradım. Doğru tahmin
Katil önceden de bu şekilde kurbanlarını kesmiş bıçakla tarihi atmıştı.Katil hep aynı şekilde cinayet işlediği için bu dava beni oldukça uğraştıracağa benziyordu.
Düşüncelerimde boğulurken kapımın açılma sesini duydum umursamadan davayla ilgili birkaç not almaya devam ettiğim sırada, bugün kafamı işgal eden çocuğun koltuğumda otururken görünce çaktırmadan tek kaşı mı kaldırdım.
Kafası bana dönünce anında ifademi düzeltip uykusuz ve yorgun bir şekilde yüzüne bakmaya başladım. O ise her gün yaptığı şeyi yapıyormuş gibi gayet rahat görünüyordu.
Rol yapan Alya oturuyor olsaydı karşısında," ne cürretle odama girebilirsin" adlı masala başlamıştı bile ama bugün kendim olmak istediğim için yüzüne saf saf bakmaya başladım.
"Yiyemedim"
Önüme bir paket açılmamış bitter çikolata bıraktığında, ufak çaplı bir şok geçirdim. Şaşkın şaşkın yüzüne bakarken onun benden daha çok şaşırmasına şahit oldum. Bir yıldız gibi parladı gözleri karşımda, bense o yıldızlara ışık olan güneşmişim gibi hissettim. Yavaşça yüz ifademi değistirerek eski haline geri getirdim.
Yüzüm normal haline dönünce, yavaş hareketlerle önümde ki çikolatayı aldım ve çekingence "teşekkürler" dedim. Onun yüzündeki nereden geldiğini bilmediğim ifade de ben teşekkür edince solmuştu.
Tam olarak neden böyle bir şey yaptığını çözemedim ama, altında bir sebep olduğu oldukça açıktı. Allah aşkına o filtre kahveye ve bitter çikolataya tapardı. O yüzden önümdeki çikolataya şüpheyle baktım.Beni zehirlemeye çalışıyor olabilir miydi. Hayır, hayır sadece ben fazla paronayak tım.
"Yemeyecek misin?"
Gayet sakince çikolataya bakarak dalıp gitmiş olan bana seslenince aklıma çikolata da hiç olmayabilecek şeker geldi.öyleyse ben bunu yiyemezdim ki . Tam ağzımı açıp söyleyecekken izin vermedi.
"Bu markanın ürettiği çikolatalarda yetecek kadar şeker bulunuyor,merak etme sevmediğin şeyi zorla yedirecek değilim."
Pekala bu benim için uzun süreli bir şaşırma merasiminin bir başlangıcı gibi görünüyordu. Şaşırdığımı belli etmeyerek baktım yüzüne,tek bir mimik bile oynatmadım.
"Şekersiz ürünleri sevmediğimi nereden çıkardın?"
Sanki bariz bir şekilde beni izliyormuş gibi olan tavrı, sinirimi bozdu. Şekersiz şeyleri sevmediğimi nereden çıkarıyor du ki
" Seni hiç önceden şekersiz bir şey yerken görmedim,kahveye bile şeker dolduruyorsun"
Ah pekala sinirlerimi zorluyordu.
"Kahveyi öyle içmemin bir sebebi yok,öyle seviyorum.ve içiyorum."
Çok uzun bi aradan sonra ofisten bir kişiyle, böyle uzun bir şekilde konuşuyordum ve sosyal anksiyete sahibi olmamama rağmen bu beni gerdi.
Sanki tamda beklediği şeyi söylemişim gibi omuzlarını silkerek beni bir nevi onayladı.
" Öyle diyorsan."
"Öyle diyorum."
" pekala bişey demedim,kedi.Ama çikolatayı yiyeceksin demi?"
Hitap şekliyle kaşlarım çatılır gibi oldu ama bana fırsat vermeden anında toparladı. Aynı zamanda elimde ki çikolataya saldırmak için
yemememi bekliyor gibiydi.
"Sinirlenince kediye benziyorsun o yüzden dedim öyle . Katil bakışları atmaya başlama hemen.
"Katil bakışları atmayacaktım ,sadece şaşırdım"
Çikolatanın amblajını açtım ve şekerli dediğine güvenerek bir ısırık aldım.
Bu tür şeylerden hiç haz etmezdim ama o an nedense güzel geldi.
Aldığım ilk ısırıkta ağzıma gelen kakao tadıyla keyiflendim. Yanımdaki Kuzey'i unutup yemeyee başladım. Pantolonun çikolata olmuştu ve ben bu durumdan öylesine nefret ederdim. Oturduğum yerden hızlıca kalkarak ,çantamdan ıslak mendili aldım, sakin kalmaya çalışarak ,lekeyi sildim.
Islak mendilini çöpe atarken, bugün yapılacak iş kalmadığı aklıma geldi.Masama geldikten sonra çoktan gitmiş olması gereken bedeni tekrar gördüğümde ,tekrar sinirlenmeye başladığımı hissettim.
~Bölüm nasıldı?

Alya