Doğduğum zaman kim derdi ki bir kördüğümün içine gireceğim bir an da başka bir ülkede annemden uzak babamdan uzak olacağım, annemi bir daha göremeyeceğim, babama nefret duygusu besleyeceğim. Ama bence her şey o gün başladı. Babamın bu evi oldığı zaman. Belki ben öyle düşünüyorum. Ama hislerim beni genelde yanıltmaz. Kim bilir önümüzde daha bilmediğimiz neler oluyor. Daha ne kadar batacağım. Tek dayanağım her inişin bir çıkışı olduğuna inanmam. Her şey açığa çıkacak ve ben her şeyi öğreneceğim biliyorum.
22/01/2005
"Kızım nerdesin? Yine nerelere kayboldun?" Şu hayatta en sevdiğim şey annemle saklambaç oynamak ama kabul etmeliyim bu sefer biraz abarttım fakat ne yapayım annem beni çabucak buluyor. Saklanmak konusunda annemden daha iyi olduğumu kanıtlamam lazım. Yine de pek başarılı olamamışım annem beni yine buldu. "Ada oraya nasıl çıktın çabuk in oradan!" biraz fazla mı tepki vermişti acaba? İnerim şimdi ne olacak canım? Aşağı baktım sanırım inemeyeceğim ben buraya nasıl çıktım ya! Çok yüksek! Annem hala söyleniyor ve bu sefer ben de rahat olamıyorum çünkü burada kaldım Allah'ım yardım et ömrümü sonuna kadar burada geçirmek istemiyorum! "Ada in hadi! Kim dedi sana oraya çok diye!" Şimdi tüm gururumu bir yana bırakıp yardım istemeliyim sanırım. "Anne inemiyorum yardım et! Anne korkuyorum!" "Ah Ada ya nasıl indireyim şimdi ben seni oradan?" Ne şimdi bu benim burada kalacağım anlamına mı geliyor? Olamaz! "Anne ben şimdi burda mı kalacağım? Anne ağacın üstünde çok yaşarsam ben de ağaç olur muyum? Anne ben ağaç olmak istemiyorum!" Şimdi ağlamaya başlamanın tam zamanı. "Hakan buraya gel şu kızının haline bak al onu ordan!" Annemin sesi telaşlı çıkmıştı ama zaten ağladığım için daha fazla ağlatmak istemediğinden olsa gerek kanuşmasına biraz alay katmıştı. Babam annemin bağırışıyla hemen önüme geldi. İlk defa babamdan uzun olmuştum. Gerçekten uzun olmak çok güzel bir duyguymuş. Bir an önce uzamam gerek. Babam beni görünce şaşırdı diyemem ama endişeli bakışlarını üzerimden çekmeyi düşünmüyordu. Babama kalırsak burada böyle kalırdım ben annemde bunu düşünmüş olacak ki araya girdi "Hakan tamam, kızı bir al oradan" evet beni bir alsın buradan sonrasına bakarız. Annemin sözlerinden sonra babam kendine gelmiş olacak ki gözlerini üzerimden çekti. Etrafa bakmaya başladı. Konuşma yetisini kaybetmesinden şüpheleniyordum ama konuşunca bu tezim de çürüdü "Ülkü şu kızına iki dakika düzgün ve sahip çık geliyorum ben." Evet babamdan da bu beklenirdi anlaşılan eve gidince onları yorucu bir kavga beni de dört duvarlı bir oda cezası bekliyordu ben ne diye ağaca çıktım ki zaten. Daha güzel bir yer bulabilirdim ama annemin yüzünden oldu. Kim dedi ona hızlı say diye sanki! Üstün düşüncelerimle ağlamamı durdurmuştum şimdi sırada düşüncelerimi durdurmak vardı çünkü ağaca çıkmam birazda o yüzden zaten ne geliyorsa başıma bu içimdeki ses yüzünden geliyor. Neyse ki bununla uğraşmama gerek kalmadı çünkü banam geldi. Elinde de bir merdiven vardı. Babam merdiveni ağacın yanına koydu "İn haydi." İn mi? Ben mi? Tek başıma mı? Ben inemem ki merdivenle aramda çok mesafe var. Babam yüzüme bakıyordu. Ve dediklerimden hiçbir şey anlamamış gibiydi. Ahh salak kafam bunları içimden mi söyledim yani. İçinden geçenleri dışarıdan söyleyen gördüm de bunu ilk defa bende görüyorum yani. Şimdi düşüncelerimi dile getirme vakti "Ben tek başıma buradan inemem ki merdiven çok alçak." Babam uflamayı ihmal etmedi ama beni kucakladı ve indirdi. Oh be yer gibisi varmış. Pis olduğunu bilmesem öperdim sanırım. Şimdi hesaplaşma vaktiydi. Haydi gidelim ve cezamızı çekelim. Yere kavuştum ya cezaya söylenmem daha ya hayatıma ağaç olarak devam etseydim? Allah'ım çok teşekkür ederim. Bu mükemmel düşüncelerim ile ayağımı kapıdan içeriye attım ve koltuğa oturdum. Annem hala olayı atlatamamıştı. Kendine gelmesi uzun sürmedi açıkçası. "Sen ne diye ağaca çıkıyorsun kızım." Hadi haklı davamızda kendimizi savunalım! "Ama anne sen beni çok çabuk buluyorsun beni bulmaman lazımdı." Babam hemen lafa atladı "Bak gördün mü Ülkü ben dedim sana bu kız bir şeyler yapacak diye ama kime diyorum!" Evet kavgamız başlasın. "Ne zaman uyardın Hakan ben niye duymadım ayrıca çocuk bu her yapacağını ben düşünemem ki!" "Sen onun yanında değil misin neyi düşünemiyorsun acaba benim bile aklıma geliyor!" "Konuşurken bile kızını ne kadar az tanıdığını söylüyorsun ama şuan da bile aklından kaç bin düşünce geçiyor acaba bak buda kızını tanımadığının bir göstergesi!" Evet mükemmel bir noktaya hatta mükemmel iki nokta ayak bastılar birincisi evet aklımdan bırak bini milyonlarca şey geçiyor ve ikincisi ben buradayım hala. Yeni akıllarına gelmişim gibi ikisi de birden bana döndü. Yada düşüncelerimi mi duydular. Yok canım sesli söylememişimdir. Değil mi öyledir? "Ada odana çık bir gün boyunca cezalısın!" evet, babamdan beklenen şey. Neyse zaten bu kadar bağırış duymam yeterli odama bence de çıkmalıyım hatta bir gün değil bir daha hiç odamdan çıkmamalıyım. Ben merdivenlerden odama çıkarken ben bir anda yok olmuşum gibi bağırmaya başladılar ilk babam başladı. "Sen de biliyorsun işlerim çok yoğun Orhan bile kaç gündür sabahlıyor benim böyle olmam sence çok normal değil mi?" "Kızına bile ayıracak bir vaktin yok !" Bence çok sorun değil annecim sen varsın ama neyse benim duymamam lazım şuan. Odama çıktım ve bir günlük cezama başlamış oldum. Zaten yeterince yorulmuştum neden zamanımı uyuyarak geçirmeyeyim ki.
💫
Hava ne kadar karanlık ya kavga sesleri de kesilmiş. Saat kaç acaba? Bir dakika bir dakika ben neden çift nefes alıyorum? Nefesimi tuttum ama hala bir nefes sesi daha geliyor. Yanımda bir şey kıpırdadı aman Allahım! Çok uyuduğum için bir ceza falan mı bu? Acaba şu an odamda değil miyim? Etrafta çok karanlık hiç bir şey göremiyorum. En iyisi ayağa kalkıp olan biteni öğrenmek. Tam yatağımdan çıkmak için bir hamle yapmıştım ki bir şeye bastım. Evet, yanımda birisi var artık buna eminim. "Ah kızım ne yapıyorsun?" Annemin sesimi o? İyi de benim yatağımda ne işi var kendi yatağı yok mu gitsin orada yatsın? "Anne sen neden benim yanımdasın?" "Kızım yat uyu hadi bunları sonra konuşuruz." Uyu mu, gerçekten mi? "İyi de anne benim uykum yok ki." "Kim dedi sana o kadar erken uyu diye tabii şimdi uykun olmaz." Eee yani sonuç olarak erken uyumuş olabilirim ama bildiğim bir şeyi neden bir daha duyuyorum çözüm lazım bana çözüm! "Anne uyumasam biraz otursam olur mu? Evet içimden geçenlerle alakası olmayan bir cümle daha. "Ne yapacaksın uyumayıp?" Evet buna cevap veremem çünkü kendi içimde bile buna bir cevap bulamadım. En iyisi sessiz kalmak. "İyi o zaman gel sana bir kitap okuyayım ama sadece bir tane." Mantıklı bir fikir bu sefer yanımdaki kişinin kim olduğunu bilerek ve dikkat ederek yatağımdan aşağı indim. Kitaplığımdan en sevdiğim kitabı aldım. Yatağıma dönüp tekrar yattım annemde masa lambasını açarak kitabı okumaya başladı.
Gözümü açtığımda çoktan sabah olmuştu. Ben ne ara uyudum onu bile hatırlamıyorum ama yine gafil avlandım sanırım. Bu konuyu daha sonra detaylıca ele almam gerekiyor. Üstümü giydim ve aşağı mutfağa indim. "Günaydın anne!" "Günaydın Ada gel otur bir şeyler ye." Bu gün sanırım kahvaltıyı babamsız yapacağız. Babam etrafta gözükmüyor. Sessiz bir sabahın tek bir nedeni olabilirdi zaten. "Anne babam nerede?" "Amerika'ya gitti birkaç gün biz bizeyiz." Amerika mı oda nereden çıktı. Babam bizden sıkılıp kaçtı mı acaba? Annem bakışlarımdan ne demek istediğimi anlamış olacak ki açıklama gereksiniminde bulundu. "Baban oradan ev alacakmış kızım tatil amaçlı gitmek için." Ne tatil mi? Bayılırım! Biraz düşündüm de babam neden Amerika'dan aldıki evi? Herhangi bir şehirden alsa da olurdu. Başka ülkeye ne gerek var hem ben daha Türkiye'nin bile tüm şehirlerini görmeden başka ülke nereden çıktı? Ayrıca oranın dilini bile bilmiyorum. Kiminle konuşup arkadaş olabilirim ki? Yeni yerler yeni arkadaş demek değil midir? Bu konuyu detaylıca ele alınca pek de sevindiğimi söyleyemeyeceğim. Görünüşe bakılırsa orada arkadaşım olmayacak babam umarım oyuncak alır çünkü orada canım sıkılırsa buradan oraya hiç bir oyuncağımı feda edemem. "Anne yemekte ne var?" "Gelirsen görürsün kızım." Aslında zaten mutfaktaydım ama annem hava güzel olduğu zaman evde yemeyi pek sevmiyor. Kapalı ortam onu bunaltıyormuş. Bence babam kızmasa annem bahçede bile yatabilir. Annemle beraber bahçeye doğru yürüdük ben mutfağa girdiğimde annem kendine çay alıyordu ve benimle konuşurken yürümeye başlamıştı bile. Peşinden koşarak anneme yetiştim. Annemle merdivenlerden aşağı inmeye başladık. Bu merdivenleri hiç sevmiyorum. Kendimi bildim bileli bu merdivenlerden korkmuşumdur. Çünkü merdivenlerden inerken hiç ışık yok yani önümüzü görmek çok zor ama sabah olduğu için karanlığı biraz olsun azalmıştı. Yine de tam aydınlık diyemem. Evimiz aslında üç katlıydı ama babam ile ben alt tarafı pek kullanmıyorduk. Hatta ben alt katımız olduğu çok sonradan öğrendim çünkü annem de çok sık bahçeye inmezdi. Babamın dediğine göre son iki yıldır sürekli bahçeye çıkıyormuş annem. Evin alt katında zaten bahçeye geçilen kapı ve annemin dediğine göre kullanılmayan eşyaları koyduğumuz bir oda vardı ama ben odanın içini hiç görmedim. Annemde odaya çok sık girmezdi. Genelde babam girerdi. Bahçemize de başka yerden giriş yapılamıyordu. Orta katta ise dışarıya açılan kapı mutfak, oturma odası, salon ve babamın çalışma odası vardı. Ev dışarıdan göründüğüne göre daha küçük bence. Üst katta da banyo, lavabo ve annemgilin ve benim yatak odalarımız vardı. "Ada kızım yine nerelere daldın gittin acaba? Sen büyüyünce ben ne yapacağım." "Anne hayal kurmak güzeldir diye sen demiyor muydun?" "Her şeyin fazlası zarardır ama." Her şeyin fazlası zarar ne kadar garip. Mesela sevgi, sevginin fazlası nasıl zarar olabilir ki?
💫
Babam bu gün geliyor. Hatta yanında misafir olarak Orhan diye birisi geliyormuş. Hiç görmedim onu ama babam çok bahsediyor. Sanırım babama çok yardımcı oluyormuş. Babam ondan bahsederken sağ kolum bile diyor. Babam gelene kadar annemle uyudum. Babam sık sık bir yerlere gider ve bir kaç gün gelmezdi ben de hep annem ile yatardım. Annem ben korktuğum için onunla yattığımı düşünüyor ama ben korkmuyorum. Sadece annemin tek kalmasını istemiyorum. Ona gerçeği söylesem kesin buna gerek olmadığını söyler. Hem gerçeği bilememesi daha iyi çünkü babam gittiği zaman annem benim yanıma geliyor. Gerçeği söylesem yanıma gelmez bence. Telefon çalıyor. Annemin telefonu. Evde canım sıkıldığı için okumayı öğrendim. Annem bu yüzden okuldaki ilk senemde sıkılacağımı söylüyor ama şuan okumak çok işime yarıyor. Mesela şimdi babamın aradığını görebiliyorum. Telefonu anneme uzattım babamla konuşmaya başladı. "Ne zamana gelirsiniz?" "Anladım tamam, onu da koyarım." "O da seni bekliyor." "Tamam, görüşürüz." Ne kadar garip değil mi babam gitmeden önce kavga etmişlerdi şimdi hiçbir şey olmamış gibi. Ama ben alıştım artık çünkü hep böyle oluyor kavgadan hemen ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranıyorlar. Kapı çaldı. Evet babam geldi sanırım. Kapıyı annemden önce açmak için koştum. Kapıyı açtığımda nefes nefeseydim. Kapıyı açar açmaz babama sarıldım. Onu özlemiştim. Yanında bir adam vardı. Sanırım Orhan dedikleri kişi bu amcaydı. İçeri geçtik. Annem yine yemeği bahçeye kurmuştu. Hep beraber oturduk ardından o adam konuşmaya başladı "Merhabalar küçük hanım ben babanın arkadaşıyım. Aynı zamanda çalışanı. Senin adın ne?" "Benim adım Ada." "Hımm benim de adım Orhan sen Orhan amca diyebilirsin. Peki kaç yaşındasın?" "Bilmiyorum." Orhan Amca güldü. Oda şaşırdı yaşımı bilmememe sanırım. Benim yerime babam cevap verdi "5 yaşında." Yemeğimizi yedik annem kahve yaptı benim içmeme izin verilmiyor bu yüzden onlar kahvelerini içerlerken ben de ballı sütümü içtim. Babamgil akşama doğru gelmişlerdi bu yüzden Orhan amca kahveden sonra gitti. Ben de hemen ballı sütümü içip oyun oynamaya odama çıktım ama beklenen ses geldi. Annem aşağıdan bağırıyor "Ada yatma zamanı yat yatağına geliyorum." Sanırım kaçamadım. Kaderime razı olup itiraz etmeden gece pijamalarımı giydim zaten itiraz ettiğim zaman ne olduğunu biliyorum. Her zamanki gibi bir kavga çıkıyor. Yatağıma yatıp annemi beklemeye başladım. Annem gelince bana kitap okumaya başladı. Evet, okumayı biliyorum ama akıcı okuyamıyorum hem akıcı okusam bile annemin okumasını daha çok seviyorum. Annem kitabı okurken ben de yavaş yavaş uykuya dalmak üzereydim son kez tüm günü zihnimden geçirirken gelen amcanın adını hatırlayamadım. Kendisiyle pek konuşmadığım için unutmuştum. Aslında biliyordum ama uykum geldiği için sanırım şu anda unuttum. Yarın anneme sorarım amca bir daha geldiğinde adını unutursam ayıp olur.
