Abime misafir odasını ayarladıktan sonra odaya gittim ateş uzanmıştı. Üzerimi değiştirmeden ateşin kucağına uzandım.
"Yağmurum üzerini değiştirmeyecekmısın?"
" Çok yorgunum uğraşamam"
"Olmaz ama rahat yatmak varken niye kotla yatacaksın."
" Ayaklarımda derman kalmadı canım bir şey olmaz böyle yatarım"
Ateş yataktan kalkıp pijama takımımı aldı. Uykusuzluktan gözlerimi açamıyordum. Ateş gelip beni kaldırdı.
" Ateş bırak beni yatıcam."
"Gülüm üzerini değiştirelim öyle yat senin kadar bende yorgunum. Hadi kalk güzelim."
Zorlada olsa kendimi dikledim ateş yavaşça eşyalarımı çıkarttı pijama takımım giydirdi. Saçlarımı açtı. Gözlerim kapalıydı ateş yavaşça yatağa uzandırdı bende direk yastığa sarılıp uykuya dalmıştım.
Ateş
" Evet ateş soylu karının kölesi olmaya devam." dedim kendi kendime konuşarak.
Yağmurun kirli eşlarını kirli sepetine attıktan sonra yatağa geçtim yağmuru belinden sardım. Güzel kokusunu içime çekerek uyumaya çalıştım.
Ateşle sarmaş dolaş yatarken kapı tıkandı. Ateş gözleri kapalı bir şekil de
"Sabahın köründe kapımı çalanır ya." dedi ateş uykulu sesiyle.
"Belki bir şey oldu bir bakıyım"
Ateş belimden sıkıca sardı kendine doğru çekti.
"Boşver karıcım çalar çalar sonrada gider her kimse."
" Ateş! "
Ateşin itekleyip yataktan kalktım kapıyı açtım ateş yataktan kalkıp arkamda durdu toprak üçüzlerle bir gelmiş.
"Sabah sabah ne oldu? toprak"
" Yenge üçüzler susmuyor yeminle bir gram uyku uyumadım ne zor şeymiş baba olmak ya"
toprağın göz altları morarmıştı bile bir tane bebeğe zor bakıyoruz onlar üçüzlerle nasıl ilgilensin.
Ateş
"Tamam toprak biz senin derdini anladık ver bakim sen üçüzleri hadi sende git dinlen."
Toprak tan üçüzler aldıktan sonra toprak koşarak odasına gitti.Bizede üçüzler kaldı. Üçüzleri yatağa koyduk.
"Ateş sen bebeklere bak ben geliyorum."
" Nereye gülüm? ben üçünle başa çıkamam"
"İki dakikaya gelicem üçüzler büyük ihtimalle birimalarını doldurdu. Pirima ve ıslak mendil alıp geleyim hem zıbınlarınıda değiştireyim.
"tamam geç kalma"
Odadan çıktım üzüzmerin odasına gittim üçüne de Pirima ve eşya aldıktan sonra odaya geri gittim. İçeri girdiğimde ateş bebeklerle oynuyordu. Yatağa oturdum üçüzleren altını temizledim temiz eşyalar giydirdim.
"Oh şimdi misgibi kokuyorlar."
" Gülüm sen üçüzlerle çok rahat ilgileniyorsun biz de 5 tane çocuk yapalım hepsiyle çok güzel ilgilenirsin."
"Oldu paşam başka bir isteğiniz varmı.?"
" Şuanlık yok sadece çocuk"
"Bir tane çocuk ideal ateş."
" Hadi erkek olursa ben kız istiyorum"
"Oda Allahını taktiri de zaten oğlan olması gerekmez mi ağasın senin
soyunu yürütecek bir oğlan çocuğu lazım."
" Gülüm kız erkek olsun sağlıklı gelsin geri kalanı boş erkek yerine kızım olsa ya kızım geçer başa yada bulut o önemsiz"
"Yani de töre varya o yüzden dedim."
" Hele bir çocuğum olsun töre möre dinlemem"
Üçüzlerle ilgilenirken zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadım. Saat 12:00 olmuştu bile toprak ve Gamze hariç herkez uyanmış kahvaltı için aşağı inmişti ateş ile bende üzerimizi giyindik bebekleri kucağımıza alıp arka bahçeye gittik.
Hanife anne
"Ayy ay benim kuzularım uyanmış mı."
" İnci bebek arabalarını getirirmisin"
"Getiriyorum yenge."
İnci arabaları getirdikten sonra üçüzler bebek arabalarına koymuştuk sonra kahvaltı masasına oturduk.
Elif
" Gamze ve toprak nerede?"
Ateş
" Onlar dinleniyorlar üçüzler ikisininde maf etti""
Hepimiz gülmeye başlamıştık. Ateş abime baktı.
" Mert arabam tamirde erken gelirse yola bugün çıkarız."
"Benim için fark etmez siz nasıl uygun görürseniz"
Abdullah baba
"Nereye oğul?"
" Ankaraya baba martin annesi ile konuşacakları var hemde yağmurda annesini özledi gidip bir kaç gün kalacağız."
"İyi yapmışsınız oğul."
