Konağın kapısı açıldı ateş arabayı park etti. Kapıyı açtım arabadan indim ateş omuzlarımdan tuttu içeri girdik. Melike beni görünce koşarak bana sarıldı.
"Yenge çok korkuttun bizi."
" Geldim güzelim korkulacak birşey yok"
Hanife anne
"İyimisin kızım? çok korkuttun bizi."
" İyiyim anne"
Çok yorgundum ayakta duracak mecalim kalmamıştı." Anne artık biz odaya çıkalım yağmur dinlensin" ateşle birlikte merdivenlerden çıktık odaya girdik. Giyinme odasına gittim pijamalarımı giydim yatağa oturdum. Ateş elinde ilk yardım çantasıyla geldi karşıma oturdu.
"İzin ver pasumanını yapayım. "
Sadece başımla onayladım ses çıkarmadım. Ateş canımı acıtmadan karşımdaki yaraya ve çizilen dirseklerime pansuman yaptı. O kadar nazik bir şekilde yapıyordu ki canımın acıması imkansız gibi bir şeydi. Sadece ateşi izliyordum.
Ateş ilk yardım çantasını toplarken ağlamaya başlamıştım bile ateş çantayı masaya koyup yatağa oturdu dizlerini kendine doğru çekti bende sırtımı yatağa yaslayıp dizlerimi kendime doğru çekmiştim.
"Artık ağlama yağmur kötü günler geride kaldı."
Burnumu çekerek ağlıyordum.
" Ne bitti ateş söylesene bu gün böyleyse yarın Allah bilir ne olacak babam dışarda anneme melisaya bir şey yaparsa ne olacak?"
"Merak etme hiç birşey yapamaz."
" Sen serhatı elinden sevdiğinimi aldın neden sana bukadar taktı ben kurban oldum"
Ateş gömleğindeki 1 2 düğmeyi açtı ve iç çekti.
" Ben kimsenin elinden sevdiğini almadım yağmur evet katil olarak beni görüyorsun ama sevgi katili olarak görme. 3 sene önce metin ve elif birbirlerini seviyorlardı deliler gibi hemde söz kesecektik. Serhatta elife takıntılıydı bırakmıyordu kızı metin ile sözleneceklerini duyunca deliye dönmüştü. Sonrası işte seni kaçırdığı o eve elifi götürdü 2 hafta orda kıza işkence etti."
" Na-nasıl işkence mi?"
" Sözümü kesme de anlatayım. Kıza yemek vermemiş kolları ayakları bağlı bir şekilde tutmuş kemerle dövmüş. Bi şekilde onların olduğu yeri tespit ettik elifi onun elinden kurtardım. Orada işte beni tehdit etti "Bir gün seninde sevdiğin olursa bende senin elinden alacağım ateş"
Ben aşka inanmadığım için hayatıma birisini alacağımı hiç düşünmediğim için sıkıntı etmemiştim taki 2 sene sonra sen karşıma çıkana kadar. İşte böyle yağmur ben kimsenin elinden birşey almadım doğru olan neyse onu yaptım senide korurum sandım ama koruyamadım.
Ateşim dediklerine şaşmıştım herşey ateşin suçu sanmıştım ama öyle değilmiş kardeşi için kendini bu çukura sürüklemiş. Sulu gözlemi ateşe baktım.
"Hiç mi aşık olacağına inanmadın?"
Ateş acı gözlerle bana baktı.
"Hayır ben aşka inanmıyorum inanmakta istemiyordum. Benim gibi bir insanı kim sevmek isterki gaddar, katil, küstah, sert, töreye uymak zorunda kalan bir Ağa ailemin güvenliğini sağlamak için çırpınan bir adamım benim yükümü kimse almak istemez."
Bir an kalbimin sızladığını hissettim. Gözlerimden yaşlar akıyordu. Ateş bana baktı.
" Peki sen aşka inanırmısın?"
"Bilmem çok insandan darbe yedim yara aldım tek güvendiğim erkek babam derdim oda annemi defalarca aldattı Bi kadın uğruna bizi bırakıp gitti annemin o halini bir ben bir Allah bilir. Babamdan sonra insanlara fazla güvenemedim. Seneler sonra birisine güvenmek istedim sırtımı ona yaslamak ama oda yalanmış. "
Derin bir nefes alıp verdim devam ettim. Ateş Kara gözleriyle çok güzel dinliyordu.
" Geçen sene biri ile sevgili olmuştum,aşkına beni inandırmıştı. Ailelerimiz nişan konusunu bile konuşuyordu nişanlanacaktık. Ama oda yalanmış ayrılmak istediğini söyledi. Neden diye sordum da eski sevgilisi meleği seviyormuş melek onu çok aldatmış üzmüş o da ona aynı şeyi yaşatmak istemiş kısacası tahta gibi kullanıldım. Ondan sonra zaten Bi dahada kimseye güvenmek istemedim. Belki babamdan görmediğim sevgiyi ondan görürüm dedim oda olmadı. Böyle işte ondan sonra zaten sen karşıma çıktın."
Ateş sanki Bir şeyden şüphelenmiş gibi baktı ben ise akan burnumu çekiyordum.
" Melekmi?"
" Evet hani sen demiştin ya ali ve melekle tanışmışlığın varmı. İşte onlar dı nişanlanacağım kişi Aliydi. "
" Demek ali gevzeği ve melek o yüzden seni gördüğünde şaştı."
"Evet"
Ateş titreyen sesi ile konuşmaya devam etti
"Peki hala onu seviyormusun?"
" Hayır beni bıraktığı zaman ona olan sevgim nefrete dönüştü. Artık umurumda bile değil"
Ateş sessizce oh dedi sanki rahatlamıştı. Ateşle aynı kaderleri sanki yaşıyorduk o aşka olan inancını onun gibi birisini asla sevmeyeceğini zannediyor Du, ben ise aşka olan inancımı erkeklere güvenim olmadığı için babam gibi veya ali gibi beni bırakırlar diye korkarak aşka inanmamaya başlamıştım.
Ateş bana baktı ve gülerek elindeki peçeteyi bana verdi.
"Sil göz yaşlarını sulu göz biraz daha burnunu çekersen sümüklerini yiyeceksin."
Bi anda gülmeye başlamıştık ateşin elindeki peçeteyi alıp burnumu sildim sonrada ellerimle göz yaşlarımı.
"Hadi artık ben kalkıyım dinlen."
Ateş yataktan kalkacakken elinden tuttum ağlamaya tekrar başlamıştım.
Bu bölümü umarım beğenmişsinizdir.
Arkadaşlar beğenmeyi unutmayın 🌸🙂
