Zeki minnetle baktı adama... Az sonra Ender'in kucağında geldi Aziz...
Devran: Elifim.... Kızma ama oğlum acı çekiyor ama ben çok sevindim regli oluşuna!
Elif: Aaa o neden Devranım?
Devran: Hamile değil demek, mecbur hissetiği için değil, aşık olduğu için evlenmek istiyor.
Elif: Oğlumuz büyüdü mü şimdi, yuvadan kanatlanıp uçucak ha Devranım?
Devran: Yuvasına, mutlulukla uçsun Azizim.....
_______________________________________
Aziz'in regli olması ve Ariflerin biraz baş başa kalabilmesi için isteme işi bir hafta ertelenmişti.
Ejder bu durumdan çok memnundu. Her gün Aziz'i gelip onu istemenin en doğrusu olduğuna ikna etmeye çalışıyordu.
Büzme o güzel dudaklarını, tamam lâ tamam gel aq....
Ejder!!! Bana küfür etme bak bozuşucaz!
Özür dilerim Gülüm.... Yaktın beni gülüm yaktın! Magazine haber olucaz farkındasın dimi?
Yooo ne alaka?
Dedikoducu teyzelerin diline düştüm mü bittim. 10 yıl bunu anlatırlar., nesilden nesile aktarılacak hikaye çıktı.
Çok abartıyorsun aşkım!
El ele yürürken, mahallenin en dedikoducu kafınına denk geldiler.
Gülümser: Ooo ejder oğlum, hayırlı olsun yarın evliliğe ilk adımı atıyormuşsun.
Evet Gülümser teyzem, atıyoruz çok şükür...
Gülümser: Arif'in oğlan ha! Ejder oğlum ben bir şey duydum duydum da hiç ihtimal vermedim.
Ahanda geliyor.... Heh ne duydun teyzem?
Gülümser:Gelip kz evi gibi tövbe... Hehehehe seni isteyeceklermiş.
Ejderin an be an sinirden damarları çıkıyordu, Aziz müdahale etme gereği duydu.
Teyzecim merak ettiğiniz tam olarak ne? Ben istediğim için sevdiğim beni kırmadı...
Yarın akşam gidip istiycem. Esat babam inşallah verir. Sonrada Arif imden ve Devranım dan onlar beni istiycek!
Şimdi bu iki aile arasında Şakalaşma mutlulukla geçen olaylar! Size giren çıkanda yok!
Gülümser: Aaa o nasıl laflar öyle terbiyesiz!
Sen benim kocama kız diycen, bende geçip kenardan öyle seyredicem ha!
Korkma teyzem, çocuğu ben doğurucam... Sen o konuda Ejderime güven!
Ejderin koluna girip hızlıca yürüdüler. Ejder aniden Aziz'i kolundan tutup boş bir sokağa sokup duvara yasladı.
Öpmeye başladığında Aziz'i zorlukla karşılık verdi. Soluklanmayacaksın için ayrıldıklarında....
Sen kocanı mı savundun hımmm? Yılların Dedikodu kraliçesi Gülümseri mi alt ettin?
Yaa özür dilerim aşkım ama edepsiz kadın öyle konuşunca....
Hayatımda ilk kez o kadına kal gelmiş gördüm. Yeni dedikodu malzemesi saldın ortaya ama iyidir, iyidir...
.
.
.
.
İsteme günü gelip çatmıştı. Aziz'in heyecanı tüm aileyi telaşa sokmuştu.
Arif homurdanıyordu. Zeki eşini sakinleştirmeye çalışıyordu. En son homurdanarak balkona sigara içmeye çıktı.
Aziz'in onun bu huzursuz haline çok üzülüyordu.
Anne nesi var? Neden en mutlu günümde böyle yapıyor?
Zeki: Yok şu kuşum, yapar mı hiç! Başka bişi vardır. Sen üzülme bitanem.
Aziz cevaptan hiçte tatmin olmamıştı. Fark edilmeden balkona babasının yanına çıktı.
Gözyaşlarını silen bir Arif görmeyi beklemiyordu.
Ba.. Babam kötü bişey mi oldu? Neler oluyor?
Arif: Yok birşey aslanım... Öyle toz kaçtı gözüme!
Yapma, yalan bile beceremiyorsun? Niye mutsuzsun? Benim bilmediğim bişi mi öğrendin ha!
Arif derin bir nefes alıp içinde tutamadı....
Arif: Doyamadım ki! Hasret bile gideremedim! Şimdi gidiyorsun oğlum....
Nasıl, gitmiyorum ki yine buradayım, senin oğlunum!
Arif omuz silkti çocuk gibi...
Arif: baba oğul maç yapamadık hiç, pasta yapmadık, hiç hiç bişi ben öğretemedim sana!
Arif: Ne baba ama... Şam babası...
Babam, canım babam o nasıl laf! Böyle mi hissettiriyorum sana?
Arif: pişmanlıklarım var kaybetmiş, kaybediyor hissediyorum. Devran abi Allah razı olsun.
Arif: O benden daha çok baban! Şimdi... Üzgünüm duygusal bir an sen bana bakma oğlum.
Baba... Ben senin oğlunum. Hiç kimse hiç birşey bunu değiştiremez.
Babasına sıkıca sarıldı. Seni seviyorum....
İçeri gözleri yaşlı girince, Zeki sinirli bir şekilde Arif'e baktı.
Zeki: Arifim... oğlumuzun En mutlu gününde...
Babama laf yok! Hadi gidip kocamı bana isteyelim....
Devran: Arsız....
.
.
.
Şimdi karşılıklı oturmuş, hal hatır sohbeti yapılıyordu.
Peyami: Ejder oğlum, hadi kahveleri yapıver oğlum.
Ne ben mi yapıcam? Vallahi zehirlenirler anne günah!
Devran: Oğlum açlıktan ölürsünüz siz evlenince! Peyami, bu da yumurta bile kıramaz ha!
Baba!
Arif ve Esat aynı anda cevap vermişti.
Devran babama dedim.
İlyâs: Gel Ejder abi ben yapayım sen servis yaparsın.
Arif: Ya Esat, en azından bu damattan yana şanslısınız ha!
Gülüşmeler havada uçuşuyordu.
Sende mi biritus! Düşman içmizde, ahh ahh...
Esat: Olmadı yetiştiremedik biz bu oğlanı, almaktan vazgeçmezsiniz dimi? Çok umut bağladık bu evden gider diye...
Yok vazgeçmeyiz. Yani.. Pardon... Devranım...
Devran: Yok bizde söz namustur. Oğlanın adı bizimki ile çıktı. Gülümser mikserinin diline düşmüşler.
Elif: Ne uğraştınız oğluşularımızla ama...
Zeki: biz varız, yapar koyarız dolaplarına... Çalışıyor ikiside.
Peyami: ağzınıza sağlık kardeşler, sizene açsa onlar aç kalıcak.
Kahvelerle Ejder geldi salona.. İlk Arif'e verdi kahveyi... Aziz öyle rica etmişti. Sırası ile dağıttı kahveleri..
Aziz kahvesininden bir yudum aldı ve öksürmeye başladı.
Bu ne zalım... Öldürmek mi istiyorsun?
Yoo gülüm, madem karizmam yerlerde, herşey usulüyle olucak! Tuzlu kahve bitecek kekliğim!
Devran: Hadi koçum hadi..
Ne hadi, baba ne hadi... Basmış tuzu, Karabiber, kırmızı biber yemek yapsan bu kadar basmazsın vicdansız!
Esat: Sizin oğlan içmiycekse! İçeçek bir yiğite verelim bizimkini....
Vira bismillah....
Tekte dikti kafasına kahveyi, suyuda aynı şekilde...
Arif: şifa olsun aslanım...
Devran: Gelelim sebebi ziyaretimize... Allah'ın emri, peygamber efendimizin kavli ile Ejder oğlumuzu Aziz oğlumuza istiyoruz.
Esat: Oğlunuz ne iş yapar? Bizim oğlanı geçindire bilicek mi?
Devran: Doktordur oğlumuz, oğlunuzun elini sıcak sudan soğuk suya sokturmaz. Evinin erkeği yapar oturur pencere kenarlarına kanaviçesini işler.
Arif: Kanaviçe ne be abi?
Devran: Ne bilim lan ben öyle derlerdi eskiler.
Esat: hımm kıskaçmı oğlan? Spor salonu var bizimkinin göndermez mi işe?
Arif: Ne gerek var abi kırsın dizini otursun evde!
Azizzz çalışmıycam mı ben?
Yavrum sen dur hele büyükler konuşuyor!
Kıskıs gülüyordu bir yandan, Ejder tam istenen kızlar gibi nazlanıyordu.
Devran: iç güveysi alalım diyoruz, Elif'imde yol yordam öğretir.
Aziz.....
Artık kimse kendini tutamıyordu kahkahalarla gülüyorlardı Ejderin bu saf haline....
Arif: Bunlar tencere kapak Esat çok temiz bu oğlan ha.... Vercen mi hadi...
Esat: Peyami ver gitsin dedi, verdim gitti öp lan babalarının, annelerinin elini... Sende öp güzel oğlum.
Şimdi ne oldu ben hiç bişi anlamadımki!
Elif: Gel aslan damadım gel öp elimi Aziz sana uzun uzun anlatır.
Sıra ile eller öpüldü. Yüzükler takıldı. Gençler bahçeye çıkmıştı. Ejder mal mal yüzüğüne bakıyordu.
Yavrum... Bak bir bana...
Ona dönen yüzü elleri arasına alıp dudaklarını yumuşak bir şekilde öptü.
Siktir... Gerçekten oldu dimi?
Hıhı oldu sevgilim....
Ayağa kalkıp nara atıyordu Ejder!
Allah be.....
Esat: Heh ben ne dedim köşeli bunun jeton anca anladı nişanlandığını....
Gülüşmelerle sohbete devam ettiler...
Bölüm Sonu......
Yeni bölümde görüşmek üzere✌

Küçük bir teşekkür bırakmadan geçemedim 🤗❤çok çok teşekkür ederim....