İçeriğe geç

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 33 · 10 dk okuma

Boksör Kekom Bxİ

Bölüm 33

B. 33

Yavrum... Bak bir bana...

Ona dönen yüzü elleri arasına alıp dudaklarını yumuşak bir şekilde öptü.

Siktir... Gerçekten oldu dimi?

Hıhı oldu sevgilim....

Ayağa kalkıp nara atıyordu Ejder!

Allah be.....

Esat: Heh ben ne dedim köşeli bunun jeton anca anladı nişanlandığını....

Gülüşmelerle sohbete devam ettiler...

_______________________________________

Ertesi gün Ejder işlerini halletmek için spor salonuna doğru yürüyordu. Gözü sık sık yüzüğüne kayıyor, aptal sırıtmasını silemiyordu yüzünden...

Salonun kapısında hiç beklenmedik biri ile karşılaştı. Orkun....

Ne var Orkun yediğin dayak yetmedi, biraz daha mı yemek istiyorsun?

Orkun: Ejder yapma nolur konuşalım! Her şeyden önce yılların hukuku var aramızda...

Elini Ejderin koluna atınca, Ejder elini itip geri çekildi.

Çek o ellerini önce bir.... O hukukun hiçe sayan sensin şimdi yürü git.

Orkun: Ejder, kendimi anlatmama izin ver lütfen...

O sırada telefonu çalan Ejder bekletmeden açtı telefonu.

Gülümmm, çok özledim lan...

Aşkım, bende çok özledim... Napıyorsun?

Ne yapayım kekliğim, bazı soysuz itler kapıma gelmiş konuşalim diye yalvarıyor, onları kovalıyorum!

Sen nasılsın? Gittin mi hastaneye? İlk seansın 11 de diye biliyorum, geliyim mi kahve içeriz heh?

Yavrum gelme, çünkü ben sana geldim karşı kaldırımdayım!

Ejder o tarafa döndüğünde kendisine sevgi ile bakan bir Aziz gördü.

Orkun: Gitme... Ejder....

Orkun yeter oğlum yeter lâ! Sal sal beni! Nişanlı adamım ben yakışıyor mu sana bu hareketler?

Ejderim, içerde içelim mi kahvemizi?

Emrin olur yavrum.. Orkun haydi çek git yoluna...

Orkun: ilk ben sevdim seni, ilk ben! O geldi girdi aramıza! Asıl senin yaptığın ayıp!

Aramıza derken? Ne vardı lan bizim aramızda ha?

Orkun: Şimdi onun önünde bizi inkar etmekte sana yakışmadı Ejderim.

Ejder öfke ile delirmişti. Şimdi kim alacaktı bu salağı onun elinden?

Yavrum... Uyma şuna! Erkeğimin elinin kiri der geçerim Orkun! Benden öncesi umurunda bile olmaz ki!

Senin lafına karşılık, sevdiğimin lafı! Heh yazık be insan bu kadar alçalamaz!

Gülüm... Hadi gel...

Orkunu arkalarında bırakıp ofis kusmına geçtiklerinde Ejder Azize korku ile döndü.

Azizim... Aramızda ima ettiği gibi bişi olmadı asla...

Erjderim, sakın ol. Ben demin söylediğim her kelimede samiydim. Olduğunu düşünmüyorum, olsaydı bile sen beni onunla asla aynı ortama sokmazdın.

Ejder Aziz'i kolları arasına aldı. Sımsıkı kaybetme korkusu ile sarıldı.

Çok korktum kekliğim, bana bana inanamazsın diye korktum.

Sevgilim, bir birimeze hep dürüst olalım, bir daha bişi saklamak yok. Onun sözüne karşı seninki...

Nasıl ona inanıcağımı düşünürsün?

Yüzünün her zerresini öpüyordu şimdi Ejder. Bir sınavı daha atlatmışlardı...

Rahat dur! Mahaledeyiz.... Arif babamın kulağına giderse var ya!

Tamam gülüm tamam. Hakan, abim kahve söyle bize be...

Hakan, müsaitsen kendinede söyle bir konuda yardım istiycem sizden...

Hakan: hemen yengem, emrin olur.

Hayırdır gülüm? Bir sıkıntı mı var?

Sakin bebeğim... Hakan'da gelsin heh geldi.

Şimdi şöyle, dün Ârif babam çok üzgündü. Şöyleki......

Olanı biteni uzun uzun anlattı onlara..

Oda haklı be Azizim... Çok zor sevdiğine, oğluna hasret bilmediği yıllar...

Ben bizim için, yani babam ve benim için bişiler planlamak istiyorum. Çok komik gele bilir ama söyleyeceklerim.

Hakan: Yenge akıllı adamsın eminim iyi bir plandır.

Ben zaman yolculuğu yaptırmak istiyorum babama... Şöyle herkes yardım ederse bana aileler dahil.

Babama ilklerimi yaşata bilirim belki. İlk adımı mı, ilk baba diyişini, top oynamayı, balık tutmayı, ilk okula gidişimi, mezuniyetimi...

Gülüm... Çok iyi fikir bu.. Muah dahi bu çocuk dahi!

Hakan: Yengem süper bir fikir bu. Elimizden ne geliyorsa fazlası ile biz arkandayız.

Haftasonu yapasak, yetişir mi? Herşey?

Hakan: organizasyon bende.. İlk okulu açtırır, kep mep hallederim. Bebek arabası, bisiklet süper olucak.

Gülüm, Zeki annemle organize oluruz herkes el atar. Çok mutlu olucak Arif babam.

Operasyon Arif başlasın!

.



.

.

Herşeyi iki gün içinde halletmişlerdi. Devran, Elif, Esat, Peyami, Burak, hakan, ilyas ve mahalledeki bir çok kişi seve seve yardım etmişti.

Şimdi başlama vakti idi. İşe bir video çekerek başlamıştı Aziz....

Sabah uyandığında baş ucunda bir not gördü:

Babam... Videoyu oynat... Seni çok seviyorum...

Video

Baba naber? Hehehe... Şimdi sana zamanda bir yolculuk yaptıracam. Sana beni hediye ediyoruz... Tüm sevdiklerimizle. Şaşırma ve korkma keyfini çıkart çünkü bu aynı zamanda bana bir hediye...

Seni seviyorum....

Kalkıp giyinip mutfağa geçti, Zeki mutfakta kahvaltı hazırlıyordu.

Arif: zekim neler oluyor aşkım?

Zeki belden yüksek eskilerden kalma bir kot ve oduncu gömleği giymişti.

Zeki: Arif... Sevgilim çok zor kaçtım evden... Ama sana sana söylemem gereken bir müjdem vardı, dayanamadım.

Arif: yavrum be evden kaçması biz evliyiz ya!

Zeki: ay inşallah oda olur sevgilim. Babam fark etmeden dönmeliyiz.

Arif o zaman video yu hatırladı.

Arif: Dönmeliyiz derken aşkım?

Zeki: Arifim... Ben hamileyim. Bizim bir bebeğimiz olucak!

Demek böyle hissettiricekti ha! Gözleri doldu Arif'in koşup sevdiğinin kucağına alıp döndürdü..

Arif: şimdi ben baba mı olucam sevgilim? Bizim bebeğimiz mı olucak?

Zeki: Evet aşkım. Hadi sen kahvaltını yaparken ben eve gideyim. Görüşürüz sevgilim.

Arif: Görüşürüz şu kuşum!

Kahvaltı sonrası salonda karnı burnunda bir Zeki beklemiyordu.

Zeki: Aşkım, bizim canımız kivi çekti oğluşumla, bize kivi al gel lütfen.

Arif: hemen aşkım.

Çıkıp manav Rıza abinin yanına gittiğinde, onu bir şok daha bekliyordu.

Rıza: Ooo Arif... Bizden çıkmaz oldun oğlum. Eşinin canı şimdi ne çekti.

Arif: Kivi abi, kivi çekmiş!

Salonun ortasında bir beşik içinde ağzında bir emzikle Aziz...

Arif artık göz yaşlarını tutamıyordu.

Arif: oğlum, benim güzel oğlum. Babasının canı... Hoş geldin...

Zeki: Aşkım, onları mutfağa bırakıp gelirmisin hadi.

Geri geldiğinde emekliye bir Azîz, ilk adımını atan Aziz, baba diyen Aziz....

Şimdi Aziz 7 yaşında önlük giymiş sırtında çanta...

Baba...

Arif: Efendim aslanım?

Okulun ilk günü şeysi ya bugün, herkes anne babası ile gidicek okula...

Bende ilk defa annem ve babamla gidicem okula dimi?

Arif hıçkırak ağlıyordu, Aziz de yanlarına gelen Zeki de.... Bir süre sakinleşmeyi bekleyip çıktılsr evden.

Yol boyunca Arif'in mahallenin esnafı olan arkadaşları küçük harçlıklar verip okulda başarılar dilediler...

Şimdi okulun kapısında Hakan, ilyas ve Ender'in ellerini tutmuş Esat ve Peyami vardı.

Peyami: Bak Aziz de geldi hadi Ejder sahip çık kardeşlerine...

Aziz benim kardeşim değil! Ben Büyüyünce onunla evlenicem anne!

Baba büyüyünce Ejderle evlensem olur mu?

Arif: Büyüme hep miniğim kal Azizim.... Oğlum......

Devam Edecek......

Yeni bölümde görüşmek üzere ✌

Yavrum... Bak bir bana...

Ona dönen yüzü elleri arasına alıp dudaklarını yumuşak bir şekilde öptü.

Siktir... Gerçekten oldu dimi?

Hıhı oldu sevgilim....

Ayağa kalkıp nara atıyordu Ejder!

Allah be.....

Esat: Heh ben ne dedim köşeli bunun jeton anca anladı nişanlandığını....

Gülüşmelerle sohbete devam ettiler...

_______________________________________

Ertesi gün Ejder işlerini halletmek için spor salonuna doğru yürüyordu. Gözü sık sık yüzüğüne kayıyor, aptal sırıtmasını silemiyordu yüzünden...

Salonun kapısında hiç beklenmedik biri ile karşılaştı. Orkun....

Ne var Orkun yediğin dayak yetmedi, biraz daha mı yemek istiyorsun?

Orkun: Ejder yapma nolur konuşalım! Her şeyden önce yılların hukuku var aramızda...

Elini Ejderin koluna atınca, Ejder elini itip geri çekildi.

Çek o ellerini önce bir.... O hukukun hiçe sayan sensin şimdi yürü git.

Orkun: Ejder, kendimi anlatmama izin ver lütfen...

O sırada telefonu çalan Ejder bekletmeden açtı telefonu.

Gülümmm, çok özledim lan...

Aşkım, bende çok özledim... Napıyorsun?

Ne yapayım kekliğim, bazı soysuz itler kapıma gelmiş konuşalim diye yalvarıyor, onları kovalıyorum!

Sen nasılsın? Gittin mi hastaneye? İlk seansın 11 de diye biliyorum, geliyim mi kahve içeriz heh?

Yavrum gelme, çünkü ben sana geldim karşı kaldırımdayım!

Ejder o tarafa döndüğünde kendisine sevgi ile bakan bir Aziz gördü.

Orkun: Gitme... Ejder....

Orkun yeter oğlum yeter lâ! Sal sal beni! Nişanlı adamım ben yakışıyor mu sana bu hareketler?

Ejderim, içerde içelim mi kahvemizi?

Emrin olur yavrum.. Orkun haydi çek git yoluna...

Orkun: ilk ben sevdim seni, ilk ben! O geldi girdi aramıza! Asıl senin yaptığın ayıp!

Aramıza derken? Ne vardı lan bizim aramızda ha?

Orkun: Şimdi onun önünde bizi inkar etmekte sana yakışmadı Ejderim.

Ejder öfke ile delirmişti. Şimdi kim alacaktı bu salağı onun elinden?

Yavrum... Uyma şuna! Erkeğimin elinin kiri der geçerim Orkun! Benden öncesi umurunda bile olmaz ki!

Senin lafına karşılık, sevdiğimin lafı! Heh yazık be insan bu kadar alçalamaz!

Gülüm... Hadi gel...

Orkunu arkalarında bırakıp ofis kusmına geçtiklerinde Ejder Azize korku ile döndü.

Azizim... Aramızda ima ettiği gibi bişi olmadı asla...

Erjderim, sakın ol. Ben demin söylediğim her kelimede samiydim. Olduğunu düşünmüyorum, olsaydı bile sen beni onunla asla aynı ortama sokmazdın.

Ejder Aziz'i kolları arasına aldı. Sımsıkı kaybetme korkusu ile sarıldı.

Çok korktum kekliğim, bana bana inanamazsın diye korktum.

Sevgilim, bir birimeze hep dürüst olalım, bir daha bişi saklamak yok. Onun sözüne karşı seninki...

Nasıl ona inanıcağımı düşünürsün?

Yüzünün her zerresini öpüyordu şimdi Ejder. Bir sınavı daha atlatmışlardı...

Rahat dur! Mahaledeyiz.... Arif babamın kulağına giderse var ya!

Tamam gülüm tamam. Hakan, abim kahve söyle bize be...

Hakan, müsaitsen kendinede söyle bir konuda yardım istiycem sizden...

Hakan: hemen yengem, emrin olur.

Hayırdır gülüm? Bir sıkıntı mı var?

Sakin bebeğim... Hakan'da gelsin heh geldi.

Şimdi şöyle, dün Ârif babam çok üzgündü. Şöyleki......

Olanı biteni uzun uzun anlattı onlara..

Oda haklı be Azizim... Çok zor sevdiğine, oğluna hasret bilmediği yıllar...

Ben bizim için, yani babam ve benim için bişiler planlamak istiyorum. Çok komik gele bilir ama söyleyeceklerim.

Hakan: Yenge akıllı adamsın eminim iyi bir plandır.

Ben zaman yolculuğu yaptırmak istiyorum babama... Şöyle herkes yardım ederse bana aileler dahil.

Babama ilklerimi yaşata bilirim belki. İlk adımı mı, ilk baba diyişini, top oynamayı, balık tutmayı, ilk okula gidişimi, mezuniyetimi...

Gülüm... Çok iyi fikir bu.. Muah dahi bu çocuk dahi!

Hakan: Yengem süper bir fikir bu. Elimizden ne geliyorsa fazlası ile biz arkandayız.

Haftasonu yapasak, yetişir mi? Herşey?

Hakan: organizasyon bende.. İlk okulu açtırır, kep mep hallederim. Bebek arabası, bisiklet süper olucak.

Gülüm, Zeki annemle organize oluruz herkes el atar. Çok mutlu olucak Arif babam.

Operasyon Arif başlasın!

.



.

.

Herşeyi iki gün içinde halletmişlerdi. Devran, Elif, Esat, Peyami, Burak, hakan, ilyas ve mahalledeki bir çok kişi seve seve yardım etmişti.

Şimdi başlama vakti idi. İşe bir video çekerek başlamıştı Aziz....

Sabah uyandığında baş ucunda bir not gördü:

Babam... Videoyu oynat... Seni çok seviyorum...

Video

Baba naber? Hehehe... Şimdi sana zamanda bir yolculuk yaptıracam. Sana beni hediye ediyoruz... Tüm sevdiklerimizle. Şaşırma ve korkma keyfini çıkart çünkü bu aynı zamanda bana bir hediye...

Seni seviyorum....

Kalkıp giyinip mutfağa geçti, Zeki mutfakta kahvaltı hazırlıyordu.

Arif: zekim neler oluyor aşkım?

Zeki belden yüksek eskilerden kalma bir kot ve oduncu gömleği giymişti.

Zeki: Arif... Sevgilim çok zor kaçtım evden... Ama sana sana söylemem gereken bir müjdem vardı, dayanamadım.

Arif: yavrum be evden kaçması biz evliyiz ya!

Zeki: ay inşallah oda olur sevgilim. Babam fark etmeden dönmeliyiz.

Arif o zaman video yu hatırladı.

Arif: Dönmeliyiz derken aşkım?

Zeki: Arifim... Ben hamileyim. Bizim bir bebeğimiz olucak!

Demek böyle hissettiricekti ha! Gözleri doldu Arif'in koşup sevdiğinin kucağına alıp döndürdü..

Arif: şimdi ben baba mı olucam sevgilim? Bizim bebeğimiz mı olucak?

Zeki: Evet aşkım. Hadi sen kahvaltını yaparken ben eve gideyim. Görüşürüz sevgilim.

Arif: Görüşürüz şu kuşum!

Kahvaltı sonrası salonda karnı burnunda bir Zeki beklemiyordu.

Zeki: Aşkım, bizim canımız kivi çekti oğluşumla, bize kivi al gel lütfen.

Arif: hemen aşkım.

Çıkıp manav Rıza abinin yanına gittiğinde, onu bir şok daha bekliyordu.

Rıza: Ooo Arif... Bizden çıkmaz oldun oğlum. Eşinin canı şimdi ne çekti.

Arif: Kivi abi, kivi çekmiş!

Salonun ortasında bir beşik içinde ağzında bir emzikle Aziz...

Arif artık göz yaşlarını tutamıyordu.

Arif: oğlum, benim güzel oğlum. Babasının canı... Hoş geldin...

Zeki: Aşkım, onları mutfağa bırakıp gelirmisin hadi.

Geri geldiğinde emekliye bir Azîz, ilk adımını atan Aziz, baba diyen Aziz....

Şimdi Aziz 7 yaşında önlük giymiş sırtında çanta...

Baba...

Arif: Efendim aslanım?

Okulun ilk günü şeysi ya bugün, herkes anne babası ile gidicek okula...

Bende ilk defa annem ve babamla gidicem okula dimi?

Arif hıçkırak ağlıyordu, Aziz de yanlarına gelen Zeki de.... Bir süre sakinleşmeyi bekleyip çıktılsr evden.

Yol boyunca Arif'in mahallenin esnafı olan arkadaşları küçük harçlıklar verip okulda başarılar dilediler...

Şimdi okulun kapısında Hakan, ilyas ve Ender'in ellerini tutmuş Esat ve Peyami vardı.

Peyami: Bak Aziz de geldi hadi Ejder sahip çık kardeşlerine...

Aziz benim kardeşim değil! Ben Büyüyünce onunla evlenicem anne!

Baba büyüyünce Ejderle evlensem olur mu?

Arif: Büyüme hep miniğim kal Azizim.... Oğlum......

Devam Edecek......

Yeni bölümde görüşmek üzere ✌

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.