İçeriğe geç

Boğum

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Boğum

Bölüm 18

Utanç (26/11/2025)

Bugün sebebini bilmediğim bir şekilde tek kız arkadaşıma içimi döktüm.

(fakat kendisi Almanyada bu yüzden bu iç döküş sadece telefon üzerinden gerçekleşti)

Bir video çekmiştim ve ona videoda kendimden tiksindiğimi ve aşırı şişko gözüktüğümü (yani olduğum gibi) söyledim. O da bana teselli vermeye ve beni iyi hissettirmeye çalıştı ki bu beni çok daha kötü hissettirdi.

Çünkü arkadaşıma benim yardım etmem gerekiyordu çünkü onun yardıma ihtiyacı vardı benim değil. Zor durumlardan geçen oydu.

Beni teselli etmemesini söyledim, bunun kendimi bencil hissettirdiğini ve aslında bu yüzden kimseye bir şey söylemediğimi söyledim. Bu konuşmaların ekran görüntüsünü de sevgilime attım. Neden mi? Bilmiyorum.

Şimdi ikisi de bana güzel şeyler söylüyorlar pratikte bildiğim ama gerçekte asla kabul edemediğim şeyler:

Arkadaşım : Saçmalama lütfen. Herkesin yaşadığı şeyler kendine ağırdır kimseyle kıyaslama kendini. Kimse bir değil, kimsenin hayatıda duygu hissiyatı’da bir değil bu seni ne bencil ne şımarık yapar çünkü bu senin hayatın senin duyguların ve senin savaşın.

Ve anlamlı birkaç uzun cümleler dizimi daha.

Sevgilim : Ne bencilliği? Aşkım ben her zaman buradayım. En ufak sıkıntında en ufak canın yandığında buradayım. Sen her şeyin en iyisini hak ediyorsun ve ben bunu yapmak için çabalıyorum.

Ve birkaç uzun cümleler dizimi daha.

Ama hak ettiğimi asla düşünmedim. Bunların hiçbirini.

Ben ise bildirimden okuyorum neler yazdıklarını, farklı bir uygulamada zaman geçiriyorum çünkü utanıyorum sahiden hak etmiyorum.

İyi hissettiriyor mu bilmiyorum bana kalsa hep böyle hissedecekmişim gibime geliyor. Bu zamana kadar hissettiğim o her şey; kilolu olduğum için iğrenç biri olmam, işe alınmadığım için sonsuz başarısızlık ile lanetlenip hiçbir şeye değmeyen biri.

Bu cümleleri yazınca hiç inandırıcı gelmedi aslında, bence bundan daha fazlası bence tüm suç bende değil gibi.

Ama asla hissettiğim bu his gitmiyor ne kadar inkar edersem edeyim.

Ne yapmalıyım? Dediklerini öylece kabul edemiyorum.

İyileşme süreci mi? Sanmıyorum sadece şuanlık böyle düşünüyorum sonrasında yine hissettiklerimi düşünmeye devam ederim çünkü daha önce de böyle olmuştu.

Pratikte bildiğim ama gerçeğe dökemediğim şeyler.

Asla tam olarak bir dert olarak görmediğim fakat hissinden de kurtulamadığım.

Ve bana dedi ki : Kitaplarına gelirsek anlat yaz dök içini senin duyguları nasıl hissettiğinle benim veya berkayın veya fatmanın veya ahmetin mehmetin farklı

Ben de ona dedim ki : Bunun da bir önemi yok çünkü yaptığım her şey gibi bu da başarısızlık ile sonuçlanacak başarılı olması için yapmıyor olsam bile.

Bu konuda ciddiydim başarılı olmak ya da yazar olmak istediğim için bu işi yapmıyordum ama yine de başarılı olmasını, birilerinin okumasını ve girmesini istiyordum yazdıklarımı.

Ama dürüst olmak gerekirse, aslında hayalim olduğu için yazmadım. Yazdım çünkü kimseye söyleyemiyordum. Yazdım çünkü hissettiklerimin görülmesini istedim en azından kendim için. Yazdım çünkü biraz da olsa acısını hafifletiyordu.

Ama yine de, neden bir başkaları tarafından okunmasını, görülmesini ve yazdığım kitabın elimde fiziksel bir baskısını görmeyi bu kadar çok istiyordum ki?

Başarılı olduğumu hissetmek için mi?

Bağ kurmak için mi?

Başkalarına da "yalnız değilsin" i hissettirmek için mi?

Hiçbirini bilmiyorum.

Bugünkü teselliler kadar kendimi tuhaf hissettiren bir şey yoktu.

Ama sanki hiçbir şey değişmeyecek gibi.

Bazen sadece şey demek istiyorum "lütfen teselli etmeye çalışmayın kurtarılma eşiğini çoktan geçtim"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.