İçeriğe geç

bluebird • minsung

Bölüm 3 · 2 dk okuma

bluebird • minsung

Bölüm 3

³

Şenlik haftasının ortasına gelinmişti. Kasaba daha da renklenmiş, neredeyse her akşam meydanda farklı bir etkinlik başlamıştı. Ama Minho için en renkli şey, etkinlikler değil; Jisung’un varlığıydı.

O gün bir şiir okuma etkinliği vardı. Evet, şiir. Ve evet, Minho oradaydı. Neden mi? Çünkü Jisung sahneye çıkacaktı.

Jisung başta mırın kırın etmişti. “Ben şiirden ne anlarım be, en son aşk şiiri yazdığımda dördüncü sınıftaydım ve başlığını ‘Senin Gözlerin Cips Paketi Gibi’ koymuştum.”

Ama Minho’nun “Bence o cips paketini bir daha yaz,” demesiyle kabul etmişti.

O akşam Minho en önde oturuyordu. Dirsekleri dizlerinde, çenesi avuçlarının içinde, gözleri sadece Jisung’ta.

Sahneye çıkan Jisung biraz gergindi ama Minho’yu görünce... içi biraz ısındı. Kafasını çevirip mırıldandı:

“Bunu senin yüzünden yapıyorum, haberin olsun.”

Minho göz kırptı. “Benim için başka neler yaparsın acaba?”

Jisung’un sesi çatallaşmadan önce şiire başladı.

“...Gözlerin bazen geçerken gökyüzüne benziyor,

Bazen de hiç konuşmadan çarşıdan geçen bisiklete...

Ben senin bakışında duruyorum galiba—

Sen bilmiyorsun ama ben artık başka türlü yürüyemiyorum.”

Kalabalık alkışladı. Ama Minho... alkışlamadı. Çünkü gözlerini Jisung’tan ayırmadan sadece fısıldadı:

“Ben bunu gerçek sanacağım, tamam mı?”

Sahne arkasında buluşunca, Jisung ona sert sert baktı.

“O bakışın neydi öyle? Herkesin içinde gözümü deldin resmen.”

Minho ellerini cebine soktu, hafifçe eğildi. “Ben seni yalnızken de öyle izliyorum. Fark etmiyor musun?”

“Minho,” dedi Jisung, sesi biraz titreyerek. “Sen oyun oynuyorsun galiba. Flört oyunu. Ama ben öyle... kolay biri değilim.”

Minho yavaşça yaklaştı. Jisung’un hemen önünde durdu. Göz göze geldiler. Aralarında yalnızca bir nefeslik mesafe vardı.

“Ben oyun oynamıyorum, Jisung. Sadece seni anlamaya çalışıyorum. Ve dürüst olayım... biraz da seni çözmeye.”

Jisung derin bir nefes aldı. Ama kalbi, sözlerinden çok daha hızlı konuşuyordu. “Belki ben çözülmek istemiyorumdur.”

Minho başını yana eğdi. “O zaman ben de seni karıştırmaya devam ederim.”

Ve giderken Jisung’un beline yine o alışık hareketle dokundu. Ama bu kez Jisung itmedi. Sadece gözlerini kapayıp içinden bir şeyler söyledi:

“Aptal kalbim... Sen ne yapıyorsun?”

ִֶָ𓂃 ࣪˖ ִֶָ🐇་༘࿐

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.