İçeriğe geç

Blog Yazılarım

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Blog Yazılarım

Bölüm 3

Gündüzsüz Geceler

Merhaba sevgili okurum. Yine açtık arayı seninle ne yazık ki ama şu an buradayım ve önemli olan da bu. Yine başını şişirmeye geldim ve yine ne anlatacağımı bilmiyorum. Bir yerden başlamak lazım sonuçta ama. Bakalım nereye gidecek bu sefer ki sohbet.

Hiç kendini boşlukta sürükleniyor ve hatta düşüyormuş gibi hissettin mi sevgili okurum? Sanki karanlığa hapsolmuş gibi… Hani her gecenin bir sabahı vardır derler ya, hiç sabah olmayacakmış gibi veya gecelere hapsolmuş gibi hissettin mi? Gün doğsa, güneş çıksa bile sen geceye hapis hissettin mi?

Sana her gecenin bir sabahı vardır demeyeceğim çünkü üzgünüm ama her gecenin bir sabahı yoktur. Bazı geceler sadece gecedir ve sabah bir türlü olmaz. Gün de doğsa, güneşte parlasa gökyüzünde sen kendi dünyanın içinde hapsolmuşsundur.

Bu her zaman için geçerli değil elbet ama bir kere bile olsa bunu yaşamışızdır hepimiz. O zamanlar ne yaptın sevgili dostum? Gecelerini nasıl gündüz ettin? Ya da kendini o gecenin içinde serbest bırakıp akışa mı kapıldın? Veya kendi ışığını, kendi güneşini kendin yarattın? Hangisi canım benim? Hiçbiri de olmayabilir elbet ve seçtiğin seçenek hiçbiri ise senin ne yaptığını öğrenmek isterim, belki ben de kendim için uygularım sonrasında. Bana ilet lütfen neler yaptığını.

Şimdi senden o gündüzsüz gecelerini düşünmeni rica ediyorum. Biliyorum acı verecek ama kapat gözlerini düşün. Şimdi ise fark et. Ne kadar güçlü olduğunu fark et. Ne kadar çok gece atlattın aslında veya ne kadar çok geceye alıştın, fark ettin değil mi? Ne kadar güçlü olduğunu da fark et şimdi öyleyse. Sadece atlatmak değil, alışmakta bir güçtür. Bu yüzden sen alıştığın ya da atlattığın her şeyle çok güçlüsün canım benim. Bunu mümkün olduğunca unutma veya mümkün olduğunca hatırla.

Demin sormuştum ya hani gecelerini nasıl atlattın diye, bazı zamanlar atlatamamış olabilirsin. Bu senin güçsüz olduğunu değil, sadece biraz daha zamana ihtiyacın olduğunu gösterir. Zamana ihtiyacının olması kötü bir şey değildir sevgili okurum. Bazı şeyler zaman alır ve bu zamanın sonunda her zaman olmasa bile bazı zamanlar güzel şeyler bekliyor olabilir seni.

Hayat bizi her zaman güzel şeylerle karşılamaz ya da güzelliklerle donatmaz. Bu senin suçun değil. Elinde olmayan sebepler yüzünden kendini suçlama artık lütfen. Bazı şeylerin olması gerekir ve olur. Bu, bu kadardır. Senin yapman gereken şey devam etmek, kendini suçlamak değil.

Bu hayat kendini suçlayıp heba edebileceğin kadar uzun değil. Suçlamak yerine çözümlemeye çalış ve önüne bakıp yoluna devam et.

Geriye bakmak sana bir şey kazandırmaz ama kalan zamanından çalar.

Bu yüzden geçmişi unutmadan ama geriye bakmadan yoluna devam et sevgili okurum. Çünkü dediğim gibi, hayat kendini boşa yoracak kadar uzun değil.

Bugünlük benden bu kadar galiba canım benim. Kusura bakma, bu sefer diğerlerine göre kısa oldu bu sohbetimiz ama belki yakın zamanda bir sohbet daha ederiz. Kendine çok dikkat et sevgili okurum. Tatlı zamanlar diliyorum.

Seviliyorsun, öpüldün. X

E-Posta

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.