İçeriğe geç

BL/ Kölen bile olurum

Bölüm 27 · 2 dk okuma

BL/ Kölen bile olurum

Bölüm 27

Benden korkuyormusun?

Demir’in evindeyim.

O ders çalışıyor gibi yapıyor ama aslında bana bakıyor.

Ben de çalışıyorum gibi yapıyorum ama aslında ona sinir oluyorum.

Kapı açılıyor.

Demir’in annesi içeri giriyor.

Elinde market poşeti var.

Bize bakıyor.

Sonra Demir’e dönüyor.

"Demir."

"Hm?"

"Yarın için bir şey alacak mısın?"

Demir kalemiyle oynuyor.

"Ne için?"

Annesi gözlerini kısıyor.

"Sevgililer Günü için."

Ben o an öksürüyorum.

Demir bana bakıyor.

Ben başka yere bakıyorum.

Annesi devam ediyor:

"Çiçek mi alacaksın, hediye mi?"

Demir:

"Bilmem."

Annesi bana bakıyor.

"Emre sever mi çiçek?"

Ben:

"Yok gerek yok…"

Demir hemen araya giriyor:

"Alırım."

Sessizlik.

Ben Demir’e bakıyorum.

"Ne?"

Demir çok sakin:

"Alırım dedim."

Annesi gülüyor.

"Aferin."

Sonra mutfağa gidiyor.

Kapı kapanınca ben Demir’e dönüyorum.

"Ne alıyorsun?"

"Bir şey."

"Bu ne demek?"

"Bir şey işte."

"Demir."

"Ne?"

"Beni korkutuyorsun."

Söyler söylemez pişman oluyorum aslında.

Ama Demir zaten bunu kaçırmıyor.

Bir anda duruyor.

Kalemi elinde.

Bana bakıyor.

"Ne dedin?"

"Hiç."

"Hayır, dedin."

Ben gözlerimi kaçırıyorum.

"Normal bir şey söyledim."

Demir bir adım yaklaşıyor.

"Emre."

"Ne?"

"Az önce ne dedin?"

İç çekiyorum.

"…Beni korkutuyorsun dedim."

Sessizlik.

Demir hiç gülmüyor bu sefer.

Sadece bakıyor.

"Ben mi?"

"Evet."

"Neden?"

"Bilmem… garip davranıyorsun."

Demir başını hafif yana eğiyor.

Sonra çok sakin:

"Ben sana hiç zarar verdim mi?"

Ben hemen:

"Hayır."

"Bağırdım mı?"

"Hayır."

"Korkman için bir şey yaptım mı?"

"Yok…"

Demir bir an susuyor.

Sonra çok net:

"O zaman neden korkuyorsun?"

Ben cevap veremiyorum.

Çünkü aslında “korkuyorum” dediğim şey o değildi.

Demir biraz geri çekiliyor.

Ama sesi daha yumuşak.

"Emre."

"Hm?"

"Benden korkman hoşuma gitmiyor."

Bir an donuyorum.

"Ben öyle demek istemedim."

Demir bana bakıyor.

"Nasıl demek istedin?"

Düşünüyorum.

Sonra dürüstçe söylüyorum:

"Korkutuyorsun değil… bazen çok ciddi oluyorsun."

Demir kaşlarını hafif çatıyor.

"Bu aynı şey değil mi?"

"Değil."

Sessizlik.

Ben devam ediyorum:

"Sadece… sen böyle olunca sanki uzaklaşıyorsun gibi hissediyorum."

Demir o an duruyor.

Hiç konuşmuyor.

Sonra çok kısık bir sesle:

"Anladım."

Ben hemen ekliyorum:

"Ama ben senden korkmuyorum, tamam mı?"

Demir bana bakıyor.

"Tamam."

"Gerçekten."

"Tamam."

Bir saniye daha bakıyor.

Sonra hafifçe gülüyor.

"Ama bir daha ‘korkutuyorsun’ deme."

"Niye?"

"Çünkü ben seni korkutmak istemiyorum."

Bölüm sonu

1 yorum