Okula giriyoruz.
Ama Demir yine aynı.
Soğuk.
Sessiz.
Bakışı bile “yaklaşma” diyor.
Bir çocuk yanından geçiyor.
"Selam Demir."
Demir:
"Hm."
Çocuk hızla uzaklaşıyor.
Ben iç çekiyorum.
Yanına yürüyorum.
"Demir."
"Ne?"
"Niye böyle davranıyorsun?"
"Nasıl?"
"Soğuk."
Demir omuz silkiyor.
"Normalim."
"Değilsin."
"Öyleyim."
Ben duruyorum.
Biraz sinirleniyorum.
"Herkeı uzaklaştırıyorsun."
Demir bana bakıyor.
"Herkeı değil."
"Ne demek o?"
"Sen varsın."
Sessizlik.
Ben cevap veremiyorum.
Teneffüste arkadaş grubu geliyor.
Biri fısıldıyor:
"Oğlum Demir yine modda."
"Ne modu?"
"Buz modu."
Ben Demir’e bakıyorum.
Gerçekten de kimseyle konuşmuyor.
Bir çocuk şaka yapıyor.
Demir sadece bakıyor.
Çocuk hemen susuyor.
Ben dayanamıyorum.
Onun önüne geçiyorum.
"Demir."
"Hm?"
"Niye insanları böyle uzaklaştırıyorsun?"
Bir an susuyor.
Sonra:
"Ben uzaklaştırmıyorum."
"Öyle duruyorsun."
Demir bana bakıyor.
"İstemiyorsan yapmam."
Ben bir an duruyorum.
"Ne?"
"Sen istemiyorsan böyle davranmam."
Sessizlik.
Bu cümle çok basit ama…
fazla etkili.
Ben yumuşuyorum.
"Ben sadece… herkesle böyle olmanı istemiyorum."
Demir başını hafif yana eğiyor.
"Niye?"
"Çünkü herkes düşman değil."
Demir bakıyor.
Sonra çok kısa:
"Sen hariç."
Ben gözlerimi deviriyorum.
"Demir…"
"Ne?"
"Ben de herkes değilim."
Demir hafif gülüyor.
Öğle arasında arkadaş grubu bizi izliyor.
Biri fısıldıyor:
"Bu çocuk Emre’ye bağlanınca soft mod açıyor."
Diğeri:
"Yok, sadece Emre’ye güncelleme geliyor."
Ben:
"SUSUN."
Demir bana bakıyor.
"İyi mi böyle?"
Bir an düşünüyorum.
Sonra:
"İyi ama… tamamen buz olma."
Demir:
"Neden?"
Ben omuz silkiyorum.
"Benim sevdiğim Demir öyle değil."
Sessizlik.
Demir bir an bakıyor.
Sonra hafifçe gülümsüyor.
"Tamam."
"Tamam mı?"
"Deneyeceğim."
Ben gülüyorum.
"Denemek ne Demir?"
"Zor bir şey."
Son ders çıkışı.
Bir çocuk yanımıza geliyor.
"Selam Demir."
Demir yine eskisi gibi “hm” diyecek gibi oluyor.
Ama duruyor.
Bana bakıyor.
Ben de ona bakıyorum.
Sonra küçük bir gülümseme yapıyor.
"Selam."
Ben donuyorum.
Çocuk da donuyor.
Arkadaş grubu arkada:
"OLAY GELİŞİYOR."
Ben Demir’e fısıldıyorum:
"İşte böyle."
Demir:
"Zor."
Ben:
"Alışırsın."
Demir hafif gülümsüyor.
Ve o an anlıyorum ki…
Demir soğuk olmaya çalışsa bile, ben yanında oldukça o hep biraz daha yumuşuyor.
