İçeriğe geç

Bizimkiler (Döngü Serisi 1)

Bölüm 14 · 9 dk okuma

Bizimkiler (Döngü Serisi 1)

Bölüm 14

14. Bölüm

Çağatay;

Oturma odasına elimde bir tepsi çayla gittiğimde lafa girdim. "Çağrı senin otelde olman gerekmiyor mu?"

Çağrı bacak bacak üstüne attı "Bir saat molam vardı."

Ceylan'a döndüm. "Ceylan sen?" diye sorduğumda

"Benim mesai 10'da başlıyor aslan parçası öğrenemedin mi?" dedi eliyle omzuma hafifçe vurarak.

Ceylan bir aşçıydı ve ünlü resterorantlardan birinde aşçı olarak çalışıyordu.

"Aa doğru!" dedim bir anda. Ardından "Bende içerik not ediyordum." diye devam ettim. Çağrı "2-3 gündür video atmıyorsun?" diye sordu merak dolu gözlerle bana bakarken. "İçerik bulamıyorum ki!" diye sızlandım. "Hmm." diye mırıldandı Çağrı. Ceylan lafa atladı. "Vlog çeksen! Hem senin vlogların çok seviliyordu."

Parmağımı şıklattım. "Çok mantıklı, helal kız sana!"

Bu kız benden daha zeki.

Ceylan gülümsedi. Arkama yaslandığımda Çağrı lafa girdi "Bence oyun videosu da çekebilirsin." Çağrı'ya dönüp "Bu da mantıklı." dediğimde Çağrı sırıttı ardından Ceylan lafa girdi. "Onu bunu boşverin de abim birilerine karşı boş değil." Vücudumu dikleştirip Çağrı'ya döndüm. Çağrı "Ceylan!" diye bağırıp Ceylan'ı uyardığında Çağrı'nın bacağına vurdum. "Kim lan?" diye sorduğumda Çağrı ensesini kaşıyarak. "Birşey değil ya, bir kızla arkadaşız, Ceylan abartıyor." dediğinde 'Hmm' diye mırıldandım. Ceylan "Arkadaş?" diye sordu kaşlarını kaldırarak. "Ceylan!" diye bağırdı Çağrı. Ben ise ufak bir kahkaha attım.

Bu ikilinin ilişkisi beni delirtiyor.

Ceylan "Abi aranızda ki ilişkiyi anlatır mısın? Ne diyeceksin merak ettim." dediğinde Çağrı vücudunu dikleştirdi ve lafa girdi. "Birşey yok aramızda, sadece arkadaşız. 'Nasılsın? İyiyim sen?' muhabbeti sadece."

Ceylan "Kıza aşık aşık bakmalarını ya da kızın seni görünce neşelenmesi saymassak öyle." dedi arkasına yaslanıp kollarını göğsünde bağlayarak. Çağrı ile göz teması kurmuyordu ve suratında alaycı bir tavır vardı. "Kızın adı ne?" diye sordum bir anda. Tam Ceylan birşey diyecekken Çağrı ışık hızında lafa atladı. "Bahar."

Ceylan Çağrı'yı göstererek "Bak, adını söylemeye bile yer arıyor!" diye bağırdığında Çağrı "Ceylan! Yok aramızda birşey!" diye bağırdı. Ceylan "Aynen yok abi! Hatta kızı görünce kalbin çıkıyor yemin edebilirim!"

Çağrı ufak bir kem küm ettikten sonra kükredi. "Y-Yoo Yok öyle birşey Ceylan, kes sesini!"

Ceylan, "Abi aşık olmaktan utanma! Aşkı her insan yaşıyor hatta defalarca! Sen ilk defa yaşadın onu bile kabul etmiyorsun!" diye bağırdığında Çağrı, ufak bir sessizliğin ardından "U-utanmıyorum." diye kekeledi. "Utanma oğlum hatta en detaylı haliyle anlat, dinliyoruz." dedim. Çağrı şüpheli tavrıyla yavaş yavaş lafa girdi. "Ya aslında... Ufak bir yakınlık oluyor bazen..."

Ceylan çayından bir yudum alırken ben lafa girdim. "Ne tür bir yakınlık?"

Çağrı "Şey... şey gibi..." diye kem küm ederken Ceylan çayından bir yudum aldı ve lafa girdi. "Espiriler, gülüşmeler, iltifatlar. Flörtler işte. Ama abim aşık."

Çağrı "Ceylan!" diye sesini yükseltti fakat bu ses yükseltme bağırma gibi değildi. "İlk iki cümlesinde haklı." dedi Çağrı bana dönerek. "Çağrı... Aşık olup olmadığına emin değilsen bir gün geç aynanın karşısına sor bu soruyu kendine. Kendine yalan söyleyemezsin, ha eğer söylersen de anlarsın zaten." Çağrı başını salladı. "Ee Çağatay senin işler nasıl var mı yengiz?" diye sorduğunda Ceylan merakla bana döndü. "Var." dedim bir anda.

Der demez pişman oldum. Ceylan "Kim? Kızın adı ne? İlişkiniz nasıl?" diye artarda soru yağdırdırdı. "Kızın adı Asel. İlişkimizde şu an için iyi." dedim. Çağrı "Asel..." diye mırıldandı. Ceylan "Vay vay... Kaç yaşında?" diye sordu. "Yaşıtız." dediğimde Çağrı "Bizde yaşıtız." diye yanıtladı. Ceylan kaşlarını kaldırdı. "Biz?"

Çağrı başını eğdi ufak ufak sırıtırken ensesini kaşıyordu. Çağrı'ya vurdum "Köpek seni. Bir de aşık değilim diyor!" diye bağırdığımda Çağrı sırıtıyordu. Ufak sessizliği ben böldüm. "Ee Ceylan? Var mı eniştem?" diye sorduğumda Ceylan arkasına yaslanarak bacak bacak üstüne attı ve "Var." dedi. Çağrı, gözleri fal taşı gibi açılmış halde Ceylan'a döndü. Bir anda ayağa fırladı "Kim lan o! Ben niye bilmiyorum!" diye bağırdığında Ceylan pozisyonunu bozmamıştı. "Alperen Altan." dedi Ceylan. Çağrı "Hee." dedi ve tekrar oturdu. Ceylan "Abi hayırdır sevgilime mi çöktün Alperen deyince sakinliyorsun?" diye sorunca hepimiz kahkaha attık.

"Alperen'e çöken ben değilim Fatih." dediğinde tekrar kahkaha attık.

11 yıl önce...

Alperen kahvaltısını yapıp evden çıktığında yüzü gülüyordu. Kapıda duran bisikletine atladığında aklına Fatih'ide alıp birlikte okula gidecekleri geldi.

Alperen bisikletini Fatih'in evine sürmeye başladı. Fatih'in evi o kadar uzaktı ki Alperen bisikletle bile 5-6 dakika yol gitmişti. Evlerinin önüne gelip kapıyı çaldığında kapıyı açan kişi pijamalı bir şekilde esneyen Fatih'di. Alperen saatine baktı. "Fatih... Derse 1 saat var sen hazır bile değilsin? dedi Alperen. Fatih uykulu uykulu gülümsedi. "Geç içeri hadi. Acelemiz yok zaten." dedi. Alperen içeri geçtiğinde Fatih "Ben üstümü giyip geliyorum." dedi Alperen'e. Alperen başını salladı ve koltuğa oturdu.

Bugün beden dersleri vardı.

Yaklaşık 5 dakikaya Fatih full siyah bir kombin ile geldi. Kapşonu kafasına çekmiş hala esniyordu. Alperen'in yanına gidip kafasıyla mutfağı gösterdi. Fatih Alperen'in ayaklanmasını bekliyordu ama Alperen sadece vücudunu dikleştirmişti. Alperen baştan aşağı Fatih'i süzdü. Gülümseyerek "Sana siyah bu kadar yakışıyor muydu lan?" diye sordu. Fatih eğik başını kaldırdığında Alperen'le göz göze geldi. Alperen'in gülümsemesine karşılık Fatih'de gülümsedi. "Kalk lan hadi." dedi alaycı tavrıyla. Alperen ayağa kalkıp Fatih'in kafasına vurdu ve yanından geçerken "Birşey yemeyecek misin?" dedi.

Fatih Alperen'e tekme attı. "Yemeyeceğim, yürü!" diye bağırdığında Alperen duraksadı. "Lan niye?" diye sorduğunda Fatih Alperen'i kapıya doğru ittirdi ve "Hevesimi kaçırdın Alperen yürü!" diye bağırdı. Alperen duraksadı. "Lan sen övgü alınca hevesin mi kaçıyor?!" diye bağırdı. Fatih "Ondan sonra kafama vurdun ya geri zekalı." Alperen ellerini beline koydu ve "Hee." diye mırıldandı. Fatih kollarını göğsünde bağlamış Alperen'e şeytani şeytani bakarken Alperen Fatih'in kafasına vurup "Şakaydı lan, sen ironi ne biliyon dimi?" diye sorunca Fatih Alperen'e tekme attı ve "Biliyoruz Alperen, senden iyi biliyoruz." dedi. Alperen "Ne vuruyorsun lan?!" diye bağırınca Fatih "Hakettin!" diye bağırdı ve mutfağa gitti. Alperen'de peşinden gittiğinde Fatih su içiyordu. "Rümeysa abla falan nerede?" diye sordu Alperen. Fatih "Orhan'ı hastaneye götürdüler." diye yanıtladı bardağı tezgaha koyarken.

Orhan Fatih'in küçük kardeşiydi ve daha 2. sınıftı. Alperen "Geçmiş olsun." diyip sandalyeye oturunca Fatih Alperen'e döndü ve "Sağol." diyip karşısında ki sandalyeye oturdu. Alperen "Orhan'ın dersleri nasıl?" diye sorunca Fatih güldü "Ben ne kadar malsam, o o kadar zeki." diye yanıtladı.

Alperen güldü. "Valla benim kardeşim falan yok ben rahatım." deyince Fatih "Valla en iyisi." diye yanıtladı.

Ardından Alperen kollarını sıvadı ve ayağa kalktı. "Hadi kalk oğlum, yolda edersin sohbetini." dedi. Fatih gülümsedi ve ayaklandı. Fatih ve Alperen karşı karşıya dururken Fatih üstüne bakarak üstünü düzeltti ve "Harbiden yakışıyor mu lan?" diye sordu Alperen'e. Alperen başını salladı. "Çok yakışıyor Fatih'cim."

dedi ve çantasını sırtına attı. Alperen alttan alttan sırıtırken Fatih de çantasını sırtına attı ve kapıya yöneldi. İkiside okula vardığında Berna, Ada, Ceylan ve Melisa voleybol oynuyordu. Alperen bisikleti kenara bıraktı ve Fatih'le birlikte kızların yanına gitti. Fatih "Atın bakalım birde ben vurayım." dedi. Berna topu Fatih'e attığında Fatih topa ayakla vurdu. Berna "Ayakla değil elle vuracaksın." dediğinde Fatih "Sanane kız." dedi alayla. Ada "Görünen o ki Fatih voleyboldan baya anlıyor." dediğinde Çağrı, "Baya, baya." diyerek Alperen'in yanına gitti. Fatih "Ne sandınız uşaklar." dediğinde herkesin suratında bir gülümseme belirdi.

Tam o sırada kurtarılması neredeyse imkansız bir topa Berna koştu ve topu kurtardı. Fatih "Helal kız." diye bağırdı. Herkes kızlara döndüğünde oyunun çok akıcı ve güzel ilerlediğini farketti. Berna "Eyvallah." dedi Fatih'e. Fatih eliyle göğsüne vurdu. Melisa uzakta ki bir topa koşunca Görkem arkadan bağırdı. "Helal kız Melisa." Görkem'de Alperen, Fatih ve Çağrı'nın yanına gidince. Erkekler kızlar hakkında konuşmaya başladı. Alperen "Heyt be Ceylan'ıma bak ne güzel oynuyor." diye mırıldandı. Çağrı Alperen'e vurdu. Alperen sabır çekince Görkem "Melisa'da güzel oynuyor." dedi. Fatih Görkem'e vurdu. "Hee anlamadık sanki, Görkem." dediğinde herkes güldü. Ardından Berna ve Ceylan aynanda bir topa koştu ve çarpışarak yere düştü. Erkekler bir anda kızlara dönünce Alperen Ceylan'ın yanına, Fatih Berna'nın yanına koştu. Fatih Berna'ya "İyi misin?" diye sordu. Fatih Berna'yı ayağa kaldırdığında Berna başını sallayarak "İyiyim, sağol." dedi. "Bir yerine birşey olmadı dimi?" diye sordu Fatih. Berna başını salladı ve "Yok yok, iyiyim." dedi.

Fatih "Emin misin?" diye sordu. Berna "Ben kendimi bu kadar düşünmüyorum Fatih. İyiyim." dediğinde Fatih ve Berna uzunca birbirine baktı. Fatih başını sağ sola sallayarak "Tamam. Dikkat et kendine." dedi. Berna gülümseyerek başını salladı. Fatih'de Berna'ya gülümsedi Ardından Görkem ve Çağrı'nın yanına gitti.

Alperen Ceylan'ın yanına gittiğinde "İyi misin bir yerine bir şey olmadı dimi?" diye artarda soru yağdırdı. Ceylan "Yok Alperen iyiyim çok sağol." dedi hâla yerdeyken. Alperen Ceylan'a yaklaştı. "Güzelim, kalkmayı düşünüyor musun?" diye sordu. Ceylan gülümsedi. Ardından Alperen Ceylan'a elini uzattı. Ceylan Alperen'in elinden tutup kalktığında Fatih Çağrı'yı dürttü. Çağrı Alperen'e döndüğünde birşeyler mırıldandı.

Alperen ve Ceylan birbirlerine bakarak gülümsüyordu. Alperen hâla Ceylan'ın elini tutuyordu. Çağrı yanlarına gittiğinde Ceylan hızlıca Alperen'in elini bıraktı ve Alperen'le arasına mesafe koydu. Alperen "Çağrı, kardeşin yaralanmış farkında mısın? Yardım edeceğim." dedi özellikle 'kardeşin' kelimesini üstüne basa basa söylemişti. Çağrı "Ne olmuş? Alt üstü düştü!" diye yanıtladı. Ceylan "Birşeyim yo-" diyecekken Alperen sözünü kesti. "Çok sert düştü eli kanıyor bak ben yardım edeyim." dedi Fatih Çağrı'nın yanına gidip kulağına "İzin ver oğlum en fazla ne diyecek?" dediğinde Çağrı "İyi o zaman sen git yardım et." dedi, özellikle 'yardım' kelimesinin üstüne basa basa söylemişti.

Alperen Ceylan'ı kolundan tutup sınıfa çıkardığında sınıfları boştu. Alperen kapıyı kapattı ve cebinde ki peçeteyi Ceylan'a verdi. Ceylan "Abartılacak birşey yoktu ki Alperen." dedi. Alperen "Biliyoruz kızım. Abin fırsat vermiyor ki iki dakika sohbet edelim." Ceylan sırttı. "Sohbet mi? Sohbet olduğuna emin miyiz?" diye sordu. Alperen gülümsedi. Ceylan elini silerken Alperen oturduğu masadan kalkıp Ceylan'ın yanına gitti. "İyi misin birşey yok dimi?" diye sordu. Ceylan "Yok yok." dedi. Ceylan elini silerken Alperen Ceylan'ın elini tuttu ve üflemeye başladı. Ceylan başını kaldırdığında Alperen Ceylan'ın eline üflüyordu. Ceylan uzunca Alperen'i izledi.

Çok yakışıklıydı.

Kumral saçları, ve yeşil gözleri insanı büyülüyordu.

Alperen üflemeyi bırakıp Ceylan'a döndüğünde Ceylan'ın onu izlediğini farkedip gülümsedi. Ceylan'da ona gülümsedi. Alperen Ceylan'ın ellerini tutarken "Çok güzelsin." dedi. Ceylan Alperen'e yaklaştı "Sende çok yakışıklısın."

Alperen gülümsedi. Ceylan Alperen'in göğsüne kafasını koyduğunda Alperen Ceylan'ın saçını okşuyordu. Alperen "Ceylan..." diye mırıldandı. Ceylan kafasını kaldırıp Alperen'e döndü. Ceylan "Efendim." diye mırıldandı. Alperen "Beni seviyor musun?" diye sorduğunda Ceylan Alperen'le sarılmayı bırakıp karşısına geçti ve sırıttı. "Bilmem. Ne mânada soruyorsun?" diye sordu. Alperen "Arkadaş olarak..." dedi. Ceylan'a değil başka bir tarafa bakıyordu. Ceylan Alperen'in baktığı yere baktığında tahtayı gördü. Ceylan güldü ve "Emin miyiz? Bence 'Bana aşık mısın?' diye sormak istedin..." dedi. alperen Ceylan'a döndüğünde güldü. Ardından arkasında ki sıraya oturdu. Alperen Ceylan'ın ellerini tutup Ceylan'ı kendine yaklaştırdında "Nasıl cevaplamak istersen öyle cevapla güzelim." diye mırıldandı. Ceylan gülümsedi.

"Seni seviyorum Alperen." dedi Ceylan. Alperen "Ne anlamda?" diye sorunca Ceylan "Nasıl anlamak istersen öyle anla Alperen ama şunu bil..." dedi ve iç çekti. Alperen yavaşça ayağa kalktı hala Ceylan'ın ellerini tutarken Ceylan'ı merakla izliyordu. Ceylan "Ben seni seviyorum Alperen..." diye devamını getirdiğinde Alperen gülümsedi ve kollarını açtı. Ceylan Alperen'e sarıldı, Alperen Ceylan'a. Ceylan gülümseyerek sarılmayı bıraktı fakat hala yakınlardı. Vücutları temas ediyordu fakat arada ki boy farkından birşey değişmiyordu. Alperen gülümsedi ve "Bende seni seviyorum." dedi.

Ceylan "Alperen..." diye mırıldandı. Alperen "Söyle birtanem..." dedi Ceylan'ın gözlerine bakarken Ceylan "Bana neden sevgilinmişim gibi davranıyorsun?" diye sorduğunda Alperen gülümsedi. "Davranmayayım mı? İstemiyor musun?" Ceylan eğik başını kaldırdı "Hayır o-o anlamda değil. Alperen gülümseyerek ellerini beline koydu ve "Ney o zaman prenses?" diye sordu. Ceylan bir anda "Yara bandın var mı?" diye sordu. Eli kanıyordu. Alperen ciddi bir halde Ceylan'ın eline döndü. Sıradan kalkıp Ceylan'ın eline bakarken. "Elini birşey kesmiş..." diye mırıldandı. Ceylan "Çok birşey yok alt üstü kan yara bandın var mı?" diye sorduğunda Alperen Ceylan'ın eline peçete bastırıyordu. Alperen "Yok da ders başlamadan alıp gelebilirim." dediğinde Ceylan "Oha Alperen abartma." diye tepki verdi.

Alperen "Abartmıyorum acıyor mu?" diye sordu. Ceylan "Yerde cam vardı belki o kesmiştir." dediğinde Alperen eğik başını kaldırdı ve Ceylan'la göz göze geldi. "Ah be Ceylan az dikkat etsen." dediğinde cebini yokladı. Birşeylerden emin olduktan sonra kapıya yöneldi. Ceylan "Alperen nereye?" diye sorduğunda Alperen "Geleceğim birazdan." dedi ve hızlıca koştu...

Bölüm sonu

1 yorum