İçeriğe geç

BİZDEN GERİYE

Bölüm 12 · 2 dk okuma

BİZDEN GERİYE

Bölüm 12

Bölüm 12 – Ev Gibi

Bölüm 12 – Ev Gibi

Mira, Burak'ın verdiği anahtarı çantasının en küçük gözüne koydu.

Eve döndüğünde birkaç kez çıkarıp baktı.

Kimse ona ilk kez bir evin kapısını değil, hayatının kapısını emanet etmiş gibiydi.

Anahtarı avucunun içinde çevirirken istemsizce gülümsedi.

Telefonu titredi.

Burak:

"Anahtarı kaybetmedin değil mi?"

Mira kahkaha attı.

"Daha bir saat oldu."

"Sana güveniyorum ama dalgınlığına güvenmiyorum."

"Çok komiksin."

"Biliyorum."

Mira başını yastığına koyarken fark etti.

Burak'la konuşmadığı tek bir gün bile kalmamıştı.

Ertesi hafta sınav dönemi başlamıştı.

Kampüsün kütüphanesi her zamankinden daha kalabalıktı.

Masaların üzeri kitaplarla doluydu.

Mira, notlarını incelerken karşısına oturan Burak sessizce önüne bir sandviç bıraktı.

"Bu ne?"

"Öğle yemeğin."

"Ben alacaktım."

"Almayacaktın."

"Nereden biliyorsun?"

"Çünkü derse dalınca yemek yemeyi unutuyorsun."

Mira sandviçe, sonra Burak'a baktı.

"Beni bu kadar mı gözlemliyorsun?"

Burak omuz silkti.

"Sanırım."

"Biraz ürkütücü."

"Biraz da romantik."

Mira gülmeden edemedi.

Saatler ilerledikçe yorgunluk çökmeye başlamıştı.

Mira kitabın üzerine kapanıp derin bir nefes verdi.

"Olmuyor."

"Oluyor."

"Hiçbir şey aklımda kalmıyor."

Burak kitabını kapattı.

"On dakika ara."

"Vakit kaybı."

"Asıl böyle devam edersen vakit kaybı."

Birlikte kütüphaneden çıkıp kampüs bahçesine indiler.

Ağaçların altında boş bir banka oturdular.

Burak cebinden iki küçük çikolata çıkardı.

"Stres ilacı."

Mira gülerek birini aldı.

"Her şeye hazırlıklısın."

"Senin yanında olmak biraz bunu gerektiriyor."

"Neden?"

"Çünkü sen önce herkesi düşünüyorsun."

Mira şaşkınlıkla ona baktı.

"Ben mi?"

"Evet."

"Hiç fark etmemiştim."

"Ben ettim."

Akşam üzeri yağmur başladı.

Kampüs çıkışında öğrenciler saçakların altına sığınmıştı.

Burak anahtarlarını çıkarırken,

"Bana gidelim mi?" diye sordu.

"Film izleriz, çalışmaya da orada devam ederiz."

Mira başını salladı.

"Olur."

Eve geldiklerinde Burak mutfağa geçti.

"Kahve mi, sıcak çikolata mı?"

"Sıcak çikolata."

"Tam tahmin ettiğim cevap."

"Bu kadar mı belli oluyorum?"

"Hayır."

Burak kupaları tezgâha dizerken gülümsedi.

"Sadece seni tanımaya başladım."

Film başladığında yağmurun sesi camlara vuruyordu.

Mira koltuğun bir ucunda oturuyordu.

Burak uzaktan ona baktı.

"Hâlâ çekiniyorsun."

"Biraz."

"Benden mi?"

"Hayır."

"O zaman?"

"Bu kadar mutlu olmaktan."

Burak'ın yüzündeki tebessüm yavaşça kayboldu.

"Neden?"

Mira gözlerini ekrana çevirdi.

"Çünkü bazen çok güzel giden şeylerin biteceğinden korkuyorum."

Burak hiç düşünmeden elini uzattı.

Mira'nın elini tuttu.

"Ben kolay kolay vazgeçen biri değilim."

Mira ona baktı.

Burak'ın gözlerinde en ufak bir tereddüt yoktu.

O an söylediklerine bütün kalbiyle inanıyordu.

Mira da...

İnandığını sandı.

Gece ilerlediğinde Burak, Mira'yı her zamanki gibi evine bıraktı.

Mira arabadan inmeden önce ona döndü.

"Bugün bana neden bu kadar uzun baktın?"

Burak hafifçe güldü.

"Çünkü her geçen gün seni biraz daha tanıyorum."

"Ve?"

"Her geçen gün seni biraz daha seviyorum."

Mira'nın yanakları kızardı.

Sessizce eğilip Burak'ın yanağına küçük bir öpücük kondurdu.

"İyi geceler."

Kapıyı açıp hızla apartmana doğru yürüdü.

Burak birkaç saniye olduğu yerde kaldı.

Yanağına dokunup kendi kendine gülümsedi.

Belki de aşk...

Böyle küçük anların içinde büyüyordu.

Ve ikisi de, o anların bir gün sadece hatıraya dönüşeceğini henüz bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.