İçeriğe geç

BİZDEN GERİYE

Bölüm 13 · 2 dk okuma

BİZDEN GERİYE

Bölüm 13

Bölüm 13 – Bizim Günümüz

Bölüm 13 – Bizim Günümüz

Cumartesi sabahı...

Mira, alarm çalmadan uyandı.

Telefonuna uzandığında ekranda Burak'ın günaydın mesajı çoktan duruyordu.

"Uyanınca hazırlan. Bugün seni kaçırıyorum."

Mira gülümseyerek yazdı.

"Nereye?"

"Sürpriz."

"Bir gün şu sürprizlerini önceden söyleyeceksin."

"O zaman sürpriz olmaz."

Yarım saat sonra Burak apartmanın önündeydi.

Mira arabaya biner binmez kaşlarını çattı.

"Yine söylemeyecek misin?"

Burak emniyet kemerini taktı.

"Hayır."

"İnatçısın."

"Biraz."

"Ben daha inatçıyım."

"Onu da öğrendim."

Mira istemsizce güldü.

Burak'ın yanında gülmek artık çok kolaydı.

Yaklaşık kırk dakika sonra küçük bir sahil kasabasına geldiler.

Deniz sakindi.

İskelede birkaç balıkçı vardı.

Sokaklar ise hafta sonunun huzurunu taşıyordu.

"Burası çok güzel."

"İlk kez geliyorum."

"Ben de."

"Neden burayı seçtin?"

Burak denize baktı.

"Kimsenin bizi tanımadığı bir yerde bir gün geçirmek istedim."

Mira o cümleyi duyunca sessizce gülümsedi.

Saatlerce sokaklarda yürüdüler.

Eski kitapçılara girdiler.

Bir dükkândan iki küçük bileklik aldılar.

Mira bilekliği eline takarken güldü.

"Bunlar çocuk işi."

"Olabilir."

Burak kendi bilekliğini de taktı.

"Ama yıllar sonra görürsen bugünü hatırlarsın."

Mira şakayla karışık cevap verdi.

"Hiç çıkarmam o zaman."

Burak o an hiçbir şey söylemedi.

Sadece içinden...

"Ben de..."

diye geçirdi.

Öğleden sonra sahilde otururlarken Mira denizi izliyordu.

"Burak."

"Hı?"

"Mutlu musun?"

Burak hiç düşünmeden cevap verdi.

"Evet."

"Bu kadar emin misin?"

"Evet."

"Peki ya beş yıl sonra?"

Burak gülümsedi.

"Yine sen yanımdaysan..."

Kısa bir sessizlik oldu.

"...mutlu olurum."

Mira başını omzuna yasladı.

"Ben de."

Akşamüstü dönüş yolunda trafik vardı.

Radyo sessizce eski bir şarkı çalıyordu.

Mira camdan dışarı bakarken farkında olmadan uyuyakaldı.

Kırmızı ışıkta duran Burak ona baktı.

Saçları yanağına düşmüştü.

Usulca elini uzatıp saçlarını kulağının arkasına bıraktı.

Sonra montunu çıkarıp üzerine örttü.

Yeşil ışık yandığında araba yeniden hareket etti.

Mira gözlerini araladığında hâlâ uykuluydu.

"Uyuyakalmışım."

"Evet."

"Niye uyandırmadın?"

"Dinlenmeye ihtiyacın vardı."

"Boynun ağrımadı mı?"

"Değdi."

Mira hafifçe gülümsedi.

"Sen bazen fazla iyi davranıyorsun."

Burak gözlerini yoldan ayırmadan konuştu.

"Çünkü seni mutlu etmek hoşuma gidiyor."

Apartmanın önüne geldiklerinde ikisi de arabadan inmedi.

Sessizlik bu kez garip değildi.

Sanki vedalaşmak istemiyorlardı.

Mira yavaşça Burak'a döndü.

"Bugün için teşekkür ederim."

"Ben teşekkür ederim."

"Neden?"

"Çünkü bu günü tek başıma yaşasaydım bu kadar güzel olmazdı."

Mira gülümsedi.

Sonra cesaretini toplayıp Burak'ın omzuna yaslandı.

İkisi de birkaç dakika hiç konuşmadı.

Dışarıda hafif bir rüzgâr vardı.

Arabanın camına vuran yaprak sesleri duyuluyordu.

Burak usulca fısıldadı.

"Biliyor musun..."

"Hı?"

"Bir gün kendi evimizin balkonunda kahve içeceğimizi hayal ediyorum."

Mira başını kaldırıp ona baktı.

"Ben de o hayalin içinde var mıyım?"

Burak gülümsedi.

"Başka kim olabilir ki?"

Mira'nın gözleri doldu.

O gece eve çıktığında ilk işi çantasından küçük bilekliği çıkarmak oldu.

Bileğine yeniden taktı.

Sonra aynaya bakıp kendi kendine fısıldadı.

"İnşallah hiç çıkarmam."

Hayat bazen insana, sonsuza kadar süreceğine inandığı anlar armağan ederdi.

Mira da o gün, en mutlu günlerinin daha yeni başladığını sanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.