Bölüm 6 – Misafir
“Şerefsizler.”
İkisi de aynı anda söyledi.
Sonra yine aynı anda gülmeye başladılar.
Sekiz ay boyunca ilk kez…
Aralarındaki sessizlik bu kadar hafifti.
Kahvaltı masası her zamanki gibi kalabalıktı.
Jongin mangalla uğraşıyor, Jongdae kahve hazırlıyor, Kyungsoo ise kimsenin mutfağı dağıtmaması için uğraşıyordu.
Baekhyun ile Chanyeol mutfağa birlikte girdikleri an…
Masadaki herkes sustu.
“Ne?”
Baekhyun şüpheyle etrafına baktı.
“Neden öyle bakıyorsunuz?”
Sehun ağzındaki ekmeği çiğnerken konuştu.
“Hiç.”
Jongdae gülmemek için fincanını yüzüne kaldırdı.
“Kesinlikle hiçbir sebep yok.”
Minseok, Chanyeol’un önüne bir tabak uzatırken fark etti.
“Bir dakika…”
“Ne?”
“Chanyeol.”
“Hı?”
“Kolunda ne var?”
Herkesin gözü aynı anda Chanyeol’un bileğine kaydı.
Parmak izleri…
Kızarmıştı.
Baekhyun’un yüzü kıpkırmızı oldu.
Gece korktuğunda Chanyeol’un elini ne kadar sıkı tuttuğunu şimdi fark ediyordu.
Jongin gözlerini büyüttü.
“Vay canına…”
Sehun hemen atladı.
“Demek gece biri birinin elini bırakmamış.”
“SEHUN!”
Baekhyun neredeyse bağırdı.
Masadakiler kahkahaya boğuldu.
Chanyeol ise sadece önündeki kahvesine baktı.
Ama dudaklarının kenarındaki belli belirsiz gülümsemeyi saklayamıyordu.
Tam kahvaltı bitecekken kapı çaldı.
Jongin şaşırdı.
“Ben kimseyi beklemiyordum.”
Kapıyı açtı.
Kapının önünde genç bir kadın duruyordu.
Elinde birkaç poşet vardı.
“Merhaba.”
“Gecikmedim umarım.”
Jongin’in yüzü aydınlandı.
“Yuna!”
“Gel, gel.”
Kadın içeri girince salondakiler ayağa kalktı.
“Millet, bu çocukluk arkadaşım Yuna.”
Yuna herkese tek tek selam verdi.
Sıra Chanyeol’a geldiğinde gülümsedi.
“Uzun zaman olmuş.”
Chanyeol da kibarca gülümsedi.
“Evet.”
“Nasılsın?”
“İyiyim.”
Baekhyun’un kaşı istemsizce kalktı.
‘Uzun zaman olmuş’ mu?
Demek tanışıyorlardı.
Yuna, kahve hazırlarken Chanyeol’un yanına geçti.
“Hâlâ kahveni şekersiz içiyorsun?”
“Eskisi gibi.”
“Güzel.”
“Hatırlamışım.”
Baekhyun’un eli fincanın üzerinde durdu.
Hatırlamışım…
İçinde garip bir his yükseldi.
Kyungsoo bunu ilk fark eden kişiydi.
Dirseğiyle Sehun’u dürttü.
“Baksana.”
Sehun baktı.
Baekhyun’un bakışları istemsizce Yuna ile Chanyeol arasında gidip geliyordu.
“Başladı.”
Öğleden sonra herkes göl kenarına yürüyüşe çıktı.
Patika dardı.
İnsanlar ikili gruplar hâlinde yürüyordu.
Önde Jongin ile Minseok.
Arkalarında Jongdae ve Kyungsoo.
En arkada ise…
Chanyeol ile Yuna.
Yuna sürekli bir şeyler anlatıyor, Chanyeol da nazikçe dinliyordu.
Birkaç metre önlerinde yürüyen Baekhyun istememesine rağmen her kahkahayı duyuyordu.
“Baekhyun.”
Jongdae yanına yaklaştı.
“İyi misin?”
“İyiyim.”
“Yalan.”
“Gerçekten.”
“Baekhyun.”
Jongdae hafifçe gülümsedi.
“Onu kıskanıyorsun.”
Baekhyun anında durdu.
“Ne?”
“Hayır.”
“Yok öyle bir şey.”
“Tabii.”
“Çünkü ayrıldınız.”
“Değil mi?”
Baekhyun cevap veremedi.
Çünkü cevap vermeye çalışırsa…
Ağzından yanlış bir şey çıkacağından korkuyordu.
Dönüş yolunda patikanın kenarında ıslak taşlar vardı.
Baekhyun dalgın yürürken ayağı kaydı.
Bir anlığına dengesini kaybetti.
Tam düşecekken…
Bir kol belini sardı.
“Yakalandın.”
Chanyeol.
Yuna birkaç adım geride kalmıştı.
Chanyeol hiç düşünmeden koşmuştu.
Baekhyun nefes nefese kaldı.
“Ben…”
“İyiyim.”
Chanyeol kaşlarını çattı.
“İyi değilsin.”
“Düşüyordun.”
“Ben…”
“Baekhyun.”
Sesinde alışıldık o endişe vardı.
“Bir dakika yerinde dur.”
Baekhyun’un ayak bileğini kontrol etmek için çömeldi.
Tam o sırada Yuna yanlarına geldi.
“İyi misin?”
Baekhyun başını salladı.
“Evet.”
Yuna gülümsedi.
“Şanslısın.”
“Chanyeol eskiden de refleksleri çok hızlıydı.”
“Üniversitede herkes ona güvenirdi.”
Baekhyun bu cümleyi duyunca istemsizce sordu.
“Üniversite?”
Yuna başını salladı.
“Evet.”
“Biz aynı kulüpteydik.”
“Bir ara herkes bizim sevgili olduğumuzu sanıyordu.”
…
Sessizlik.
Baekhyun’un yüzündeki ifade değişti.
Yuna bunu fark edince gülmeye başladı.
“Aman yanlış anlama.”
“Hiç olmadık.”
“Çünkü…”
Yuna, Chanyeol’a kısa bir bakış attı.
“…Onun kalbi o zaman da sadece tek bir kişideydi.”
Baekhyun’un nefesi kesildi.
“Kimde?”
Yuna şaşkınlıkla baktı.
“Gerçekten bilmiyor musun?”
Chanyeol’un yüzü gerildi.
“Yuna…”
“Boş ver.”
Ama artık çok geçti.
Yuna, masum bir ifadeyle gülümsedi.
“Herkes biliyordu.”
“Chanyeol, seni öyle seviyordu ki…”
“…başka kimseye bakmıyordu.”
Baekhyun olduğu yerde dondu.
Çünkü ilk kez…
Başka birinin ağzından, Chanyeol’un onu ne kadar sevdiğini duyuyordu.
Ve belki de…
Bunu duymaya en çok ihtiyacı olan kişi kendisiydi.