İçeriğe geç

Biz hiç beceremedik, sevmeyi de terketmeyi de – chanbaek

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Biz hiç beceremedik, sevmeyi de terketmeyi de – chanbaek

Bölüm 7

Bölüm 7 – Dönüş yolu

Bölüm 7 – Dönüş Yolu

Balkondaki konuşma…

Orada bitti.

Kimse “Geri dönelim.” demedi.

Kimse “Seni seviyorum.” demedi.

Sadece ilk kez birbirlerini gerçekten dinlediler.

Ve bazen…

Bir ilişkinin yeniden başlaması için bu bile fazlasıyla zordu.

Ertesi sabah dağ evinden ayrılma günüydü.

Herkes bavullarını arabalara yerleştirirken Sehun yine söyleniyordu.

“Bir daha asla Jongin’in plan yaptığı hiçbir yere gelmiyorum.”

Jongin kaşını kaldırdı.

“Neden?”

“Çünkü sen psikolojik deney yapıyorsun.”

“Ne alaka?”

“İki eski sevgiliyi aynı odaya koyan normal biri olamaz.”

Jongdae kahkaha attı.

“Sonuç aldık ama.”

“Almadık.”

Sehun dudak büktü.

“Hâlâ sevgili değiller.”

Kyungsoo sessizce ekledi.

“…Ama artık yabancı da değiller.”

Bu kez dönüş yolunda araba listelerini gerçekten karıştırdılar.

Ya da öyle söylediler.

Chanyeol, Minseok’la aynı arabadaydı.

Baekhyun ise Jongdae ve Sehun’la.

Yol boyunca kimse eski geceyi açmadı.

Ama…

Her mola verdiklerinde…

İkisinin gözleri birbirini buluyordu.

Birkaç saniye.

Sonra ikisi de başka tarafa bakıyordu.

Sanki anlaşmış gibiydiler.

Acele etmeyeceklerdi.

Seul'e döndüklerinde hayat kaldığı yerden devam etti.

Programlar.

Kayıtlar.

Çekimler.

Toplantılar.

Ve tabii ki…

Ortak arkadaş grubu.

Bir hafta sonra.

Jongin’in evinde film gecesi.

Baekhyun içeri girdiğinde herkes çoktan yerini almıştı.

“Geç kaldın.”

“Trafik.”

Montunu çıkarırken salona göz gezdirdi.

En köşedeki koltukta Chanyeol oturuyordu.

Göz göze geldiler.

Eskisi gibi birbirlerini görmezden gelmediler.

Chanyeol hafifçe başını salladı.

Baekhyun da aynı şekilde karşılık verdi.

Sadece…

Küçük bir selam.

Ama sekiz ay boyunca bunu bile yapamamışlardı.

Film başladı.

Sehun her zamanki gibi ilk yirmi dakikada uyudu.

Jongin telefona gömüldü.

Kyungsoo mutfakta kahve yapmaya gitti.

Baekhyun su almak için ayağa kalktı.

Mutfağa girdiğinde…

Birinin dolabı kapattığını gördü.

Chanyeol.

İkisi de bir an durdu.

Sonra Chanyeol, elindeki bardağı uzattı.

“Su.”

Baekhyun şaşırdı.

“…Teşekkür ederim.”

Bardağı aldı.

Tam çıkacakken Chanyeol sessizce konuştu.

“Elin nasıl?”

Baekhyun önce anlamadı.

Sonra dağ evindeki küçük yanığı hatırladı.

İstemsizce gülümsedi.

“Geçti.”

“İyi.”

Yine sessizlik.

Eskiden bu sessizlik boğardı.

Şimdi…

Garip bir huzuru vardı.

Baekhyun kapıya yöneldi.

Tam çıkacakken Chanyeol’un sesi yeniden geldi.

“…Baekhyun.”

“Hm?”

“Konuşmaya devam edelim mi?”

Baekhyun kapının kolunda duran eline baktı.

Sekiz ay önce olsa…

Kaçardı.

Konuyu değiştirirdi.

Ya da hiç cevap vermezdi.

Ama bu kez derin bir nefes aldı.

Arkasını döndü.

“Bu sefer…”

“…kaçmayacağım.”

İlk kez…

İkisi de gülümsedi.

Çok küçük.

Çok belli belirsiz.

Ama gerçekti.

Aradan günler geçti.

Mesajlaşmaya başladılar.

Önce…

Sadece arkadaşça.

Chanyeol

Eve vardın mı?

Baekhyun

Vardım.

Baekhyun

Sen?

Chanyeol

Beş dakika önce.

Sonra…

Mesajlar uzamaya başladı.

Chanyeol

Bugün çok yoruldun gibi görünüyordun.

Baekhyun

Belli oluyor mu?

Chanyeol

Sana hep oluyordu.

Baekhyun uzun süre ekrana baktı.

Yazıyor…

Siliyor…

Yazıyor…

En sonunda sadece tek bir cümle gönderdi.

Beni hâlâ bu kadar iyi tanıman garip geliyor.

Telefon birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra cevap geldi.

Hiç denemedim ki unutmayı.

Baekhyun mesajı okudu.

Ama cevap vermedi.

Vermek istemediğinden değil.

Ne yazacağını bilemediğinden.

Çünkü kalbi, sekiz ay sonra ilk kez yeniden umutlanmaya başlamıştı.

Ve umut…

Onu en çok korkutan şeydi.

Aynı gece.

Chanyeol telefonunu kapattı.

Jongin kanepeye uzanmış onu izliyordu.

“Gülümsüyorsun.”

“Hayır.”

“Gülümsüyorsun.”

“Hayır.”

Jongin telefonunu kaptı.

“Baekhyun mu?”

Chanyeol bir anda doğruldu.

“Ver şunu!”

Jongin kahkaha attı.

“Tamam, tamam.”

Sonra ciddileşti.

“Barıştınız mı?”

Chanyeol birkaç saniye düşündü.

Sonra başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“O zaman?”

“…”

“Bu kez…”

“…acele etmek istemiyorum.”

Jongin ilk kez onun yüzündeki ifadeyi görünce hiçbir şey söylemedi.

Çünkü anladı.

İkisi de hâlâ birbirini seviyordu.

Ama bu kez aşkları değil…

Korkuları daha büyüktü.

Ve o korkuyu yenmek, yeniden sevgili olmaktan çok daha zor olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.