Bölüm 3 – Mecbur Kalmak
Ertesi gün.
Jongin’in “küçük mangal” dediği şey, her zamanki gibi yirmi kişilik bir buluşmaya dönüşmüştü.
“Chanyeol!”
Sehun uzaktan el salladı.
“Geç kaldın.”
“Stüdyodaydım.”
“Bahane.”
Chanyeol gülümsemeye çalıştı ama gözleri istemsizce bahçeyi taradı.
Baekhyun çoktan gelmişti.
Köşedeki sandalyede oturuyor, Kyungsoo’yla sessizce sohbet ediyordu.
Sekiz aydır olduğu gibi…
İkisi de birbirlerini görmezden gelmeye çalışıyordu.
“Hadi oyun oynayalım!”
Jongdae’nin bu cümlesi herkesin kâbusuydu.
“Takımlara ayrılacağız.”
“Ben istemiyorum.”
Kyungsoo daha cümlesini bitiremeden Jongin alkışladı.
“Harika!”
Şapkaya isimler atıldı.
Sehun tek tek çekmeye başladı.
“İlk takım…”
“Jongin.”
“Minseok.”
“Baekhyun.”
Baekhyun ayağa kalkıp takımının yanına geçti.
Sıra ikinci takımdaydı.
“Chanyeol.”
Tam o sırada Sehun’un elinden bir kâğıt daha çıktı.
“Dur…”
“Bu da Chanyeol’un partneri…”
Kâğıdı açtı.
Yüzündeki sırıtış büyüdü.
“…Baekhyun.”
Herkes aynı anda sustu.
“Ne?”
Jongin kahkahayı bastı.
“Hayatta olmaz.”
“Tekrar çek!”
Baekhyun hızla konuştu.
Sehun omuz silkti.
“Kurallar kurallardır.”
Kyungsoo iki elini yüzüne kapattı.
“Bugün kesin birileri ölecek.”
Görev basitti.
Birlikte yemek hazırlayacaklardı.
Ama ilk beş dakika içinde üç kez tartıştılar.
“Tuzu önce atma.”
“Yıllardır böyle yapıyorum.”
“O yüzden et hep sert oluyor.”
“Benim etim gayet güzel oluyor.”
“Olmuyor.”
“Oluyor.”
“Olmuyor.”
Jongdae uzaktan onları izliyordu.
“İnanılmaz.”
Jongin merakla baktı.
“Ne?”
“Ayrılmışlar ama hâlâ evli çift gibi kavga ediyorlar.”
Yemeğin ortasında Baekhyun elini yanlışlıkla sıcak ızgaraya değdirdi.
“Ah!”
Refleks…
İnsan bazen düşünmezdi.
Chanyeol düşünmedi.
Anında Baekhyun’un bileğini tuttu.
“Elini göster.”
“İyiyim.”
“Baekhyun.”
O ses…
Baekhyun’un yıllarca duyduğu, inat ettiğinde çıkan o ciddi ses.
İstemsizce elini uzattı.
Chanyeol avucunu dikkatlice çevirdi.
Kızarmıştı.
“Ciddi değil.”
Yanındaki soğuk içeceği peçeteye döküp avucuna bastırdı.
“Bir süre böyle tut.”
Baekhyun tek kelime edemedi.
Çünkü sekiz ay sonra ilk kez Chanyeol ona dokunuyordu.
Hem de sanki hiç ayrılmamışlar gibi.
Onları uzaktan izleyen Jongin, Jongdae ve Sehun aynı anda birbirlerine baktılar.
Jongin fısıldadı.
“Ben bir şey söyleyeceğim.”
“Söyle.”
“Bunlar hâlâ birbirlerine deli gibi âşık.”
“Biz zaten bunu biliyoruz.”
“Hayır…”
Jongin başını iki yana salladı.
“Bence bunlar ayrılık sebeplerini bile doğru düzgün konuşmadılar.”
Kyungsoo, elindeki içeceği masaya bıraktı.
“Belli.”
“Baekhyun kaçtı.”
“Chanyeol da gurur yaptı.”
“İkisi de birbirini bekledi.”
“Ama kimse ilk adımı atmadı.”
Masaya kısa bir sessizlik çöktü.
Sonunda Sehun derin bir nefes aldı.
“Eğer bunlar böyle devam ederse…”
“…birbirlerini sevmekten değil…”
“…inatlarından kaybedecekler.”
Akşam hava serinlemişti.
Herkes bahçede otururken Baekhyun sessizce eve girmek için ayağa kalktı.
Kimse fark etmedi.
Bir kişi dışında.
Chanyeol.
Hiç düşünmeden arkasından yürüdü.
Evin mutfağı bomboştu.
Baekhyun buzdolabından su alırken arkasındaki sesi duydu.
“Kaçmayı ne zaman bırakacaksın?”
Eli havada kaldı.
Yavaşça arkasını döndü.
“Kaçmıyorum.”
“Yalan.”
“Chanyeol…”
“Hayır.”
Bu kez Chanyeol’un sesi sekiz aydır ilk kez yükselmişti.
“Ne zaman yalnız kalsak gidiyorsun.”
“Gözlerimin içine bakmıyorsun.”
“Bana tek bir açıklama yapmıyorsun.”
“Sonra da kaçmıyorum diyorsun.”
Baekhyun’un gözleri dolmaya başladı.
“Çünkü bakarsam…”
Sesi çatladı.
“…vazgeçerim.”
Chanyeol olduğu yerde dondu.
Baekhyun acıyla gülümsedi.
“Ben senden ayrılırken seni sevmeyi bırakmadım.”
“Tam tersine…”
“Çok sevdiğim için gittim.”
“O yüzden gözlerinin içine bakamıyorum.”
“Çünkü her baktığımda…”
“…geri dönmek istiyorum.”
İkisi de sustu.
Aralarındaki mesafe sadece iki adımdı.
Ama o iki adımı atmaya cesaret eden olmadı.
Tam o sırada mutfağın kapısı açıldı.
Sehun başını uzattı.
“…Şey…”
İkisi de aynı anda ona döndü.
Sehun gözlerini devirdi.
“Ben sadece kola almaya gelmiştim.”
Kısa bir duraksamadan sonra içini çekti.
“İkiniz de gerçekten çok yorucusunuz.”
Kapıyı kapatıp çıktı.
Koridordan sadece tek bir cümlesi duyuldu.
“Jongin! Söylemiştim. Bunlar hâlâ sevgili gibi davranıyor.”
Baekhyun istemsizce güldü.
Chanyeol da dayanamadı.
Sekiz ay sonra…
İlk kez aynı şeye birlikte gülmüşlerdi.