Ada;
Birkaç gün sonra;
"Ada! Kalk artık, camış gibi yatıyorsun!"
"Beş dakika daha!" diye söylenip diğer tarafa döndüğümde Fatih ofladı. Yaklaşık beş dakika sonra yüzüme gelen soğuk suyla irkilerek bir anda yataktan doğruldum.
"Geri zekalı!" diye bağırdığımda Fatih kahkaha atıyordu. "İyi oldu! Saatlerdir seni uyandırmaya çalışıyorum!"
Tam yatacakken Fatih elinde ki tasta kalan suyu yüzüme atınca bir anda ayağa kalktım.
"Ya!" diye bağırıp kafasına bir tane yapıştırdım. "Geri zekalı, Burayı sen sileceksin!" diye bağırdığımda kendinden emin şekilde "Yoo." dedi. Göz devirdikten sonra Fatih'e yaklaştım ve "Alperen..." dedim. O ise bir anda kaşlarını çattı. "Ne olmuş Alperen'e?" diye sorduğunda gülümseyerek ona yaklaştım ve kulağına fısıldadım. "Alperen bizim otelde bir müşteri. Bizi tanıdı." dediğimde bir anda "Ne!?" diye sesini yükseltti. "Ciddi misin?"
Gülerek başımı salladığımda onun gözleri dolmuştu. "Allah'ım ben sınanıyorum ya."
dediğinde gülmeye devam ettim. "Fatih... Bence artık tanıt kendini. Korkma. Biz, bizi biz yapanız oğlum. Sen yokken eksiğiz. Hem bak otele Berna'da gelecek. Biliyorum, Yusuf'la kavgalısın, Alperen'e dargınsın. Korkuyorsun ama... Artık zamanı geldi. Hadi be."
Bir iç çekip lafa girdi.
"Peki, bahane ne bulacağız?"
"Bulmayacağız, ve herşeyi söyleyeceğiz. Onlar sana anlayış gösterecekler."
"Korkuyorum." dediğinde ona sarıldım. "Korkma Fatih. Ben yanındayım. Sana noldu be Fatih? Sen korkmazdın, riski severdin. Ben eski Fatih'i istiyorum. Hadi." diyip ayağa kalktım. Tam odasına gidecekken bir anda bana döndü. " 'Sana noldu' dedin ya... Ben sizi sevdiğimi anladım, sizi kaybetmek istemediğimi anladım, size güvendiğimi anladım. Bu yüzden korkuyorum işte. Sizin güveninizi boşa çıkarmaktan..."
dediğinde buruk bir şekilde gülümsedim. Gözleri dolduğunda lafa girdim.
"Ağlama Fatih. Ağlarsan ölürüm."
"Ölme Ada. Ölürsen ağlarım."
İkimizde buruk bir şekilde birbirimize gülümsedikten sonra Fatih göz yaşlarını sildi ve "Hadi hazırlan. Biraz kafa dağıtalım." dedi ardından odasına gitti.
Fatih:
Odaya gittiğimde hangi kıyafeti seçsem diye düşünürken bir anda geçmiş gözümde canlandırılması Berna'yı özlediğimi farkettim.
11 yıl önce;
Fatih:
Alperen'le Berna'nın sınıfına girdiğimde Berna ve Ada birbiriyle sohbet ediyordu. Sınıfta sadece ikisi vardı.
"Napıyorsunuz dedikodu tayfası?" diye içeri girdiğimde ikiside bir anda bize döndü. "Sensin o." dediğinde Berna Ada'ya dönüp "Sence?" diye sordu. Tam Ada cevap verecekken Alperen lafa girdi. "Bence git açıl Fatih'e."
Bir anda Berna'yla göz göze geldim. Berna Alperen'e dönüp "Fatih'ten hoşlanmıyorum ahmak!" diye sesini yükseltti. Alperen "He. He." dedikten sonra yalandan başını salladı.
Berna göz devirdikten sonra Ada ayağa kalkıp Alperen'e döndü. Bir kaç kaş gözün ardından Ada "Ben su almaya gidiyorum!" diye sesini yükseltti ve dışarıya koştu. Alperen "Yusuf en son beni çağırıyordu." dedikten sonra sınıftan çıktı. Berna tekrar göz devirdikten sonra lafa girdi. "Aptallar, akılları sıra bizi baş başa bırakacaklar."
Gülerek başımı salladığımda sıraya oturmuştum. Berna "Eee napıyorsun Fatih?" diyerek bir soru sorduğunda sırıtarak "Senin cadılıklarınla uğraşıyorum." dememle kafama bir tokat yedim. "Bir gün elimde kalacaksın da! Hayırlısı!" dedikten sonra önüne döndü ve dışarıyı izlemeye başladı. Oturduğu sıranın masasına oturup ona döndüğümde bana döndü ve "Ne bakıyorsun lan?" diye sordu sertçe.
"Berna."
"Ne var?"
"Bir gün senden hoşlanmaya başlasam naparsın?"
"Öldürürüm seni."
"Cadı, seviyorum lan seni." Bir anda gülümseyerek bana dönen Berna ilk defa mutlu duruyordu.
"Bende seni lan." diyip kafama vurunca aniden ayağa kalktım. "Vurma lan!" diye bağırdığımda kıkırdadı. "Tamam. Tamam." dediğinde tekrar yerime oturdum.
Pencereden dışarı bakarken lafa girdi. "Çok soğuksun be Fatih. Niye böylesin?" diye sorunca lafa atladım. "Ben sana soğuk yapmıyorsam, diğerlerine yaptığım soğuğu birşey et. Anladın işte."
"Bana yapıyorsun ama." dediğinde aniden göz göze geldik. "Berna bana bak, ben ömrüm hayatım boyunca bir kızın belini dahi tutmadım, bir kızı kavgada savunmadım, hiç bir kızla her gün eve yürümedim. Sen hariç. Bu mu lan soğuk?" diye sorduğumda aniden elini kaldırıp ayağa kalktı. "Sen benim belimi mi tuttun lan?!" diye bağırıp üstüme bir adım atmıştı ki ayağıma takılıp üstüme düştü. Yüzlerimiz çok yakınken ben onun belini bir kez daha sarmıştım. "Şu an evet." dediğimde gözlerimiz birbirine kitlenmişti. "Ya kaderimde sen mi varsın!" diye sesini yükseltti. Kıkırdayıp "Demek ki." dediğimde iki omzumda olan ellerinden birini kaldırıp omzuma vurdu. Tam üstümden kalkacakken bir anda onu kendime çekmemle yüzlerimiz yine buluştu. "Napıyorsun Fatih?"
"Biraz duralım mı böyle... Gözlerini izleyim."
Kısa bir süre bakıştıktan sonra söylediğim şeyin farkına varıp hızla belini bırakıp geri çekildim. "Şey ben... Bir anda oldu... Şey yani eee... Kontrolsüzce oldu." dediğimde Berna sertçe yutkunup tekrar sıraya oturdu. Aniden ayağa kalkıp ensemize kaşıyınca bana döndü. "Ben... Alperen... Alperen'in yanına gideyim." diyip hızla sınıftan çıktım. Sınıftan çıktığımda Alperen kapının önünde duvara yaşlanmış, kollarını birine bağlamış bana bakıyordu. "Biraz duralım mı böyle?" diyince tüm gücümle bir tane yapıştırdım.
"Çok utangaçsın oğlum." dediğinde bir kez daha yapıştırdım. "Kes şunu!" diye sesimi yükselttiğimde Berna kapının önüne geldi. "Duyuyorum Alperen." dediğinde Alperen'in "Duy yengecim. Haksız mıyım?" demesiyle Berna bir tane Alperen'e yapıştırdı. "Bu olanları biri daha öğrenirse boğarım seni!" diye sesini yükseltti. Alperen ellerini kaldırıp. "Tamam. Bende güvende." dediğinde Berna göz devirdi.