İçeriğe geç

BİR YAZ MESAFESİ / TEXTİNG /

Bölüm 4 · 2 dk okuma

BİR YAZ MESAFESİ / TEXTİNG /

Bölüm 4

Kim Bu?

Ada, gelen mesajı uzun süre ekrana bakarak okudu.

"Gün batımlarına dikkat et, Ada."

Bu kez adını da yazmıştı.

Bu artık yanlış numara olamazdı.

Birileri ona bilerek mesaj gönderiyordu.

Hemen cevap yazdı.

Ada:

"Sen kimsin?"

Mesaj gönderildi.

Bir dakika geçti.

İki dakika geçti.

Cevap yoktu.

Telefonu elinde tutarak yatağın kenarına oturdu.

İçini açıklayamadığı bir merak kaplamıştı.

Korkmuyordu.

Ama rahatsız hissediyordu.

Sonunda telefonu bıraktı.

Belki de gerçekten arkadaşlarından birinin şakasıydı.

Ertesi sabah uyandığında ilk işi mesajlara bakmak oldu.

Hâlâ cevap yoktu.

Kahvaltı sırasında bile aklı o mesajlardaydı.

Dedesi bunu fark etmişti.

"Bir şey mi düşünüyorsun?"

"Yok."

"Yalan söylüyorsun."

Ada güldü.

"Bu kadar belli mi?"

"Biraz."

Ama mesajlardan bahsetmedi.

Çünkü önce kendisi anlamak istiyordu.

Öğleden sonra sahile giderken telefonu çaldı.

Aras.

Ada hemen açtı.

"Ne var?"

"Merhaba demek yok mu?"

"Ne var Aras?"

"Tamam tamam."

Aras güldü.

"Bugün basketbol maçı yapıyoruz."

"Ben basketbol oynamıyorum."

"Bugün oynuyorsun."

"Kim karar verdi?"

"Ben."

"Yine mi sen?"

"Yine ben."

Ada istemeden güldü.

"Bir gün reddedeceğim seni."

"İmkânsız."

Yarım saat sonra sahildeki basketbol sahasına ulaştı.

Herkes oradaydı.

Ege topu sektiriyordu.

Selin telefonuyla video çekiyordu.

Mina ise şimdiden sıkılmış görünüyordu.

Maç başladığında Ada'nın basketbol konusunda gerçekten kötü olduğu ortaya çıktı.

Bunu en çok eğlenen kişi ise Aras'tı.

"Potaya atacaksın."

"Biliyorum."

"O zaman neden tribüne atıyorsun?"

"Kes sesini."

Etraf kahkahalarla doldu.

Ada sonunda bir sayı attığında ise herkes alkışladı.

Sanki şampiyon olmuş gibiydi.

Maç bittikten sonra grup sahile indi.

Güneş yine batmaya başlamıştı.

Ada farkında olmadan telefonu çıkardı.

Mesajı hatırlamıştı.

Gün batımlarına dikkat et.

Ne demekti bu?

Tam o sırada Aras yanına geldi.

"Bir şey mi oldu?"

"Hayır."

"Yüzün öyle demiyor."

Ada birkaç saniye düşündü.

Sonunda telefonu uzattı.

Aras mesajları okudu.

Yüzündeki gülümseme kayboldu.

"Bunlar ne?"

"Bilmiyorum."

"Numarayı tanıyor musun?"

"Hayır."

Aras bir süre sessiz kaldı.

"Rahatsız oldun mu?"

"Biraz."

"Engelle."

"Ama kim olduğunu öğrenmek istiyorum."

"Merakın başına iş açacak."

Ada hafifçe güldü.

"Benim hakkımda bunu söylemen komik."

"Neden?"

"Çünkü sen de meraklısın."

"Doğru."

İkisi de gülmeye başladı.

Akşam hava karardığında herkes evine döndü.

Ada odasına geçti.

Duş aldı.

Müzik açtı.

Bir süre kitap okudu.

Mesajları bile unutmuştu.

Derken telefonu tekrar titreşti.

Kalbi hızlandı.

Ekrana baktı.

Yine aynı numara.

Bu kez mesaj daha uzundu.

"Sorularına cevap vereceğim. Ama zamanı gelince."

Ada'nın kaşları çatıldı.

Hemen yazdı.

Ada:

"Sen kimsin?"

Bu kez cevap çok hızlı geldi.

"Şimdilik sadece seni izleyen biri."

Ada'nın eli ekranda donup kaldı.

Bir an odadaki sessizlik daha ağır geldi.

Bu şaka mıydı?

Yoksa ciddi miydi?

Tam yeni bir mesaj yazacaktı ki telefon tekrar titredi.

Ama bu kez mesaj Aras'tandı.

Aras:

"İyi geceler."

Ada istemeden gülümsedi.

Garip numaranın yarattığı huzursuzluk biraz olsun azalmıştı.

Yine de telefonu kapatırken aklında tek bir soru vardı:

Onu izlediğini söyleyen kişi gerçekten kimdi?

4. Bölüm Sonu 📱🌅❤️

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.