İçeriğe geç

Bir Yangının Gülü

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Bir Yangının Gülü

Bölüm 2

Bölüm 1

Kavurucu yaz sıcaklarının başladığı, uyumanın işkenceye dönüştüğü, en büyük düşmanlarımın sivrisinekler olduğu ve ter içinde yaşam mücadelesi verdiğim bir ağustos sabahıydı. Gözlerimi açtığım anda yengemin “Asiyeeeeeğ” diye carlayan sesini duydum. Duymamak mümkün müydü? Kadının en büyük keyfi benim keyfimi kaçırmaktı. Beni bir türlü sevmedi gitti. Hoş, sanki ben ona bayılıyordum.

- Ne oluyor yenge?

- Uyan artık. Sabahın bu saati olmuş hala inek gibi yatıyorsun. Ne bir işe yarıyorsun, ne okul okuyorsun ne de evlenip yuva kuruyorsun. Senin yaşıtların ikinci çocuklarını aldılar kucaklarına. Sen sorumluluktan kaçıyorsun. Şu haline bak, darmadağınıksın. Ben seni adam etmesini bilirdim ya, amcan olacak o sümsüğe dua et sen. Hadi kalk elin bi iş tutsun. Şu hale bak....

Sabah sabah beni rüyanda mı gördün be kadın bir dur. Daha gözümü yeni açtım. Bu saat dediği de yedi falan yani. Her gün çin işkencesi gibi başlıyoruz güne, aynı şekilde de kapatıyoruz. Yemin ederim bazen söyleyeceği lafları ezberliyorum yanlışlıkla. Tekrar tekrar aynı şeyleri dinliyorum çünkü. Hem daha nasıl bir işe yarayabilirim ki? Bu kadına yaranmaya çalışmak da ayrı bir işkence. Ne yapsam batıyor kadına. Yemek yiyorum mesela; “ az ye önünden mi kapıyorlar, zaten fıçı gibi oldun” diyor. Biraz az yesem “O filmlerdeki artist kadınlara özeniyorsun ama hasta olacaksın, kadın dediğin etli butlu olur” diyor. Kitap okuyorsam yada ders çalışıyorsam “Kaldır kafanı da biraz ev işlerine yardım et” diyor. Ev işi yaparken de sürekli ayağımın altında dolaşıp işime karışıyor. Söylememe gerek yok sanırım, tabi ki yaptığım işleri beğenmiyor. Dün koskoca evi temizledim. Evin bütün camlarını sildim, halıları çırptım. Beğenmedi de yeniden yaptırdı. Bari ayak altında dolaşmasın diye “Hadi sen komşuda bir çay iç” dedim de “Ne o kız, eve herif atıp adımızı da mı çıkartacaksın” demez mi? Ay deli olacağım. Tövbe estağfurullah çeke çeke akşama kadar iş yaptırdı bana. Yemin ederim bu sıcakta hiç çekilmiyor bu kadın. Amcam gelince de bütün işleri kendisi yapmış gibi övündü durdu.

Okullar açılana kadar mecbur çekeceğiz bu kadını aylardır çektiğim gibi. Neyse, yurt Müdiresinden iyidir yine. En azından başımı sokabileceğim sıcak bir yuvam var diye avutuyorum kendimi.

Kahvaltı yaptık beraber. Söylememe gerek yok sanırım, tabi ki bana hazırlattı bir dünya laf eşliğinde. O kadar lafı yedikten sonra kahvaltı benim neyime gerek. Zaten yemeye başlasam yengem de o an söylenmeye başlıyor.

- Yenge, ağustos ayında ne okulu Allah aşkına? Daha tercih sonuçları bile açıklanmadı.

- Tercih sonuçları açıklanmamışmış... Sen bu sene üniversiteyi kazanma hele, o zaman görürsün tercihi. Doğru koca evine gidersin ben söyleyeyim. Kimse de bakmaz sana bizim baktığımız gibi.

Üniversite sınavına girmiştim, tercihlerimi yapmış ve diğer milyonlarca genç gibi ben de sonuçları bekliyordum. Milyonlarca atın yarıştığı o hipodromda kazanan atlar açıklanacaktı. Üç saatlik bu koşuda at biz oluyorduk. Bütün hayatımız o üç saate bağlıydı. Hayallerimiz, geleceğimiz, ailemiz, ileride sahip olacağımız işimiz, evimiz, arabamız, hatta eşlerimiz bile o yarışa bağlıydı. Benim bütün ömrümü o saçma üç saat belirleyecekti. Yengemin türlü türlü işkencelerinden kurtulmam o üç saate bağlıydı.

Yirmi yaşımı bitirip mezun olduğum zaman yurt ile ilişiğim kesilir kesilmez kapının önüne koyuldum. Ne gidecek bir yerim, ne de çalacak bir kapım vardı. Yurt Müdiresi Neriman hanım araya girmeseydi buraya da giremezdim. Sağolsun kadıncağız ne kadar uğraşmıştı. Önce amcamı aramış telefonda rica etmiş, sonra da yurda davet edip orada yalvarmıştı. Yeter ki sokaklarda kalmayayım kız başıma diye. Amcam zaten kolayca ikna oldu. “Olur mu öyle şey Müdire hanım, bir kaç ay ne demek? Hep kalsın benim yanımda” dedi demesine ama şirret yengem ile olan savaşımda tek başımaydım. Sağlık olsun, ben nelerin üstesinden geldim, bunu da hallederim. Tek korkum üniversiteyi kazanamamaktı. Kolumdan tuttuğu gibi sokağa atardı beni yengem. Bana verdikleri sürenin sonuna geliyordum. Çünkü sadece Üniversiteler açılana kadar burada kalmama izin verilmişti. Başka şansım yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.