İçeriğe geç

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 9 · 5 dk okuma

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 9

9.BÖLÜM

Öldüm mü bilmiyorum ama acı hissetmiyordum gözlerimi yavaşça açtığımda Kaan elindeki sopayı havada tutmuş bize bakıyordu, sopayı indirip "Lan oğlum ne yapıyorsun ya aklımı aldınız" dediğinde Berke öne çıkıp "Süpriz yapacaktık ama bize süpriz oldu" dediğinde hepimiz güldük Emirhan ışıkları açıp yanımıza geldiğinde Meriç elindeki pastayı kaldırıp "Artık üfleyecek misin mumlar eridi" dediğinde beraber mutfağa geçip pastayı masanın üstüne koyduk Kaan tam üfleyeceği sırada elimi kaldırıp "Dur dilek dile önce" dediğimde bana ters ters bakıp "Bu gerekli mi?" diye sorduğunda hevesli bir şekilde başımı salladım oflayıf gözlerini kapatıp dilek dinledikten sonra mumları üfledi. Pastanızı yedikten sonra salondaki koltuklara oturmuş sohbet ediyorduk telefonum çaldığında ekrana baktım arayan Buğra beydi aramayı cevaplayıp "Alo" dediğimde Emirhanlar kaşlarını çatıp bana baktılar "İyi akşamlar İdil" dediğinde "İyi akşamlar Buğra Bey, bir sorun mu var?" diye sorduğumda Buğra beyin gülen sesini duydum "Ah Hayır bir sorun yok sadece yarın erken gelmeni söylemek için aramıştım, yarın bir amelyatım var sende asistanım olarak orada olacaksın" dediğinde heyecanlanarak "Tamam Buğra Bey yarın mutlaka orada olacağım" dediğimde heyecandan yerimde duramıyordum "İyi geceler sakın tekrar geç kalayım deme" dediğinde sanki beni görebiliyormuş gibi başımı sallayıp "Geç kalmam Buğra Bey iyi geceler" diyerek telefonu kapattığımda hepsinin bakışı benim üzerimdeydi Meriç ayağa kalkıp "Arayan kimdi?" diye sorduğunda gülümseyip "Arayan Buğra beydi" dedim "Arayanın Buğra Bey olduğunu biliyorum niçin aradı?" dediğinde "Yarın bir ameliyat varmış asistanı olarak orada olman gerektiğini söyledi" kaşlarını çatıp yerine oturarak hızlı bir şekilde önündeki çerezleri yemeye başladı, saat gece yarısını geçiyordu ama ben bir türlü uyuyamıyordum yarın için olan heyecanımdan mı yoksa başka bir şeyden mi bilmiyorum. Alarmın 2. kez çalmasıyla gözlerimi açtım hızla duşa girip hazırlandım kahvaltıyı hastanede yaparım diye anahtarlarımı alıp yola çıktım, hastaneye vardığımda kolumdaki saate baktım daha zamanım vardı iyi ki alarmı erken saate ayarlamıştım içeri girip eşyalarımı bırakarak üzerimi değiştirdim, yemek yemek için kafeterya gittim kendime tost ve çay alıp boş bir masaya geçtim tostumu yemeye başladığımda karşımdaki sandalyenin çekilme sesini duydum kafamı kaldırıp baktığımda Buğra Bey karşıma oturup bana bakarak "Sana katılabilir miyim?" diye sorduğunda başımı sallayıp "Tabii buyurun" diyerek önüme dönüp yemeğimi yemeye devam ettim, acilde boş boş pturduğum sırada hemşire yanıma gelip "Buğra Bey sizi çağırıyor ameliyat için" dediğinde başımı sallayıp ameliyathaneye doğru ilerledim. İşim bittiği için arabama binip yola çıktım, bugün her zamankinden fazla trafik vardı kırmızı ışıkta beklerken telefonum çaldı aramayı cevapladım "Alo İdil neredesin?" Meriç sesi uzaktan geldiği için az duyuyordum "Eve gidiyorum bir sorun mu var?" dediğimde "Hayır sorun yok ben sadece yarın işten izin alabilir misin diye soracaktım" dediğinde "İzin alabilirim ama ne için?" dediğimde nefes alış sesini işittim "Yarın Emirhan'ın şirketinde parti var seninle gidebilirim diye düşündüm" şimdiden heyecanladığımı hissettim "Tabii gelirim" gülümseyip "O zaman sana saati mesaj olarak atarım... Bu arada seni ben alacağım" dediğinde "Tamam görüşürüz" dedim telefonu kapattığımda birkaç saniye sonra aklıma gelen şey ile kendime lanetler yağdırdım giyecek elbisem yoktu eve gitmek yerine bir mağazaya doğru yola çıktım. Hazırlanmış bir şekilde Meriç'i bekliyordum üzerime siyah sırt dekolteli ve uzun yırtmaçlı bir elbise giyinmiştim kapı çaldığında el çantamı alıp kapıyı açtım, Meriç'in üzerindeki siyah takım onu fazlasıyla yakışıklı gösteriyordu o da beni baştan aşağı süzdü, yutkunarak "Çok güzel görünüyorsun" dediğinde hafifçe gülümseyerek "Sende çok yakışıklı olmuşsun" dedim o da gülümseyip "Hazırsan çıkalım mı?" diye sorduğunda başımı sallayıp arabaya bindik, parti alanına geldiğinizde gördüğüm yer karşısında küçük dilimi yatabilirim Meriç kolunu uzattığında koluna girip içeri girdik ben etrafa bakındığımda "Bizimkiler orada" dediğinde o tarafa yürüdük, yanlarına vardığımızda Berke beni gördüğünde "Lan nasıl aklıma gelmedi" dediğinde kaşlarımı çatıp "Ne oldu?" diye sorduğumda Meriç'e dönüp "Partnerlerimizi değiştirelim mi?" diye sordu ben kahkaha atarken Meriç ensesine vurup "Siktir lan git kendi partnerinin yanına" dedi. Partinin ilerleyen saatlerinde çok eğlenmiştim Berke ve Meriç ile dans etmiştim, Emirhan'ın ailesi ile tanışmıştım babası ile çabuk kaynaşmıştık şarkı bir kez daha değiştiğinde Meriç elini uzatıp "Bir kez daha dans edelim mi?" diye sordu gülümseyip elini tuttuğumda beni dans eden insanların arasına çekti ellerini belime yerleştirdiğinde sırtım full açık olduğu için tenime temas ediyordu bende kollarımı boynuna sardım gözlerimin içine bakıp "Ne o çok mu mutlusun?" diye sorduğunda gülümseyerek başımı salladım "İyi ki beni getirmişsin teşekkür ederim" dediğimde "Anlaşılan seninle bu teşekkür konusunu halledememişiz" daha çok gülümseyip "Alışkanlık olmuş işte bırakamıyorum" dediğimde ikimizde kahkaha attık, müzik bittiğinde ondan zor ayrılmıştım kokusu beni mayıştırıyordu diğerlerinin yanına döndüğümüzde Berke yanındaki kıza beni gösterip bir şeyler anlatıyordu birinin beni izlediği hissine kapılıp yerimde hızla etrafıma bakındım Meriç beni fark ettiğinde yanıma gelip omzuma dokunarak "İyi misin?" diye sorduğunda huzursuzca başımı sallayıp "Evet sadece biri beni izliyormuş gibi hissettim" dediğimde başını sallayıp ilerledi bende arkasında onu takip ettiğimde içimdeki huzursuzluk git gide büyüyordu Meriç'in kolunu tutup "Biraz dışarı çıkalım mı?" dediğimde endişeyle koluma dokunup "İyi olduğuna emin misin, istersen seni eve götüreyim" dediğinde "Hayır iyiyim, belki burada bunalmış olabilirim dışarı çıkarsam daha iyi olurum" dediğimde ikimiz dışarı çıktık sessiz bir yere geçtiğimizde Meriç elini cebine atıp sigara çıkararak bir dal alıp dudaklarının arasına alarak ucunu alevlendirdi derin bir nefes çekip bana baktığında bakışımda ki şaşkınlığı görmüş olacak ki "Rahatsız oluyorsan söndürebilirim" dediğinde "Rahatsız oluyorum ama içtiğine şaşırdım, seni daha önce sigara içerken görmemiştim" sigarayı dudaklarından ayırıp dumanı dışarı üfledikten sonra "Ara sıra içiyorum, öyle bağımlı değilim" başımı sallayıp etrafı izlemeye başladım, tekrar içeri girerek Emirhanların yanına gittik babası bana bakıp "Neredeydin kızım?" diye sorduğunda "Hava almaya çıkmıştım" başını sallayıp tam bana bir şey daha söyleyecekken müzik bir anda kesildi şaşkın bir şekilde etrafıma baktığımda karşıdan gelen kişiyi gördüğümde korkuyla gözlerimi açtım Mert elindeki silahı bana doğrultmuş bize doğru geliyordu, önümde durduğunda "Bana yaptıklarınızın bir bedeli olmayacağını mı düşündünüz?" diyerek silahı ateşledi yüzüme sıçrayan kan ile boğazım yırtılırcasına bağırdım, son hatırladığım şey ise birinin beni kollarının arasına almış olması.

Bölüm sonu

8 yorum