Gözlerimi açtığımda hastane odasında olduğumu gördüm sonra aklıma gelen olay ile midem kasıldı örtüyü üstümden attığımda kapı açıldı Meriç içeri girip "Ne yapıyorsun?" diye sorduğunda "Emirhan'ın babası nasıl iyi mi?" dediğimde başını eğip "Kurşun çok riskli bir yere denk gelmiş amelyat bitti ama bir süre yoğun bakımda kalması gerekiyor" dediğinde gözlerimi kapatıp açtım yaşlar hızla gözüme akın ederken ellerimi saçlarıma geçirip "Hepsi benim yüzümden" diye ağlamaya başladığımda Meriç ellerimi saçlarımdan çekip bana sarılarak "Şşş geçti tamam mı, o iyileşecek hem polis Mert'i tutukladı" ona sarılırıp "Ona birşey olursa kendimi asla affetmem" kaç dakika öyle kaldığımızı hatırlamıyorum ilaçların etkisiyle onun kollarında tekrar uykuya dalmıştım. Uzaktan gelen sesleri ayırt edemiyordum şu an tek düşündüğüm Emirhan'ın babasıydı kendimi sonu görünmeyen bir uçurumdan düşmüş gibi hissediyorum, sesler biraz daha netleşmeye başladığında Kaan'ın "Emirhan, hadi abi git biraz dinlen biz buradayız" diyordu gözlerimi yavaşça açtığımda havanın kararmaya başladığını gördüm yerimde doğrulduğumda beni fark etmemişlerdi, kendimi daha iyi hissetmeye başladığım için kolumdaki serumu çıkarıp yataktan kalktım Kaan beni fark edip "İdil ne yapıyorsun ayağa kalkmaman lazım" diyerek yanıma geldiğinde "Ben iyiyim ama onu görmem gerek" dediğimde kimden bahsettiğimi anladığı için "Sen biraz daha dinlen ben seni götüreceğim tamam mı?" başımı iki yana sallayıp Emirhan'ın yanına gittim yüzüne bakamıyordum bile başım eğik bir şekilde "Ben özür dilerim hepsi benim suçum daha başından beri size söylememeliydim" dediğimde "Senin suçun değil bizde o piçin çıktığını bilmiyorduk, kendini suçlama" gözlerim dolmaya başladığında "Baban nasıl durumu iyi mi?" dediğimde "Evet normal odaya aldılar yarına kadar uyanır" başımı sallayıp "Onu görebilir miyim?" dediğimde başını olumlu anlamda sallayıp "Hadi gel seni götüreyim" hep beraber odadan çıkıp asansöre bindik. Odaya ben tek girmiştim babasının yanına gittiğimde yüzü oldukça solgun görünüyordu ağlamamak için dudaklarımı birbirine bastırıp birkaç saniye bekledim beni duymayacağını bildiğim halde "Selim amca nasılsın, umarım beni affedersin" dediğimde artık hıçkıra hıçkıra ağlıyordum "Hepsi benim yüzümden oldu, önüme atlayacağını bilseydim izin vermezdim çok özür dilerim, lütfen gözünü aç oğlun dışarıda perişan oldu hepimiz senin için çok endişelendik..." elini tutup diz çökerek ağlamaya devam ettim ya bir daha uyanmazsa ya da sakat kalsa bunun ihtimali bile beni mahvediyordu, cılız bir sesin sahibi "Kızım yerde ne yapıyorsun üşüteceksin" dediğinde gözlerimi kırpıştırıp yatağa baktım Selim amca kısık bakan gözleriyle beni izliyordu hızla ayağa kalkıp "Uyandın b...ben hemen Emirhan'a haber vereyim" tam arkamı dönmüştüm ki beni durdurup "Bekle önce seninle konuşmam gerek, gel otur yanıma" dediğinde başımı eğip yanına oturdum gözlerine bakamıyorum bile "Bana bak, kendini suçladığını biliyorum ama senin suçun değil az önce söylediklerini duydum sende benim bir kızımsın kendini suçlama ben isteyerek önüne atladım" ona bakıp "Ama benim yüzümden buradasınız" dediğimde gülümseyip "Hadi bu konuyu burada kapatalım sen diğer çocukları çağır ve kendini suçlamayı bırak yoksa konuşmam artık" dediğinde başımı sallayıp ayağa kalkarak kapıya gittim, kapıyı açtığımda hepsi bana bakıyordu "Selim amca uyandı" dediğimde Emirhan hemen içeri girdi diğerleri de peşinden gittiğinde Meriç ile tek kalmıştık yanıma gelip "İyi misin?" diye sorduğunda gözlerimi silip "Evet iyiyim, sen onu görmeyecek misin?" diye sorduğumda gülümseyip başını iki yana sallayıp "Ben onunla zaten konuştum, sen şimdi bunlarla kafanı yorma gidip karnını duyuralım olur mu?" dediğinde "Ama Selim amca hiçbir şey yemedi" elini belime attığında kalp atışlarım hızlanmıştı "Karısını aradım ona yemek getiriyor şimdi, hadi bizde senin karnını doyuralım" dediğinde onun büyüsüne kapılmış gibiydim başımı salladığımda odama doğru ilerledik, odaya kadar belimi bırakmamıştı beni yatağa oturtup telefonunu alarak birini aradı "Koçum sen yemekleri getir" dedikten sonra telefonu kapatıp yatağa yanıma oturdu bana doğru dönüp "Annen aradı" dediğinde şokla kaşlarımı kaldırıp "Ona hastanede olduğumu söylemedin değil mi?" dediğimde endişemi anlamış olacak ki "Merak etme ona bütün gün beraber olduğumuzu ve banyoda olduğunu söyledim, eğer hastanede olduğunu söyleseydim gelip seni alırdı" başımı sallayıp etrafa bakınmaya başladım, kapı çaldıktan sonra içeri Buğra Bey girdi Meriç kaşlarını çatıp ayağa kalktığında bende kalktım "Buğra Bey sizin burada ne işiniz var?" dediğimde kaşlarını çattı tamam kabul biraz kabaca sormuştum "Burada olduğunu söylediler bende merak edip geldim" başımı sallayıp "Teşekkürler ben iyiyim" dediğimde "Silahlı çatışma olmuş dediler doğru mu, sana birşey olmadı değil mi" dediğinde kaşlarımı çattım bu adam neden birden benimle ilgilendi ki "Hayır efendim ben iyiyim siz lütfen işinize dönün" dediğimde başını sallayıp "Peki görüşürüz o zaman" başımı sallayıp odadan çıkışını izledim odadan çıktığında Meriç bana bakıp "Kimdi bu herif?" diye sorduğunda "Onun asistanıyım ama gereksiz samimiyeti beni rahatsız etti" dediğimde tam birşey söyleyecekti ki biri odaya girdi "Abi yemekleri getirdim nereye bırakayım?" Meriç koltuğun önündeki masayı işaret edip "Oraya bırak aslanım" çocuk başını sallayıp poşetleri masaya bıraktıktan sonra çıktı Meriç bana bakıp "Hadi gidip birşeyler yiyelim" sessizce başımı sallayıp koltuğa oturdum o da yanıma oturduğunda poşetleri açmaya başladı. Yemeğimiz bittiğinde doktor odaya gelip taburcu olabileceğini söylemişti Meriç işlemler için aşağı indiğinde bende Emirhan'ların yanına gittim "Selim amca nasılsın?" diye sorduğumda Emirhan bana dönüp "Daha iyi, iki gün sonra taburcu olacak... Sen nasılsın?" dediğinde "Ben taburcu oldum Meriç işlemler için aşağı indi" başını sallayıp "Meriç geldiğinde seni eve götürsün" başımı iki yana sallayıp "Olmaz bende burada kalacağım" dediğimde "Lütfen ısrar etme" gözlerindeki ifade de neydi öyle üzüntümüydü yoksa başka bir şey mi mecburiyetten başımı salladığımda Meriç yanıma gelip "İstersen Selim amcayla bir kere görüşüp gidelim?" diye sorduğunda başımı salladım içeri girdiğimizde Selim amca bizi görüp "Siz miydiniz çocuklar, gelin şöyle geçin" başımızı sallayıp yanındaki koltuğa oturduk Meriç "Selim amca nasılsın daha iyi misin," diye sorduğunda "İyiyim evlat bazen acıyor ama o kadar da olacak elbet" dediğinde pişmanlığı her zerremde hissediyordum "İdil taburcu oldu gitmeden önce seni görmek istedi" dediğinde başımı sallayıp "Evet olanlar için tekrar özür dilerim ben olmasaydım bunlar başına gelmezdi" Selim amca kaşlarını çatıp "Neden öyle söylüyorsun kızım kendini suçlama ben gayet iyiyim, artık bende hastaneden çıktığımda hep beraber yemek yeriz ne dersiniz?" dediğinde gülüp başımı salladım. Eve vardığımızda Meriç kapının önünde durup "Bir şey olursa mutlaka ara tamam mı aklım sende kalmasın" diyerek arkasını döndüğünde "Meriç" olduğu yerde durup bana döndüğünde "Acaba...Bu gece yanımda olsan olur mu korkuyorum" dediğimde sertçe yutkunduğunu işittim başımı sallayıp "Olur tabii" diyerek içeri girdi, ben duşa girdiğimde o da arabasından yedek kıyafetlerini almaya gitmişti benden sonra o da duşa girip çıktığında bir şeyler atıştırıp koltukta film izliyorduk gözlerim yavaş yavaş kapandığında Meriç'in "Hadi seni yatağa götürelim" diyerek beni odama götürdü örtüyü açıp beni yatırdığında kolunu tutup "Yanımda uyur musun?" diye sordum bir an nefesini tutup hiçbir şey söylemeden yanıma yattı kokusu beni mayıştırdığında kollarımı bedenine sardığımda kollarının arasında kaskatı kesildi ben ise bunu umursamayarak kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Bölüm 10
10.BÖLÜM
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
7 yorum
Destek
Dest
Destek
Dested
Destek
Destek
Dedtek
