İçeriğe geç

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 2 · 4 dk okuma

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 2

2.BÖLÜM

Kapının çalmasıyla yataktan doğrulduğumda Meriç beni görüp "Pardon sen olduğunu unutmuşum çok özür dilerim" tek nefeste konuşarak hızla dışarı çıkıp kapıyı kapattı ben ise arkasında baka kaldım, kendime gelip yataktan kalkıp banyo olduğunu tahmin ettiğim odaya girdiğimde beni geniş ve güzel bir banyo karşıladı hızla işimi halledip aşağı indiğimde Emirhan elindeki börek tabağı ile yanıma gelip "Günaydın hadi arka bahçeye geçelim herkes orada" dediğinde başımı sallayıp arka bahçeye geçtik masanın yanına gittiğimizde herkes sohbet ediyorduk Berke bana gülümseyip "Günaydın kız gel yanıma otur" başımı sallayıp yanına oturduğumda yemeğe başladık ama Berke sanki nefes almadan yiyordu Emirhan bana bakıp "Gece iyi uyudun mu?" diye sorduğunda başımı evet anlamında sallayıp "Evet güzel uyudum" yemeğin geri kalanında kimse konuşmamıştı.

Yemek bittikten sonra evime gidip üzerimi değiştirdim aşağı indiğimde yapacak bir şey bulamayıp yürüyüşe çıkmaya karar verdim kulaklıklarım takıp ormana doğru yürümeye başladım. Ne kadar yürüdüm bilmiyorum ama bir uçurumun önüne geldiğimde güneş batıyordu yere uzanıp anın tadını çıkarmaya çalıştım.

Telefonumun çalmasıyla uyandığımda etraf karanlık olmuştu telefona cevap verdiğimde Mert endişeyle "İdil neredesin evine geldim ama yoksun komşularına da sordum onlarda bilmiyor" dediğinde ayağa kalkıp "Endişelenmene gerek yok yürüş yapmaya çıkmıştım ama galiba yolumu kaybettim" dediğimde bir küfür savurup "Ne demek yolumu kaybettim?" etrafıma bakıp "Bak bir yolunu bulup geleceğim tamam mı?" dediğimde başka bir erkek sesi araya girip "İdil benim Emir bana olduğun yeri tarif edebilir misin?"diye sorduğunda "Evet önümde bir uçurum var" dediğimde "Tamam orayı biliyorum biz gelene kadar yerinden ayrılma" telefonu yüzüme kapattıklarında tekrar yere oturup gelmelerini bekledim.

Ağaçların arasından ses gelince hızla ayağa kalktım kesin kurda kuzuya yem olacaktım derken Emirhan görüş açıma girdi onlara doğru ilerlediğimde Mert öne çıkıp bana sarıldığında bende ona karşılık verdim "Salak, aklım çıktı haberin var mı?"dediğinde "Yaa endişelendin mi sen kıyamam ya sana" benden ayrılıp "Sen geç dalganı eve gittiğimizde sana yapacağımı bilirim ben" dediğinde gülümseyip ilerlemeye başladım onlarda yanıma geldiğinde eve kadar kimse konuşmadı.

Evin önüne gelip onlarla vedalaşarak içeri girdik salona ilerlerken "Bir dakika sen neden buraya gelmişti?" sorduğumda koltuğa oturup "Niye gelemez miyim bir günlüğünde izin aldım seninle vakit geçirmek için onda da seni aradım" yanına oturup "Beni mi özledin yani?" dediğimde beni ittirip "E yani bak senin için kız arkadaşımı ektim" ayağa kalkıp "Bu arada ne içersin?" koltuğa biraz daha yayılıp "Valla ne getirsen kabulüm sabahtandır seni aramaktan dilim damağım kurudu" ona göz devirip mutfağa girdiğimde taze sıkılmış portakal suyu ve biraz atıştırmalık alıp içeri geçtiğimde Mert televizyonu açmış maç izliyordu yanına oturup "Gerçekten maç mı izleyeceğiz" bana bakıp "Ne var kızım maç işte daha daha güzelini nereden bulacaksın" göz devirip "Siz erkekler hepiniz aynısınız" bana dilini çıkartıp getirdiğim cips paketini açarak izlemeye devam etti bende üst kata çıkıp misafir odasını hazırladıkları sonra odama gidip yatağıma girdiğim gibi uyumuşum.

Gözlerimi açtığımda aşağıdan sesler geliyordu banyoya girip elini yüzümü yıkayıp üzerimi değiştirerek aşağı indim mutfaktan nefis kokular geliyordu oraya gittiğimde Mert masayı hazırlıyordu beni görünce "Ooo günaydın hanım efendi" gülerek masaya oturduğumda "Günaydın Hayırdır hangi dağdaki kurt öldü" dediğimde o da oturup "Hain sanki ilk defa yapıyorum neyse onu bırak da sana bir şey soracağım" dediğinde başımı sallayıp "Dinliyorum" bana bakıp "Bu Emirhan senin neyin oluyor?" dediğinde çay önümde kaldığında öksürerek "Hiçbir şeyim olmuyor niye ki?" kaşlarını çatıp "Dün seni ararken benden çok o endişeleniyordu ne yapacağını bilemiyordu" gözlerimi belertip "Gerçekten mi?" dediğimde başını sallayıp yemeğine başladı.

Yemeğimiz bittiğinde şehre inip biraz gezdik akşama doğru bir kafeye gidip oturduk siparişimizi verdiğimizde birinin beni çağırmasıyla arkamı döndüm ama gördüğüm kişi hiç ummadığım birisiydi Yağız yanımıza geldiğinde Mert ayağa kalkıp "Senin ne işin var lan burada" dediğinde Yağız gülümseyip "Bemde seni gördüğüme sevindim Mertcim ama çok kalamayacağım sadece İdil'le konuşacağım bir şey var" dönüp "Bir dakika gelebilir misin?" tam konuşacağım sırada Emirhan yanımıza gelip "Lan yine mi sen geçen sefer yediğin dayak sana yetmemiş galiba" dediğinde Yağız ona dönüp "Seninle konuşan yok sadece İdil'i alıp konuşacağım" bana elini uzattığında ona bakıp "Seninle konuşacak bir şey yok şimdi defol" elini indirip "Çok büyük bir yanlış yapıyorsun" dediğinde Mert onu ittirip "Siktir git lan" Yağız son defa bana bakıp arkasını dönerek çıkışa yöneldi bizde çıktığımızda Mert Emirhan'a dönüp "Onu sen götürür müsün?" diye sorduğunda Emirhan başını sallayıp "Tabi götürürüm" Mert bana bakıp "Hadi bakalım küçük yağmur damlası görüşürüz" dediğinde ona gülümseyip el salladıktan sonra birlikte Emirhan'ın arabasına bindik araba yola çıktığında ikimizde de ses çıkmıyordu ta ki Emirhan bana bakıp "Dağ evine kalıcı olarak mı geldin?" Başımı ona doğru çevirip "Hayır okullar açılınca geri döneceğim" dediğimde bana bakmadan "Ne okuyorsun?" Dediğinde "Kalp cerrahi... ya sen okuyor musun ?" Bana bakıp "Hayır ben okumuyorum" başımı sallayıp "Peki ne iş yapıyorsun?" Kırmızı ışıkta durup "Babamın şirketinde çalışıyorum" tekrardan başımı sallayıp önüme döndüm salak kalbim neden yerinden çıkacakmış gibi atıyor yoksa hasta mı olacam.

Evin önüne geldiğimizde araban inin ona dönerek "Getirdiğin için teşekkürler" gülümseyip "Borcumu ödeniş oldum... İyi geceler" dediğinde el sallayıp eve girdim o kadar yorgundum ki üzerimi değiştirip direkt yatağa uzandım ama onu bir türlü aklımdan çıkaramıyorum neyim vardı benim böyle yatakta bir sağa bir sola dönerek zar zor uykuya daldım.

Bölüm sonu

11 yorum