İçeriğe geç

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 3 · 4 dk okuma

BİR YAĞMUR DAMLASI

Bölüm 3

3.BÖLÜM

Gözüme vuran güneş ışınları yüzünden sızlanarak yataktan çıktım banyoya girip işlerimi halledip aşağı inerek mutfağa geçtim telefonumun çaldığında ekranda yazan isimle kaşlarımı çattım aramayı cevapladığımda "Günaydın idil" su ısıtıcısı su koyum düğmesine basarak "Sana da günaydın Hayırdır bir sorun mu var?" kahkaha atıp "Yok canım bir sorun yok ama bugün sana gelip parti yapalım mı?" aslında kötü bir fikir değildi "Tamam olur ama gelirken bir şeyler de getirin çünkü ben şehre inemiyorum" nisa kıkırdayarak "Sen orasını bize bırak hadi görüşürüz" telefonu kapatıp kahvaltıya başladığımda aklıma gelen fikir ile hızla ayağa kalkıp evden çıkarak Emirhanların evine gidip kapıyı çaldım kapı açıldığında Meriç bana bakıp "Merhaba" dediğinde ona gülümseyerek "Merhaba ben şey için gelmiştim bu gece benim evimde parti varda sizi de çağırmak istedim gelirsiniz değil mi?" diye sorduğumda "Diğerlerine sormam lazım ben sana haber veririm" gülümseyerek "Tamam ben artık gideyim görüşürüz" arkamı dönüp eve gittiğimde bende parti için hazırlanmaya başladım üzerime siyah mini elbisemi ve siyah topuklu ayakkabımı giyip makyaj masanın oturup saçımı hafif dalgalandırıp makyajımı da bitirdim. Parti başlayalı yarım saat olmuştu ama Emirhan ve arkadaşları gelmemişti derken kapının çalmasıyla ilerleyip kapıyı açtığımda Meriç içeri girip "Kusura bakma biraz geç kaldık" dediğinde gülümseyip "Sorun değil zaten yeni başladı sayılır" gülümseyip içeri geçtiğinde diğerleri de içeri girince kapıyı kapattım. Herkes eğlenirken Meriç bir köşede oturmuş boş boş etrafa bakıyordu ona doğru ilerlerken burada ki kişilere kıyasla daha yakışıklı olmuştu kumral şaçlarını dağınık bırakması ona ayrı bir hava katıyordu yanına oturup sesimin ona gitmesi için yüksek sesle "Neden burada oturuyorsun yoksa parti hoşuna gitmedi mi?" diye sorduğumda kulağıma doğru eğilerek "Parti güzel ama ben bu tarz şeyleri pek sevmem" başımı sallayıp "Anladım birşey lazım olursa bana söyle" gülümseyip "Sağol" yanından ayrılıp diğerlerinin yanına gittim. Parti bittikten sonra herkes dağılmıştı bende etrafı toplamda başladığımda kapının çalmasıyla duraksadım bu saatte kim gelmiş olabilirdi ki, kapıyı açtığımda Meriçi gördüm "Meriç bir sorun mu var?" dediğimde elini ensesine atıp "Sorun yok sadece sana yardıma gelmek istedim etrafı toplamak için yorulmuşsundur" ona baktığımda ne diyeceğimi bilemiyordum "Teklifin için teşekkür ederim ama ben sabah hallederim" dediğimde "Peki ama yine yardım lazımsa sabah bana söyleyebilirsin...İyi geceler" bende gülümseyip "İyi geceler" diyerek kapıyı kapatıp günün yorgunluğu ile hızlıca üzerimi değiştirip yatağa girdim zaten uykuya dalmam çok kolay olmuştu. Gördüğüm rüya yüzünden irkilerek uyandım bir süre kendime gelebilmek için yatakta oturarak bekledim, rüyamda ormanın ortasında nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum uzaktan birinin sesi geliyordu ama kimden geldiğini tanımıyordum ve yol gittikçe daralmaya başlıyordu ben ilerledikçe orman küçülmeye devam ediyordu uçurumun önüne geldiğimde arkamı döneceğim sırada biri beni itmesiyle uçurumdan düştüm, nefes nefese uyandığımda güneş yeni doğmaya başlamıştı yataktan kalkıp banyoya girdim aynadan kendime baktığımda üstüm terden sırılsıklam olmuştu hızlıca duş alıp aşağı indiğimde dünden kalan dağınıklığı toplamaya başladım dışarıdan ses geldiğinde kapıyı açtım Meriç üzerinde spor kıyafetleriyle hem yürüyor hemde konuşuyordu beni görünce telefonu kapatıp yanıma geldi "Günaydın, neden erken kalktın?" diye sorduğunda "Uyku tutmadı bende ortalığı toplayayım dedim" başını sallayıp "O zaman beraber toplayalım" dediğinde "Gerek yok ben hallederim" kaşlarını kaldırıp "Olmaz hadi içeri geçelim" sonunda pes edip içeri geçtiğinizde salona ilerlerken "Sen bulaşıkları götür bende çöpleri toplayayım" başımı sallayıp bulaşıkları toplamaya başladım. İşimiz bittiğinde salona geçip oturduğumuzda ona dönerek "Kusura bakma sormayı unuttum ne içersin?" dediğimde bana bakıp "Bir şey içmeyeceğim bizimkiler bekliyordur" ayağa kalkıp kapıya ilerlerken "Sonra görüşürüz" birkaç adım atıp "Ha bu arada partide çok güzel olmuştun" dediğinde utanarak "Teşekkür ederim" o arkasını dönüp uzaklaştığını bende kapıyı kapatıp sırtımı kapıya yaslanarak nefesimi düzene koymaya çalıştım, ne oluyordu bana yanaklarım neden yanmaya başlamıştı. Günün geri kalanını ders çalışarak,sosyal medyada gezinerek geçirdim okulun açılmasına bir aydan az kalmıştı mutfağa geçip öğle yemeği için kendime üşendiğimden hızlıca soslu makarna yaptım. Yemeğim bittikten sonra kendime bitki çayı yapıp kitabımı alarak bahçeye geçtim yerdeki armut koltuklardan birine oturduğumda gelen aramayla telefonun ekranına baktığımda annemin aradığını gördüğüm gibi cevap verdim "Efendim anne?" dediğimde "Annen batsın emi" kaşlarımı çatıp "Ne oldu, ne yaptım yine?" dediğimde "Birde ne yaptım diyor eşek sıpası, insan bir arar annem ne yapıyor diye ama yok niye aklına geleyim ki orada kafan rahat" o kadar hızlı konuşuyordu ki onun yerine ben nefes nefese kalıyordum, klasik anneler işte eğer burada olsaydı terliği yerdim "Sen beni duyuyor musun?" kendime gelip "Evet duyuyorum inan buraya geldiğimden beri ders çalışıyorum vaktim olmuyor" yalan daha düz partiliyorduk ama bunu söylememize gerek yok "Tabi canım kesin öyledir neyse sana başka birşey söyleyeceğim, benim bir arkadaşın oğlu var seni görmek istiyor bende oranın adresini verdim oraya gelecek sakın yanlış bir şey yapma seni mahvederim hem çocuk terbiyeli işinde gücünde çokta yakışıklı biri" kaşlarımı çatıp nefes vererek "Ya of anne ya ben sana kaç kere böyle şeyler yapma dedim" bana kızıp "Sus anneye of deme bu arada çocuğun adı serdar tamam mı ben şimdi kapatıyorum sende hazırlan" telefonu yüzüme kapattığında oflayarak ayağa kalktım. Üzerime kahverengi kumaş pantolon ve beyaz crop giyip aşağı indiğimde kapı da çalmıştı kapıyı açtığımda karşımdaki çocuk gülümseyerek elindeki çiçeği bana uzatarak "Merhaba ben serdar" dediğinde ben şok olmuş bir şekilde ona bakıyordum çünkü onu tanıyordum ama hiç iyi bir tanışma olmamıştı.

Bölüm sonu

9 yorum