Ailem olmadan geçirdiğim ilk yaz tatilimin ilk günüydü bugün, üç aylığına kiraladığım dağ evinin önünde eşyalarımı içeri taşıyordum ta ki yanıma iki kişi gelene kadar biri "Selam yardım lazım mı?" diye sorduğunda elimdeki koliyi yere bırakıp "Hayır teşekkürler" dediğimde bibirlerine bakıp omuz silklerek "Peki tamam ama yardıma ihtiyacın olursa yan evdeyiz tamam mı?" dediğinde başımı sallayıp "Tamam teşekkürler" onlar el sallayıp gittiklerinde bende yerdeki kolimi alıp eve girerek kapıyı ardımdan kapattım, eşyalarımı yerleştirmeyi bitirdiğimde hava kararmıştı kapım çaldığında elimdeki son kitabı da yerleştirip kapıyı açtığımda sabahki iki çocuğu gördümellerinde birer poşet vardı bana uzatarak "Sabahtan beri birşey ymediğini üşündük bu yüzden sana yemek getirdik" dediklerinde onlara minnetle bakıp "Çokteşekkür edeim" diyerek ellerindeki poşeti aldığımda gülümseyerek "Başka birşeyeihtyacın olursa çekinmeden söyle olur mu?" dediğinde başımı sallayıp "Tamam" gülümsyerek "O halde görüşürüz yeni komşu" diyerek kendi evlerine doğru ilerlediler bende kapıyı kapatıp mutfağa geçerek kapları çıkarıp kapaklarını açtığımda birinde sarma diğerinde ise salata ve içecek vardı.Yemeğimi bitirdikten sonra yukarı çıkıp üzerimi değiştirerek yatağıma girip kkendimi uykunun tatlı kollarına bıraktım. Gözlerimi açtığımda havanın yavaş yavaş aydınlandığını gördüm yataktan kalkıp kısa bir duşun ardından üzerime gri bol pantolonumu ve üzerine siyah T-short giyip aaşağı inerek mutfağa geçtim çay demlemek için çayı aradığımda onu almadığımı fark ettim "Hadi ama çay almayı nasıl unuturum" diyerek kendi kendime söylenerek arabanım ve evin anahtarını alıp evden çıkarak arabaya ilerlediğim zaman birinin bana yandan çarpmasıyla tam düşecekken o beni belimden tutup kendisine çekerek düşmemi engelledi ona baktığımda ounda bana baktığını gördüm benden ayrıldıktan sonra "Kusura bakma" dediğine "Önemli değil" diyerek arabaya ilerlediğimde arkamdan birinin seslenmesi ile durup arkama baktığımda dünkü çocuk sırıtarak yanıma gelip "Günaydın" dediğinde bende "Günaydın" dediğimde "Hayırdır nereye gidiyorsun?" diye sorduğunda gözlerimi devirip cehennemin dibine gelmek ister misin?" dediğimde yüzünü ekşitip "Yok ben almayayım ama şehre bir arkadaşıda bırakır mısın bizim araba bozuk da" dediğinde başımı sallayıp "Olur gelsin" hemen arkasını dönüp "Emirhan gelsene" dediğinde az önce çarpıştığım çocuk yanımıza gelidi "Bak sana bahsettiğim dünkü kız o seni götürecek" dediğinde bana dönüp "Bu arada adın ne?" diye sorduğunda "Adım İdil" dediğimde gülümseyerek "Memnun oldum bende Berke" dediğinde bende gülümseyip "Bende memnun oldum" dedikten sonra Emirhan'a dönüp "Hazırsan gidelim mi?" dediğimde başını sallayıp arabaya geçerek yola çıktık birkaç dakikalık sessizliğin ardından "Az önceki olay için tekrar özür dilerim" dediğinde "Az önce de söyledim önemli değil" dediğimde gülümseyip tekrer önüne döndü verdiği adrese vardığımızda oldukça lüks bir şirketin önünde durduğumuzda "Burada durabilirsin" dediğinde arabayı durdurdum "Getidiğin için teşekkürler" dediğinde gülümsyerek "Rica ederim" dediğimde o ikete girerken bende markete doğru yola çıktım. Eve döndüğümde evimin önünde siyah bir jeep vardı kaşlarımı çatıp arka bahçeye girdiğimde gördüğüm kişi günümün mahvolmasına yetmişti kaşlarımı çatıp ona ilerlerken "Burada ne işin var senin?" dediğimde bana doğru döndüğünde üstü başı dağılmıştı ve aşırı içki kokuyordu "Yağız seen sarhoş musun?" diye sorduğumda ağızını yayarak "Yooğ değilimm" dediğinde bana doğru sarsak bir adım atıp "İdil lütfen beni dinle bak gerçekten beni yanlış anlıyorsun" dediğinde elimi kaldırıp susmasını sağladıktan sonra "Bak ben hiçbir şeyi yanlış falan anlamadım tamam mı şimdi evimden defol" dediğimde elindeki şişeyi aniden yere attığında irkilerek bir adım geriye gittim "Lanet olsun hiçbir halt bilmiyorsun bana komplo kurdular hiçbir sikm bilmeden konuşup durman canımı sıkmaya başladı" üzerime yürümeye başlamıştı iki elimi kaldırıp "Bak şuan sağlıklı düşünemiyorsun bu konuyu ayık olduğun bir zaman konuşuruz tamam mı?" dediğimde bağırarak "Bu konu şimdi açığa kavuşacak anlıyor musun?" dediğinde tam dibime girip kolumuu sıkıca tutup beni duvara fırlattığında bu sefer gerçekten korkmaya başlamıştım üzerime yürürken "Sana o videoyu kim gönderdi?" dediğinde başımım iki yana sallayıp"Bilmiyorum bilinmeyen numaraydı" ellerini seçına geçirip çekiştirerek "Ne demek bilmiyorum lan, bak bana yalan söyleme o şerefsiz gönderdi değil mi geberteceğim onu dediğinde bir adım atıp "Hyır o söylemedi" olduğu yerde bana doğru dönüp "Yoksa hayatında başka biri mi var?" dediğinde "ne...Hayır bunuda nereden çıkardın, sen gerçekten kafayı yemişsin tedaviye ihtiyacın var" yumruğunu yanımdaki duvara geçirdiğinde irkilerek duvara sindim "Yedim lan evet kafayı yedim senin yüzünden" dediği sırada bahçeye Emirhan girdi yanıma gelip "İdil bir sorun mu var?" dediğinde Yağız ona dönüp "Sen kimsin lan?" dedikten sonra bana dönüp "Yoksa bunun için mi beni terk ettin lan, söylesene yüzüme bakıp durma" Emirhan araya girip "Birader bir sakin mi olsan" dediğinde Yağız "Emirhan'ı ittirip "Siktir git seninle konuşan yok" diyerek elini bana doğru uzattığında Emirhan bileğini tutup "Hop orada duracaksın belli ki kız seni istemiyor ne diye uzatıyorsun" dediğinde Yağız yumruğunu kaldırıp "Lan senir vary..." devını getiremeden Emirhan'ın kafa atmasıyla yere yığıldı bana dönüp "İyi misin?" dediğinde başımı sallayıp "Evet" dediğimde Emirhan'ın diğer arkadaşları da geldi adını bilmediğim biri "Bir sorun mu var abi?" dediğinde "Vardı ama hallettim" araya girip "Yardımın için teşekkürler gerisini ben hallederim dediğimde yere bakıp "Emin misin istersen onu buradan uzaklaştırabiliriz?" diye sorduğunda "Gerek yok ben hallederim" başını sallayıp "Eğer bir sorun olursa bize söyleyebilirsin" diyerek yanımdan ayrıldılar bende Yağzın soförünü arayıp "Alo Hilmi bey size atacağım adrese gelebilir misiniz Yağız biraz fazla içmiş şuan baygın...Tamam teşekkürler görüşürüz" telefonu kapatıp sandalyelerden birine oturup beklemeye başladım. Yağızı evine gönderdikten sonra odama çıkıp duş aldıktan sonra üzerime rahat birşeyler giyip mutfağa geçerek börek yapmaya başladım, börekleri fırına atıp ortalığı hızlıca toparladım işim bittiğinde oturup biraz sosyal medyada dolaşıp pişmiş böreğimi fırından çıkarıp tepsinin yarısını bir tabağa koyup üzerini kapatarak evden çıkıp yan eve gittim kapıyı çaldığımda tanımadığım biri kapıyı açarak "Buyurun kme bakmıştınız?" dediğinde gülümseyerek "Berke ve Emirhan evde mi?" omuzunun üstünden arkaya bakıp "Emirhan biri seni soruyor" dedikten sonra kapıyı açık bırakıp içeri girdi Emirhan geldiğinde "Selam bir sorun mu var?" dediğinde "Hayır yok sadece börek yapmıştım da size de getirdim" tabağı ona uzattığımda alarak "Hİç gerek yoktu sağol" dediğinde arkadan başka biri gelip elindeki tabağı alarak "Oha en sevdiğim börek teşekkürler" arkasını dönüp içeri girdiğinde Emirhan'a bakıp "Size afiyet olsun ben artık gideyim" dediğimde başını sallayıp "Tamam görüşürüz" gülümseyerek arkamı dönüp evime gittim. Ders kitaplarımı alıp arka bahçeye geçerek masaya bırakarak eve geçip kendime abur cubur alıp tekrar bahçeye çıkıp koltuğa oturup çalışmaya başladım, nihayet çalışmayı bitirdiğimde kitaplarımı içeri götürüp kendime bir bardak çay alıp tekrar bahçeye çıkıp oturarak başımı koltuğa yaslayıp gözlerimi kapattım. "İdil uyan" sanki biri beni çağırıyordu ama o kadar yorgundum ki gözümü bile açamıyordum ama birilerinin benim yanımda olduğunu biliyordum hatta birinin "Abi acaba bayılmış olabilir mi?" diye sorduğunu işittim ardından başka birinin "Olum mal mal konuşma lan, İdil uyansana" diyerek beni dürttüğünde "Abi acaba içeceğine birşey mi karıştırdılar?" dediğinde az önceki sesnin sahibi "Siktir Kaan arabayı hazırla" dediğinde sonunda gözlerimi açıp etrafıma baktığımda gözlerim ilk Emirhan'a değdi hemen yanıma oturup "İyi misin?" diye sorduğunda "Evet de siz neden bu kadar endişelisiniz" dediğimde Berke yanıma gelip "Yaklaşık yarım saattir seni uyandırmaya çalışıyoruz" dediğinde yerimde doğrulup "Ne, yarım saat mi o kadar olmuş mu?" dediğimde Emirhan başını sallayıp "Evet hatta uyamasaydın seni hastaneye götürecektik, kaç defa seslendik ama uyanmadın biz de endişelendik" dediğinde "Sizi endişelendirdiğim için özür dilerim ben sadece birkaç dakika kestirmek için uzanmıştım sattin farkında değilim... Bu arada evime neden geldiniz?" dediğimde Berke ayağa kalkıp "Aslınde ben tek gelmiştim ama seni öyle görünce endişelenip bizimkileri çağırdım" dediğinde Emirhan ayağa kalkıp "Uyandığına göre biz gidelim artık" dediğinde bende ayağa kalkıp "Peki teşekkürler geldiğiniz için" dediğimde gülümsyerek evden çıktılar ben ve Berke tek kaldığımızda "Geç otur" yanıma gelip oturduğunda "Şey ben dün gece dışarı çıktığımda evinin ışıkları yanıyordu ben de geçen günkü çocuk gelmiştir diye bakmak istedim ama evin önünde sadecesenin araban vardı ve içeriden çığlık sesleri geliyordu kapıyı açmayı denedim ama açılmadı... neden içeriden çığlık sesleri geliyordu?" dediğinde başımı eğip "Işıkların açık olmasının sebebi ben karanlıktan korkuyorum diye ve çığlığın sebebi ise küçüklükten kalan bir travma" dediğimde "Anladım" dediğinde "Bir şeyler içmek ister misin?" diye sorduğumda ayağa kalkıp "Yok sağol ben gideyim, bu arada merak etme bu konuyu kimseye söylemeyeceğim" dediğinde gülümseyerek "Çok teşekkür ederim herşey için" o da gülümseyip evden ayrıldı, demek ataklarım geri dönüyordu hemen telefonumu alıp Mert'i aradım üçüncü çalışta açıldığında "Ooo İdil hanım siz bizi ararmıydınız?" dediğinde "Ya dalga geçme bana bugün ilaçlarımı getirir misin?" diye sorduğumda "Getiririmde noldu atakların geri mi döndü" derin bir nefes verip "Evet saat kaç gibi getirirsin?" diye sorduğumda "Yarım saatlik bir işim var sen adresi at ben iki saat'e gelirim" dediğimde "Tamam görüşürüz" telefonu kapatıp içeri geçtm. Dışarıdan korna sesi geldiğinde kapıyı açıp çıktığımda yan evin kapısı bir anda açılıp hepsi çıktıkarak yanıma geldi Emirhan Mert'e bakıp "Hyırdır birader bir sorun mu var?" diye sorduğunda ben öne geçip "Sorun yok onu ben çağırdım" dediğimde Mert bana abakıp "Bunlar da kim?" dediğinde Berke öne atılıp "Gel ben sana kim olduğumuzu göstereyim" Berke'nin kolunu tutup "Hey hey bir sakin mi olsan" dediğimde Mert "İdil sana bunlar kim dedim" dediğinde "Onlar yan evde yaşıyorlar" dediğimde Emirhan kolumu tutup "Bu kim?" ona bakıp "Benim çok yakın bir arkadaşım" başını sallayıp "Peki eğer bir sorun olursa bahçedeyiz" diyerek evlerine gittiler Mert ile içeri ggeçip oturduğumuzda "Bu adamlar neden bu kadar kabalar?" diye sorduğunda"Şey Yağız buraya gelmişti ama bayağı sarhoştu onunla tartıştık o da sinirlenip bana saldırmaya çalıştı onlar olmasaydı beni hastanelik edebilirdi o yüzden bu kadar korumacılar" kaşlarını çatıp "Ve sende bana söyeme zahmetinde bulunmuyorsun" dediğinde "Bak söylemeyi unuttm, zaten sadece sen biliyorsun kimseye söyleme olur mu... bu arada ilaçları getirdin mi?" diye sorduğumda elindeki poşeti bana verip "İşte ama zorlanmadığın sürece kullanma" başımı sallayıp ""Teşekkürler, bu arada ne içersin?" diye sorduğumda ayağa kalkıp "Benim gitmem gerek malum bu aralar biraz yoğunuz artık başka sefere" beraber evden çıkıp arabanın önüne geldiğimizde "Görüşürüz küçük yağmur damlası" diyerek bana sarıldığında ona karşılık verip "Görüşürüz" dediğimde arabasına binip "Eğer bir sorun olursa onlardan önce bana haber ver olur mu?" dediğinde gülümseyip "Tamam" el sallayıp içeri girdim ilaçları alıp odama çıkarak masanın üzerine koyup aşağı indim mutfağa geçerek kendime yiyecek bir şeyler alıp salona geçerek bir film seçerek koltuğa oturdum filmi başlatıp geriye yaslanarak kucağıma yastık alıp izlemeye başladım. Hava karadığında üçüncü filmimi izlemeye başlamıştım filmeo kadar dalmıştım ki camın önünde geçen sulieti sonradan fark ettim koltuktan doğrulup etrafıma baktığımda kimse yoktu tekrar televizyona döndüğümde elektrik kısa süreliğine gidip geldiğinde eceleyle televizyonu kapatıp odama geçerek yatağıma uzandım ama aniden elektrik gidince hızla yerimden doğrulup telefonumun fenerini açtım aşağıdan birşeyin düşme sesi geldiğinde çığlık atarak hemen yanımdaki vazoyu aldım sakin kalmaya çalışarak odadan çıkıp merdivenlerinöüne geldiğimde aşağıdan adım sesleri geiyordu yavaş adımlarla aşağı indiğimde elimdeki vazoyu biraz daha kaldırıp tam arkadında durduğumda o da bana doğru döndüğünde ikimizde kısa bir an bakıştıktan sonra çığlık atıp geriye kaçtık Berke dışarı kaçarken ben de onun peşinden dışarı çıktım Berke arkasına bakmadan kendi evine doğru koşuyordu arkasından kahkaha atarak ilerlediğimde yüksek sesle küfürle savuruyordu Emirhan ve diğer arkadaşları da dışarı çıktığında Emirhan "Ne oluyor lan ne bağırıyorsun olum hayalet görmüş gibi" dediğinde bende yanlarına gittim Berke beni gösterip "Hami ben elektrikler gitti diye İdil'e bakmaya gitmiştim ya içeride hayalet gördüm" dediğinde kahkaha atıp ensesine yapıştırdığımda "Ah ne vuruyon ya" dediğinde "Salak o hayalt değildi bendim, bende eve hırsız girdi sanıp vazoyu alarak seni öldürmye geliyordum" dediğimde diğerleri de güldüğünde onlara ters ters bakıp "Lan sen o kadar beyaz mısın ki valla gerçekten beyaz ışığı gördüm sandım" dediğinde gülüp "Neyse ben gideyim dediğimde Emirhan önüme geçip "Elektrikler gelene kadar bizimle kal ne olur ne olmaz diye" diğerlerine kısaca bakıp başımı salladım hep beraber içeri girdriğimizde salona geçerek kanepelere oturduk Emirhan yanıma oturduğunda o hariç her yere bakıyordum ama o sadece bana bakıyordu elektri8geldiğinde ayağa kalkıp "Elektrikler geldiğine göre ben artık gideyim" dediğimde Emirhan önüme geçip "Evde tek başına kalabilecek misin?" diye sorduğunda "Sanırım kalabilirim" Bege yanıma gelip eğilerek "Biliyorum korkuyorsun Elektrikler tekrar gidebilir o yüzden burada kal" ona bakıp "Peki onlara ne söyleyeceğim?" yerinde dikleşip kolunu omuzuna atıp "Arkadaşlar İdil bu gece bizde kalıyor itirazı olan...yok gel seni odana götüreyim" bana göz kırpıp yukarı çıktık birkaç odaya girdiğimizde Berke benden önce girip etraftaki kıyafetleri toplayarak "Kusura bakma odama biraz dağınık" dediğinde şaşıracak "Odanı bana mı veriyorsun?" diye sorduğumda bana göz kırpıp "Evet ama öyle herkese vermem değerimi bil" dediğinde gülüp "Bazen bana yürüdüğünü düşünüyorum" kahkaha atıp "Hadi ama benden etkileniyorum değil mi, biliyorum yakışıklıyım ama tipim değilsin güzelim" yalan dan dudağımı büküp "Tüh desene hiş şansım yok" ikimizde kahkaha attıktığımızda kapıya doğru ilerleyip kapının önünde durup "Bir şey lazım olursa aşağıdayım ve istersen kapıyı kilitleyebilirsin" gülümseyip "Teşekkürler ederim" dediğimde birbirimize iyi geceler dileyip kapıyı kapatarak yatağa uzanıp dışarı gözlerimi kapattığımda uyku beni tatlı kollarına aldı.
Bölüm 1
1.BÖLÜM
12 yorum
Sorduğunda, dediğinde, yaptığında, açtığımda.... Gibi tekrarları biraz fazla kullanmışsın bence. Bunun yerine cümleyi bitirerek yazarsan bizim için okuması daha akıcı olur. Yani: "Çok teşekkür ederim, " Diyerek ellerindeki poşeti aldım. Gülümseyerek, "Bir şeye ihtiyacın olursa çekinmeden söyle olur mu? " Dedi. Başımı sallayarak "tamam" Dedim.
1YanıtOHA NİYE DORT ERK
İlk bölüm çok güzel olmuş
Kadın karakter bahçede değil miydi hocam? Ayrıyeten bir anda kardeş oldu hepsi. Olay akıcı ama kalan okuyuculara iyi okumalar. Kaleminize sağlık.
1YanıtBaya iyii
Emeğine sağlık
1YanıtÇok güzel devamını getir
Emeğine sağlık
Daha iyi bi hikaye görmedimmmm🥰🥰
1YanıtÇok guzel bayıldım ama İdil o 4 erkek içinde dikkatli olsun
1YanıtYağız niye duvara fırlatıyorsun kızı ya
Kitabı okudum güzeldi ama doğruyu söylemek gerekirse gözüm yoruldu. Yani paragraf arası boşluk hiç yok ve bu okuru inanılmaz yoruyor neyin nerede bitip diğer konuyla nasıl bağdaştığını çözmek için kitabı anlamaktan daha çok çalıştım öyle diyim yani Kesinlikle paragraf arası boşluk yapmalısın onum haricinde yazım tarzın ve konun güzel ✨ kalemine sağlık ❤️🪷✨








