O çikolatayı atan Aslan'dı."Aslan napıyorsun sen!"Hatice şalvarından mendil çıkardı ve Ekin'e verdi.Aslan da hemen yanlarına geldi."Gene napıyonuz abla!"Hatice Aslan'ın kafasını vurdu."Zıkkımın kökünü yapıyoruz Aslan!Hadi artık eve."Ekin kafasındaki çikolatayı silerken mendilin kokusundan midesi bulanıyordu."Bune ya babaanne gibi kokuyor?"Hatice arkasına dönüp Ekin'e baktı."Git o zaman başka bir mendil bul!Haydin görüşürüz!"
Ekin yüzünü temizlediği an Hatice'yi aradı ama Hatice çoktan gitmişti."Hatice gitti mi?"Ekin arkasına döndüğünde Gülsüm'ü gördü."Aa evet gitmiş."Gülsüm sırıtır."Verdin mi hediyeni?"Ekin düşündü."Hediye?Haa hediyeyi verdim."Gülsüm'ün sırıtması yavaş yavaş düşer."Hm ne verdin?"Ekin öksürdü."Ne yapıcaksın Gülsüm?"Arkadan Ahmet'in sesi duyuldu."Hadi gidelim."Ahmet Ekin'e sert bakışlar attı.Gülsüm tam bir şey diyecekken Ahmet Gülsüm'ün kolundan tuttu ve götürdü.Ekin arkalarından baka kalmıştı.
O günün gecesi
Hatice Aslan'ı yatırdıktan sonra gene bahçeye çıktı.Yıldızlara bakmayı çok severdi Hatice.Hatice hala Ahmet'e bir şey besliyordu ama Ahmet'in artık sevdiği kız vardı.Hatice gene kendince mırıldanmaya başladı.
"Hayat mıdır onu umursamaz kılan?
Yada ben miyim onu zorlaştıran?
Peki bunun farkında mı oğlan?
O parlayan gözlere bakan
Ben olmalıydım.
O kadına bakışını her gördüğümde
İçime saplanır derin duygularım
Madem bu kadar güzel seviyorsun
Niye bana öyle davranmadın?"
"Abla ne ergen ergen şeyler söylüyon."Hatice ayağında terliği fırlattı."Len sen gitsene!"Aslan kıkırdayarak odasına gider.Hatice de gene yıldızlara bakacağı zaman bütün dikkati dağılır ve o da salona gider."Özel alan mı bıraktınız ya!"
Ramazan bayramının 3.günü
Ekin ve Hatice her gun daha çok yakınlaşıyordu.Arada o hallerini Gülsüm ve Ahmette görüyordu.Gülsüm Ekin ve Hatice'yi görse hemen yanlarına gidiyordu.Koyunları otlatırken."Ekin naber?"Köyde gezinirken"Ekin bende size katılabilir miyim?"Meyve yerken"Aaa bende yiyebilir miyim Ekin?"Ne zaman Gülsüm gelse Hatice yanlarında sessizce oturuyordu.
Bugün bayramın son günüydü o yüzden akşam üstü şehire gene gidicekti.Rafını temizliyordu o sırada odasına ananesi girdi."Hatice'ye bir şey götüremem nine."Anane şaşırdı."Yavrum sohbet etmeye geldim."Ahmet göz devirdi.Anane yatağa oturdu."Bundan sonra Hatice'ye bir şey götürmemi isteme."Anane mırıldandı."Niye oğlum?Sonuçta siz arkadaşsınız"Ahmet yumruklarını sıktı ve arkasını rafa yaslandı."Benle çocukluk arkadaşı ama o erkek kaç gümlük inan bilmiyorum ama nedenle çok eğleniyor?"Anane anlamadı."O zaman sen neden Hatice'ye yüz vermedin de gittin bir şehirli kızla sevgili oldun?"Ahmet ananenin dediğini duyunca bir şey diyemedi."Hatice de bir insan.Sen kendin demedin mi?Hatice ile asla olmam diye.O da senden vazgeçmiş işte."Anane bir durdu."Sonuçta bir kalp iki kişiyi aynı anda düşünemez"Ahmet acı bir tebessüm ile boynunu eğdi."Haklısın nine."
"Ekin bence yarın git.Akşam gene gezeriz.Dimi Hatice?"Gülsüm,Hatice ve Ekin nehir kenarına oturmuşlardı.Hatice kafasını salladı."Olmaz sonra uyanamam ki?"Gülsüm kıkırdar."Yaa nolur benim için kal."Ekin kıkırdadı."İyi o zaman gece yola çıkarız dedeme söylerim."Gülsüm alkışladı."O zaman akşam ikimiz gideriz."Ekin somurttu."Hatice sen niye gelmiyorsun?"Hatice tam cevap vericekken Gülsüm onu durdurdu."O akşamları dışarı çıkmaz."Gülsüm Hatice'ye kaş göz yapıyordu."Ne yapıyon Gülsüm?"Ekin Hatice'ye döndü."Çıkmıyor musun Hatice?"Hatice hala Gülsüm'ün yaptığından anlam çıkarmaya çalışıyordu.Hatice sonunda anladığında ayağa kalktı."Benim işim var görüşürüz."Hatice tam giderken Ekin arkasından yetişip koluna tuttu."Hatice niye böyle davranıyorsun?"Hatice arkasını döndü."Nasıl davranıyormuşum?""Gülsüm gelince aniden susuyorsun."Hatice gülümsedi."Sende Gülsüm gelince benimle konuşmayı kesiyorsun?"Ekin kıkırdadı."Ne yani Gülsümle dışarı çıkıcam diye mi kıskandın?"Hatice gözlerine kısarak baktı.Sonra önüne dönüp yürümeye başladı.Ekin arkasından baktı."Hatice öyle demek istemedim!Özür dilerim."Ekin tam arkasından koşacakken"O hep alıngandır takma Hatçe'yi."Ekin Gülsüm'e baktı.Ekin iç çekerek Gülsüm'ün yanına gitti.
Hatice eve geldiği gibi hemen sandalyeye oturdu.Uzun uzun düşündü.Annesinin dedikleri aklına geldi gene bu sandalyede oturuyordu.
"Anne sen babamdan niye hoşladın?"Annesi yemeğini hazırlayıp tabağı önüne koyup yanına oturdu."Birileri fazla meraklı ha?"Hatice kıkırdadı."Hadi anne söyle."Anne bir iç çekti."Ben babanın bana karşı tavırlarını sevdim.O yüzden hoşlandım."Hatice yemeğini yerken gülümsedi."Nasıl davranıyordu ki?"Annenin gözleri parladı."Beni hiç kırmamaya özen gösteriyordu.Ne zaman üzüldüğümü anlasam sebebi o olsun yada o olmasın beni mutlu etmeye çalışıyordu ve sende ilerde birinden hoşlanırsan baban gibi birisi mi kontrol et.""Ya babam gibi biri değil de hala hoşlanmaya devam edersem."Anne kıkırdadı ve Hatice'nin çenesini kavradı."O zaman sen kendine ihanet etmiş olursun.Duygularına,kalbine,beynine onun için vereceğin göz yaşlarına ihanet edersin ve şunu unutma eğer bir erkek bir kadına aşık olursa gözünden bir yaş gelmesine bile izin vermez eğer o yaş gelirse dünyayı yakar."Hatice bu sözleri duyunca gözleri büyüdü.
Kapı çalıp duruyordu."Bir geçmişe götürtmediniz he!"Hatice kapıyı açtığını gördüğü kişi Aslandı."Abla şey-"Hatice biraz Aslan'ı daha dikkatli inceledi."Gene mi çocuk ya!Geç içeri"Aslan koşarak tuvalete gitti."Açsaydın kapıyı o zaman!"Hatice Aslan'ın arkasından terlik fırlattı."Sus verme cevap bana!"
Aslan üstünü giyenirken o sırada Hatice yerde pirinç ayıklıyordu."Görüşmücen mi Ekin abi ile?""Yok o Gülsüm abanla dışarda zaten gece gidicekti."Aslan kıkırdadı."Hayret bu sefer Gülsüm abayla mı eğleniyor bu Ekin abi."Hatice gözlerini kısarak ona baktı."En azından Ahmet abi öyle değil."Hatice iç çekti."Ekin ile Ahmet'i karşılaştırmanın ne anlamı var?""Ahmet abi daha iyi."Hatice göz devirdi ve işine devam etti.
"Oğlum her şeyini aldın değil mi?"Ahmet başını salladı.Ahmet ve baba arabaya bindi."Artık bir daha kurban bayramında geliriz buraya."Anane gözleri dolmuştu ama belli etmiyordu.Ahmet ise kafasını cama dayamış dışarıyı seyrediyordu."Valla bir dahakine bayram bitene kadar kalmayalım valla zor dayandım."Anne hiç köye dayanamazdı.Ahmet onların dediklerini takmıyordu ama sürekli sevgili mesaj atıyordu"Niye telefonu açmıyorsun?Yoksa o Hatice'nin yanında mısın?Gerçekten benden bir trip yiyeceksin.Sen direk benden ayrıl diyorsun ha?"Ahmet bildirimleri gördüğünde daha çok sinirleniyordu inadına bakmadı ve camdan dışarı bakmaya devam etti."Ama şunu unutma Ahmet.Sana en çok değer veren bendim."Ahmet aniden Hatice'nin dediği sözü hatırladı.Ahmet yavaşça iç çekti.
Yavaşça gün ayırmaya başlamıştı.Sabahın beşinde kapıya vurulması ile Hatice ayaklandı."Len daha saat sabah beş!Niye bu kadar erken hazırlanıyor Aslan!"Hatice tuvalete giderken Aslan seslendi."Abla uykumun içine ettin he."Hatice durdu ve bu sesin kaynağı kapıdan geldiğini görünce hızlıca kapıyı açtı.Hatice hemen bir çiçek demeti gördü."Dünkü olay için özür dilerim."Hatice'nin gözleri açıldı.Bunun kim verdiğini görmek için çiçeği alıp hemen o kişi kim diye baktı.O kişi Ekindi."Bu arada dün akşam Gülsüm ile dışarı çıkmadım."Hatice ağzı açık Ekin'e bakıyordu.Ekin bir duraksadı."Sen yoksun diye."Hatice daha çok şaşırdı."Hani gece gidecektin Ekin?"Ekin öksürdü."Seni böyle üzgün bırakarak gidemezdim."Arkadan araba korna sesi geldi."Şey gitmem gerek.Biliyorsun sonuçta bugün okulum var."Ekin arkasını döndü ve biraz yürüdü."Teşekkür ederim Ekin.Kimse bana çicek almamıştı."Ekin sırıtarak arkasına baktı.Hatice kıkırdadı."O zaman böyle şeylere hazırlıklı ol Hatice."Diyip sırıtarak gözden uzaklaştı.Hatice kapıyı kapattığı gibi Aslan ile karşılaştı."Ekin mi verdi bunu he aba?"Hatice terliğini göz ile ifade etti."İyi bir şey demedim yav."Hatice çiçeği hemen bir vazoya koydu."Biraz bekle kahvaltı hazırlıyam."
Hatice Aslan'ı okula bıraktıktan sonra koyunlarla ilgilendi sonrada tarlaya geçti."Kızılcıklar oldu mu selelere doldu mu?Hey!"Ayşe teyze iç çekti."Kızım sus gayri la valla."Hatice kıkırdadı."Napayım ana ya!Sıkıldım."Güneşin altında çalışmak tabiki etkiliyordu.Hatice'nin görüş alanı kısıtlanıyor gibiydi.Fatma'nın sesi boğuklaşıyordu.Hatice'nin gözü gittikçe kısılıyordu.
"Merak etmeyin sıcaklıktan bayılmış.Bir gün dinlense yeterli."Ayşe teyze türbanı ile ağzını örtüyordu.Hatice yavaştan gözlerini açmaya başladı."Ana bak uyandı.Hatice abam."Fatma hemen Hatice'nin yanına geldi.Hatice gülümsedi.Fatma hemen Hatice'nin yanağına öpücük kondurdu.Hatice kıkırdadı."Çok mu özlenmişim?"Ayşe Teyze hemen Fatma'nın elinden tuttu."Fatma uğraşmasana kızla.Hatçem iyisin demi?"Hatice başını salladı."Sen bir iki gün evde dur demi.Bak sakın geleyim deme ha!"Hatice kıkırdadı."Tamam gelmem Ayşe Teyze."Ayşe teyze gülümsedi."Bizde artık gidelim.İşler bizi bekler."Fatma giderken elini salladı.Hatice de ona gülümseyerek elini salladı.Ayşe teyze çıktığı gibi doktor geldi."Onların çıktığına göre biraz konuşmalıyız."Doktor bir sandalyeye oturdu."Artık tümör kendini belli etmeye başlamış.Bayılmanın sebebi aslında tümördü."Hatice alt dudağını ısırdı."Ben hala o parayı bulmaya çalışıyorum ama seninde kişiler yapman gerek."Hatice göz devirdi."Yav doktorum canım doktorum kimsenin bana o kadar verecek parası yoktur.Uğraşmayın boşuna.Neyse benim eve gitmem gerek." Doktor Hatice'yi durdurdu."Bak şuan olayın ciddiliğinin farkında değilsin ama bu sonra sana çok sıkıntı açıcak.Hatırlamamaya başlıcaksın,baş ağrıları,denge ve yürüme bozuklukları,hissizlik bu belirtiler daha da çoğulacak kendine yazık etme.Kardeşini düşün."Hatice ayağa kalktı."Sence şuan kardeşime iyi bakıyor muyum sanıyorsun?Belki bir esirgeme kuruluna gitse daha iyi olur.Sence ben yaşamak istemiyor muyum sanıyorsun?Onu karşılayacak param yok."Doktor burun kemiğini sıktı."Bulucam o parayı merak etme."
"Evet çocuklar dersimiz bu kadar.On dakika teneffüsten sonra devam ederiz."Bütün çocuklar kalemleri toplamaya başladı.Aslan Mehmet'i çok mutlu görmüştü."Noldu len niye mutlusun bu kadar?"Mehmet kıkırdadı."Anam benim için pattis kızartması yapacağını söylemişti bugün o aklıma geldi de."Aslan da gülümsedi."Tabi sen bilmezsin.Senin ablan hep aynı yemeği yapıyor."Aslan'ın kaşları çatıldı."Sanane len abamdan!"Mehmet kıkırdadı.
Kısa bir süre sonra okul bitti.Hatice ve Aslan eve doğru gidiyolardı."Abla bugün yemekte ne var?"Hatice göz devirdi."Her gün aynı yemeği yapıyon aba ya!"Hatice Aslan'ı takmadı.Eve vardıklarında kapıda Gülsüm'ü görmüştüler.Onlarda kapıya geldiklerinde Hatice Aslan'a doğru eğildi."Sen içeriye doğru geç Aslan.Ben geliyorum şimdi."Aslan kafasını salladı ve içeriye geçti.Gülsüm biraz daha Hatice'yi inceledi."Ne için geldiğimi anlamışsındır Hatçe."Hatice başını salladı."O zaman tek kelime söyleyim.Ekin Ahmet gibi biri değil ha.Ahmet kadar sabırlı olacağını sanıyorsan yanılıyorsun.Bir şehir çocuğu seni sever mi sence?"Hatice sırıttı."Haklısın Gülsüm.Ekin gerçekten Ahmet gibi değil.Çünkü o daha duyarlı.Kendisini affettirmek için bin bir türlü hale girer ama Ahmet bunların hiç birini yapmaz.Ahmet onu ölesiye seven kişiyi hiç umursamaz ama Ekin sırf arkadaş olmak için çabalar ama bir yerde haksızsın Gülsüm.Bir şehir çocuğu asla senin gibi çıkartıcı kişileri sevmez.Ahmet sana hiç öğretmedi mi?"Gülsüm kaşları çatık şekilde Hatice'ye baktı.Hatice Gülsüm'e gülümseyerek kapıyı kapatıp içeri girdi.Hatice'nin nefes alışverişleri düzensizdi.Kendisine gelmeye çalışıyordu."Aba iyi misin bea?"Hatice kafasını salladı."Ben yemekleri hazırlayım."
"Ne yorucu bir gündü ya."Ahmet eve geldiği gibi çantasını yatağına atıp kendisi hemen sandalyeye oturdu."Kafam şişti resmen."Ahmet'in telefonuna gene mesajlar geliyordu."Aşkım bugün çok somurtkandın arkadaşlarının hepsi yanlış anladı.Yoksa aklın başka kızda mıydı?O Haticeyi düşünüyordun değil mi?"Ahmet bu mesajları görünce telefonu yere fırlattı."Aşkım kumru gibidir senden başkasını görmez gözüm."Hatice'nin mektup da yazdığı cümle geldi aklına."Niye sürekli Hatice'yi düşünüyorum salak mıyım ben?"Ahmet ayağa kalktı ve cama doğru yöneldi.Camdan dışarı baktı."Salak değilsin oğlum."Ahmet'in gözleri açıldı ve arkasına döndü."Nine?"Anane yatağa oturdu ve Ahmet'e gülümsedi."Senin Hatice'yi düşünmenin sebebi onun sana değer vermesiydi.Bu sevgilin sana değer veriyor mu?Seni ne zaman onla konuştuğunu görsem özür dileme derdindesin."Ahmet hemen ananenin karşısına sandalyesini çekti ve oturdu."Ama nine bu kızı ben çok seviyorum."Anane kıkırdadı."O kızın Hatice'den farkı ne yavrum?"Bak siz daha 16 yaşındasınız.Anlıyorum bu hevesleri ama Hatice seninle tanıştığı günden beri aşık.O kız?Ne zamandan beri aşık sana?"Ahmet somurttu."Ne yan
sen şuan sevgilimi ezikliyor musun?"Anane iç çekti."Hayır tabiki oğlum.O kız da seni çok seviyordur lafım yok ama Hatice bir başkaydı."Ahmet burun kemeğini sıktı."Emin ol nine Hatice ile sevgili olmadığımdan bir gram pişmanlık duymucam."Anane üzülsede belli etmedi torununa.Yataktan kalktı ve kapıya doğru gitti."Ama şunu unutma oğlum.Bıraktığın şey bir daha yerinde durmaz."Diyip kapıyı açıp gitti anane.
Gece olmuştu.Hatice Aslan'ı her zamanki gibi yatırıp o da uyumaya başlamıştı ama çok fazla martı sesi geliyordu ayrıca güneş ışığıda fazlaydı.Hatice gözünü açtığında bir sahildeydi.Sahil bomboştu.Hatice kalktığı gibi sahilde yürümeye başladı.Uçsuz bucaksız denize baktı.Yavaşça denize girmeye başladı.Deniz seviyesi göğsüne gelince durdu ama birden arkadan gelen güçle denizin içine girdi.Bir el onun boğazını sıkıp duruyordu.Hatice ne kadar çırpınsada o elden kurtulamıyordu.Birden başka bir el onu kurtardı.Hemen Denizin yüzeyine çıktıktan sonra etrafına bakındı.Ahmet ve Ekin vardı.Hangisi kurtarmıştı hangisi onu boğmuştu?Aniden Ahmet ve Ekin ellerini Hatice'ye uzattılar.Ekin tüm samimitiyle gülümsüyordu ama Ahmet somurtuyordu.Hatice ne yapacağını bilmiyordu.
Hatice terler içince uyandı.Uyandığı gibi tuvalete gidip kustu.Kendisine gelmeye çalışıyordu ama o rüya onu epey etkilemişti.
Kurban Bayramına 2 gün kala
"Kız Hatçe sende kem göz var."Hatice Ayça'nın dedikleine şaşırır."Kız sen falamı inanıyon."Ayça kıkırdadı."Kızım ama bak kahvende göz var işte."Hatice iç çekti ve kahveleri alıp masaya bıraktı."Sen onu bunu boş verde açıklanmış mı şiir sonuçları?"Ayça başını iki yana salladı."Açıklanma tarihi öne sürüldü."Hatice dudağını büzdğ."Sen koyunları verdin mi satılık?"Hatice başını salladı."He verdim ama Emmi'yi vermedim.Onun daha yaşı gelmemiş dedi bizim kasap."Ayça kıkırdadı."Emmiyi kesmeyin ya ben onu seviyorum."Bir anda kapı çalar."Kim bu ya?"Hatice çatık kaşla kapıyı açar.Gene bir çiçek belirir."Selam Hatice."Ayça koşarak arkasından gelir."Kimmiş?"Ayça manzarayı görünce durur."Ooo bacım bu erkek kim?"Ekin kıkırdadı.Hatice çiçeği incelemeye başlamışken Ekin içeriye girdi."O bacı sensin demek."Ekin Ayça'ya elini uzattı."Selam bacı ben Ekin."Ayça kahkahayı patlattı."Benim ismim Ayça.Biz Hatice öyle deriz birbirimize."Hatice aynı hızla koşarak geldi."Kurban bayramında gelirsin sanmıştım Ekin."Ekin kıkırdadı ve Hatice'nin saçını okşadı.Hatice'nin gözleri açılmaya devam etti."Aşk olsun bacım.O kadar sevgilin olmuş söylemiyorsun bunu bana."Hatice hemen başındaki eli çekti ve Ayça'nın elini tuttu."Bacım saklar mıyım ben senden bir şey he."Ekin başını salladı."Evet ilk tanıştığımız gün seninle konuşuyordu."Ayça Hatice ve Ekin'e gözünü kısarak baktı."Tamam tamam bende şaka yaptım."Ayça hemen Hatice'ye sarıldı.Gene kapı çalmaya başlamıştı ama bu sefer baya şiddetliydi.Üç kişi birbirine baktı ve Hatice koşarak kapıyı açmaya koştu.Ekin arkasından koşturdu."Dur Hatice kötü niyetli bir insan falansa."Hatice kapıyı açtığı gibi Aslan karşılarında gözüktü."Abla Ahmet Abim sevgilisiyle gelmiş!"Ayça bunu duyunca gözleri büyüdü."Eee napayım Aslan?"Aslan soluklandı."Kız Ahmet'e seni sordu."Hatice'nin bu sefer gözleri büyümüştü.Ekin ortamı yumuşatmaya çalıştı."Ahmet bitti şimdi sevgilisimi başlamış.Gel Aslan sende içeri."Aslan Ekin'i görünce kaşlarını çattı."Sen geldin mi yine evimize len!"Hatice bunu duyunca Aslan'ın kafasını vurmaya başladı.Aslan hemen odasına kaçtı."Çocuk işte."Hatice yalandan sırıttı.
"Mert bu Ahmet'in yanındaki kız kim?""Kim olcak Gülsüm?Ahmet'in sevgilisi işte."Ahmet ve sevgilisi onlara uzaktan el salladı."Gülsüm gül biraz."Mert Gülsüm'ü dürttü.Ahmet koşarak Mert ve Gülsüm'e sarıldı."Çok özlemişim lan sizi."Kız onlara sıkılmış bir şekilde baktı."Mira bunlar arkadaşlarım."Mira yalandan sırıtışla"Memnun oldum."Mert elini uzattı."Yok şimdi elim kirlenmesin."Mert de utancıdan yerin dibine girdi.Mira Gülsüm'e biraz baktı."Sen Hatice misin?"Mert kıkırdadı."Ay ne alaka be?Gülsüm ben."Mira anladım anlamında başını salladı.Gülsüm Mert'in kulağına fısıldadı."Biraz fazla havalarda geziyor."Mert kıkırdadı."Sus kız duycak şimdi seni."Mert ve Gülsüm kıkırdaşırken öksürerek Ahmet onların eğlencesini bozdu."Neyse gelin bizim eve.Mira sizin için kurabiye yapmış."Mira onlara gülümsedi.Ahmet ve Mira önden yürürken Mert ve Gülsüm arkalarında kıkırdayıyordu."O kurabiye taş gibi olmuştur taş."Mert kahkahayı patlattı.Ahmet arkasına dönüp onlara baktı.Mert ve Gülsüm hazır ola geçtiler.Ahmet onlara uyarıcı bakış atıp önüne dönüp Mira ile konuşmaya devam etti.
Ekin kahvesini hüpletip içiyordu.Ayça ile Hatice çiçeğe bakıyordu."Çok mu beğendiniz çiçeği?"Ekin sırıttı."Sana çiçek al diyen kimdi?"Ekin Hatice'nin çatık kaşını görünce daha da sırıttı."İlk aldığımda böyle tepki alsaydım bir daha çiçek almazdım."Ayça Hatice'nin omzuna vurdu."Benim niye haberim yok Hatçe!"Hatice göz devirdi."Bana bir daha çiçek alma.Bakamam ben çiçeklere."Ekin masanın üstündeki vazoda olan çiçeğe baktı."Vazo da çiçek ne kadar güzelmiş.Kim aldı sana?"Ayça Hatice ve Ekin'e baktı sonra olayı anladı."Bacım sen çok güzel bakabiliyormuşsun çiçeklere niye öyle dedinki?"Hatice iç çekti."Ama genelde sevgililer birbirine çiçek alır.""E ne olmuş arkadaşlarda birbirine çiçek alamaz mı?""Ne alaka?Almaz.""Alır."Ayça sesli bir iç çekti."Ay tamam yeter!"Ayça ayağa kalktı."Yani eve gitmek için öyle dedim."Hatice Ayça'ya sinirli şekilde bakıyordu."Bacımın bakışı bakış değil.Ben artık gideyim."Ayça koşarak evden çıktı.Ekin hala Hatice'ye sırıtarak bakıyordu.Hatice de ona sinirle bakıyordu."İyi bende seni bi yere götürücem."Ekin kıkırdadı.
"Eee nasıl beğendiniz mi kurabiyeleri?"Gülsüm kurabiyeye baktı."Valla biraz daha fırında tutsan taş niyetine denizde sektirmece oynarız."Mert yüksek sesle öksürmeye başladı.Mira Gülsüm'e sinirli şekilde baktı."Aşkım valla çok güzel olmuş ya.Sürekli yiyosu geliyor insasın."Mira o sinirli hali tatlı bir çocuğa dönüştü.Ahmet ısırık aldığı gibi çiğnerken sürekli ses çıkıyordu."Ben bir tuvalete gideyim."Ahmet koşarak tuvalete gitti.Gülsüm ve Mert kıkırdamaya başladı.Mira biraz onlara yaklaştı.Gülsüm ve Mert yavaşça kıkırdamalar kesildi."Bu Ahmet'e aşık bir kız varmış.Haticeymiş ismi.Tanıyor musunuz?"Gülsüm bunu fırsat bilerek konuştu."Ayy o takıntılı Hatice mi?Bilirim tabi.""Ama artık Ahmet'i sevmiyor."Gülsüm Mert'i dürttü."Mert sen bi sus güzel arkadaşım.Mira varya bu Hatice Ahmet'i çok seviyor ki anlatamam.Ahmet için mektuplar yazdı,evinde çalışmaya başladı.Sırf ona daha yakın olmak için Ahmet'in ananesi ile yakın oldu.Şimdi de Ahmet'i kıskandırmak için bir erkekle çıkıyor.Benden duydum deme de öyle."Mira Gülsüm'ün dediği her kelimeye ağzı daha çok açılıyordu.Gülsüm bacak bacak üstüne atarak devam etti."Sonra Ahmet-""Efendim Gülsüm?"Kapı da belirmişti Ahmet.Mira hemen bir fikir buldu."Aşkım küçükken ne komikmişsin ya!"Diye gülmeye başladı.Gülsüm ve Mert sahte bir kahkaha patlattı.
"Burası gerçekten çok güzel Hatice.""Neresi güzel len!Başak tarlasına getirdim seni."Ekin kıkırdadı."Ne güzel işte."Ekin başak tarlasının içine daldı."Bak kaybolcan şimdi!Dinliyor musun beni!"Hatice iç çekti ve o da başak tarlasına girdi."Ekin nerdesin?"Hatice ilerledi."Ekin!""Efendim!"Hatice arkasına döndüğü gibi ona doğru koşan Ekin'i gördü."Hatice çekil!"Hatice anlamaya çalışıyordu."He?"Ekin Hatice'nin üstüne düştü.Hatice gözleri kapalı şekilde kalkmaya çalışıyordu."Hatice acıyor ya!"Hatice yavaşça gözlerini açtı.Ekin'in yüzü ona çok yakındı.Hatice bir anda çığlık atarak Ekin'in üstünden kalktı.Ekin biraz acıdan inleyerek kalktı ayağa.Hatice ona yan gözle bakıyordu.Ekin bu halini görünce sırıttı."Neyse bu anı boşverelim.Niye geldik buraya?"Hatice başakların içinde yürümeye başladı."Köy sesinden uzaklaşıp rahatlamaya geldik."Ekin güneşe bakmaya başladı."Ekin biraz kendinden bahsetsene.""Ne bahsetmemi istersin?"Buraya nasıl geldin mesela?"Ekin bir düşündü."Bunu gizli tutmayı düşünüyordum ama eğer arkadaşlığımızın temelini oluşturmak içinse söylerim."Hatice göz devirdi."Ne boş yaptın he!Anlat işte.""İyi tamam tamam.Ben aslında biraz aile baskısından kaçmak için buraya geldim dedemlerle.Yani aslında buraya gelmek istemiyordum ama aile baskısından kaçmak için geldim."Hatice başını salladı."Bari mutlu musun burda?"Ekin sırıtarak başını salladı."Evet hemde çok."Hatice ve Ekin birbirine gülümsedi."Çünkü seninle tanıştım."Hatice'nin gözleri gene büyüdü."Bir daha gelin olur mu?"Hatice ve Ekin sesin nerden geldiğine baktılar.Hatice Ahmetleri görünce hemen Ekin'in kolundan tutup başakların arasında eğildiler."Nasıl akıl edemedim ya?Ahmetlerin ev buraya yakındı."Mira elindeki tabağın içindeki kurabiyeyi verdi.Mert hemen tabağı geri çevirdi."Hiç gerek yok!Biz yeterince yedik eline sağlık Mira."Ahmet son kez Gülsüm ve Mert'e sarıldı."Aşkım ben onları eve bırakıp geleceğim sen istersen git eve."Mira başını salladı ve Ahmetler gitti.Ekin tam konuşucakken Hatice eli ile Ekin'in ağzını kapattı."Sussana duyacak şimdi."Mira telefondan birini aradı."Alo aşkım nasılsın?"Hatice ve Ekin birbirine şaşırarak baktı."La Ahmet daha biraz önce gitmedi mi?Gene niye arıyor bu he?""Ya Görkem şımartıyorsun beni!"Hatice bu sefer kendi ağzını kapattı."Ahmet'i aldırıyor muymuş bu kız?""Ya Ahmetten ayrılırım kısa bir zaman sonra merak etme sen.Sadece bekle."Hatice duygulandı.Ekin Hatice'nin elini ağzından çekti."Sana ne oluyor Hatice?Sen niye ağlıyorsun?"Ekin Hatice'nin üstünde böcek görür."Hatice üstünde böcek var."Ahmet tekrar başak tarlasına gelir ve Mira hemen telefonu kapatır."Aşkım.Niye eve gitmedin?""Aşkım Duru aradı dedim evde ses kirliliği yapmayım burda konuşayım dedim."Ahmet yumuşadı ve Mira'nın yanaklarını sıktı.O sırada başaklardan ses geldi.Mira ve Ahmet gelen sese baktı."Aşkım bir şey haraket mi etti?"Ahmet kıkırdadı."Sevgilim galiba yavru kedi var.Dur ben alayım zorluk etmesin hayvancağız."Ahmet başak tarlasının içine girdi."Hatice üstünden böcek var al onu!""Hani nerde ya!"Ahmet'in ayak sesleri daha çok yaklaşıyordu."Ekin normal dur!"Ahmet onları oturmuş şekilde bulur."Hatice?"Kafasını biraz daha çevirir."Ve o çocuk?""İsmimi unuttun mu hemen?"Hatice Ekin'in kafasına vurdu.Hatice geri dönüp Ahmet'e sus işareti yaptı."Aşkım buldun mu kediyi?"Ahmet bozuntuya vermeden Miraya gülümsedi."Aşkım galiba rüzgar estide öyle ses çıktı.Neyse hadi gidelim."Ahmet tarladan çıktı ve Mira ile eve yürümeye başladılar.
"Ahmet şimdi yanlış anlayacak he!"Aslan o sırada masada oturmuş çekirdek çitliyordu."Ben sana dimidim mi aba?Bu Ekin abiden olmaz diye."Ekin bunu duyunca Aslan'ın yanına geldi."Aslan!"diye bağırmıştı.Hatice Ekin'e çatık kaşları ile bakıyordu.Ekin yutkundu."Banada çiğdem versene."Aslan anlamaya çalışıyordu."Çiğdem ne len?"Ekin kıkırdadı ve Aslan'ın kafasını okşayarak çekirdek aldı."Komik çocuk ya dimi Hatice?"Hatice Ekin'e hala çatık kaşla bakıyordu."Ama Hatice şöyle düşün.Ahmet bozuntuya vermedi."Hatice daha sinirlendi."Sorun da bu zaten!Ya bizi yanlış anladıysa?Onu takip ettiğimizi düşünüyorsa ha!"Ahmet yalandan başını salladı.Hatice'nin birden gözleri doldu."Birde Ahmet aldatılıyor.Onu ben nasıl söylerim ki?"Ekin kıkırdadı."Peki Ahmet sana inanır mı?"Hatice bir anda durdu."Yani evet.Tabiki inanır."Ekin sırıttı ve kapıya yöneldi."O zaman bana müsade yarın görüşürüz."Hatice onu kapıya kadar geçirdi.Ekin giderken Hatice anlamsız gözlerle Ekin'e bakıyordu."Ekin!"Ekin durdu ve arkasına baktı."Dikkatli git."Hatice onla göz kontağı kurmamıştı.Çünkü fazlasıyla utanıyordu.Ekin içten gülümseme ile sırıtır."Tamam senin için dikkatli olucağım."Diyip koşarak gözden kayboldu.Hatice kapıyı kapattığı gibi sandalyeye oturdu düşünmeye başladı.Aslan çoktan odaya uyumuştu.
Hatice Ekin'e ilgi duymuyordu ama Ekin'in yaptığı jestler hoşuna gidiyordu.Ahmet'e yapılan ihanetede sanki kendine ihanet edilmiş gibi duygulanıyordu.O gördüğü rüyaya da anlam getirmek istiyordu.Hatice'nin yavaş yavaş uykusu geliyordu ki kapı çaldı."Ekin bir şey mi unuttu len?"Hatice kapıyı açtığı gibi karşısında Ahmet'i buldu."Hatice yetmedi mi?"Hatice ne dediğini anlamaya çalışıyordu."Ne?"Ahmet burun kemiğini sıktı."Niye beni takip ediyorsun?Bu sefer o lavukla katılmış peşine.""Onun bir ismi var Ahmet ve peşine takılmadım.Ekinle orda geziyorduk ve bir anda siz çıktınız ortaya."Ahmet kıkırdadı."Yalana bak.Bu yalana kimse inanmaz Hatice."Hatice Mira'nın yaptığı şey aklına geldi."Ha bu arada o kıza pek güvenme."Ahmet bunu duyunca kaşları çatıldı."Anlamadım?Şimdi de Mirayı mı kıskanıyorsun? Mira senin tırnağın bile olmaz."Hatice iç çekti."Bak sen Gülsüm ve Mert'i bırakmaya giderken duydum.Görkem adında biri ile konuşuyordu.Aşkım sevgilim diyordu."Ahmet kahkahayı patlattı ve sonra kapıya hızlı şekilde vurdu."Hatice bırak yalanı.Mirayı en iyi sen mi tanıyorsun ha?Gelmişsin ilişkimize maydonoz oluyorsun.Bu dünyada beni en son uyarabilecek kişilerdensin."Hatice'nin gözleri dolmuştu." Şimdi de ağlıyacak mısın?Ne kadar veletsin Hatçe.Hem haksızsın hem ağlıyorsun.Fazlasıyla acınasısın.Bu arada o lavuk seni ne kadar kullanıcak merak ediyorum.Biliyorsun ben şehirde yaşıyorum ve Ekin gibi bir sürü tip gördüm.Tatmin olunca hemen çat diye bırakıyorlar.O yüzden pek heveslenme tamam mı?"Ahmet arkasına dönüp eve gitmeye başladı.Hatice istemsizce ağlıyordu."Çok pişman olacağın şeyler yapıyorsun Ahmet.Hemde çok..."Hatice Ahmet gözden kaybolana kadar dolu gözlerle ona baktı.
Ahmet eve geldiğinde herkes uyumuştu o yüzden ses çıkarmadan odasına gitti.Kapıyı sessizce kapattıktan sonra karşısında Mira'yı gördü."Nerdeydin sen?"Ahmet zıpladı."Cevap ver!Yoksa başka kızlarla mı takılmaya gittin?Burda ailen ne kadar başımı yedi biliyor musun?Hele o ananen!Yoksa sen beni aldatıyor musun ha!"Ahmet öksürdü."Ne alaka-""Yoksa o Hatice'nin yanında mıydın?"Ahmet bir anda durdu."Hayır tabiki-"Mira tokat atar.Ahmet acayip bir şekilde şaşırmıştı."Şimdi iyi geceler."diyip Mira hemen yatar.Ahmet sızlayan yanağını ovdu ve sandalyeye oturdu.
"Hatice Abla!Para ver de kendime gazoz alayım."Hatice dün yaşananlardan sonra erken saatlerde tarlaya gelmişti."Yanımda para yok ki.Aceleyle çıktım evden."Fatma ofladı."Ya Fatma yarın zaten bayram.Şu sizin evin yakınlarında gaye bakkal var.Bayramları çocuklara ücretsiz satıyor her şeyi."Fatma etrafta koşuşturmaya başladı.Hatice toprağı kazarken kıkırdadı."Şey Hatçe abla bu abi kim?"Hatice arkasına döndü ve Ekin'i gördü."Bu sefer çiçek getiremedim kusura bakma."Hatice sinirli şekilde Ekin'e baktı.Fatma kıkırdadı."Ben sizi yalnız bırakayım."Diyip hemen ortadan kayboldu."Ekin git işim var."Ekin sırıttı ve bir kürek alıp kazmaya başladı."O zaman yardım edeyim."İş yaparken Hatice'nin sesi hiç çıkmıyordu."Sırf çiçek almadım diye kızgın mısın bana?""Sen benle sadece eğleniyor musun?Tatmin olunca beni bir kenara mı bırakacaksın?"Ekin bunları duyunca çok şaşırmıştı."Ne alakası var Hatice?"Hatice'nin gözünden bir damla aktı."Özür dilerim."Ekin Hatice'nin halini görünce hemen Hatice'ye sarıldı."Hatice'nin gözleri büyüdü."Bunu kim dediyse Hatice.Sadece bizi kıskandığı için demiştir.Ben hiç bir insanın duyguları ile oynamam."Hatice ittirir."Ah evet biliyorum zaten.Sadece sordum."Ağlamaklı gülümser.Ekin kıkırdayarak Hatice'nin başını okşar."Bir daha böyle sorular almayım bak.Bi de önümde böyle ağlama.Yoksa o ağlatan kimse yaşatmam."Diyip Hatice'ye bakarak sıcak bir şekilde gülümsedi.Hatice gözleri genişlemişti.Her defasında Ekin'in dediğine daha çok şaşırıyordu."Hatçe istersen bugün eve git.Sevgilinle vakit geçir.Ayşe teyze onlara göz kırpar.Hatice'nin kaşları çatılır."O sevgilim değil!"Ayşe teyze inanmış gibi dil çıkardı."He he tamam.Gez arkadaşınla."Ekin Hatice'nin elini tuttup koşmaya başladı.Hatice o anın şoku ile çığlık attı.
Ekin Hatice'yi nehre getirmişti.Hemen nehre oturup ayaklarını nehrin içine soktular.Hatice manzaraya bakıyorken Ekin Hatice'ye bakıyordu."Geçen sefer ben anlatmıştım kendimi şimdi sıra sende."Hatice biraz düşündü."Ben mi?Ben ne anlatıcam ki?"Ekin kıkırdadı."Kendinden bahset işte ben nasıl bahsettiysem."Hatice derin bir nefes aldı."Benim annem babam Aslan doğduktan kısa bir süre sonra bir kaza sonucu öldüler.O yüzden Aslan iyi bir hayat yaşasın diye o zamandan beri çalışıyorum.""Peki Ahmet olayı ne?Nasıl bir ilişkin var onla?"Hatice bir duraksadı."Anlatsam mı bilemiyorum.""Anlat.Ben seni hep dinlerim."Htice'nin dudakları kıvrıldı."Yani Ahmet çok sert birisiydi bana karşı.Hiçbir zaman bana karşılık vermedi.Ben ona rağmen onu çok seviyordum.Onun için sadece ölmedim yani ölsem tam olcak."Acı bir şekilde kıkırdadı Hatice.Ekin Hatice'nin elini tuttu."Hatice sen asla Ahmet'e layık biri değilsin.Sen ona göre fazla iyisin.Ona mektuplar falan yazman ne kadar güzel bir davranış fakat-""Bekle mektup yazdığımı nerden biliyorsun?"Ekin öksürdü.
(Geçiş)
"Abicim eğer anlatırsan sana bir sürü çikolata alırım valla."Aslan başını iki yana salladı."Tamam yada istediğin bir şey?Top alırım sana olur mu?"Top kelimesini duyunca Aslan'ın gözleri parıldadı."İyi tamam bak şimdi..."
(Geçiş)
"Demek Aslan anlattı."Kaşlarını çattı.Ekin konuşmaya devam etti."Ama Ahmet bunların kıymetini bilmedi.Ona rağmen onu sevmek kendine ihanet olmaz mı?Ne demişler katilini seven ya ölmeyi sevmiştir ya da katilini.Sen zaten yeterince çabaladın."Hatice'nin gözleri dolmuştu.
"Aşkım gene başak tarlasına gidelim mi?Ahmet dün yediği dayaktan sonra asla sesini çıkartmamıştı."Sessiz olduğuna göre gidebiliriz."Oraya geldikleri gibi yere oturdu Ahmet.Mira ise sürekli fotoğraflar çekiliyordu.Mira Ahmet'in bu halini görünce sinirlendi."Aşkım ne düşünüyorsun gene?Gene o Haticeyi mi düşünüyorsun?""Canım ne alaka ya?"
Ekin ve Hatice uzun bir konuşmadan sonra Ekin'in telefonu çaldı."Abov sanırım önemli bir mesele.Benim acilen eve gitmem gerek seni evine kadar bırakayım."Ekin kalktığı gibi Hatice'ye elini uzattı ama Hatice başını iki yana salladı."Ben biraz daha oturacağım sen önden git."Ekin gene aynı sırıtışı yaparak hemen koşarak ordan gitti.Hatice manzarayı izlemeye devam etti."Demekki katilini affeden tekrar ölmeye mahkum ha?"Hatice acı bir tebessüm verdi gök yüzüne."Neyse yavaştan kalkayım daha yemek yapıcam."
"Ne alaka mı?Her zaman onu düşünüyorsun.Fark etmediğimimi sanıyorsun ha?Ananen sürekli bana Hatice'yi anlatıyor.Ben neler yaşıyorum farkında değil misin?Ahmet ayağa kalktı."Miracım ne alaka ben senden başkasını niye düşeneyim balım?"
Hatice gene başak tarlasından geçecekti ama Ahmet ve Mira'yı gördüğü anda durdu ve ağacın arkasına geçip izlemeye başladılar."Aşkım bir kumru gibidir senden başkasını görmez gözüm."Hatice bu lafı duyduktan sonra gözünden bir damla düştü."Ama bunu sana ben söylemiştim."diye fısıldadı Hatice.Mira hemen fotoğraf çekti."Anı olarak kalsın atarız tamam mı?"Ahmet daha fazla dayanamadı ve Mira'nın dudağından öpmeye başladı.Hatice gene ağzını kapattı ve ağaca sırtını dayanarak yere oturdu.Hatice hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı.