"Hatice derin bir nefes aldı."Benim annem babam Aslan doğduktan kısa bir süre sonra bir kaza sonucu öldüler.O yüzden Aslan iyi bir hayat yaşasın diye o zamandan beri çalışıyorum.""Peki Ahmet olayı ne?Nasıl bir ilişkin var onla?"Hatice bir duraksadı."Anlatsam mı bilemiyorum.""Anlat.Ben seni hep dinlerim."Htice'nin dudakları kıvrıldı."Yani Ahmet çok sert birisiydi bana karşı.Hiçbir zaman bana karşılık vermedi.Ben ona rağmen onu çok seviyordum.Onun için sadece ölmedim yani ölsem tam olcak."Acı bir şekilde kıkırdadı Hatice.Ekin Hatice'nin elini tuttu."Hatice sen asla Ahmet'e layık biri değilsin.Sen ona göre fazla iyisin.Ona mektuplar falan yazman ne kadar güzel bir davranış fakat-""Bekle mektup yazdığımı nerden biliyorsun?"Ekin öksürdü.
(Geçiş)
"Abicim eğer anlatırsan sana bir sürü çikolata alırım valla."Aslan başını iki yana salladı."Tamam yada istediğin bir şey?Top alırım sana olur mu?"Top kelimesini duyunca Aslan'ın gözleri parıldadı."İyi tamam bak şimdi..."
(Geçiş)
"Demek Aslan anlattı."Kaşlarını çattı.Ekin konuşmaya devam etti."Ama Ahmet bunların kıymetini bilmedi.Ona rağmen onu sevmek kendine ihanet olmaz mı?Ne demişler katilini seven ya ölmeyi sevmiştir ya da katilini.Sen zaten yeterince çabaladın."Hatice'nin gözleri dolmuştu.
"Aşkım gene başak tarlasına gidelim mi?Ahmet dün yediği dayaktan sonra asla sesini çıkartmamıştı."Sessiz olduğuna göre gidebiliriz."Oraya geldikleri gibi yere oturdu Ahmet.Mira ise sürekli fotoğraflar çekiliyordu.Mira Ahmet'in bu halini görünce sinirlendi."Aşkım ne düşünüyorsun gene?Gene o Haticeyi mi düşünüyorsun?""Canım ne alaka ya?"
Ekin ve Hatice uzun bir konuşmadan sonra Ekin'in telefonu çaldı."Abov sanırım önemli bir mesele.Benim acilen eve gitmem gerek seni evine kadar bırakayım."Ekin kalktığı gibi Hatice'ye elini uzattı ama Hatice başını iki yana salladı."Ben biraz daha oturacağım sen önden git."Ekin gene aynı sırıtışı yaparak hemen koşarak ordan gitti.Hatice manzarayı izlemeye devam etti."Demekki katilini affeden tekrar ölmeye mahkum ha?"Hatice acı bir tebessüm verdi gök yüzüne."Neyse yavaştan kalkayım daha yemek yapıcam."
"Ne alaka mı?Her zaman onu düşünüyorsun.Fark etmediğimimi sanıyorsun ha?Ananen sürekli bana Hatice'yi anlatıyor.Ben neler yaşıyorum farkında değil misin?Ahmet ayağa kalktı."Miracım ne alaka ben senden başkasını niye düşeneyim balım?"
Hatice gene başak tarlasından geçecekti ama Ahmet ve Mira'yı gördüğü anda durdu ve ağacın arkasına geçip izlemeye başladılar."Aşkım bir kumru gibidir senden başkasını görmez gözüm."Hatice bu lafı duyduktan sonra gözünden bir damla düştü."Ama bunu sana ben söylemiştim."diye fısıldadı Hatice.Mira hemen fotoğraf çekti."Anı olarak kalsın atarız tamam mı?"Ahmet daha fazla dayanamadı ve Mira'nın dudağından öpmeye başladı.Hatice gene ağzını kapattı ve ağaca sırtını dayamak yere oturdu.Hatice hüngür hüngür ağlamaya başlamıştı.
"Aşkım dur sana süprizim var.Hemen burda bekle beni gelicem."Ahmet koşarak gitti.Mira gittiğine emin olmak için etrafı kontrol etti.Hemen birisini aradı."Görkem sürekli mesaj atmasana!Ahmet anlayacak diye korkuyorum."Hatice bunu duydukça daha çok sinirlenmeye başladı."Kurban bayramı bitince gelicem işte."Hatice ayağa kalkmaya çalışırken bir dala bastı."Canım bir dakika sanırım Ahmet geliyor."Mira telefonu kapattığı gibi o ağacın arkasına gittiğinde kimse yoktu.Başka taraftan çıt sesi geldi.Hatice tam gidiyorken arkadan ses yükseldi."Hey sen!Dur bakalım."Hatice göz yaşlarını silip arkaya baktı."Efendim noldu?"Mira Hatice'ye yaklaştı."Sen beni mi dinliyordun?"Hatice öksürdü"Ben seni ne dinlicem ya?"Arkadan gelen sesle iki kızda irkildi."Hatice burda ne işin var?"Bunu diyen Ahmetti.Ahmet elinde bir gül demeti ile kızlara yanaştı.Ahmet hemen Mira'ya gül demetini verdi.Mira gül demetini yere attı."Demek beni kandırdın Ahmet!""Aşkım ne alaka?Daha şimdi gördüm onu bende."Mira göz devirdi."Bana yalan söyleme Ahmet!"Hatice ikisinin arasında durdu."Ben sadece burdan geçiyordum.Ne Ahmet'in ilgisi var ne de benim.İkimizin üstüne böyle suçlar atamazsın."Mira kıkırdadı."Bana diyene bak.Ahmet'e bilmem kaç yıldır platonik olan kızdan mı dinliyorum bu lafları.Merak etme Gülsüm senin hakkında her şeyi bana söyledi."Ahmet bunu duyduğunda daha sinirlendi."Bana niye söylemedin?"Mira dahada sinirlenmeye başladı."Sen sus Ahmet.Senle sonra konuşucaz."Mira tekrardan Hatice'ye döndü."Ve sen.Seni bir daha Ahmet'in yakınlarında görürsem tekrar çok kötü olur."Hatice arkasına döndü ve olabileceğinden hızlı koşmaya başladı.Mira eline bir odun parçası getirdi ve onun arkasından attı.Hatice'nin de tam kafasına gelmişti."Hatice ona rağmen bir şekilde ortalıktan kayboldu.Mira sinirli şekilde Ahmet'e baktı."Ben artık saçmalıklarına katlanamıyorum babama söylüceğim bu köyden alsın."Mira hızlı bir şekilde eve doğru gitmeye başladı.Ahmet arkasından koşturdu."Aşkım valla özür dilerim.Bilerek olmadı."
Hatice eve geldiği gibi banyoya gitti.Kafasındaki kan acayip fazlaydı.Eve gece yarısı geldiği için kardeşi uyuyordu.Hatice kafasındaki kana bakıyordu silmeye çalışıyordu ama daha fazla kanıyordu."Aba artık tuvaletten çişim var!Bak sonra tutamıyorum diye kızıyorsun."Hatice'nin gözü kararmaya başladı.Büyük bir zorlukla kapıyı açtı ve kardeşine baktı."Aba!Noldu kafana?"Diyi bağırdı Aslan.Hatice gülümsedi."Endişelenme Aslan ben bir küçük uyku çekeceğim."Hatice birden yere düştü.
Sürekli bipbip diye sesler geliyordu."Ekin abi abama olcak mı birşey?"Hatice yavaş yavaş uyanmaya başladı."Yok bir şey sadece fazla darbe almış o kadar."Hatice gözünü açtığında ilk Ekin'i gördü.Aslan hemen yatağa yapışıp."Aaa uyandı!"Hatice oturur moda geçti.Ekin'e daha dikkatli inceledi."Ne?Yakışıklılığıma mı bakıyorsun?"Aslan ve Ekin kıkırdadı."Bir dakika ya ben neden hastanedeyim?""Sen bayılınca hemen beni Aslan aradı?""Nasıl?Aslan'ın telefonu yok bir de ben senin numaranı almadım?"
(Geçiş)
"Bak bu da benim numaram beni ordan ara tamam mı?"Aslan başını iki yana salladı.Ekin burun kemiğini sıktı."İyi tamam bütün futbol takım eşyalarını alıcam."
(Geçiş)
"Bu arada evdeyken bu konuları nasıl konuştunuz hiç aklım ermiyor."Ekin kıkırdadı."Neyse boşver neyse ne.Önemli olan iyi misin?."Hatice başını onaylarcasına salladı.Aslan ablasının eli ile oynuyordu."Aba kafını nasıl yaraladın?"Ekin'in surat ifadesi değişmişti.Bu sefer kızgınlık içeriyordu."Kafamı bir yere çarptım.""Ama doktor öyle olamaz dedi."Ekin'in suratı daha karardı."Ah evet kafama dal düştü.""Çok hızlı bir şekilde mi?""Aaa evet evet."Ekin suratı neşeli çocuğa geri döndü."Neyse sabah olsun taburcu ederler seni."Aslan saate baktı."Bi de artık saat gece bir olduğuna göre şuan bayram!Benim arkadaşlarla ev gezmem lazım."Hatice ve Ekin kıkırdadı.
Bir yarım saat sonra Aslan ve Hatice uyudu.Ekin bir şey olur korkusuyla hala uyanıktı.Telefondan bir şeyler bakıyordu.Doktor içeriye girdi."Ah Hatice uyudu mu?Tamam o zaman sonra geleyim.""Bana söyleyebilirsiniz."Doktor bir duraksadı."Malesef Hatice bunu gizli tutmak istiyor."Ekin'in biraz oturuşu dikleşti."Merak etmeyin biz onla yakın arkadaşız."Doktor söylemek veya söylememek arasında kalmıştı.
"Ahmet sen benle dalga mı geçiyorsun?"Anane salonda gazete okuyordu.Anne ve baba televizyon izleyip meyve yiyorlardı."Anane gelen seslerden gazeteyi biraz indirdi."Bunlar gene mi kavga ediyorlar he?"Anne başını salladı."Bu kızı anlamıyorum.Her gün kavga her gün."Baba meyveyi şapırtada şapırtada yiyordu."Valla bende senin dırdırını az çekmedim canım."Anane kaykayı patlattı."En azından ben boşu boşuna kavga etmiyordum."Ahmet bir sinirle odasından çıkıp salona ailesinin yanına oturdu.Anne kıkırdadı."Ne oldu oğlum gene?Niçin kavga ettiniz?""Boşver anne ya."Anane gazetesini okurken söylendi."Hatçe olsaydı böyle olmazdı."Ahmet burun kemiğini sıktı."Zaten sorunu başlatanda o nine."Anane kıkırdadı."Demek ki Hatçe bizi farketmiş ki-""Ya nine ne diyorsun ya?Her şeyin onu suçu.Lütfen bana Hatice'yi savunma."Ahmet salondan kalktı ve odasına geri döndü.Anane söylendi."Bu gençler ne değişikler."
Hatice gözünü açtığında bir elin üstünde ağırlık hissetti.Eline baktı.O eli tutan tabiki Ekindi.Hatice elini çekmeye çalışıyordu ama Ekin sıkaca tutuyordu.O sırada Ekin'den horlama sesi geldi."Çüş bu ses ne?"Hatice bir eksiklik hissetti.Etrafına bakındı."Aslan!"diye bağırdı.Ekin yerinden hopladı."Hatice ne oldu!"Bu sefer de Ekin bağırmıştı."Aslan yok!"Hatice tam yataktan kalkacakken Ekin onu durdurdu."Ya ben onu arkadaşlarıyla şeker toplamasına gitmesine izin verdim."Hatice derin nefes aldı ve yattın başlığına yaslandı."Birazdan hemşire gelicek sonra taburcu olucaksın zaten."Hatice başını kaşıdı.Ekin hala bir şey olur korkusuyla Hatice'ye bakıyordu."Başını öyle kaşıma.Daha yaralısın."Hatice bir anda durdu ve Ekin'e baktı."Sana ne dedim kaşıma diye."Ekin Hatice'nin kolunu tuttu o sırada yüzleri çok yakındı.O uzun bakışmayı hemşire bozdu.Hemen kendilerini toparladılar."Artık taburcu edebiliriz sizi."Ekin hemen kalktı."İyi o zaman hadi."
"Sabahın bu saatinde niye hastaneden ilaç alıyorum ki?"Ahmet hastaneye adımını attı ve tekerlikli sandalyede oturan Hatice'yi gördü.Hatice yere bakıyordu.Ahmet bu halini görünce Hatice'nin ona baka kalmıştı.Mira'nın attığı odun parçası yüzünden bu haldeydi.Ekin parayı ödeyip gelmişti."Bunu sana geri ödeceğim Ekin."Ekin sırıttı ve tekerlikli sandalyeye sürmeye başladı."Neyle ödeyeceksin öpücükle mi?"Ekin kahkahayı patlattı.Hatice kıkırdadığı sırada Ahmet'i gördü.Ahmetle kısa bir süre bakıştılar.Ekin Ahmet'i farketmedi.Hatice arkasını döndü ve aAhmet'e bakmaya devam etti."Ne oldu Hatice?Neye bakıyorsun?"Hatice önüne döndü."Hiçbir şeye ya."Ahmet hala arkalarından bakıyordu.
"Bugün yapmak istediğin bir şey var mı?"Hatice düşündü."Emmiyi dağlık alana çıkarmak."Ekin kıkıradadı."Emmi önemli tabi ama öncesinde bir şey yapmak istiyorum.""Ne?""Biraz koşmaya ne dersin?""Ama doktor eve gidene kadar kalkma dedi.""Merak etme sırtıma biniceksin.""İyi de nerde?""Şimdi burda koşalım.""Ne?"Hatice bir şey diyemeden Ekin onu sırtına aldı ve koşturmaya başladı."Ekin düşüceğim!"Ekin kıkırdadı."Merak etme konu sensen sana bir şey olmasına asla izin vermem."Ekin koşturmaya devam etti.İkiside kahkahayı patlatıp duruyordu.
Kurban bayramı 4.gün
"Ne ettin de iyiki geldin Hatice valla seni göremiceğim sandım."Anne kıkırdadı."Aman anne.Sanki Haticeyi bir daha göremiceksin gibi konuşuyorsun."Anane Hatice'nin başını okşadı.Hatice küçük bir acı sesi çıkardı."Oraya pek dokunmasanız."Mira köskös oturmuş onları izliyordu ama Hatice'nin kafasındaki yarayı farkedince gözleri büyüdü."Noldu orana yavrum."Hatice Mira ile göz göze geldi."Bir yere çarptım başımı ya."Anane kıkırdadı."Aman iyi ol hatçe o bana yeter."Hatice gülümnsedi.Anne biraz Hatice'ye yaklaştı."Kız Ayşe Teyzen bir erkekle sevgili olduğunu söyledi doğru mu?"Hatice öksürdü."Yok sadece arkadaşım."Mira göz devirdi."Bak yavrum.Biz Ahmet'in akrabalırıyız diye söylemekten çekiniyorsan çekinme.İlla sende Ahmetten vazgeçip başkasına aşık olman çok normal bir şey."Mira yavaş yavaş sinirlenmeye başladı."Sadece arkadaşız."
Uzun bir konuşma ardından Mira Hatice'yi kapıya kadar geçirmeye gitti."Başın çok acıyor mu?"Hatice başını iki yana salladı."Yok çok acımıyor."Mira kıkırdadı."Ah normaldir.Ahmet'in seni sevmeyipte bana aşk dolu gözlerle bakması senin canını çok daha yakıyordur.""Ne?""Bak Hatice Ahmet'i ne kadar süredir seviyorsun bilmiyorum ama şunu anla.Ahmet beni seviyor artık boş işlerle-""Peki sen Ahmet'i seviyor musun?"Mira bir duraksadı."Tabi tabiki seviyorum."Hatice ağzından mırıltı kaçtı."Emin misin?Görkem adındaki kişiyi ve Ahmet'i aynı anda sevebiliyor musun?"Mira'nın gözleri büyüdü."Ne?Sen nerden?""Sen bana bu lafları saydırırken sana ne demeli?Aldatan pislik sensen burda aptal niye ben oluyorum?Ben sadece Ahmet'i çok seviyordum o kadar ama sen ondan tatmin olduktan sonra Görkem adındaki kişiyle çıkıcaktın.Kim bilir?Belki Görkemden de tatmin olup Ahmet'e geri dönersin.Sonuçta her yılan kendi deliğine geri döner."Mira'nın sinirleri zıplamaya başlamıştı."Bende şunu diyim.Ahmet sana mı inanır yoksa bana mı?"Hatice gözlerini Mira'nın üstünden çekti."Sanırım bunun cevabını ikimiz de iyi biliyoruz.""Hayır Ahmet bana inanır."Mira tekrar kıkırdadı."O kadar şey yapmana rağmen seni sevmeyen kişiye fazla güveniyorsun.İnsanlara bu kadar çok güvenme.Çok güven çok kalp yakar."Diyip kapıyı kapatır."Mira kızım gel!En sevdiğin dizi başladı.""Ha başladı mı?Hemen geliyorum!"
Hatice kapı kapandığı halde orda duruyordu."Evin önünde neden duruyorsun?"Hatice arkasına döndü."Ananen beni evine çağırmıştı.O yüzden geldim."Ahmet biraz çekingen davrandı."Seninle konuşmam lazımdı zaten benimle gel."
Ahmet Hatice'yi bilmediği bir ormana getirdi."Ahmet derdini çabuk söyle buralar ıssız gibi ve birazdan yağmur yağmaya başlıcak."Ahmet boğazını temizledi."Kafan iyi mi?"Hatice başını salladı."Tamam güzel.O zaman soruyu sorayım.Beni neden seviyorsun?""Ahmet bunu daha ne kadar konuşucağız?Artık sana duygu beslemiyorum diye-"Ahmet gür bir sesle konuştu."O lavukla beraber beni takip etmene ne demeli?""Seni takip etmiyorduk.Bizde orda geziniyorduk.""Ben sana ne demiştim o lavuk hakkında?Senle takıldıktan sonra seni bırakacak demedim mi?O benim kadar sabırlı değildir ha."Hatice'nin gözleri doldu."Sen ne hakla onla kendini kıyaslarsın?"Ahmet sırıttı."Kıyaslarım tabiki.Ben ondan daha iyiyim.""Sen...Sen...Sen bana ne zaman beni kırdığında gelip kapıma çiçek alıp benden özür diledin?Hadi çiçeği bıraktım.Sen ne zaman benden özür diledin?Ben sana ne zaman küssem çok mutlu olurdun.Allah'a şükür edersin ama ne zaman özür dilemeye kalksam haklı olduğum halde naz yapardın."
(Geçiş)
"Ahmet valla özür dilerim."Hatice Ahmet'e biraz daha yaklaşır."Ya Hatçe bi git sende."Hatice Ahmet'in yanağından öper."Iy Hatçe napıyorsun?""Eğer özrümü kabul etmezsen daha çok öperim!"Ahmet yanağını sildi."Ya tamam tamam affettim.Öpme diye affettim."Hatice Ahmet'e sarılır."Yaşasın Ahmet beni affetti."
(Geçiş)
"Ama Ekin hata yapsa veya yapmasa bile benim kapıma gelip çiçek demetiyle karşılardı beni.Başıma en ufak bir şey gelse sinirlenir bana yardım ederdi.O gün Hastane'ye getiren oydu.Benimle ilgilenen oydu ama bunun sorumlusu sen olmana rağmen sadece baktın ve gittin Ahmet.Daha yanındaki kişinin sana yaptığı ihaneti bile bilmiyorsun!"Hatice ağlamaya başladı."Hala durmuş bana Mira'yı suçluyorsun Hatice.Evet Mira'nın yaptığı şey kötü bir şeydi yapmaması gerekirdi ama sende onun beni aldattığını söyleyip suçlayamazsın!" Hatice hıçkırarak ağlamaya başladı."Ahmet bana neden inanmıyorsun?Gördüm diyorum.Ekinle ikimiz duyduk diyorum ki ben dünde duydum.Bana neden inanmıyorsun?"Ahmet ifadesiz şekilde bakmaya başlamıştı ve ardından şiddetli bir yağmur yağmaya başladı."Çünkü sen zavallısın Hatice."Hatice bu lafı duyunca duraksadı.Ahmet arkasını dönüp yürümeye başladı.Hatice ve Ahmet sırılsıklam olmuştu.Hatice'nin yavaştan gözleri kararmaya başladı ve yere düştü.Ahmet giderken Hatice arkadan bağırdı."Ahmet!"Ahmet arkasına dönüp baktı."Kalkmama lütfen yardım et.En azından ormanın çıkışına kadar lütfen!Şuan kendimi iyi hissetmiyorum."Ahmet iç çekti."Sırf ona zavallı dediğim için girdiğin hallere bak."Ahmet arkasına dönüp yürümeye devam etti.Hatice ise yere yatmış.Hala yardım etmesini bekliyordu.Hatice ağzından çıkan tek cümle"Gerçekten zavallıyım."Görme yetisi yavaşça bozulmaya başladı ve yavaşça gözleri kapandı.
(Anılar)
Ahmet dur!Ahmet dursana çocuk!"Ahmet arkasına bile bakmadan okulun yolunu tutmuştu.Hatice de arkasından sürükleniyordu işte.Ahmet bir anda durdu."Ne var Hatçe?Sabahtan beri söylenip duruyon."Hatice elindeki çiçeği Ahmet'in kulağına koydu.Sonra da eliyle Ahmet'in omzuna sıvaslayıp konuştu."Dersleri dikkatli dinle tamam mı?"
"Of abla ya!Arkadaşlarımın annesi patates kızartması yapıyor bende istiyorum."Hatice yemeği karıştıtken söyledi."He sen ablanın yemeklerini beğenme.Git elalemin yemeklerini beğen."
"Kız ceket çok güzel olmuş."Ayça hemen havalar girdi."Çok mu güzel olmuş?"Ayça iki tane ceket çıkardı."Biri kardeşine diğeri sana."Hatice ceketleri görünce mutlu."Ay Ayça ya ya!"Diyip gene sarılmışlardı.
Ekin kahkaha attı."Şaka yapıyorum canım."Hatice kaşları çatık baktı."Karşında mal mı sanıyon he!"Ekin hayır anlamında başını salladı.Hatice acıtmayacak şekilde vurmaya başladı."Ulan sen ne biçim insansın!"Ekin acıyormuş gibi yaptı.
Ekin kıkırdadı."Kardeşinle ismin asla uymuyor ve kardeşinde Aslan ismi vibe yok."Hatice Ekin'e baktı."Vibe ne la?"Ekin kıkırdamaya devam etti."Hem ismi de ben koydum.Aslan gibidir benim kardeşim."
Hatice durdu ve bu sesin kaynağı kapıdan geldiğini görünce hızlıca kapıyı açtı.Hatice hemen bir çiçek demeti gördü."Dünkü olay için özür dilerim."Hatice'nin gözleri açıldı.Bunun kim verdiğini görmek için çiçeği alıp hemen o kişi kim diye baktı.O kişi Ekindi."Bu arada dün akşam Gülsüm ile dışarı çıkmadım."Hatice ağzı açık Ekin'e bakıyordu.Ekin bir duraksadı."Sen yoksun diye."Hatice daha çok şaşırdı."Hani gece gidecektin Ekin?"Ekin öksürdü."Seni böyle üzgün bırakarak gidemezdim."
Hatice başını salladı."Bari mutlu musun burda?"Ekin sırıtarak başını salladı."Evet hemde çok."Hatice ve Ekin birbirine gülümsedi."Çünkü seninle tanıştım."
Hatice göz devirdi."Bana bir daha çiçek alma.Bakamam ben çiçeklere."Ekin masanın üstündeki vazoda olan çiçeğe baktı."Vazo da çiçek ne kadar güzelmiş.Kim aldı sana?"
Ekin onu sırtına aldı ve koşturmaya başladı."Ekin düşüceğim!"Ekin kıkırdadı."Merak etme konu sensen sana bir şey olmasına asla izin vermem."
Ekin konuşmaya devam etti."Ama Ahmet bunların kıymetini bilmedi.Ona rağmen onu sevmek kendine ihanet olmaz mı?Ne demişler katilini seven ya ölmeyi sevmiştir ya da katilini."
"Yani Ahmet çok sert birisiydi bana karşı.Hiçbir zaman bana karşılık vermedi.Ben ona rağmen onu çok seviyordum.Onun için sadece ölmedim yani ölsem tam olcak."
(Anılar biter)
Hatice orda yatakalmıştı.Büyün orman sesleri ona ninni gibi geliyordu.
Kurban Bayramından sonraki bir hafta sonra
"Anane bunu beğenir değil mi Mira?"Anane kıkırdadı."Tabiki beğenir.Oğlum çok iyi olmuş."Ahmet kahkaha patlattı."Ben kızı bekletmeyim o zaman."Ahmet acar topar evden çıktı."Aman oğlum bi yerini inciteceksin.""Bir şey olmaz Anane!"
Ahmet sokakları o kadar hızlı geçiyordu ki Mira'yı bir saat bile bekletmek istemiyordu.Tramvay sıkışık olmasına rağmen o hediyeyi ezmemeyi dikkat ediyordu."Özür dilerim hediyeyi ezmeseniz."
Ahmet tramvaydan indiği gibi buluşma yerine gelmişti."Mira daha gelmemiş.Saklanayım da sürpriz yaparım."Ahmet kıkırdayarak gizli bir yere geçti."Hemen gelsinde mutlu edeyim sevgilimi."Kısa bir süre sonra Mira bir erkekle gelmişti.Ahmet bunu görünce gözleri büyüdü.Ordan çıkmak yerine onları izledi.Mira ve o erkek Ahmet'in gözü önünde öpüştüler ve kısa süre sonra erkek gitti.Ahmet'in telefonuna bildirim geldi."Hadi aşkım nerde kaldın?"Ahmet'in gözünden yaş döküldü ve yavaşça oradan uzaklaştı.
"Daha yanındaki kişinin sana yaptığı ihaneti bile bilmiyorsun!"Ahmet yatağına gömülmüş ağlarken Hatice'nin dediği sözler aklına geldi.Haticeden özür dilemeliydi.Hemen gözünün yaşını silip haticeyi aramaya başladı."Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor.Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz."Ahmet sürekli aramasına rağmen açmıyordu."Niye açmıyor bu?"Ahmet biraz düşündü."Galiba köye gidip özür dilemem gerek.Öylesi daha mantıklı.
(Konu bulamadım o yüzden hemen gitsin dedim)
Köy sessiz ve sakindi.Ahmet ilk defa bu hale şaşırmıştı çok gürültülü olan yer bu sefer nasıl bu kadar sessizdi.Ahmet Hatice'nin evine geldiğinde sakince kapıyı çaldı.Biraz machuptu biraz değil baya mahcup hissediyordu kendisi.Kapı yavaşça açıldı ve kapıyı açan Aslan'dı."Naber Aslan?Ablanla konuşucaktım."Aslan ona uzun uzun baktı ve ağlamaya başladı."Benim abam öldü."Ahmet'in gözleri açıldı."Ne?"Ayça koşarak kapıya geldi ve Aslan'ın ağladığını görünce hemen kucağa aldı."Sen ne hakla hala buraya geliyorsun!""Ayça noluyor bana onu bir söyle."Ayça Aslan'ı aşağı indirdi ve Aslan'ı odasına gönderdi.Ayça'nın da gözünden bir damla yetti."Hatice öldü anlasana be adam."Aslan elinde bir tabakla geldi."Abam öldüğü gün bana pattis kızartması yapmıştı ama yiyemedim.Her şey senin yüzünden."Ayça zar zor Aslan'ı tutuyordu."Sen ne hakla buraya gelirsin?"Ahmet gözleri dolmuş şekilde arkasına döndü.Bunu diyen Ekindi."Haticeye özür dilemek için."Ekin Ahmet'in yakalarından tuttu."Bunu yapan sen olmana rağmen ne hakla gelirsin buraya!"Ahmet en son Hatice olan zamanı düşündü."Kalkmama lütfen yardım et.En azından ormanın çıkışına kadar lütfen!Şuan kendimi iyi hissetmiyorum."Ahmet o anı hatırladı ve duraksadı."O gün herkese sordum Hatice nerde diye!Sizi gören herkes seninle olduğunu söyledi ve o gün ben ormanda Hatice'yi ölmüş şekilde buldum!"Ahmet ağzını kapatıp ağlamaya başladı."Seni burda gebertmemem için bir sebep sun."Ayça hemen onları ayırdı."Ekin dur yapma."Ahmet kendine çeki düzen verdi."Sizden sadece bir isteğim olucak."
"Gül gibi kız.Sonunda ödülünü aldı."Anane mezarını okşayıp duruyordu.Mezar çiçeklerle kaplıydı.Ahmet uzaktan bakarken Ekin gene çiçekler toplayıp getirdi ve onu Mezara koydu.Anane Ekin'i öylece izledi."Hatçe'nin o meşhur arkadaşı sendin değil mi?"Ekin başını salladı."Bu çiçeklerin hepsini sen mi koydun?"Ekin gene başını salladı."Evet efendim."Anane Ekin'in başını okşadı.Ahmet ağlamamak için kendini zor tutuyordu.Anane bir süre mezarın başında durduktan sonra gittiler.
Ahmet kafa dinlemek için dağa çıkıp bir kayalığa oturdu.Havayı kokladı ve rahatlamaya çalıştı.Yere baktı ve bir yazı gördü.Haticenin ve Ahmet'in baş harfleri ortada kalp vardı."Bunu Hatice yapmış."Ahmet hemen yere oturup o yazı inceledi ve ağlamaya başladı."Keşke öyle yapmasaydım.Gerçekten çok pişmanım."Ağlamaya devam etti Ahmet.
"Ne istiyorsun Ahmet?""Ayça lütfen bana olayı anlat nasıl oldu?"Ayça göz devirdi."Çok mu istiyorsun anlatmamı?"Ahmet başını salladı.
(Geçiş)
"Hatice nerdesin!Hatice nerdesin!"Ayça ve Ekin koşarak bir teyzenin yanına gittiler.Ekin hemen sordu."Şey teyze bir kız gördün mü?Kahküllü bir kız şalvar giyer."Teyze düşündü."Bizim Ahmet bir kızla şu ormana girmiştiler o mu acaba?"Ayça ağlamaya başladı."Hatice o ormanı bilmiyor."Ekin koşarak o ormana girdi.Ayça arkasından yetişmeye çalıştı."Hatice nerdesin!Hatice!"Ekin koşturmaya devam etti."Bacım nerdesin!Bacım ses ver!""Ayça buldum!"Ekin Hatice nefes alıyor mu diye bakmaya başladı.Ayça Hatice'nin bu halini görünce hemen yanına gidip yere çömeldi ve baktı.Ekin hareketsiz bir şekildi."Hatice ölmüş."Ayça Ekin'in dediğini duyunca gözleri açıldı."Bacım!"O yağmur daha şiddetlenmişti.
"Ayça aba bak ablam bana patates kızartması yapmış."Ayça zorla gülümsemeye çalışıyordu."Ayça aba benim abam ne zaman gelcek?"Ayça söylemeye yeltenemedi ama söylemek zorundaydı.Aslan'ın elini tuttu."Hatice aban yaşamıyor."Aslan hıçkırarak ağlamaya başladı Ayça onu sakinleştirmeye çalışırken telefonuna mesaj geldi."Tebrikler!Şiir yarışmasında birinci oldunuz.Paranız çek üzerinden kargo ile gelecektir."Ayça ağzını kapattı bu mesajı görünce ve konuşamadı.
Dualar okunmaya başlamıştı.Ayça ağlamaya devam ediyordu.Ordaki teyzeler onu sakinleştirmeye çalışıyordu.Ekin orda dikilmiş onları dinliyordu.Teyze duasını bitirdi."Rahmetlinin bu Mevlüt gününde kazandığı şiir yarımasında onu anı olması için o şiiri okumak üzere Ayça mümin kardeşimizi dinleyelim."Ayça kağıdı açtı ve okumaya başladı.
"Seni sen yapan bendim.
Kimse anlamazdı seni.
Bir tek seni ben anlardım.
Gözlerinden düşen her damla,
Karanlığımda acıtırdı canımı.
Karanlığım senin kokunla dolu.
Görüntü veya ses yok sadece koku.
Bu şiirim beğenilir herkes tarafından,
Sen okumaya bile cüret etmezdin.
Ama Giderdin o kadına şiirlerimi okurdun.
Ama seni sen yapan bendim
O kadına şiirlerimi okusan ne fayda?
Nasıl kurumuş yaprak dalında kalmazsa,
Sende elbet benden gidecektin."
Ayçanın gözü daha çok açıldı."Biz aslında böyle bir şiir yazmamıştık ama postacıdaki kişiye sorduğumda oraya gidip şiiri tekrardan başka birine yazdırmış."Ayça ağlamaya devam etti.O sırada kapı çaldı.Ekin kapıyı açtı.Gelen doktordu elinde baya para vardı."Hatice burda mı?"Doktor içeri geçti ve olanları anladı."Buyrun niye geldiniz diye sordu Teyze."Madem olanlar çok geç.Hatice beyin kanseriydi ve onun için para toplamıştım o istemiyordu ama."Ayça daha çok ağlamaya başladı.Ekin bunu duyunca daha da üzüldü."
(Geçiş)
"Olanlar böyle.Bunu senin yaptığını kimseye söylemedik ama bu köye bir daha hiç gelme."Ayça kapıyı kapattı.Ahmet'in gözleri doldu.Gizlice gene Hatice'nin mezarına gitti.Hatice'nin mezarında o kadar çiçek vardı ki mezar gözükmüyordu.Ahmet ağlamaya başladı."Hatice ben çok özür dilerim."Ahmet hıçkırarak ağlamaya başladı.Birden yağmur bastırmaya başladı."Bugün hava yağmurlu değildi ama?"Ahmet boşverip ağlamaya devam etti."Hatice ben gerçekten çok özür dilerim.Keşke seni orda bırakmasaydım.Lütfen beni affet."Ahmet bazı sesler duymaya başladı ve bir ağacın arkasına geçti.Ekin gene bir sürü çiçekler alıp orda oturmuştu."Bugün nasılsın Haticem?Sensiz bugün onuncu gün.Seni her zamanki gibi çiçeklerle karşıladım.Sen çiçek almama kızıyorsun ama ben sana bunlara hazırlıklı ol demiştim."Ekin ağlayan gözlerle sırıttı."O zaman artık sana şunu itiraf edeyim.Ben sana aşığım.Hemde sırılsıklam.Benimle çıkar mısın?"Ahmet'İn gözünden gene damla düştü ve yavaşça ordan uzaklaştı.Ahmet'in duyduğu söz "Üzgünüm seni koruyamadım Haticem."Ekin mezarlığa sarılmış ağlamaya başlamıştı.Ahmet çoktan ordan gitmişti.
Ahmet kendisini birden bir dağlıkta buldu."Ahmet uyansana manzarayı kaçırıyorsun."Ahmet hemen ayağa kalktı karşısında Hatice vardı ve koyun Emmi."Hatice?"Hatice kıkırdadı."Ne oldu Ahmet?"Ahmet hemen Hatice'ye sarıldı."Ya Ahmet ne yapıyorsun!"Hatice kahkahayı patlattı.Ahmetde kıkırdadı."Bakayım manzaraya."Ahmet manzaraya bakarken Emmi ve Hatice oynuyorlardı.Ahmette kısa süre sonra katıldı uzun bir uğraş sonrası kayalara oturdular.Ahmet elini Hatice'nin beline attı.Ahmet sonra Hatice ile tam öpüşücekken Ahmet'in hemen aklına geldi."Hatice ben çok özür diledi."Hatice ona doğru baktı."Ama Ahmet beni öldüren sensin."Ahmet'in hemen gözleri büyüdü.
Ahmet yataktan sıçrayarak uyandı.Nefes nefese kalmıştı.Mutfaktan sesler geliyordu.Anane ordan hüzünlü şekilde annesine seslendi."Hatice öldüğü gün Hatice'nin koyunu Emmide ölmüş biliyor musun?"Ahmet bunu duyunca gözleri açıldı.
(Bitti)