Seelaamm! Yine ben!
Şimdi halamlara geldik de, aile apartmanı burası. Biz taşınmadan önce öyleydi yani. Şimdi öğrendim apartmandaki yeni kiracılarımız hep askermiş. Asker bir çift bile var! Dedim ben varken neden yoktu böyle komşular?
Neyse, ben buradayken bir açılıyorum. Kitap yazma konusunda, bilen bilir sksşwlwidkle yine buradayım ve sağanak yağmur var, cam açık, mis gibi dağ havası var. Ben de dedim ki tam bölüm yazmalık hava koş Süm'
Uzatmadan bölüme geçelim efenim, iyi okumalar dilerim ✨
__________________________________________________
Gözlerimi yüzüme vuran güneşle açtığımda ilk birkaç saniye kendime gelmeyi bekledim. Nihayet kafam biraz yerine gelince başımı çevirip bulunduğum odaya baktım.
Neredeyiz biz Mahi?
Dirseklerim üzerinde doğrulup odayı incelerken dün gece geldi aklıma. Kendi evime baskın düzenlemiştim ben. Gözlerim odada gezinirken camın önündeki koltukta uyuyan Feza'yı gördüm. Uyuyakalmış gibiydi çünkü rahatsız bir pozisyondaydı. Başını eline yaslamış, oturur vaziyette uyumuştu. Elim başıma gidince şalımın kaydığını hissettim. Hemen toparlamaya çalışıp karşımdaki aynadan da bakarak düzelttim. Fazla dağınık yatan birisiydim ama neyseki üzerimde eşofman takımım vardı.
Doğrulup yatağı düzelttim, Feza üzerimi örtüp yatağa yerleştirmişti beni. Kendisi niye koltukta uyumuştu ki?
Adamı hatırlamıyorsun, yabancı diyorsun, rahatsız oluyorsun. Yanında mu uyusaydı Mahi?
Rahatsız etmemek için burada uyumayacağına bile emindim. Ama uyıyakalmıştı. Adımlarım ona doğru ilerlerken engel olmadım. Şu sıralra kendime hiç engel olasım da yoktu zaten.
Kumral saç tutanları yüzüne dökülmüştü, uyuduğu için yüzü çok masumdu. Hoş, normalde de bana fazla tatlı gelen bir adamdı.
Yüzbaşı olması benim için bir şeyi değiştirmiyor. Bana tatlıydı.
Karşısında diz çökmüş, onu incelerken gözleri açıldı. İrkilsem de geri çekilmedim. Suç işlemiyorduk ki canım, kocamızı izliyorduk.
Beni görünce dudakları anında kıvrıldı. Sadece içten gülümseyince çıktığını anladığım gamzesi de belirdi yine yanağında. Gözlerimi hemen çektim.
O kadar da değil yani...
"Günaydın." dedim gözlerine bakarken. "Uyuyakalmışsın."
"Günaydın," diyerek sırtını dikleştirdi. "Uzun zaman sonra seni burada görmek güzel. Fazlasıyla." Gülümsedim.
"Gece bakmaya gelmiştim, yorgun da olunca uyuyakalmışım." Gözleri fazla derin bakıyordu, dayanamayıp gözlerimi kaçırdım.
"Eğer rahatsız olmasaydın," dedi çekingen bir sesle. "Burada kalmanı teklif edebilirdim. Sen yokken çok boş çünkü."
Ondan rahatsız olduğumu düşünüyordu. Haklıydı da. Ama düne kadardı bu. Artık onunla evli olduğumu hatırlıyordum, onun nasıl bir adam olduğunu da hatırladıklarım ile az çok anlamıştım. Onu bu vakitten sonra üzmek de istemezdim, Feza bunu hak etmiyordu sonuçta.
"Rahatsız olmuyorum senden Feza," dedim gözlerine tüm içtenliğimle bakarak. "Dün bu eve gelince de birkça anıyı hatırladım. İyi geliyor bu ev bana." Fazla mu hızlı davranıyorsun bilmiyordum ama zaten kaybolan bir yılınız vardı. Daha fazla beklemeye ne gerek vardı ki?
"Yani..." dedi heyecanla. Sustu sonra. Doğru anlayıp anlamadığını düşünüyordu. Gözlerimin içine bakması güldürdü beni.
"Annemlerle konuşurum bugün, onlar dünden razı zaten. Kendi evimde kalmama bir şey demezler herhalde?" Duraksadı. Mavinin en koyu tonu olan gözleri parlıyordu ama yaştan. Onu böyle görmek içime dokundu.
"Teşekkür ederim, çok teşekkür ederim," dedi gülerek. Ben de güldüm bu haline. "Sarılabilir miyim?" Dün sorsa kabul etmeyeceğim sorusunu bu sefer kabul ettim. Kolları beklemeden sardı beni. Sıkı değildi, aksine fazla nazikti. Ben de ellerini beline koydum emanet durmasın diye. Adama sarılsım diye izin verdik o kadar.
Derin bir nefes aldığını hissettim. "Mahinev," dedi kısık sesiyle. "Seni seviyorum." Sessiz kaldım. O kadar da hızlı olamazdım maalesef. Daha tam hatırlamıyorum ne de olsa. Ama onun cümlesi kalbimin göğüs kafesime dövmesine neden oldu. Geri çekildiğinde gülümsemekle yetindim.
"Seni eve bırakayım mı?" Başımı salladım.
Beraber evden çıkıp arabaya bindik. Bu kısa sürede bile birkaç kare canlandı zihnimde.
Birkaç güne bir yılı kapatırız biz Mahi!
Arabaya binince radyoyu açtı. Çalan şarkının denk gelen kısmı gözlerimin ona kaymasına neden oldu. Onun gözleri zaten bendeydi.
Pardon bakar mısınız, tanışmış mıydık?
Sevmiş miydim ben sizi hiç?
Şarkının sözleri bana çok tanıdık gelmişti. Gözlerimi çektim gözlerinden. Araba çalışınca kısa süre içinde eve geldik. Vedalaşıp indim arabadan. Eve girince annemin yanına gittim.
"Anne," dedim mutfak masasının sandalyesine otururken.
"Efendim kızım?"
"Ben dün eve gittim ya, bir şeyler hatırladım. Feza ile ilgili." Şaşkın bir sevinçle baktı bana.
"Ay Mahi! Çok sevindim kızım! Feza oğlum nasıl sevinmiştir." Güldüm ben de sessizce.
"Bir karar aldım sonra ama emin değilim." Kaşları çatıldı yüzüme bakarken.
"Boşanma falan mı? Kızım yazık o çocuğa, ne kadar çekecek daha? Tekrar düşün, arkandayız biz ama sen iyice düşün yined-" Şaşkınlıkla bakarken kestim annemin sözlerini. Niye hep kötü düşünüyordu bu kadın?
"Hayır anne ne boşanması?" Mis gibi evliliğim vardı belli ki, umutmasam. "Sadece evimde yaşamak istiyorum sanırım. Belli ki o ev bana iyi gelecek, hatırlamama yardımcı olacak." Bu sefer onun yüzünde şaşkın bir ifade vardı.
"Ay Mahi!" dedi yine aynı tepkiyi vererek. "Ay çok sevindim kızım!" Elindeki fasulyeleri bırakıp yanıma geldi. Sarılışına karşılık verdim.
"Feza ne sevinmiştir şimdi, yavrum." Başımı salladım.
"Ama emin değilim anne, ona alışmaya çalışmakta erken mi davranıyorum? Aynı evde yaşamak falan?" Geri çekilip bana baktı.
"Kararına karışamam kızım, ama bana sorarsan erken davranmıyorsun. Eşin sonuçta, tanımasak ya da güvenmesek biz de izin vermezdik. Hatırlamıyor olabilirsin ama kalbin onu hatırlıyor, ondan böyle hissetmen. Hem Feza düşünceli çocuktur, merak etme. Ama yine de sen bilirsin kızım, senin hayatın sonuçta." Başımı salladım tekrar.
"O zaman sanırım orada kalmam daha iyi olacak. En azından alışırım, belki daha erken hatırlarım." Gülümseyerek başımı öptü.
"Her zaman arkandayım, unutma."
"Teşekkür ederim anne." Yüzümü elleri arasına alıp güldü.
"Oy kuzum! Allah tekrar aynı mutluluğunuza kavuştursun sizi."
"Amin annem, amin."
__________________
Annemden de aldığım destekle kararımı kesinleştirmiştim. Zehra ile bavulumu hazırlıyorduk şimdi. O da sevinmişti duyunca.
"Rahat şeyler de koy, evde giyersin." Uzattığı eşofman altlarını aldım. Babama ve abime de haber vermiştim, desteklemiştiler. Ben de gitmekte bir sakınca görmemiştim. Ev arkadaşı gibi takılırdık bir süre.
"Zehra," dedim dün öğrendiğim şeyi hatırlayarak.
"Efendim?" Elindeki tilki desenli pijamalarımı ve kurt şeklinde olan peluş oyuncağımı da koydu bavula. Küçükken aldığım bir oyuncaktı, kurtlara ve tilkilere zaafım vardı. Küçükken hep bir kurdum olmasını isterdim. (Süm' asla kendi uçuk hayallerini yazmadı.)
"Abim ile nişanlı olduğunuzu biliyorum." Eli duraksadı, başını ağır ağır kaldırdı.
"Nasıl anladın? Kızdın mı? Ama yalan söylemedim ki, bir şey sakladığımı söylemiştim. Hem, sen önceden anlamıştım Mahi," diye hızlı hızlı konuşunca güldüm.
"Kızmadım Zehra, neden kızayım?"
"Ne bileyim..."
"Zaten biliyordum bir şeyler öncesinden, tahmin yürüttüm. Feza da doğruladı."
"Enişteme bak, hemen de söylemiş. Söz vermişti halbuki." Sırıttım.
"Ben tahmin ettim zaten, o da itiraz etmedi." Zehra güldü.
"Ne iyi anlaştınız siz, eskisi gibi."
"Hatırladım baya şey, ondan da böyle oldu."
"İnşallah en kısa sürede tamamen hatırlarsın da rahata ererim Mahi, amin!" Güldüm.
"Amin Zehra, amin."
Bavulum hazır olunca evden çıkıp garajda kalan ve iki aydır kullanmadığım arabama bindim. Tozlanmıştı benim tatlı tosbağam.
Kısa sürede evimizin önüne gelip, arabayı benim için ayrılan alana park ettim. İki araba yeri vardı. Arabadan inip mor bavulumu sürükleyerek anahtarımla kapıyı açtım. İçeri girince kapıyı kapatıp eve baktım.
"Üniversitede ev arkadaşınla hiç iyi değildin Mahi, inşallah eşinle de öyle olmazsın. Çok amin!"
_____________________________________________________________________________________________
Mahi'nin aldığı karar size erken gelebilir ama bir yıl kayıpları var sonuçta. Ve evli bir çift gibi değil, iki ev arkadaşı gibi olacaklar. Bunu da göz önünde bulunduralım.
Ben bu bölümü de atıyorum ve yeni bölümü yazmaya gidiyorum. İnşallah annem uyutmazsa çünkü halamlarda olduğumuz için bir odadayız hepimiz ve annem benimle yerde uyuyor. Babam ve kardeşlerim bazaları kapıp, bizi yere attı :') neyse ki yer yatağını seviyorum
Mahi'ye kendimden de bir şey kattım arada skaşwjxkwşsk ben tilkilere ve kurtlara bayılırım! Küçüklüğümden beri hep evde bir tilki ve bir kurt beslemek isterdim. Oyuncağım da var ama gerçeği mümkün değil maalesef...
Tatlı geliyorlar bana, bir de baykuşlar. Evde minik bir kuşum var, biraz kavgalıyız bu aralar ama olsun. Sonuçta bu kuş kocasını bile döve döve kaçırttı...
Neyse, ben yine uzatmaya başladım. Konudan konuya atlayarak. Kısa keseyim.
Hayırlı geceler, hayırlı bayramlar! Allah'a emanet olun ✨ 🌙 💛