Bölüm 6 – Merak
Silinen mesaja takılmıştım.
Hem de gereğinden fazla.
Telefonu elimde çevirip duruyordum.
"Boş ver."
Yok.
Boş veremezdim.
Beş dakika boyunca ekrana baktım.
Sonunda dayanamadım.
Ben: Madem boş verecektik niye yazdın? 😄
Mesajı gönderdim.
Bir dakika...
İki dakika...
Üç dakika...
Telefon titredi.
Demir: Vazgeçtim söylemekten.
Gülümsedim.
Ben: Şimdi daha çok merak ettim.
Bu sefer cevap biraz daha hızlı geldi.
Demir:Merak etmen normal.
Ben: E söyle.
Karşı taraf yazıyor...
Yazıyor...
Sonra durdu.
Yine.
Bir mesaj geldi.
Demir: Sonra söylerim.
Telefonu yatağın üzerine bıraktım.
"Allah Allah..."
Ertesi sabah okulun kapısından içeri girer girmez tanıdık sesleri duydum.
"Lara!"
Ege elinde simitle bana doğru yürüyordu.
"Günaydın."
"Al."
Elindeki simidi uzattı.
"Kendine almadın mı?"
"Aldım."
"E niye bana da aldın?"
"Canım istedi."
Kahkaha attım.
"Teşekkür ederim."
Beraber bahçeye doğru yürümeye başladık.
"Bugün çok neşelisin."
"Ben hep neşeliyim."
"O da doğru."
Sınıfa çıktığımda Nehir sırama oturmuştu.
"Günaydın."
"Hayır."
"Ne oldu?"
"Dün bana mesaj atmadın."
"Bunun için mi küstün?"
"Evet."
"Abartıyorsun."
"Biraz."
Çantamı sıraya bırakırken Nehir gözlerini kıstı.
"Telefonunu ver."
"Neden?"
"Canım istedi."
"Olmaz."
"Neden?"
"Özel."
"Şüpheli."
Kahkaha attım.
"Sen tam bir felaketsin."
İlk ders tarih...
Öğretmen anlatırken telefonum sessizde olmasına rağmen masanın içinde titreşti.
Derse odaklanmaya çalıştım.
Zil çalana kadar bakmadım.
Teneffüste çıkarıp ekrana baktığımda mesajı görünce şaşırdım.
Demir
Demir: Tarih notlarını atabilir misin? Tahtayı kaçırdım.
Hiç düşünmeden cevap verdim.
Ben: Tabii.
Defterimin fotoğrafını çekip gönderdim.
Bir dakika sonra cevap geldi.
Demir: Yazın güzelmiş.
İstemsizce gülümsedim.
Ben: İlk defa biri yazımı övdü. 😄
Demir: İlk ben olayım dedim.
Öğle arasında Mina'le kantinde oturuyorduk.
"Bir şey soracağım."
"Sor."
"Mesajlar arttı mı?"
Başımı salladım.
"Biraz."
Telefonumu uzattım.
Mina hepsini dikkatlice okudu.
Sonra telefonu bana geri verdi.
"Ne?"
"Bence..."
"Bence ne?"
"Demir normalde böyle biri değil."
"Nasıl yani?"
"Kimseye durduk yere yazmaz."
Omuz silktim.
"Belki ödev lazımdı."
"Belki."
Ama Mina'in yüz ifadesi bana "Belki değil." diyordu.
Son ders bittiğinde herkes aceleyle çıkıyordu.
Ben dolabımdan kitabımı alırken biri yanıma yaklaştı.
Kaan.
"Selam."
"Selam."
"Bir şey sorabilir miyim?"
"Tabii."
"Matematik kitabını Demir'e sen mi attın?"
Bir an durdum.
"Ne?"
"Hani... PDF."
"Ha evet."
"Tamam."
Başını sallayıp gitti.
Olduğum yerde kaldım.
"Neden bunu gelip bana sordu?"
Koridordan çıkarken uzakta Demir'i gördüm.
Kaan yanına gidip bir şey söyledi.
Demir de kısa bir an bana baktı.
Sonra Kaan'in omzuna hafifçe vurdu.
Ne konuştuklarını bilmiyordum.
Ama içimde garip bir his oluşmuştu.
Sanki...
Henüz adını koyamadığım bir şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyordu.
— Bölüm 6 Sonu —