Bölüm 5 – Bir Sır Daha Doğmadan
Mina'ın aramasını açar açmaz kulaklarım çınladı.
"Laraaa!"
"Bağırmasan mı?"
"Bağıramam."
"Neden aradın?"
"İçime doğdu."
"Ne doğdu?"
"Demir yazdı."
Sessiz kaldım.
Mina bir anda çığlık attı.
"BİLİYORDUM!"
"Tamam ama sakin ol."
"Ne yazdı?"
"Merdiven olayı komik oldu dedi."
"Başka?"
"İlk defa normal konuşmuş olduk sanırım dedi."
"Sen ne yazdın?"
"Daha yazmadım."
"Eee?"
"Sen aradın."
"Kapat. Yaz."
Kahkaha attım.
"Sen de sadece bunu bekliyormuşsun."
"Tabii ki."
Telefonu kapattık.
Mesaj ekranına geri döndüm.
Bir süre düşündüm.
Sonra yazdım.
Ben: Sanırım öyle oldu. 😄
Gönder'e bastım.
Bu kez cevap biraz geç geldi.
Yaklaşık beş dakika sonra telefon yeniden titredi.
Demir:Okulda konuşmuyoruz ama mesajlaşmak daha kolaymış.
Mesajı birkaç kez okudum.
Garipti.
Ama rahatsız edici değildi.
Ben: Sanırım ikimiz de çok konuşkan değiliz.
Cevap neredeyse anında geldi.
Demir: Ben değilim.
İstemsizce güldüm.
Ben: Ben konuşkanım aslında.
Demir: Fark ettim.
Bir an duraksadım.
"Neyi fark etti?"
Yazmadan önce o devam etti.
Demir: Koridorda herkesle konuşuyorsun.
Haklıydı.
Ben insanlarla konuşmayı severdim.
Sınıf fark etmezdi.
11'ler, 10'lar, hatta bazı 12'ler...
Bir şekilde herkesle sohbet edebiliyordum.
Ben: Evet, biraz öyleyim.
Demir:Güzel.
O gece konuşma uzamadı.
Ama ilk kez "Selam."dan fazlasını konuşmuştuk.
Ertesi sabah...
Okula girdiğim anda Nehir uzaktan bağırdı.
"LARAAAA!"
"Nehir! Bütün okul duydu."
"Zaten seni herkes tanıyor."
"Bu bir savunma değil."
Koşarak yanıma geldi.
"Dün akşam ne yaptın?"
"Ödev."
"Yalan."
"Neden?"
"İçime öyle doğdu."
"Herkesin içine niye bir şey doğuyor?"
Ege yanımıza geldi.
"Ne oluyor?"
"Nehir dedektif olmuş."
Ege güldü.
"Başarılı mı?"
"Hayır."
"Ya!"
Üçümüz gülmeye başladık.
İlk ders başlamadan önce sınıfa girdim.
Yerime oturdum.
Birkaç dakika sonra Demir ve Kaan da geldi.
Kaan her zamanki gibi konuşuyordu.
Demir ise sessizce dinliyordu.
Bir anlığına göz göze geldik.
Bu kez ikimiz de bakışlarımızı hemen kaçırmadık.
Sadece çok kısa bir baş selamı verdik.
O kadar.
Kimse fark etmedi.
Ama ben ettim.
Öğle arasında Mina ile okul bahçesinde oturuyorduk.
"Eee?"
"Eee ne?"
"Konuştunuz."
"Biraz."
"Nasıl biri sence?"
Omuz silktim.
"Bilmiyorum."
"Dürüst ol."
"Dışarıdan göründüğü kadar egolu değil gibi."
Mina gülümsedi.
"Ben de öyle düşünüyordum."
"Daha tanımıyorum ama."
"Zaten tanımayacaksın diye bir şey yok."
Telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Demir
Demir: Bugün matematik ödevini aldın mı?
Kaşlarımı kaldırdım.
"İlk kez okul hakkında yazdı."
Mina hemen telefonu elimden aldı.
"Göster!"
"Mina!"
Mesajı okuyup bana geri verdi.
"Normal cevap ver."
Ben: Aldım. İstersen atabilirim.
Bir dakika sonra cevap geldi.
Demir: Olur. Teşekkür ederim.
Ödevi gönderdim.
Ardından kısa bir mesaj daha geldi.
Demir: Bu arada...
Mesaj yazıyor...
Yazıyor...
Yazıyor...
Sonra...
"Mesaj silindi."
Ekrana şaşkınlıkla baktım.
"Neyi yazacaktı ki?"
Tam bunu düşünürken yeni bir mesaj düştü.
Demir: Boş ver.
Telefonu elimde tutarken istemsizce gülümsedim.
"Acaba gerçekten ne yazacaktı?"
— Bölüm 5 Sonu —